- Sputnik Türkiye, 1920, 19.10.2024
SAĞLIK
Sağlık haberleri, sağlıklı beslenme, sağlıklı yaşam üzerine her şey

Meme kanserinde en çok merak edilen soruları uzmanları yanıtladı: Mamografi kanser yapar mı? Ailemde yok bende olur mu?

Türk Tıbbı Onkoloji Derneği basın toplantısı
Türk Tıbbı Onkoloji Derneği basın toplantısı  - Sputnik Türkiye, 1920, 14.10.2026
Abone ol
Özel
Her yıl dünyada 2.5 milyon, Türkiye'de ise 25 bin kadına yeni meme kanseri tanısı konuluyor. Peki meme kanserini gerçekten tanıyor muyuz?
Meme kanseri, dünyada ve Türkiye'de kadın kanserleri arasında ilk sırada yer alıyor. Rakamlara bakıldığında her yıl dünyada 2.5 milyon, Türkiye ise 25 bin kadına yeni meme kanseri tanısı konuluyor. Meme Kanseri Farkındalık Ayı nedeniyle düzenlenen toplantıda da Türk Tıbbı Onkoloji Derneği üyesi hekimler en çok merak edilen soruları yanıtladı. 'Ailemde meme kanseri yok meme kanseri taraması yaptırmalı mıyım?', 'Mamografi kanser yapar mı?', 'Kemoterapi mutlaka gerekli midir?', 'Bitkisel ürünler zararlı mıdır?' İşte o sorulara verilen yanıtlar.....

Erken teşhis hayat kurtarıyor mu?

Türk Tıbbı Onkoloji Derneği Başkanı Doç. Dr. Tülay Eren, meme kanserini sık görülmesi yönüyle halk sağlığı sorunu olarak değerlendirdi. Meme kanserinde erken teşhis konulduğunda hastalığın tamamen iyileşme şansı olduğunun altını çizen Doç. Dr. Eren, bu yüzden erken tarama çalışmalarının önemine vurgu yaptı.

KETEM'lere kaç kadını taradı?

Sağlık Bakanlığı'na bağlı olarak çalışan ve ücretsiz kanser taramaları yapan KETEM'lerin öneminin bir kez daha altını çizilirken (Kanser Erken Teşhis, Tarama ve Eğitim Merkezi) 2025 yılında 4 milyon kadının bu merkezlerde tarama işlemlerinden geçirildiği belirtildi.

'Ailemde meme kanseri yok o zaman risk altında değilim'

Uzmanlar en çok bu sorunun kendilerine yöneltildiğinin söylerken Prof. Dr. Handan Topuzlu net yanıtı verdi: Hayır.
Kadınlarda tüm dünyada kadın kanserlerinde 'meme kanserinin' ilk sırada olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Topuzlu şu bilgileri paylaştı.
"Dünyada her yıl 2.5 milyon kadına, Türkiye'de ise her yıl 25 bin kadına yeni meme kanseri tanısı konuluyor. Hastaların büyük çoğunluğunda ise belirgin bir aile hikayesi yok. Meme kanserlerinde yüzde 80 neden gösteremiyoruz, büyük çoğunluğunda risk faktörleri saptanamıyor. Obezite, hareketsiz yaşam, beslenme biçimi, alkol kullanımı meme kanseri riskini artırıyor. Aile hikayesinde meme kanseri olmayan kadınların da mutlaka taramalara katılması gerekiyor. Günümüzde tedavi yöntemleriyle hastaları kaybetme oranı düşük. Çok büyük bir kısmı tedavi sonrasında hayatlarını sağlıklı bir şekilde sürdürüyor bunun için en önemli olay erken teşhis. Bu yüzden meme tarama testleri çok önemli."

Mamogrofi kanser yapar mı?

Prof. Dr. Gül Başaran ise başka bir önemli soruyu 'mamaogrofi kanser yapar mı?' sorusunu yanıtladı: Hayır
Mamografinin erken tanıdaki yerine dikkat çeken Prof. Dr. Başaran, "Mamografiden alınan radyasyon, havadan sudan aldığımız radyasyon kadar hatta kıtalar arası uçuşta aldığımız radyasyon kadar. Hatta bir tomografiden alınan radyasyon dozunun 20'de biri kadar. Dolayısıyla sağladığı fayda ve zararı bir kefeye koyduğumuzda altın standart bir yöntem." ifadelerini kullandı.

Her meme kanseri kemoterapi almak zorunda mı?

Prof. Dr. Yeşim Eralp de 'her meme kanseri kemoterapi almak zorunda mı?' sorusunu şöyle yanıt verdi:
"Tanı aldıktan sonra evreye bağlı olarak sağ kalım oranları çük yükseldi ama bu sadece evreye bağlı bir durum değil. Birinci evredeki bazı hastalarımızda bile metastaz olduğunu biliyoruz. O yüzden hastalığı tanıyarak doğru tedaviyi yapmak zorundayız. Bu kemoterapi olmak zorunda değil. Östrojen dediğimiz kadınlık hormonuna duyarlı olan kanserlerde, çok erken evrede gelindiğinde genetik tanı yöntemlerini kullandığımızda hiç kemoterapiden yarar görmeyecek bir hasta oranını belirleyebiliyoruz ki bu da yüzde 40-50 oranında olabiliyor. Tümör genetiğinde de düşük çıkarsa bu kemoterapiye ihtiyaç duymadan hastalarımızı tedavi etme imkanımız var.
Bunun dışında her tümörün genetik haritalamasını hedefleyen ilaçlarımız var. Bu ilaçlar kemoterapinin azaltılmasını sağladı, kemoterapisiz hastalıksız aralara uzattık. Bu ilaçlar daha erken evrelerinde kullanıldığında çok başarılı sonuçlar verdiğini, tümörleri tamamen yok ettiğini gördük. Kanserin genetik davranışını tanıyıp bireyselleşmiş tedavide başarı şansımız artıyor, gereksiz yere kemoterapi kullanımından kaçıyoruz."

Bitkisel ürünler kanser tedavisini destekler mi?

'Tedavi sırasında gıda takviyesi, bitkisel ürünler almalı mıyım?' sorusunun yanıtını ise Prof. Dr. Özlem Sönmez şöyle verdi:
"Bir şey doğal diye güvenli olduğu anlamına gelmiyor. Peki neden bitkileri ilaçlarla birlikte kullanmak istemiyoruz. Nedeni 'doz'. Çünkü pek çok ilaç bitkilerden üretiyor. Bu bitkiler çeşitli aşamalardan geçtikten sonra uygun doz ayarlanıyor ve buna göre tedaviyi veriyoruz. İlaçla birlikte alınan bitkinin ne yapacağını bilmiyoruz."

Tedavim bitti ne yapacağım?

Meme kanseri hastalarının en çok sorduğu sorulardan biri de 'tedavi sonrasında ne yapacağım?' oluyor. Prof. Dr. Başak Oyan Uluç bu soruyu şöyle yanıtladı:
"Düzenli fiziksel aktivite, sağlıklı beslenme ve kilo kontrolü. En ucuz reçete bu. "
doktor, hekim - Sputnik Türkiye, 1920, 07.09.2026
SAĞLIK
Yeni kanser raporu: Vakalar 2050'ye kadar yüzde 67 artabilir
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала