- Sputnik Türkiye, 1920
ABD-İSRAİL SALDIRILARI: İRAN VE KÖRFEZ KRİZİ
İran’dan Körfez ülkelerine, Hürmüz Boğazı’ndan bölgedeki ABD üslerine uzanan çatışma hattında; askeri operasyonlar, diplomatik gelişmeler, enerji piyasaları ve güvenlik riskleri anbean bu sayfada. İşte, ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarıyla başlayan bölgesel krizde son gelişmeler...

ABD-İran savaşının ikinci dönemin kronolojisi: Müzakerelerde son durum ne?

Abone ol
Özel
ABD ve İsrail’in İran’a saldırılarıyla başlayan savaşta, İran’ın Batı tarafından öngörülmeyen misillemeleri ve Hürmüz Boğazı’nı kapatması, Ayetullah Ali Hamaney’in öldürülmesiyle ‘rejimin devrileceği’ düşüncesini alt üst etti. Savaşın 2. dönemde yaşananların kronolojisi…
Amerika ve İsrail açısından yenilgi netleşirken, nisan ayında ilk ateşkesle başlayan müzakere sürecinde kritik günler devam ediyor.

21 Mart-8 Nisan: Ültimatomlar, ertelemeler ve ateşkes

ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı tamamen ve tehdit olmaksızın açmaması halinde elektrik santrallerini vuracağını açıkladı. Bu sırada İran'ın misilleme saldırıları Amerikan üslerine ciddi şekilde zarar vermeye devam ediyordu.
Trump, Tahran'a 48 saat süre verdi. son tarih 23 Mart'tı. Belirlediği sürenin dolmasına saatler kala Trump, İran'la verimli görüşmeler yapıldığını öne sürerek elektrik santrallerine ve enerji altyapısına yönelik saldırıları beş gün erteledi.
Trump, tehditlerini sürdürürken saldırıları 6 Nisan saat 20.00'ye (ABD Doğu Saati ile) kadar 10 gün daha ertelediğini duyurdu. Görüşmelerin iyi gittiğini savundu.
Bu son tarih döngüsü sürmeye devam etti.

7 Nisan: 'Bir medeniyet bu gece yok olacak'

Trump, dünya tarihine geçecek sözlerle İran'a yönelik tehditlerini daha da sertleştirerek ‘Bu gece bir medeniyet yok olacak’ ifadelerini kullandı.

İki haftalık ateşkes

Son tarihin dolmasına iki saatten az kala Trump, İran'a yönelik saldırıları iki hafta askıya almayı kabul etti. Pakistan'ın arabuluculuğunda müzakerelere dönüş kararlaştırılırken İran'ın 10 maddelik teklifi görüşmeler için uygulanabilir bir temel olarak değerlendirildi.

Temmuz ayında çatışmaya dönüş

Haziran Hürmüz Boğazı yeniden krizin merkezine yerleşti. Bu sırada petrol fiyatları tekrar yükselmeye başlamıştı.
7 Temmuz'da çatışmaya dönüş yine Amerika saldırılarıyla başladı. Bu kez İsrail, saldırılara katılmadı. İran’ın Amerikan üslerine misillemeleriyle karşılıklı saldırılar yeniden yoğunlaştı.

Temmuz-Ağustos: Deniz ablukası ve baskı

Mutabakatın ekonomik hükümleri de anlaşmazlık konusu oldu.
Washington'ın İran petrolünün satışına yönelik muafiyeti iptal etmesi ve dondurulmuş İran varlıklarının serbest bırakılması konusundaki ihtilaf, Tahran'ın ABD'yi mutabakata uymamakla suçlamasına yol açtı. ABD ise İran'ın boğazdaki uygulamalarını kabul edilemez buldu. Böylece ateşkesin yalnızca askeri değil, ekonomik ve hukuki boyutları da tartışmalı hale geldi.

Eylül: Yeni diplomatik girişim

İran, BM Genel Kurulu sırasında 7 günlük yol haritasını gündeme getirdi.
Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Katar üzerinden Washington'a iletilen önerinin kabul edilmesi halinde Hürmüz Boğazı'nın açılabileceğini ve bölgesel çatışmaların yedi gün içinde durdurulabileceğini açıkladı. Plan, ABD'nin İran limanlarına yönelik ablukasının kaldırılmasını, dondurulmuş varlıkların serbest bırakılmasını ve petrol yaptırımlarından muafiyet sağlanmasını da içeriyordu.

26-30 Eylül: ABD'den yanıt

Trump öneriyi reddettiğini açıkladı, Katar aracılığıyla temaslar sürdü.
İran'ın planının ardından Trump'ın öneriyi reddettiğine ilişkin açıklaması süreci çıkmaza soktu. Ancak Katar arabuluculuğu devam etti ve Arakçi'ye ABD'nin geri bildirimi iletildi. Reuters'a konuşan bir yetkili, temel anlaşmazlığın yalnızca hangi adımların atılacağı değil, bunların hangi sırayla uygulanacağı olduğunu belirtti.

Ekim başı: Yeni cephe riski

2 Ekim’de İranlı yetkililer, olası yeni bir ABD saldırısına verilecek karşılığın kapsamını genişletmeye yönelik hazırlıkların yoğunlaştığını belirtti. ABD bağlantılı hedeflerin yanı sıra Washington'ın operasyonlarına destek veren ülkelerdeki hedeflerin de değerlendirildiği aktarıldı. Tahran buna rağmen diplomatik kanalı açık tuttu.
Ekim ayında, Suudi Arabistan ile İran destekli Husiler arasındaki çatışmalar yeniden tırmandı.
Trump, 8 Ekim’de yaptığı açıklamada 3 Kasım ara seçimlerine kadar İran’a saldırı yapmayacağını söyledi.
12 Ekim'de İran, ABD'nin son yanıtını değerlendirdiğini ve inceleme tamamlandığında aracı ülkeler üzerinden karşılık vereceğini açıkladı.
Son açıklamalara göre mesaj alışverişi sürüyor.

7 günlük plan tam olarak ne öngörüyor?

Eylül sonunda gündeme gelen teklif, savaşın ikinci dönemindeki en kapsamlı diplomatik girişimlerden biri. Yedi günlük süre, teklifin duyurulmasıyla otomatik olarak başlamış değil. Arakçi'nin açıklamasına göre süre, Washington'ın anlaşmayı kabul etmesi ve gerekli koşulların sağlanması halinde devreye girecek.

1. Hürmüz Boğazı'nın yeniden açılması

İran, güvenli ve olağan deniz trafiğinin yeniden başlamasını öneriyor. Boğaz, savaş öncesinde küresel petrol ve sıvılaştırılmış doğal gaz ticaretinin yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik bir güzergâhtı.

2-ABD'nin İran limanlarına yönelik ablukasının kaldırılması

Tahran, boğazın açılmasıyla birlikte kendi limanlarına uygulanan deniz ablukasının sona ermesini istiyor. Bu başlık, İran'ın petrol ihracatını ve ekonomik gelirlerini doğrudan ilgilendiriyor.

3- Petrol yaptırımlarının hafifletilmesi ve dondurulmuş varlıklar

İran, petrol yaptırımlarından muafiyet sağlanmasını ve dondurulmuş varlıklarının serbest bırakılmasını talep ediyor. Basına yansıyan teklifte en az 12 milyar dolarlık dondurulmuş varlığın serbest bırakılması da yer alıyor.

4- Nükleer programın hangi aşamada ele alınacağı

Washington, İran'ın nükleer programının müzakerelerin başından itibaren ele alınmasını istiyor. Tahran ise önce boğazın açılması, ablukanın kaldırılması ve diğer koşulların karşılanması gerektiğini savunuyor. Anlaşmazlığın merkezinde, nükleer müzakerelerin başlayıp başlamayacağından çok, hangi aşamada başlayacağı bulunuyor.

5-Bölgesel cephelerde çatışmaların durdurulması

İran'ın önerisi, yalnızca İran ile ABD arasındaki çatışmaları değil, Lübnan dahil bölgedeki çatışmaları da kapsayan daha geniş bir durdurma sürecini hedefliyor. Ancak bütün tarafların bu çerçeveyi kabul ettiğini gösteren bir anlaşma bulunmuyor.
ABD Başkanı Donald Trump, aralarında Kanada, Meksika, Küba, Grönland ve bazı Karayip ülkelerinin de bulunduğu çok sayıda ülkeyi ABD bayrağının renkleriyle gösteren bir harita paylaştı.  - Sputnik Türkiye, 1920, 14.10.2026
DÜNYA
Trump'ın Grönland planında yeni adım: Petrol ve maden hamlesi
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала