https://anlatilaninotesi.com.tr/20261002/dunyanin-altinda-iki-dev-yapi-kokenleri-hala-gizemli-1109237263.html
Dünya'nın altında iki dev yapı: Kökenleri hala gizemli
Dünya'nın altında iki dev yapı: Kökenleri hala gizemli
Sputnik Türkiye
Bilim insanlarının Dünya'nın derinliklerinde, Afrika ve Pasifik Okyanusu'nun altında tespit ettiği iki dev yapı gezegenimizin en büyük bilmecelerinden biri... 02.10.2026, Sputnik Türkiye
2026-10-02T14:09+0300
2026-10-02T14:09+0300
2026-10-02T14:09+0300
yaşam
pasifik
pasifik okyanusu
everest dağı
bilim, sanayi ve teknoloji bakanlığı
dünya
haberler
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e8/03/1d/1082191887_0:225:1024:801_1920x0_80_0_0_26560082209d18468f225c4f0c5d9d26.jpg
İnsanlık evrenin sırlarını çözmek için gözlerini çoğu zaman gökyüzüne çeviriyor. Ancak bilim dünyasının açıklamakta zorlandığı en büyük gizemlerden bazıları ayaklarımızın binlerce kilometre altında bulunuyor.Dünya'nın derinliklerinde, biri Afrika'nın, diğeri Pasifik Okyanusu'nun altında yer alan iki dev yapı uzun yıllardır bilim insanlarının araştırmalarına konu oluyor. Büyük düşük kesme hızlı bölgeler (LLSVP) olarak adlandırılan bu oluşumların çevrelerindeki mantodan farklı özelliklere sahip olduğu biliniyor; ancak tam olarak neden oluştukları ve hangi maddelerden meydana geldikleri kesin olarak açıklanabilmiş değil.Afrika'nın altında 800 kilometrelik dev yapıBu yapılardan Afrika'nın altında bulunan ve Tuzo olarak adlandırılan bölgenin yaklaşık 800 kilometre yüksekliğe ulaştığı tahmin ediliyor.Bu mesafe, yaklaşık 90 Everest Dağı'nın üst üste konulmasına karşılık geliyor.İki yapının Dünya'nın hacminin önemli bir bölümünü oluşturduğu tahmin edilirken, bilim insanları bunların milyarlarca yıl boyunca mantonun derinliklerinde biriken okyanus kabuğu parçalarından oluşabileceğini düşünüyor.Ancak çok daha dikkat çekici başka bir hipotez daha bulunuyor.Başka bir gezegenin kalıntıları olabilirBazı bilim insanlarına göre Dünya'nın derinliklerindeki bu dev yapılar, yaklaşık 4,5 milyar yıl önce Dünya'ya çarpan başka bir gezegenin kalıntıları olabilir.Söz konusu gök cismi Theia olarak adlandırılıyor.Bilim dünyasında “dev çarpışma hipotezi” olarak bilinen teoriye göre Mars büyüklüğündeki Theia, Güneş Sistemi'nin erken dönemlerinde genç Dünya ile çarpıştı.Bu dev çarpışmanın ardından uzaya savrulan maddelerin zaman içerisinde birleşerek Ay'ı oluşturduğu düşünülüyor.Theia'nın parçaları Dünya'nın içine mi gömüldü?Hipotezin daha yeni yorumlarından biri ise Theia'nın tamamının uzaya savrulmadığını öne sürüyor.Buna göre çarpışmanın ardından Theia'nın yoğun parçalarının bir bölümü Dünya'nın içlerine doğru battı ve çekirdeğin hemen üzerindeki derin mantoda birikti.Bu maddeler milyarlarca yıl boyunca burada kalmış ve bugün gözlemlenen LLSVP yapılarını meydana getirmiş olabilir.Ancak bunun henüz kesinleşmiş bir keşif olmadığının altını çizmek gerekiyor. LLSVP'lerin varlığı sismolojik gözlemlerle ortaya konmuş olsa da bunların Theia'nın kalıntıları olduğu hipotezi doğrudan kanıtlanmış değil.Dünya'nın içine doğrudan ulaşamıyoruzBilim insanlarının bu yapıların kökenini belirlemekte zorlanmasının temel nedeni, Dünya'nın derinliklerini doğrudan incelemenin neredeyse imkânsız olması.İnsanların bugüne kadar açtığı en derin sondaj olan Kola Süper Derin Sondajı, yaklaşık 12 bin 263 metre derinliğe ulaştı.Bu rakam etkileyici görünse de Dünya'nın yaklaşık 6 bin 371 kilometrelik yarıçapıyla karşılaştırıldığında son derece küçük kalıyor. İnsanlık henüz Dünya'nın kabuğunu tamamen delerek mantoya ulaşabilmiş değil.Bu nedenle bilim insanları gezegenimizin içini farklı yöntemlerle görüntülemek zorunda.Dünya'nın içi depremlerle görüntüleniyorBunların başında sismik tomografi geliyor.Depremler sırasında ortaya çıkan sismik dalgalar Dünya'nın içerisindeki farklı maddelerden geçerken farklı hızlarda hareket ediyor. Kayaların yoğunluğu, sıcaklığı ve yapısındaki değişiklikler dalgaların hızını etkiliyor.Araştırmacılar dünyanın farklı bölgelerindeki deprem ölçümlerini karşılaştırarak dalgaların gezegenin içinden nasıl geçtiğini hesaplıyor ve böylece Dünya'nın iç yapısının üç boyutlu haritalarını oluşturabiliyor.LLSVP'ler de bu yöntem sayesinde keşfedildi.Dalgalar bu bölgelerde yavaşlıyorSismik dalgaların Afrika ve Pasifik'in altındaki bu iki dev bölgeden geçerken çevredeki mantoya kıyasla daha yavaş hareket ettiği tespit edildi.Bu durum, yapıların çevrelerindeki mantodan farklı sıcaklık, yoğunluk veya kimyasal bileşime sahip olduğuna işaret ediyor.Ancak yalnızca sismik dalgaların hızına bakılarak bu maddelerin tam olarak neden oluştuğunu belirlemek mümkün değil.Bu nedenle LLSVP'lerin kökenine ilişkin birden fazla bilimsel açıklama bulunuyor. Bunlardan biri yapıların Dünya'nın kendi jeolojik evrimi sırasında oluştuğunu savunurken, bir diğeri milyarlarca yıl önce gerçekleşen Theia çarpışmasına işaret ediyor.4.5 milyar yıllık çarpışmanın izleri olabilirTheia hipotezinin doğrulanması halinde Dünya'nın derinliklerindeki bu bölgeler, Güneş Sistemi'nin oluşum döneminden kalan olağanüstü bir jeolojik kayıt niteliği taşıyabilir.Üstelik söz konusu çarpışmanın yalnızca Ay'ın oluşumuna değil, Dünya'nın iç yapısının gelişimine de katkıda bulunmuş olabileceği değerlendiriliyor.Bazı araştırmalar, böyle büyük bir çarpışmanın gezegenimizin manto hareketleri ve levha tektoniğinin gelişiminde rol oynamış olabileceğini öne sürüyor.Bu süreçler daha sonra kıtaların hareketinden volkanizmaya kadar Dünya'nın bugünkü jeolojik yapısını belirleyen temel mekanizmalar arasında yer aldı.Dünya'nın altında hala çözülmemiş bir bilmece varBilim insanları LLSVP'leri onlarca yıldır inceliyor. Ancak Afrika ve Pasifik'in altında bulunan iki dev yapının kesin kökeni hâlâ bilinmiyor.Yeni sismik görüntüleme teknikleri ve Dünya'nın erken dönemlerini modelleyen bilgisayar simülasyonları, bu yapıların nasıl oluştuğuna ilişkin giderek daha ayrıntılı ipuçları sağlıyor.Eğer Theia hipotezi gelecekte daha güçlü kanıtlarla desteklenirse, bugün üzerinde yaşadığımız gezegenin derinliklerinde Dünya'ya ait olmayan milyarlarca yıllık maddelerin hâlâ bulunuyor olabileceği anlamına gelecek.Şimdilik kesin olan ise Dünya'nın yüzeyinin binlerce kilometre altında, büyüklükleri kıtalarla karşılaştırılabilecek iki dev ve sıra dışı yapının bulunduğu ve bunların gezegenimizin geçmişine ilişkin henüz çözülememiş önemli ipuçları taşıdığı.
https://anlatilaninotesi.com.tr/20261001/abdde-idam-edilmesi-planlanan-kadin-oldurulemedi-2-doz-zehirli-igneden-de-sag-kurtuldu-1109184036.html
pasifik
pasifik okyanusu
everest dağı
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
2026
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
SON HABERLER
tr_TR
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e8/03/1d/1082191887_0:129:1024:897_1920x0_80_0_0_6231677a9c374270227de6f71bfc28a9.jpgSputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
pasifik, pasifik okyanusu, everest dağı, bilim, sanayi ve teknoloji bakanlığı, dünya, haberler
pasifik, pasifik okyanusu, everest dağı, bilim, sanayi ve teknoloji bakanlığı, dünya, haberler
Dünya'nın altında iki dev yapı: Kökenleri hala gizemli
Bilim insanlarının Dünya'nın derinliklerinde, Afrika ve Pasifik Okyanusu'nun altında tespit ettiği iki dev yapı gezegenimizin en büyük bilmecelerinden biri olmaya devam ediyor. Yapıların, 4,5 milyar yıl önce Dünya'ya çarptığı düşünülen Theia adlı gezegenin kalıntıları olabileceği öne sürülüyor.
İnsanlık evrenin sırlarını çözmek için gözlerini çoğu zaman gökyüzüne çeviriyor. Ancak bilim dünyasının açıklamakta zorlandığı en büyük gizemlerden bazıları ayaklarımızın binlerce kilometre altında bulunuyor.
Dünya'nın derinliklerinde, biri
Afrika'nın, diğeri
Pasifik Okyanusu'nun altında yer alan iki dev yapı uzun yıllardır bilim insanlarının araştırmalarına konu oluyor.
Büyük düşük kesme hızlı bölgeler (LLSVP) olarak adlandırılan bu oluşumların çevrelerindeki mantodan farklı özelliklere sahip olduğu biliniyor; ancak tam olarak neden oluştukları ve hangi maddelerden meydana geldikleri kesin olarak açıklanabilmiş değil.
Afrika'nın altında 800 kilometrelik dev yapı
Bu yapılardan Afrika'nın altında bulunan ve Tuzo olarak adlandırılan bölgenin yaklaşık 800 kilometre yüksekliğe ulaştığı tahmin ediliyor.
Bu mesafe, yaklaşık
90 Everest Dağı'nın üst üste konulmasına karşılık geliyor.
İki yapının
Dünya'nın hacminin önemli bir bölümünü oluşturduğu tahmin edilirken, bilim insanları bunların milyarlarca yıl boyunca mantonun derinliklerinde biriken okyanus kabuğu parçalarından oluşabileceğini düşünüyor.
Ancak çok daha dikkat çekici başka bir hipotez daha bulunuyor.
Başka bir gezegenin kalıntıları olabilir
Bazı bilim insanlarına göre Dünya'nın derinliklerindeki bu dev yapılar, yaklaşık 4,5 milyar yıl önce Dünya'ya çarpan başka bir gezegenin kalıntıları olabilir.
Söz konusu gök cismi Theia olarak adlandırılıyor.
Bilim dünyasında
“dev çarpışma hipotezi” olarak bilinen teoriye göre Mars büyüklüğündeki Theia, Güneş Sistemi'nin erken dönemlerinde genç Dünya ile çarpıştı.
Bu dev çarpışmanın ardından uzaya savrulan maddelerin zaman içerisinde birleşerek
Ay'ı oluşturduğu düşünülüyor.
Theia'nın parçaları Dünya'nın içine mi gömüldü?
Hipotezin daha yeni yorumlarından biri ise Theia'nın tamamının uzaya savrulmadığını öne sürüyor.
Buna göre çarpışmanın ardından Theia'nın yoğun parçalarının bir bölümü Dünya'nın içlerine doğru battı ve çekirdeğin hemen üzerindeki derin mantoda birikti.
Bu maddeler milyarlarca yıl boyunca burada kalmış ve bugün gözlemlenen LLSVP yapılarını meydana getirmiş olabilir.
Ancak bunun henüz kesinleşmiş bir keşif olmadığının altını çizmek gerekiyor. LLSVP'lerin varlığı sismolojik gözlemlerle ortaya konmuş olsa da bunların Theia'nın kalıntıları olduğu hipotezi doğrudan kanıtlanmış değil.
Dünya'nın içine doğrudan ulaşamıyoruz
Bilim insanlarının bu yapıların kökenini belirlemekte zorlanmasının temel nedeni, Dünya'nın derinliklerini doğrudan incelemenin neredeyse imkânsız olması.
İnsanların bugüne kadar açtığı en derin sondaj olan Kola Süper Derin Sondajı, yaklaşık 12 bin 263 metre derinliğe ulaştı.
Bu rakam etkileyici görünse de Dünya'nın yaklaşık 6 bin 371 kilometrelik yarıçapıyla karşılaştırıldığında son derece küçük kalıyor. İnsanlık henüz Dünya'nın kabuğunu tamamen delerek mantoya ulaşabilmiş değil.
Bu nedenle bilim insanları gezegenimizin içini farklı yöntemlerle görüntülemek zorunda.
Dünya'nın içi depremlerle görüntüleniyor
Bunların başında sismik tomografi geliyor.
Depremler sırasında ortaya çıkan sismik dalgalar Dünya'nın içerisindeki farklı maddelerden geçerken farklı hızlarda hareket ediyor. Kayaların yoğunluğu, sıcaklığı ve yapısındaki değişiklikler dalgaların hızını etkiliyor.
Araştırmacılar dünyanın farklı bölgelerindeki deprem ölçümlerini karşılaştırarak dalgaların gezegenin içinden nasıl geçtiğini hesaplıyor ve böylece Dünya'nın iç yapısının üç boyutlu haritalarını oluşturabiliyor.
LLSVP'ler de bu yöntem sayesinde keşfedildi.
Dalgalar bu bölgelerde yavaşlıyor
Sismik dalgaların Afrika ve
Pasifik'in altındaki bu iki dev bölgeden geçerken çevredeki mantoya kıyasla
daha yavaş hareket ettiği tespit edildi.
Bu durum, yapıların çevrelerindeki mantodan farklı sıcaklık, yoğunluk veya kimyasal bileşime sahip olduğuna işaret ediyor.
Ancak yalnızca sismik dalgaların hızına bakılarak bu maddelerin tam olarak neden oluştuğunu belirlemek mümkün değil.
Bu nedenle LLSVP'lerin kökenine ilişkin birden fazla bilimsel açıklama bulunuyor. Bunlardan biri yapıların Dünya'nın kendi jeolojik evrimi sırasında oluştuğunu savunurken, bir diğeri milyarlarca yıl önce gerçekleşen Theia çarpışmasına işaret ediyor.
4.5 milyar yıllık çarpışmanın izleri olabilir
Theia hipotezinin doğrulanması halinde Dünya'nın derinliklerindeki bu bölgeler, Güneş Sistemi'nin oluşum döneminden kalan olağanüstü bir jeolojik kayıt niteliği taşıyabilir.
Üstelik söz konusu çarpışmanın yalnızca Ay'ın oluşumuna değil, Dünya'nın iç yapısının gelişimine de katkıda bulunmuş olabileceği değerlendiriliyor.
Bazı araştırmalar, böyle büyük bir çarpışmanın gezegenimizin manto hareketleri ve levha tektoniğinin gelişiminde rol oynamış olabileceğini öne sürüyor.
Bu süreçler daha sonra kıtaların hareketinden volkanizmaya kadar Dünya'nın bugünkü jeolojik yapısını belirleyen temel mekanizmalar arasında yer aldı.
Dünya'nın altında hala çözülmemiş bir bilmece var
Bilim insanları LLSVP'leri onlarca yıldır inceliyor. Ancak Afrika ve Pasifik'in altında bulunan iki dev yapının kesin kökeni hâlâ bilinmiyor.
Yeni sismik görüntüleme teknikleri ve Dünya'nın erken dönemlerini modelleyen bilgisayar simülasyonları, bu yapıların nasıl oluştuğuna ilişkin giderek daha ayrıntılı ipuçları sağlıyor.
Eğer Theia hipotezi gelecekte daha güçlü kanıtlarla desteklenirse, bugün üzerinde yaşadığımız gezegenin derinliklerinde Dünya'ya ait olmayan milyarlarca yıllık maddelerin hâlâ bulunuyor olabileceği anlamına gelecek.
Şimdilik kesin olan ise Dünya'nın yüzeyinin binlerce kilometre altında, büyüklükleri kıtalarla karşılaştırılabilecek iki dev ve sıra dışı yapının bulunduğu ve bunların gezegenimizin geçmişine ilişkin henüz çözülememiş önemli ipuçları taşıdığı.