- Sputnik Türkiye, 1920
YAŞAM
Türkiye ve dünyadan ilgi çekici yaşam haberleri, toplumsal olaylar, güncel araştırmalar, fotoğraf ve video galerileri.

Arkeologlar adım atamıyor: Çin'in ilk imparatorunun Mezarı neden hala kapalı?

© AFP 2023 / FREDERIC J. BROWN / FILESTerrakotta ordusu
Terrakotta ordusu - Sputnik Türkiye, 1920, 28.09.2026
Abone ol
Çin'i birleştiren ilk imparator Çin Şi Huang'ın 2 bin 200 yıldır dokunulmayan anıt mezarı, bilim insanlarında derin bir tedirginlik yaratıyor. 1974'te keşfedilen Toprak Askerler ordusunun koruduğu lahdin kapağını açmaktan çekinen arkeologlar, antik tuzakların ve mezarı çevreleyen ölümcül cıva nehirlerinin tehdidi altında bekleyişini sürdürüyor.
Antik dünyanın en esrarengiz yapılarından biri olan ve MÖ 221-210 yılları arasında hüküm süren Çin'in ilk imparatoru Çin Şi Huang'ın mezarı, keşfinin üzerinden yarım asır geçmesine rağmen sırrını koruyor. 1974 yılında Çin'in Şaanxi eyaletinde yerel çiftçilerin tesadüfen bulduğu pişmiş topraktan yapılma binlerce kişilik devasa Toprak Askerler (Terrakotta Ordusu), imparatorun sonsuzluk uykusunu korumaya devam ediyor. Ancak kazı alanında ordunun bulunduğu bölümler titizlikle gün ışığına çıkarılırken, imparatorun bizzat yattığı asıl mezar odasına bugüne kadar hiçbir araştırmacı adım atamadı.
IFL Science'ın aktardığı değerlendirmelere göre araştırmacılar, mevcut kazı teknolojilerinin mezarın içindeki paha biçilmez dokuya geri dönülemez zararlar vermesinden endişe ediyor. Fakat bilim dünyasını asıl frenleyen faktör, anıtın içinde binlerce yıldır kilitli kalan ölümcül mimari sırlar ve efsanevi tuzaklar.

Antik kroniklerdeki dehşet: Mekanik oklar ve cıva nehirleri

İmparatorun ölümünden yaklaşık bir asır sonra yaşayan antik Çinli tarihçi Sima Qian, kaleme aldığı kayıtlarda mezarın akılalmaz bir mühendislikle korunduğunu belirtiyor. Tarihi kayıtlarda; yer altındaki sarayların, yüzlerce yetkili için inşa edilen kulelerin ve nadir hazinelerin yanı sıra, içeri sızacak davetsiz misafirleri doğrudan öldürmek üzere kurgulanmış otomatik yaylı ok tuzakları kurulduğu açıkça ifade ediliyor.
Tarihçi Sima Qian'ın metinlerinde en çok dikkat çeken ve modern araştırmacıları en çok ürküten detay ise hidrolojik simülasyonlar oldu. İmparatorun emriyle, Yangtze ile Sarı Nehir başta olmak üzere Çin'in dev akarsularını ve denizlerini simüle etmek amacıyla mekanik olarak akan sıvı cıva nehirleri inşa edildiği aktarılıyor. Aradan geçen 2 bin 200 yılın ardından mekanik yay mekanizmalarının işlevini yitirmiş olabileceği düşünülse de, tonlarca sıvı cıvanın varlığı ölümcül bir biyolojik risk yaratmaya devam ediyor.

2020 araştırması doğruladı: Uçucu cıva gazı mezardan sızıyor

Tarihsel anlatıların abartıdan ibaret olmadığını düşündüren bilimsel veriler, 2020 yılında yayımlanan kapsamlı bir çalışmayla somutlaştı. Yapılan jeokimyasal ölçümlerde mezar höyüğünün çevresinde normalin katbekat üzerinde yoğun cıva seviyeleri tespit edildi. Araştırmada, "Son derece uçucu cıva, zamanla yapıda oluşan çatlaklardan dışarı sızıyor olabilir ve araştırmamız, mezarın asla açılmadığına veya yağmalanmadığına inanılan eski kronik kayıtlarını destekliyor" tespiti paylaşıldı.
Bu durum, kapalı mezar odasının açıldığı anda içeri girecek ekibi anında zehirleyebilecek gaz bulutlarının ve çevreye yayılabilecek ekolojik felaketin hala çok somut bir tehdit olduğunu kanıtlıyor. Bilim insanları şimdilerde lahdin içine girmeden tomografik veya invaziv olmayan (tahribatsız) modern tekniklerle içeriyi görüntülemenin yollarını arıyor; ancak 2200 yıllık gizemli mühür henüz kırılabilmiş değil.
Kleopatra'nın Mezarı - Sputnik Türkiye, 1920, 28.09.2026
YAŞAM
Mısır'da 'geometrik mucize': Kleopatra'nın kayıp mezarı mı bulundu?
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала