GÖRÜŞ

Grönland, ABD'nin askeri varlığı açısından neden kritik? Trump’ın Arktik stratejisinin arkasında ne var?

© FotoğrafTrump'ın Grönland hamlesi: Polk ve McKinley ile birlikte tarihe nasıl geçebilir?
Trump'ın Grönland hamlesi: Polk ve McKinley ile birlikte tarihe nasıl geçebilir? - Sputnik Türkiye, 1920, 24.09.2026
Abone ol
Özel
ABD, Danimarka ve Grönland arasındaki anlaşma, adanın egemenliği ve Arktik’teki güvenlik dengelerini gündeme taşıdı. Gazeteci Çağlar Tekin’e göre ABD, Grönland’ı askeri üs, enerji ve maden kaynakları ile yeni deniz yolları bakımından stratejik bir merkez olarak görüyor; olası bağımsızlığın dış politika tercihlerine etkisi bugün tartışılıyor.
ABD, Danimarka ve Grönland arasında imzalanan üçlü anlaşma, Arktik bölgesindeki güvenlik dengelerini ve Grönland'ın geleceğini yeniden gündeme taşıdı. ABD'nin adadaki askeri varlığını genişletmesini öngören anlaşma, savunma tesislerine ilişkin sözleşmelerden Grönland'ın olası bağımsızlığı halinde NATO üyeliğinin sürdürülmesine kadar çeşitli düzenlemeler içeriyor. Gazeteci Çağlar Tekin, Sputnik Türkiye’ye yaptığı değerlendirmede, Grönland'ın ABD açısından askeri, ekonomik ve jeopolitik önemine dikkat çekti. Tekin, Washington'ın adayı hem bir savunma ve saldırı üssü hem de enerji ve maden kaynakları bakımından değerlendirilen stratejik bir alan olarak gördüğünü belirtti.

‘Grönland, petrol ve maden için gözü dönmüş kapitalist barbarlığın eline düşen bir nokta gibi’

Grönland'ın birden fazla başlıkta kritik bir konuma sahip olduğunu belirten Gazeteci Çağlar Tekin, adanın coğrafi açıdan hem ticaret hem de güvenlik alanında önemli bir yerde bulunduğunu ifade etti:

"Grönland birden fazla başlıkta kritik. İlk aşamada coğrafi olarak hem ticaret hem güvenlik alanında çok kritik bir yere sahip. ABD'nin adadaki varlığı da geçmişe, 1942'ye dek dayanıyor. Danimarka'nın Nazi Almanyası tarafından işgali ve buna karşı önlem gerekçe olsa da, savaş bittikten sonra da ABD’nin adada askeri olarak varlığı sürüyor. Ada nükleer bir yığınağa ev sahipliği yapmaktan kurtuluyor 1966'da. Tabi ABD işine yaramayacağını anladığında terk ediyor bu projeyi ama nükleer atıklarını geride bırakmaktan da çekinmiyor. Geri dönüşü ise hiç de iyi haber değil. Petrol ve maden için gözü dönmüş kapitalist barbarlığın eline düşen her nokta gibi. Yani bir yandan bir ön saldırı ve savunma üssü, diğer yandan da kaynakları yağmalanacak bakir bir alan görüyor ABD "Yeşilada"ya baktığında.”

ABD'nin Grönland anlaşmasıyla hedeflediği stratejik avantajlar neler?

ABD'nin Danimarka'nın egemenliğini kabul etmesini, adadaki askeri ve siyasi nüfuzunu sürdürürken yönetim maliyetlerini üstlenmemesi şeklinde değerlendiren Tekin, Washington'ın bu denklemde NATO üzerinden kurduğu ilişkilere güvendiğini savundu:

“ABD'nin Danimarka egemenliğini kabul etmesi, aslında belediye hizmetlerini ücretsiz ihale etmesi anlamına geliyor. NATO üzerinden politik olarak kontrol ettiği bir ülkenin toprağına el koyuyor ama belediye işleri için masraf da yapmayacak. ABD bu denklemi böyle görüyor. Zira NATO'ya dahil hiçbir güç ABD egemenliğinin rakibi değil, ülkelerin ana karaları da dahil. Stratejik anlamda da şöyle bir yan var. Küresel ısınma, binlerce yıl buz altında kalmış toprakları yeniden gün yüzüne çıkartıyor, Ve buzların erimesi yeni deniz yollarının belirlenmesine de olanak tanıyacak, Grönland bu anlamda hayati bir merkeze de dönüşecek.”

‘Yoksunluk yaşadığı nadir toprak elementleri, petrol gibi başlıklar ABD'nin ağzını sulandırıyor’

Tekin'e göre ABD'nin Grönland'a yönelik yaklaşımında askeri üstünlük, petrol ve doğal gaz gibi yer altı kaynakları ile nadir toprak elementlerine erişim öne çıkıyor:

“Buz örtüsünün kalkması madencilik için ucuz ve bakir saha olarak öne çıkartırken, ABD'nin yoksunluk yaşadığı nadir toprak elementleri, petrol gibi başlıklarda da Washington'ın ağzının ıslanmasına yol açıyor. Mesela lityum kaynaklarını kamulaştırmasının ardından ABD'nin Bolivya'da düzenlediği darbeyi Elon Musk, selamlamış ve lityuma ucuz erişim sağlamasından kaynaklanan mutluluğunu da hiç gizlemeden sosyal medya hesabından paylaşmıştı. Musk gibi çok sayıda ABD'li sermayedar benzer bir heves taşıyordu Grönland için.”

Grönland bağımsız olabilir mi? NATO üyeliği nasıl şekillenebilir?

Grönland'ın mevcut koşullar altında bağımsızlık kazanmasının pek mümkün görünmediğini belirten Tekin, olası bağımsızlık senaryolarını ise farklı ihtimaller üzerinden değerlendirdi:
“Grönland’ın mevcut koşullar altında bağımsızlık kazanması pek mümkün değil. Ama bir fantazi sahibi olacaksak; ABD, Grönland’ın bağımsızlaşarak kendisinin daha rahat kontrol ettiği bir "ülke" olmasını isteyebilir veya ABD'nin gücünün daha az hale geldiği bir dönemde Çin bir bağımsızlık talebi örgütleyerek buna destek verebilir.”
“Lakin bilinen şey, küresel ısınmanın sürmesi halinde tarımın da giderek daha kritik bir başlık olacağı ve Grönland gibi bakir alanların buz örtüsünden arınmasının ardından çok daha kıymetli hale gelecek olması. Lakin ABD'nin bu kadar uzun erimli bir plandan öte yukarıda saydığım Arktik'te avantaj sağlaması, petrol-doğalgaz gibi yer altı kaynaklarının zenginliği, özellikle nadir toprak elementleri ve saldırı-savunma sahası üstünlüğünü öncelediğini düşünüyorum.”
Nuuk, Grönland - Sputnik Türkiye, 1920, 23.09.2026
DÜNYA
ABD-Grönland anlaşması: 'Askeri üs sözleşmelerinde ABD belirleyici olacak'
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала