- Sputnik Türkiye, 1920
YAŞAM
Türkiye ve dünyadan ilgi çekici yaşam haberleri, toplumsal olaylar, güncel araştırmalar, fotoğraf ve video galerileri.

Denizin dibinde ‘ölüm havuzu’ keşfedildi: Giren bir daha çıkamıyor:

© WikipediaMariana Çukuru
Mariana Çukuru - Sputnik Türkiye, 1920, 22.09.2026
Abone ol
Kızıldeniz’in tabanında keşfedilen oksijensiz ve aşırı tuzlu “ölüm havuzları”, içine giren canlıları saniyeler içinde felç ediyor. Kıyıdan yalnızca 2 kilometre uzaklıkta tespit edilen bu ölümcül çukurlar, Dünya'daki yaşamın kökenine ve tıp dünyasını değiştirebilecek yeni moleküllere ışık tutuyor.
Kızıldeniz'in karanlık derinliklerinde, çevresindeki deniz suyundan görünmez bir sınırla ayrılan ve içine giren canlılar için anında ölüme dönüşen sıra dışı yapılar tespit edildi. Bilim insanlarının "derin deniz tuzlu su havuzları" olarak tanımladığı bu alanlarda oksijen tamamen tükenmiş durumda; tuzluluk oranı ise normal deniz suyunun katbekat üzerinde.
Miami Üniversitesi'nden deniz jeobilimci Sam Purkis liderliğindeki araştırma ekibi, OceanX seferi kapsamında Akabe Körfezi'nin yaklaşık 1,77 kilometre derinliğinde bu havuz sistemini haritalandırdı. Çalışmanın destekçisine atfen NEOM Brine Pools (NEOM Tuzlu Su Havuzları) adı verilen bu yapılar, kıyıya sadece 2 kilometre mesafede yer almasıyla bilim dünyasını şaşkına çevirdi.

Yırtıcılar i̇çin kusursuz bir biyolojik tuzak

Yoğunluğu nedeniyle deniz tabanındaki çukurlarda biriken bu ağır tuzlu su, çevresindeki deniz suyuyla karışmıyor. Sınırı geçerek havuza adım atan balık ve karidesler, oksijensizlik ve aşırı tuz nedeniyle saniyeler içinde sersemleyerek etkisiz hale geliyor.
Bu durum, havuzun çevresinde sıra dışı bir ekosistem yaratmış durumda. Fırsatçı balıklar ve yılan balıkları, ölümcül sınırın etrafında nöbet tutarak şoka giren veya ölen canlıları avlıyor. Böylece deniz tabanındaki ölümcül bir çukur, yırtıcılar için zahmetsiz bir beslenme alanına dönüşüyor.

Aşırı koşullarda yaşam: Erken dünya ve uzay araştırmaları

Balıklar için ölümcül olan bu ortam, ekstremofil mikroorganizmalar için adeta bir cennet. Oksijensiz ve yoğun tuzlu ortama uyum sağlayan bu mikroplar, Dünya’da yaşamın milyarlarca yıl önce nasıl başladığına dair canlı bir model sunuyor. Dr. Purkis, yaşamın ilk olarak derin denizlerdeki oksijensiz ortamda ortaya çıktığı yönündeki ana teoriyi hatırlatarak, bu havuzların "erken Dünya koşullarının doğal bir laboratuvarı" olduğunu vurguluyor.
Bu keşif aynı zamanda iki kritik alanda heyecan yaratıyor:
Dünya Dışı Yaşam: Oksijensiz ve aşırı tuzlu ortamda hayatta kalan mikroplar, Güneş Sistemi’ndeki buz kaplı okyanus dünyalarında (Europa, Enceladus vb.) yaşamın nasıl var olabileceğine dair ipuçları veriyor.
Tıp ve İlaç Sanayisi: Benzer ekstremofil mikroorganizmalardan daha önce kanser ve dirençli bakterilerle savaşan moleküller elde edilmişti. Bu havuzlardaki mikrobiyal çeşitliliğin de yeni nesil antibiyotiklere öncülük etmesi bekleniyor.

23 milyon yıllık mimarinin "bin yıllık" doğal arşivi

Dünyada yalnızca Meksika Körfezi, Akdeniz ve Kızıldeniz gibi kısıtlı alanlarda (toplamda birkaç düzine) bulunan bu yapılar, Miyosen dönemine (23 milyon ila 5,3 milyon yıl önce) ait tuz birikintilerinin çözünmesiyle oluşuyor.
Ancak Akabe Körfezi'ndeki bu yeni havuzları benzersiz kılan, kıyıya olan yakınlığı. Kıyıdan taşınan katmanlı tortular, havuzun dibinde bozulmadan birikerek son 1000 yılın eksiksiz bir "doğal afet arşivini" oluşturmuş durumda:
Dev Seller: Analizler, bölgede her 25 yılda bir şiddetli yağışların tetiklediği büyük sel felaketlerinin yaşandığını gösteriyor.
Tsunami İzleri: Tortu katmanları, bölgede ortalama 100 yılda bir tsunami meydana geldiğini kanıtlıyor.

Bölgesel projeler ve risk analizleri i̇çin hayati veri

Bu tarihsel kayıtlar, Akabe Körfezi kıyılarında hızla yükselen mega altyapı ve kentleşme projeleri için hayati önem taşıyor. Geçmişte seyrek nüfuslu olan bölgenin hızla yapılaştığına dikkat çeken araştırmacılar, bu verilerin gelecekteki deprem ve tsunami risk değerlendirmelerine doğrudan girdi sağlayacağını belirtiyor.
Daha gelişmiş sondaj ekipmanlarıyla tortuların daha derin katmanlarına inilmesi halinde, bölgenin afet tarihini binlerce yıl geriye dönük olarak okumak mümkün olacak.
Maldivler’de mağara dalışı faciası: Kaybolan 5 İtalyan dalgıçtan biri bulundu - Sputnik Türkiye, 1920, 22.09.2026
YAŞAM
Fransa'da mağara dalışı faciası: Cesedi 88 metre aşağıda kaldı
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала