https://anlatilaninotesi.com.tr/20260912/atlantikte-isi-vanasi-uyarisi-okyanus-akintisindaki-zayiflama-kuresel-isinmayi-artirabilir-1108714012.html
Atlantik'te 'ısı vanası' uyarısı: Okyanus akıntısındaki zayıflama küresel ısınmayı artırabilir
Atlantik'te 'ısı vanası' uyarısı: Okyanus akıntısındaki zayıflama küresel ısınmayı artırabilir
Sputnik Türkiye
Bilim insanları, Atlantik Meridyonel Devridaim Akıntısı'nın (AMOC) yalnızca okyanuslardaki ısıyı taşıyan bir sistem olmadığını, gezegenin ne kadar ısı... 12.09.2026, Sputnik Türkiye
2026-09-12T11:18+0300
2026-09-12T11:18+0300
2026-09-12T11:18+0300
yaşam
kuzey atlantik
atlantik
antarktika
dünya
nature geoscience
bilim
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07ea/07/01/1106907416_0:160:3072:1888_1920x0_80_0_0_d7c54c2b6a0ad2756328dfeb304cbce5.jpg
Dünya ikliminin dengelenmesinde önemli rol oynayan Atlantik Meridyonel Devridaim Akıntısı'nın (AMOC) işleyişine ilişkin yeni bir araştırma, sistemin daha önce düşünülenden farklı bir işlevine işaret etti.Kutup bölgeleri ile tropikal kuşak arasındaki ısı dağılımında etkili olan AMOC, okyanus sularının hareketini sağlayan büyük ölçekli bir dolaşım sistemi olarak biliniyor. Akıntı aynı zamanda deniz ekosistemlerinin ihtiyaç duyduğu besin maddelerinin farklı bölgelere taşınmasına katkıda bulunuyor.İnsan kaynaklı iklim değişikliğinin AMOC'yi zayıflattığı belirtilirken, bilim insanları bu sürecin belirli bir eşik aşıldığında kendi kendini güçlendiren ve geri döndürülemez bir hale gelip gelmeyeceğini anlamaya çalışıyor.Buzul Çağı verileri yeni bir modele işaret ettiAraştırmacılar, AMOC'nin davranışını daha iyi anlamak için geçmişte yaşanan iklim değişimlerine odaklandı. Pleistosen dönemindeki buzul çağlarında sistemin güçlü ve zayıf durumlar arasında tekrar tekrar geçiş yaptığı biliniyor.Bu değişimlerin, özellikle Grönland'daki buz çekirdeklerinde izleri görülen Dansgaard-Oeschger (D-O) adı verilen ani iklim olaylarıyla bağlantılı olduğu değerlendiriliyor.Bilim dünyasında bu olayları açıklamak için uzun süredir "termal bipolar tahterevalli" modeli kullanılıyordu. Bu yaklaşıma göre AMOC'nin taşıdığı ısıdaki değişimler, iki kutup arasında birbirinin tersi yönde sıcaklık değişimlerine neden oluyordu.Yeni çalışmada ise araştırmacılar, okyanustaki toplam ısı miktarı, deniz buzu ve Dünya'nın aldığı-gönderdiği enerji arasındaki dengeyi birlikte değerlendirdi.AMOC bir 'ısı vanası' gibi çalışıyorAraştırmacılar, elde ettikleri sonuçlar doğrultusunda AMOC'nin yalnızca ısıyı bir yarımküreden diğerine taşıyan bir "konveyör bant" olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunuyor. Bunun yerine sistemi, okyanusta biriken ısının atmosfere ve dolayısıyla uzaya ne ölçüde aktarılacağını belirleyen bir "ısı vanası" gibi tanımlıyor.Çalışmada, buzul çağlarının koşullarını taklit eden ve kendiliğinden D-O benzeri iklim salınımları oluşturabilen üç farklı iklim modeli kullanıldı.Modellere göre AMOC güçlü olduğunda Kuzey Atlantik'teki derin su oluşumu hızlanıyor ve okyanus büyük miktarda ısıyı atmosfere aktarabiliyor. Bu süreç, gezegenin uzaya enerji kaybetmesine de katkı sağlıyor.AMOC'nin zayıflamasıyla birlikte derin su hareketlerinin durulması ise Kuzey Atlantik'in ısı kaybını azaltıyor. Böylece okyanusun iç kesimlerinde daha fazla ısı birikiyor ve gezegenin toplam enerji kazanımı artıyor.Bu nedenle sistemin "vana" benzetmesiyle açıklanabileceği belirtiliyor: Vana açık olduğunda ısı okyanustan dışarı çıkabiliyor, kapandığında ise ısı okyanusun içinde tutuluyor.Yeni model kutuplardaki sıcaklık değişimlerini de açıklıyorAraştırmacılar, bu yaklaşımın buz çekirdeklerinde gözlenen bir başka gizemi de açıklayabileceğini belirtti. Kayıtlarda Grönland'daki sıcaklık değişimlerinin hızlı, Antarktika'daki değişimlerin ise daha yavaş gerçekleştiği görülüyor.Yeni modele göre bu farklılık, Kuzey Atlantik'teki ısı kaybının hızlı biçimde değişmesine karşılık okyanusun tamamında depolanan ısının daha yavaş değişmesinden kaynaklanıyor.Bu durumda iki kutup, birbirine karşı çalışan bir "ısı tahterevallisinin" uçları olmaktan ziyade, küresel ölçekte bağlantılı bir okyanus ısı döngüsünün farklı sonuçlarına tepki veriyor.AMOC'nin zayıflaması gelecekte ısınmayı artırabilirAraştırmacılar, bu mekanizmanın günümüzde devam eden küresel ısınma açısından da önem taşıyabileceğini belirtiyor.İklim değişikliğinin okyanusları dönüştürmesiyle AMOC'nin daha da zayıflaması, derin su hareketlerini azaltarak okyanusta tutulan ısı miktarını artırabilir. Bu da "ısı vanasının" daha fazla kapanması ve gezegenin daha fazla ısı depolaması anlamına gelebilir.Bununla birlikte bilim insanları, geçmişteki buzul çağı koşullarının günümüz dünyasıyla birebir aynı olmadığına dikkat çekiyor. D-O döngülerinin ortaya çıktığı dönemde çok geniş deniz buzu alanları bulunuyordu ve bu buz örtüsü, AMOC'nin güçlü ve zayıf durumlar arasında geçiş yapmasını sağlayan geri besleme mekanizmalarının önemli bir parçasıydı.Daha sıcak bir gelecekte Kuzey Atlantik'in büyük ölçüde veya tamamen buzdan arınmış olması mümkün olduğundan, geçmişteki mekanizmaların gelecekte aynı şekilde çalışıp çalışmayacağı belirsizliğini koruyor.Araştırmanın yazarlarından Christo Buizert, AMOC'nin gelecekte birden fazla kararlı duruma sahip olup olmadığının belirlenmesinin kritik olduğunu vurguladı. Araştırmacılara göre bu sorunun yanıtı, gelecekteki zayıflamanın geçici bir süreç olarak mı kalacağı yoksa geri döndürülemez bir çöküşe mi dönüşeceği açısından önem taşıyor.Çalışma, Nature Geoscience dergisinde yayımlandı.
https://anlatilaninotesi.com.tr/20260912/nasadan-uzayda-gizemli-kesif-daha-once-benzeri-gorulmeyen-x-isini-kaynaklari-tespit-edildi-1108713704.html
kuzey atlantik
atlantik
antarktika
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
2026
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
SON HABERLER
tr_TR
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07ea/07/01/1106907416_171:0:2902:2048_1920x0_80_0_0_f4931a3c5ebc953c2f35a3d2363a3b0f.jpgSputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
kuzey atlantik, atlantik, antarktika, dünya, nature geoscience, bilim
kuzey atlantik, atlantik, antarktika, dünya, nature geoscience, bilim
Atlantik'te 'ısı vanası' uyarısı: Okyanus akıntısındaki zayıflama küresel ısınmayı artırabilir
Bilim insanları, Atlantik Meridyonel Devridaim Akıntısı'nın (AMOC) yalnızca okyanuslardaki ısıyı taşıyan bir sistem olmadığını, gezegenin ne kadar ısı tuttuğunu da etkileyebileceğini ortaya koydu. Araştırmaya göre AMOC'nin zayıflaması, okyanusta daha fazla ısı birikmesine ve küresel ısınmanın şiddetlenmesine yol açabilir.
Dünya ikliminin dengelenmesinde önemli rol oynayan Atlantik Meridyonel Devridaim Akıntısı'nın (AMOC) işleyişine ilişkin yeni bir araştırma, sistemin daha önce düşünülenden farklı bir işlevine işaret etti.
Kutup bölgeleri ile tropikal kuşak arasındaki ısı dağılımında etkili olan AMOC, okyanus sularının hareketini sağlayan büyük ölçekli bir dolaşım sistemi olarak biliniyor. Akıntı aynı zamanda deniz ekosistemlerinin ihtiyaç duyduğu besin maddelerinin farklı bölgelere taşınmasına katkıda bulunuyor.
İnsan kaynaklı iklim değişikliğinin AMOC'yi zayıflattığı belirtilirken, bilim insanları bu sürecin belirli bir eşik aşıldığında kendi kendini güçlendiren ve geri döndürülemez bir hale gelip gelmeyeceğini anlamaya çalışıyor.
Buzul Çağı verileri yeni bir modele işaret etti
Araştırmacılar, AMOC'nin davranışını daha iyi anlamak için geçmişte yaşanan iklim değişimlerine odaklandı. Pleistosen dönemindeki buzul çağlarında sistemin güçlü ve zayıf durumlar arasında tekrar tekrar geçiş yaptığı biliniyor.
Bu değişimlerin, özellikle Grönland'daki buz çekirdeklerinde izleri görülen Dansgaard-Oeschger (D-O) adı verilen ani iklim olaylarıyla bağlantılı olduğu değerlendiriliyor.
Bilim dünyasında bu olayları açıklamak için uzun süredir "termal bipolar tahterevalli" modeli kullanılıyordu. Bu yaklaşıma göre AMOC'nin taşıdığı ısıdaki değişimler, iki kutup arasında birbirinin tersi yönde sıcaklık değişimlerine neden oluyordu.
Yeni çalışmada ise araştırmacılar, okyanustaki toplam ısı miktarı, deniz buzu ve Dünya'nın aldığı-gönderdiği enerji arasındaki dengeyi birlikte değerlendirdi.
AMOC bir 'ısı vanası' gibi çalışıyor
Araştırmacılar, elde ettikleri sonuçlar doğrultusunda AMOC'nin yalnızca ısıyı bir yarımküreden diğerine taşıyan bir "konveyör bant" olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savunuyor. Bunun yerine sistemi, okyanusta biriken ısının atmosfere ve dolayısıyla uzaya ne ölçüde aktarılacağını belirleyen bir "ısı vanası" gibi tanımlıyor.
Çalışmada, buzul çağlarının koşullarını taklit eden ve kendiliğinden D-O benzeri iklim salınımları oluşturabilen üç farklı iklim modeli kullanıldı.
Modellere göre AMOC güçlü olduğunda Kuzey Atlantik'teki derin su oluşumu hızlanıyor ve okyanus büyük miktarda ısıyı atmosfere aktarabiliyor. Bu süreç, gezegenin uzaya enerji kaybetmesine de katkı sağlıyor.
AMOC'nin zayıflamasıyla birlikte derin su hareketlerinin durulması ise Kuzey Atlantik'in ısı kaybını azaltıyor. Böylece okyanusun iç kesimlerinde daha fazla ısı birikiyor ve gezegenin toplam enerji kazanımı artıyor.
Bu nedenle sistemin "vana" benzetmesiyle açıklanabileceği belirtiliyor: Vana açık olduğunda ısı okyanustan dışarı çıkabiliyor, kapandığında ise ısı okyanusun içinde tutuluyor.
Yeni model kutuplardaki sıcaklık değişimlerini de açıklıyor
Araştırmacılar, bu yaklaşımın buz çekirdeklerinde gözlenen bir başka gizemi de açıklayabileceğini belirtti. Kayıtlarda Grönland'daki sıcaklık değişimlerinin hızlı, Antarktika'daki değişimlerin ise daha yavaş gerçekleştiği görülüyor.
Yeni modele göre bu farklılık, Kuzey Atlantik'teki ısı kaybının hızlı biçimde değişmesine karşılık okyanusun tamamında depolanan ısının daha yavaş değişmesinden kaynaklanıyor.
Bu durumda iki kutup, birbirine karşı çalışan bir "ısı tahterevallisinin" uçları olmaktan ziyade, küresel ölçekte bağlantılı bir okyanus ısı döngüsünün farklı sonuçlarına tepki veriyor.
AMOC'nin zayıflaması gelecekte ısınmayı artırabilir
Araştırmacılar, bu mekanizmanın günümüzde devam eden küresel ısınma açısından da önem taşıyabileceğini belirtiyor.
İklim değişikliğinin okyanusları dönüştürmesiyle AMOC'nin daha da zayıflaması, derin su hareketlerini azaltarak okyanusta tutulan ısı miktarını artırabilir. Bu da "ısı vanasının" daha fazla kapanması ve gezegenin daha fazla ısı depolaması anlamına gelebilir.
Bununla birlikte bilim insanları, geçmişteki buzul çağı koşullarının günümüz dünyasıyla birebir aynı olmadığına dikkat çekiyor. D-O döngülerinin ortaya çıktığı dönemde çok geniş deniz buzu alanları bulunuyordu ve bu buz örtüsü, AMOC'nin güçlü ve zayıf durumlar arasında geçiş yapmasını sağlayan geri besleme mekanizmalarının önemli bir parçasıydı.
Daha sıcak bir gelecekte Kuzey Atlantik'in büyük ölçüde veya tamamen buzdan arınmış olması mümkün olduğundan, geçmişteki mekanizmaların gelecekte aynı şekilde çalışıp çalışmayacağı belirsizliğini koruyor.
Araştırmanın yazarlarından Christo Buizert, AMOC'nin gelecekte birden fazla kararlı duruma sahip olup olmadığının belirlenmesinin kritik olduğunu vurguladı. Araştırmacılara göre bu sorunun yanıtı, gelecekteki zayıflamanın geçici bir süreç olarak mı kalacağı yoksa geri döndürülemez bir çöküşe mi dönüşeceği açısından önem taşıyor.
Çalışma, Nature Geoscience dergisinde yayımlandı.