https://anlatilaninotesi.com.tr/20260910/abd-iran-savasinda-hareketlilik-suruyor-abdnin-asil-hedefi-ortadoguda-cini-yavaslatmak--1108629779.html
ABD-İran savaşında hareketlilik sürüyor: ‘ABD’nin asıl hedefi Ortadoğu’da Çin’i yavaşlatmak’
ABD-İran savaşında hareketlilik sürüyor: ‘ABD’nin asıl hedefi Ortadoğu’da Çin’i yavaşlatmak’
Sputnik Türkiye
ABD-İran savaşı Hürmüz Boğazı’nda karşılıklı saldırılarla tırmanıyor. İran, ABD gemileri ve petrol tankerlerini hedef aldığını, Ürdün’deki ABD üslerine saldırı... 10.09.2026, Sputnik Türkiye
2026-09-10T08:44+0300
2026-09-10T08:44+0300
2026-09-10T09:10+0300
abd-i̇srai̇l saldirilari: i̇ran ve körfez kri̇zi̇
abd
abd
i̇ran
hürmüz boğazı
körfez
körfez ülkeleri
ortadoğu
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07ea/05/1f/1106134730_0:0:1600:900_1920x0_80_0_0_57ea239ba4a660b3094a098107c9be91.jpg
ABD ile İran arasındaki savaş Hürmüz Boğazı'nda karşılıklı saldırılarla tırmanıyor. İran Devrim Muhafızları, ABD'nin 5 İran gemisine yönelik saldırısına misilleme olarak 2 ABD gemisi ve 8 petrol tankerini hedef aldığını açıkladı. İran ayrıca Ürdün'deki ABD üslerini hedef aldığını duyururken, Ürdün füzelerin havada imha edildiğini bildirdi. ABD CENTCOM ise Umman Körfezi'nde İran'a ait olduğunu belirttiği bir geminin batırıldığı görüntüleri yayımladı. Saldırılar nedeniyle Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemi trafiği ciddi ölçüde geriledi ve bölgedeki enerji arzına ilişkin endişeler arttı. Dr. Ufuk Necat Taşçı krizi küresel rekabet ve enerji güzergahlarının dönüşümü çerçevesinde değerlendirirken, İran’ın Ürdün saldırısının bölgesel desteği zayıflatabileceği uyarısında bulundu.‘ABD'nin adımlarını Ortadoğu’da Çin’i yavaşlatma hamleleri olarak bakmamız gerekiyor yaşananlara’Bölgedeki hareketlilik, dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nda ticari gemi trafiğinin iyice gerilemesine yol açarken, petrol arzı ve enerji fiyatları üzerindeki olası etkiler tartışılmaya başlandı. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dr. Ufuk Necat Taşçı, Hürmüz krizinin yalnızca İran ile ABD arasındaki askeri gerilim üzerinden okunmaması gerektiğini belirterek, gelişmelerin küresel rekabet ve enerji arz güzergahlarının yeniden şekillenmesiyle birlikte ele alınması gerektiğini söyledi:‘Alternatifsizliğin oluşturduğu bir pahalılık görebiliriz enerji ve petrolde’Taşçı, ABD'nin bölgeden çekilmeye başladığı bir süreçte arkasında kendi siyasi ve ticari düzenini bırakmak istediğini savunarak, Hürmüz Boğazı'ndaki krizin bu dönüşümle bağlantılı olduğunu ifade etti:“ABD’nin bölgeden çekilmeye başladığı bir süreçte arkasında kendi siyasi ve ticari dizaynını bırakmak istemesi. Dolayısıyla önümüzdeki süreçte dünyanın eskisi kadar Hürmüz’e ihtiyaç duymayacağı senaryoların konuşulduğu günlerdeyiz. Almanya ve Suudi Arabistan arasındaki son anlaşmaya da bu bağlamda yaklaşmak gerekli. Özellikle Hidrojen odaklı bir dönüşüm var biliyorsunuz Avrupa’da. Dolayısıyla kısa vadede şu anki alternatifsizliğin oluşturduğu bir pahalılık görebiliriz enerji ve petrolde.”‘İran’ın ABD önünde bent olmaya çalışan ülkeleri hedef alması durumu kötüleştiriyor’Dr. Ufuk Necat Taşçı’ya göre İran'ın Ürdün'deki ABD üslerini hedef alması krizin bölgesel bir savaşa dönüşmesi açısından kritik bir gelişme:“Gazze’deki soykırım süreciyle beraber İsrail bölgeden ve dünyadan bu denli izole olmuşken, bölge ülkeleri tüm fikir ayrılıklarını kenara bırakıp İran’a yapılan saldırıların önüne geçmeye çalışırken, İran’ın ABD önünde bent olmaya çalışan aktörleri hedef alması maalesef durumu kötüleştiriyor. İran’da askeri anlamda istediklerini alamamış bir ABD ve İsrail var. İkisi de seçim sürecinde. İran dosyasını ‘kapatmak’ için marjinal seçenekleri bile dillendirmeye başlamışlarken, İran’ın onu korumaya çalışan komşularını hedef alması tam bir dış politika hatası”'Arka kapı diplomasisi kanalları tamamen kapanmış değil’Çatışmaların şiddetlenmesine rağmen ABD ile İran arasında diplomatik çözüm ihtimalinin tamamen ortadan kalkmadığını belirten Taşçı, arka kapı diplomasisinin devam ediyor olabileceğini söyledi:
https://anlatilaninotesi.com.tr/20260909/abd-iran-geriliminde-son-durum-tahrandan-tirmandirici-sonuclari-olur-uyarisi-1108622633.html
abd
i̇ran
hürmüz boğazı
körfez
körfez ülkeleri
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
2026
Başak Koçak
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e8/09/17/1088340050_0:173:750:923_100x100_80_0_0_4c72c9a794f2d0a6c919a7374cf331b6.jpg
Başak Koçak
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e8/09/17/1088340050_0:173:750:923_100x100_80_0_0_4c72c9a794f2d0a6c919a7374cf331b6.jpg
SON HABERLER
tr_TR
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07ea/05/1f/1106134730_200:0:1400:900_1920x0_80_0_0_d525c2635f7e8aa6b76380474c05a3d5.jpgSputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
Başak Koçak
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e8/09/17/1088340050_0:173:750:923_100x100_80_0_0_4c72c9a794f2d0a6c919a7374cf331b6.jpg
abd, abd, i̇ran, hürmüz boğazı, körfez, körfez ülkeleri, ortadoğu
abd, abd, i̇ran, hürmüz boğazı, körfez, körfez ülkeleri, ortadoğu
ABD-İran savaşında hareketlilik sürüyor: ‘ABD’nin asıl hedefi Ortadoğu’da Çin’i yavaşlatmak’
08:44 10.09.2026 (güncellendi: 09:10 10.09.2026) Özel
ABD-İran savaşı Hürmüz Boğazı’nda karşılıklı saldırılarla tırmanıyor. İran, ABD gemileri ve petrol tankerlerini hedef aldığını, Ürdün’deki ABD üslerine saldırı düzenlediğini açıkladı. ABD ise İran’a ait bir geminin batırıldığını duyurdu. Hürmüz’de yaşananlar enerji arzı endişeleri artırdı.
ABD ile İran arasındaki savaş Hürmüz Boğazı'nda karşılıklı saldırılarla tırmanıyor. İran Devrim Muhafızları, ABD'nin 5 İran gemisine yönelik saldırısına misilleme olarak 2 ABD gemisi ve 8 petrol tankerini hedef aldığını açıkladı. İran ayrıca Ürdün'deki ABD üslerini hedef aldığını duyururken, Ürdün füzelerin havada imha edildiğini bildirdi. ABD CENTCOM ise Umman Körfezi'nde İran'a ait olduğunu belirttiği bir geminin batırıldığı görüntüleri yayımladı. Saldırılar nedeniyle Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemi trafiği ciddi ölçüde geriledi ve bölgedeki enerji arzına ilişkin endişeler arttı. Dr. Ufuk Necat Taşçı krizi küresel rekabet ve enerji güzergahlarının dönüşümü çerçevesinde değerlendirirken, İran’ın Ürdün saldırısının bölgesel desteği zayıflatabileceği uyarısında bulundu.
‘ABD'nin adımlarını Ortadoğu’da Çin’i yavaşlatma hamleleri olarak bakmamız gerekiyor yaşananlara’
Bölgedeki hareketlilik, dünyanın en kritik enerji geçiş noktalarından biri olan Hürmüz Boğazı'nda ticari gemi trafiğinin iyice gerilemesine yol açarken, petrol arzı ve enerji fiyatları üzerindeki olası etkiler tartışılmaya başlandı. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dr. Ufuk Necat Taşçı, Hürmüz krizinin yalnızca İran ile ABD arasındaki askeri gerilim üzerinden okunmaması gerektiğini belirterek, gelişmelerin küresel rekabet ve enerji arz güzergahlarının yeniden şekillenmesiyle birlikte ele alınması gerektiğini söyledi:
“Zamanın ruhunu doğru yakalayarak ele almamız gerek bir husus bu. Çünkü ABD, 1970’lerde kendisine Arap ambargosu uygulandığında enerji tedarik zinciri bozulan bir ABD değil. Dolayısıyla ABD’nin Ortadoğu’da yıllardır izlediği kanlı, enerji odaklı politikalardan ziyade, küresel rekabet ve arzı şekillendirmenin, Çin’i yavaşlatmanın hamleleri bağlamında yaklaşmamız gerekiyor bugün yaşananlara. Hürmüz’deki krizin temel sebeplerinden birisi de bu.”
‘Alternatifsizliğin oluşturduğu bir pahalılık görebiliriz enerji ve petrolde’
Taşçı, ABD'nin bölgeden çekilmeye başladığı bir süreçte arkasında kendi siyasi ve ticari düzenini bırakmak istediğini savunarak, Hürmüz Boğazı'ndaki krizin bu dönüşümle bağlantılı olduğunu ifade etti:
“ABD’nin bölgeden çekilmeye başladığı bir süreçte arkasında kendi siyasi ve ticari dizaynını bırakmak istemesi. Dolayısıyla önümüzdeki süreçte dünyanın eskisi kadar Hürmüz’e ihtiyaç duymayacağı senaryoların konuşulduğu günlerdeyiz. Almanya ve Suudi Arabistan arasındaki son anlaşmaya da bu bağlamda yaklaşmak gerekli. Özellikle Hidrojen odaklı bir dönüşüm var biliyorsunuz Avrupa’da. Dolayısıyla kısa vadede şu anki alternatifsizliğin oluşturduğu bir pahalılık görebiliriz enerji ve petrolde.”
‘İran’ın ABD önünde bent olmaya çalışan ülkeleri hedef alması durumu kötüleştiriyor’
Dr. Ufuk Necat Taşçı’ya göre İran'ın Ürdün'deki ABD üslerini hedef alması krizin bölgesel bir savaşa dönüşmesi açısından kritik bir gelişme:
“Gazze’deki soykırım süreciyle beraber İsrail bölgeden ve dünyadan bu denli izole olmuşken, bölge ülkeleri tüm fikir ayrılıklarını kenara bırakıp İran’a yapılan saldırıların önüne geçmeye çalışırken, İran’ın ABD önünde bent olmaya çalışan aktörleri hedef alması maalesef durumu kötüleştiriyor. İran’da askeri anlamda istediklerini alamamış bir ABD ve İsrail var. İkisi de seçim sürecinde. İran dosyasını ‘kapatmak’ için marjinal seçenekleri bile dillendirmeye başlamışlarken, İran’ın onu korumaya çalışan komşularını hedef alması tam bir dış politika hatası”
'Arka kapı diplomasisi kanalları tamamen kapanmış değil’
Çatışmaların şiddetlenmesine rağmen ABD ile İran arasında diplomatik çözüm ihtimalinin tamamen ortadan kalkmadığını belirten Taşçı, arka kapı diplomasisinin devam ediyor olabileceğini söyledi:
“Mesleğimiz gereği açık kaynaklar üzerinden çalışıyoruz. Bu işin arka kapı diplomasisinde aracılar vasıtasıyla bazı görüşmeler olduğunu biliyoruz ancak direkt bir iddiada bulunmak çok riskli. Diplomatik çözüm bazen çatışma durunca değil, çatışma en şiddetli formuna erişince daha mümkün olabilir. Dolayısıyla ABD, İran’ın size bahsettiğim hususlarda, Çin denkleminde kendisine sorun teşkil etmeyeceğine ikna olursa hiç beklemediğimiz başka tavizler de verebilir. Ancak diplomatik çözüm seçeneğinin ortadan kalktığı bir durumda, ABD’nin iç ve dış politikada içerisinde bulunduğu sıkıntılı durum göz önüne alınırsa, çok da dillendirmek istemediğim seçenekleri dahi devreye alabilirler. Çünkü ABD, dizaynını bir an önce bitirip kendi içerisine çekilmek istiyor. Bu geciktikçe dış politikada itibar, askeri teçhizat ve kapasite kaybı artan bir ABD var. Şu an İsrail ve İran’ın stratejileri, ABD’yi aynı anda zora sokan bir durum üretiyor. Dolayısıyla artık gri alan kalmayacak, diplomasi mi daha büyük çatışma mı sorularına alternatif oluşmayacak bir sürece girdik diyebilirim.”