GÖRÜŞ

80’ler akımıyla yayılan yüz fotoğrafları için uzman uyardı: Şifrenizi değiştirebilirsiniz ama yüzünüzü değiştiremezsiniz

© Fotoğraf : Bu fotoğraf yapay zeka ile oluşturulmuştur80’ler akımıyla yayılan yüz fotoğrafları için uzman uyardı: Şifrenizi değiştirebilirsiniz ama yüzünüzü değiştiremezsiniz
80’ler akımıyla yayılan yüz fotoğrafları için uzman uyardı: Şifrenizi değiştirebilirsiniz ama yüzünüzü değiştiremezsiniz - Sputnik Türkiye, 1920, 10.09.2026
Abone ol
Özel
Sosyal medyada yayılan ‘80’ler fotoğraf akımı’ yapay zeka ile nostaljik görüntüler üretirken yüz verilerinin güvenliği gündeme taşındı. Prof. Dr. Ali Murat Kırık, yapay zekaya yüklenen yüz fotoğraflarının biyometrik profilleme ve deepfake riskleri taşıdığını belirterek, gizlilik politikaları, veri saklama ve üçüncü taraf paylaşımına karşı uyardı.
Sosyal medyada son dönemde yayılan ‘80’ler fotoğraf akımı’, kullanıcıların yüz fotoğraflarını yapay zeka uygulamalarına yükleyerek nostaljik görüntüler oluşturmasını sağlıyor. Ancak birkaç saniyelik eğlence için paylaşılan bu fotoğraflar, biyometrik veri güvenliği, kişisel verilerin işlenmesi ve deepfake tehlikesi gibi riskleri de beraberinde getirirken dün de sektörden dikkat çeken açıklamalar geldi. Yapay zeka şirketlerinden birinde çalışan bir araştırmacı teknoloji şirketlerinin kontrol edemeyecekleri sistemler geliştirmek için giderek hızlanan bir yarışa girdiğini savunarak şirketten ve sektörden ayrılma kararı aldığını açıkladı. Çalışan kendi kendini geliştirebilen yapay zeka sistemlerinin insanlığın kontrolünden çıkabileceği uyarısında bulundu. Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Görsel İletişim Tasarımı Anabilim Dalı Başkanı ve Dijital İletişim Araştırmacısı Prof. Dr. Ali Murat Kırık ise yapay zeka sistemlerinin risklerine değinerek yüklenen yüz fotoğraflarının analiz edilebildiğine dikkat çekti.

‘Şifre değiştirilebilir ama yüz değiştirilemez’

Dijital İletişim Araştırmacısı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, göz ve kaşların konumu, burun ve ağız yapısı, çene hattı ve yüzün genel oranları gibi unsurların yapay zeka sistemleri tarafından işlenebileceğini ifade etti. Fotoğrafın kalitesi, açısı ve çözünürlüğü arttıkça yüzün daha ayrıntılı biçimde analiz edilmesinin mümkün hale geldiğini belirten Kırık, asıl riskin ise farklı kaynaklardan elde edilen verilerin bir araya getirilmesiyle ortaya çıkabileceğini söyledi:
“Bir yüz fotoğrafı, yalnızca kişinin dış görünüşünü gösteren sıradan bir görüntü olarak değerlendirilmemeli. Yapay zeka sistemleri fotoğrafı analiz ederken yüzün geometrik özelliklerini, gözlerin ve kaşların konumunu, burun ve ağız yapısını, çene hattını, yüzün genel oranlarını ve kişiyi diğer insanlardan ayırt etmeye yarayabilecek çok sayıda özelliği işleyebilir. Fotoğrafın kalitesi, açısı ve çözünürlüğü arttıkça yüzün daha ayrıntılı biçimde analiz edilmesi de mümkün hale gelebilir. Özellikle yapay zekanın görüntü tanıma ve yüz analizi konusundaki kapasitesinin giderek gelişmesi, bugün basit bir fotoğraf gibi görünen verinin gelecekte çok daha fazla anlam taşıyabileceğini gösteriyor.”
Yüz biyometrisi ile şifre veya telefon numarası arasındaki temel farkın değiştirilebilirlik olduğunu vurgulayan Kırık, bir şifrenin ele geçirilmesi halinde değiştirilebildiğini, telefon numarası için de çeşitli güvenlik önlemleri alınabildiğini ancak yüzün fiziksel kimliğin bir parçası olduğunu belirtti:

“Buradaki temel fark şu: Şifrenizi ele geçiren bir saldırganın karşısında şifrenizi değiştirebilirsiniz. Telefon numaranızın kötüye kullanılması durumunda da numaranızı değiştirmek veya çeşitli güvenlik önlemleri almak mümkün olabilir. Ancak yüzünüz fiziksel kimliğinizin bir parçasıdır ve değiştirilemez. Bu nedenle yüz biyometrisinin kötüye kullanılması çok daha kalıcı sonuçlar doğurabilir. Ayrıca bir kişinin farklı fotoğraflarının zaman içerisinde aynı veya farklı yapay zeka sistemlerine yüklenmesi, bu görüntülerin bir araya getirilerek kişiye ilişkin daha ayrıntılı bir dijital profil oluşturulması ihtimalini gündeme getiriyor. Yapay zekanın yaygınlaşmasıyla birlikte burada asıl dikkat edilmesi gereken konu, tek bir fotoğrafın bugünkü değeri kadar, farklı veri kaynaklarıyla birleştirildiğinde gelecekte kazanabileceği değerdir.”

© Fotoğraf : Bu fotoğraf yapay zeka ile oluşturulmuşturseksenler akımı
seksenler akımı - Sputnik Türkiye, 1920, 10.09.2026

Yapay zeka uygulamalarının gizlilik politikaları nasıl okunmalı?

Kullanıcıların bir fotoğrafın biyometrik veri olarak işlenip işlenmediğini yalnızca uygulamanın ortaya çıkardığı sonuçtan anlamasının çoğu zaman mümkün olmadığını belirten Dijital İletişim Araştırmacısı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, bu noktada kullanım koşulları ve gizlilik politikalarının önem kazandığını söyledi. Kırık, kullanıcıların özellikle şu ifadeleri içeren maddelere dikkat etmesi gerektiğini vurguladı:
Yüz tanıma
Biyometrik veri
Görüntü analizi
Yapay zeka modelinin geliştirilmesi
Makine öğrenmesi
Hizmetlerin iyileştirilmesi
Verilerin saklanması
Üçüncü taraflarla paylaşım
Yurt dışına veri aktarımı
Kullanıcıların fotoğrafın yalnızca istenen görseli üretmek amacıyla mı kullanıldığını, yoksa uygulamanın görüntüyü daha sonra farklı amaçlarla kullanma hakkını saklı tutup tutmadığını incelemesi gerektiğini belirten Kırık, özellikle “içeriğinizi kullanma lisansı” gibi geniş kapsamlı ifadelerin dikkatle değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

‘Fotoğrafı silmek verinin tamamen yok olduğu anlamına gelmeyebilir’

Bir fotoğrafın gelecekte hangi amaçlarla kullanılacağını yüzde 100 öngörmenin mümkün olmadığını ifade eden Kırık, yapay zeka teknolojilerinin hızlı gelişimine dikkat çekti:

“Bir fotoğrafın ileride hangi amaçlarla kullanılacağını yüzde yüz öngörmek ise çoğu zaman mümkün değil. Çünkü yapay zeka teknolojileri çok hızlı gelişiyor ve bugün teknik olarak mümkün olmayan bir işlem birkaç yıl sonra sıradan hale gelebiliyor. Bu nedenle “Şu anda bu fotoğraf yalnızca 80’ler görüntüsü oluşturmak için kullanılıyor” düşüncesi gelecekte de aynı kullanımın geçerli olacağı anlamına gelmiyor. Fotoğrafın uygulamadan silinmesi konusu da aynı şekilde değerlendirilmeli. Kullanıcı ekranda “silindi” seçeneğini görse bile verinin yedeklerde, günlük dosyalarında veya farklı teknik sistemlerde ne kadar süre tutulduğunu her zaman bilemeyebilir. Bu nedenle silme ve saklama sürelerine ilişkin politikalar özellikle incelenmeli. Kullanıcıların veri saklama süresi, silme prosedürü, üçüncü taraflarla paylaşım, yapay zeka modellerinin eğitilmesinde kullanım, veri aktarımı ve kullanıcıya tanınan veri silme hakları gibi maddelere özellikle dikkat etmesi gerekiyor.”

‘Tek bir yüz fotoğrafı deepfake için önemli bir veri kaynağı olabilir’

Yapay zeka destekli deepfake teknolojilerinin geçmişe kıyasla çok daha erişilebilir hale geldiğini belirten Dijital İletişim Araştırmacısı Prof. Dr. Ali Murat Kırık, yüksek kaliteli bir yüz görüntüsünün sahte içerik üretiminde kullanılabilecek önemli bir veri kaynağı olduğunu söyledi. Riskin yalnızca yüzün başka bir vücuda yerleştirilmesiyle sınırlı olmadığını ifade eden Kırık; ses klonlama, yüz hareketlerinin taklit edilmesi ve gerçek zamanlı görüntü üretimi gibi teknolojilerin bir araya gelmesiyle kişilerin hiç söylemediği sözleri söylemiş veya hiç bulunmadıkları ortamlarda bulunmuş gibi gösterilebileceğini kaydetti:
“Yapay zekadaki gelişmeler, gerçekçi görüntü ve video üretimini geçmişe kıyasla çok daha erişilebilir hale getirdi. Bugün yüksek kaliteli bir yüz görüntüsünün bulunması, yapay zeka destekli sahte içerik üretiminde kullanılabilecek önemli bir veri kaynağı olabilir. Üstelik risk yalnızca bir kişinin yüzünün başka bir vücuda yerleştirilmesiyle sınırlı değil. Ses klonlama, yüz hareketlerinin taklit edilmesi ve gerçek zamanlı görüntü üretimi gibi teknolojiler bir araya geldiğinde, kişinin hiç söylemediği bir sözü söylemiş veya hiç bulunmadığı bir ortamda bulunmuş gibi gösterilmesi mümkün hale gelebiliyor. Burada yapay zekanın yaygınlaşması önemli; çünkü daha önce uzmanlık ve teknik bilgi gerektiren bazı işlemler artık çok daha fazla kişinin erişebildiği araçlarla gerçekleştirilebiliyor.”
© Fotoğraf : Bu fotoğraf yapay zeka ile oluşturulmuşturseksenler
seksenler - Sputnik Türkiye, 1920, 10.09.2026

‘Yeni nesil dolandırıcılıkta yüz, ses ve dijital kimlik birlikte kullanılabilir’

Önümüzdeki yıllarda yüz biyometrisinin kötüye kullanılmasıyla dolandırıcılık yöntemlerinin de değişebileceğini belirten Kırık, saldırganların kişinin yüz ve sesini kullanarak aile bireyleri, çalışma arkadaşları veya yakınlarını arıyormuş gibi sahte görüntülü görüşmeler oluşturabileceğini söyledi:

“Önümüzdeki yıllarda bunun dolandırıcılık yöntemlerini de değiştirmesi beklenebilir. Örneğin bir saldırgan, kişinin yüz görüntüsünü ve sesini kullanarak aile bireylerini, çalışma arkadaşlarını veya yakınlarını arıyormuş gibi sahte bir görüntülü görüşme oluşturabilir. Bir yöneticinin görüntüsü ve sesi taklit edilerek çalışanlardan para transferi istenebilir. Kimlik doğrulama süreçlerinde yüz biyometrisi kullanılıyorsa, çalınmış veya yapay olarak üretilmiş görüntüler üzerinden güvenlik sistemlerini kandırmaya yönelik girişimler artabilir. Dolayısıyla geleceğin dolandırıcılık yöntemlerinde yalnızca “hesabınız ele geçirildi” yaklaşımıyla karşılaşmayacağız; kişinin yüzünün, sesinin ve dijital kimliğinin birlikte taklit edildiği çok daha ikna edici saldırılarla karşılaşma ihtimali bulunuyor.”

‘Seksenler akımından tamamen uzak durmak gerekmiyor’

Prof. Dr. Ali Murat Kırık, yapay zeka uygulamalarının kullanımından tamamen vazgeçilmesi gerektiğini düşünmediğini, asıl önemli olanın bilinçli teknoloji kullanımı olduğunu belirtti. Kullanıcıların öncelikle kullandıkları uygulamanın güvenilirliğini, fotoğrafları hangi amaçlarla işlediğini ve verileri ne kadar süre sakladığını araştırması gerektiğini ifade eden Kırık, mümkün olduğunca daha düşük risk taşıyan görüntülerin tercih edilebileceğini söyledi:
“Burada teknoloji kullanımını tamamen bırakmak gerektiğini düşünmüyorum. Asıl mesele yapay zeka uygulamalarını bilinçli kullanmak. Kullanıcı öncelikle hangi uygulamayı kullandığını, uygulamanın güvenilirliğini, fotoğrafları hangi amaçlarla işlediğini ve verileri ne kadar süre sakladığını araştırmalı. Yüzün çok net göründüğü yüksek çözünürlüklü fotoğraflar yerine mümkün olduğunca daha düşük risk taşıyan görüntüler tercih edilebilir. Fotoğrafın arka planında adres, okul, iş yeri, araç plakası veya başka kişilere ait yüzler bulunmamasına da dikkat edilmeli. Özellikle çocukların fotoğrafları konusunda çok daha temkinli olunmalı."

“Bugün birkaç saniye içerisinde oluşturduğumuz bir 80’ler fotoğrafı bize yalnızca eğlenceli bir anı kazandırıyor olabilir; fakat o fotoğrafın dijital ortamda nasıl işlendiğini ve gelecekte hangi teknolojilerle yeniden kullanılabileceğini tamamen kontrol edemeyebiliriz. Beş veya on yıl sonra yapay zeka çok daha gelişmiş hale geldiğinde, bugün sıradan gördüğümüz yüksek kaliteli yüz fotoğrafları çok daha güçlü kimlik taklitlerinin parçası haline gelebilir. Bu nedenle dijital güvenlik açısından temel yaklaşım şu olmalı: Bir veriyi internete yüklemeden önce yalnızca bugün ne işe yarayacağını değil, gelecekte kötüye kullanıldığında neye dönüşebileceğini de düşünmek gerekiyor.”

© Fotoğraf : Bu fotoğraf yapay zeka ile oluşturulmuşturseksenler
seksenler - Sputnik Türkiye, 1920, 10.09.2026

Yüz verisinin kötüye kullanıldığını gösteren belirtiler neler?

Bir kişinin yüz verisinin kötüye kullanıldığını anlamasının her zaman kolay olmayabileceğini belirten Kırık, bazı işaretlerin kullanıcılar açısından uyarıcı olabileceğini ifade etti:
“Kullanıcı ayrıca uygulamanın istediği izinleri de sorgulamalı; bir fotoğraf düzenleme hizmetinin ihtiyaç duymadığı halde geniş kapsamlı galeri, konum veya diğer kişisel verilere erişim istemesi önemli bir uyarı işareti olabilir. Yüz verisinin kötüye kullanıldığını anlamak ise her zaman kolay olmayabilir. Kişinin bilgisi dışında oluşturulmuş sahte hesaplar, kendisine ait olmayan görüntülerin paylaşılması, tanımadığı kişilerin kendisiyle ilgili olağandışı bilgiler bilmesi, görüntüsünün reklam veya başka içeriklerde izinsiz kullanılması, yüzünün yer aldığı yapay zeka üretimi videoların ortaya çıkması önemli belirtiler olabilir. Ancak asıl mesele bu belirtileri beklemeden önlem almak.”

‘Bugün eğlence olan fotoğraf, 10 yıl sonra kimlik taklidinin parçası olabilir’

Birkaç saniye içerisinde oluşturulan bir 80’ler fotoğrafının bugün yalnızca eğlenceli bir anı gibi görülebileceğini belirten Prof. Dr. Ali Murat Kırık, söz konusu fotoğrafın dijital ortamda nasıl işlendiğinin ve gelecekte hangi teknolojilerle yeniden kullanılabileceğinin tamamen kontrol edilemeyebileceğini söyledi:

“Nasıl olsa sosyal medyada bütün verilerim var, bunu yapay zekaya yüklesem ne olacak?” düşüncesi doğru bir yaklaşım değil. Bir fotoğrafın sosyal medyada bulunması, o görüntünün başka bir sistem tarafından yeniden analiz edilmesi, işlenmesi veya farklı amaçlarla kullanılmasının aynı şey olduğu anlamına gelmiyor. Sosyal medyada daha önce paylaşılmış bir fotoğrafın üzerine bir de yapay zeka işlemi eklediğimizde, yüzümüzün yapay zeka tarafından analiz edilmesi ve yeni içeriklerin oluşturulmasında kullanılabilmesi söz konusu olabiliyor. Bu nedenle kullanıcıların “Zaten internette var” diyerek kontrolü tamamen bırakmaması gerekiyor. Dijital ortamda bir verinin daha önce paylaşılmış olması, o verinin sınırsız biçimde kullanılabileceği anlamına gelmez.”

Yapay Zeka'nın (AI) gelişimiyle felaket senaryoları arttı (Temsili Görsel)  - Sputnik Türkiye, 1920, 10.09.2026
YAŞAM
'Yapay zeka insanlığı yok edebilir' tartışması büyürken kıyamet senaryoları sıralandı
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала