https://anlatilaninotesi.com.tr/20260903/aydaki-gizemli-sarsintilarin-kaynagi-cozuldu-meger-insan-yapimiymis-1108466361.html
Ay'daki gizemli sarsıntıların kaynağı çözüldü: Meğer insan yapımıymış
Ay'daki gizemli sarsıntıların kaynağı çözüldü: Meğer insan yapımıymış
Sputnik Türkiye
Yaklaşık 2.5 milyar yıldır jeolojik olarak sessiz kabul edilen Ay yüzeyinde kaydedilen gizemli sarsıntıların sır perdesi aralandı. Caltech araştırmacılarının... 03.09.2026, Sputnik Türkiye
2026-09-03T13:22+0300
2026-09-03T13:22+0300
2026-09-03T13:22+0300
sabah
kaliforniya teknoloji enstitüsü (caltech)
nasa
güneş
ay
yaşam
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07ea/08/1a/1108258757_0:54:1024:630_1920x0_80_0_0_fd85e15a7fc2c2e9884207781aefb287.jpg
Dünya’nın uydusu Ay, yaklaşık 2,5 milyar yıldır aktif volkanlara ya da devasa fay kırılmalarına sahne olmayan son derece dingin bir gök cismi olarak biliniyor. Ancak yüzeyde hissedilemeyecek ölçekteki mikro düzeyli Ay depremleri, bilim insanlarının uzun süredir radarındaydı. Yalıtkan bir atmosferi bulunmayan gök cisminde gündüzleri 121°C'ye varan sıcaklık ile geceleri -97°C'ye kadar inen dondurucu soğuk arasındaki 200 dereceden fazla fark, regolit yüzeyin sürekli genleşip büzülmesine yol açarak doğal termal depremleri tetikliyordu.NASA’nın 1972 yılındaki Apollo 17 görevi kapsamında astronotlar tarafından yüzeye yerleştirilen sismometreler, bu sarsıntıları günü gününe kaydetti. Ekim 1976 ile Mayıs 1977 arasındaki sekiz aylık döneme ait ham veriler, Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü (Caltech) bünyesindeki araştırmacılar tarafından modern makine öğrenimi modelleri ile yeniden masaya yatırılana dek arşivlerde bekledi.Doğal alarm sanılıyordu: Sabah depremlerinde gerçekYapay zeka modelleriyle yapılan derinlemesine incelemeler, termal sarsıntıların güneşin doğuşu ve batışıyla kusursuz bir uyum içinde gerçekleştiğini kanıtladı. Ancak sabah saatlerinde kaydedilen sinyaller, akşamki sismik profilden tamamen farklı ve çok daha düzenli bir frekans sergiliyordu.Araştırma ekibi, bu muntazam sarsıntıların jeolojik bir tabiat olayına değil, doğrudan insanların geride bıraktığı Apollo 17 iniş aracı üssüne ait olduğunu tespit etti. Güneş ışınları sabah vakti metal iniş takımına çarptığında, aşırı sıcaklık artışı malzemenin hızla genleşmesine ve parçaların mikroskobik düzeyde çıtırdamasına neden oluyordu.Çalışmanın ortak yazarı Allen Husker, perşembe günü yayımlanan raporda bu mekanizmayı şu sözlerle özetledi:Ay üsleri i̇çin kritik veri: Yeraltı suyu ve buz taramasıElde edilen sonuçlar, gelecekte kalıcı Ay üssü kurmayı ve astronotları yeniden uyduya göndermeyi hedefleyen NASA görevleri için hayati önem taşıyor. Yüzeydeki donanımların maruz kaldığı aşırı termal gerilimlerin yeni nesil uzay araçlarının tasarımında mutlaka hesaba katılması gerekiyor.Öte yandan sismik dalgaların maddelerin yoğunluğuna göre hız değiştirmesi, Ay'ın derinliklerine dair bilinmeyenlerin çözülmesinde anahtar rol oynuyor. Husker, ekibin bir sonraki hedefini şu sözlerle aktardı:
https://anlatilaninotesi.com.tr/20260903/muge-anlidaki-ibrahim-ekici-olayi-nedir-ikinci-palu-vakasinda-kan-donduran-itiraf-1108462710.html
güneş
ay
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
2026
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
SON HABERLER
tr_TR
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07ea/08/1a/1108258757_58:0:967:682_1920x0_80_0_0_4848a2ac542e15f0b01d6499753bc5c7.jpgSputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
sabah, kaliforniya teknoloji enstitüsü (caltech), nasa, güneş, ay
sabah, kaliforniya teknoloji enstitüsü (caltech), nasa, güneş, ay
Ay'daki gizemli sarsıntıların kaynağı çözüldü: Meğer insan yapımıymış
Yaklaşık 2.5 milyar yıldır jeolojik olarak sessiz kabul edilen Ay yüzeyinde kaydedilen gizemli sarsıntıların sır perdesi aralandı. Caltech araştırmacılarının yapay zeka destekli analizi, her ay sabahı kaydedilen muntazam titreşimlerin doğal bir deprem olmadığını, 1972 tarihli Apollo 17 iniş aracının metal gövdesinden kaynaklandığını ortaya çıkardı.
Dünya’nın uydusu Ay, yaklaşık 2,5 milyar yıldır aktif volkanlara ya da devasa fay kırılmalarına sahne olmayan son derece dingin bir gök cismi olarak biliniyor. Ancak yüzeyde hissedilemeyecek ölçekteki mikro düzeyli Ay depremleri, bilim insanlarının uzun süredir radarındaydı. Yalıtkan bir atmosferi bulunmayan gök cisminde gündüzleri 121°C'ye varan sıcaklık ile geceleri -97°C'ye kadar inen dondurucu soğuk arasındaki 200 dereceden fazla fark, regolit yüzeyin sürekli genleşip büzülmesine yol açarak doğal termal depremleri tetikliyordu.
NASA’nın 1972 yılındaki
Apollo 17 görevi kapsamında astronotlar tarafından yüzeye yerleştirilen sismometreler, bu sarsıntıları günü gününe kaydetti. Ekim 1976 ile Mayıs 1977 arasındaki sekiz aylık döneme ait ham veriler,
Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü (
Caltech) bünyesindeki araştırmacılar tarafından modern
makine öğrenimi modelleri ile yeniden masaya yatırılana dek arşivlerde bekledi.
Doğal alarm sanılıyordu: Sabah depremlerinde gerçek
Yapay zeka modelleriyle yapılan derinlemesine incelemeler, termal sarsıntıların güneşin doğuşu ve batışıyla kusursuz bir uyum içinde gerçekleştiğini kanıtladı. Ancak sabah saatlerinde kaydedilen sinyaller, akşamki sismik profilden tamamen farklı ve çok daha düzenli bir frekans sergiliyordu.
Araştırma ekibi, bu muntazam sarsıntıların jeolojik bir tabiat olayına değil, doğrudan insanların geride bıraktığı
Apollo 17 iniş aracı üssüne ait olduğunu tespit etti.
Güneş ışınları sabah vakti metal iniş takımına çarptığında, aşırı sıcaklık artışı malzemenin hızla genleşmesine ve parçaların mikroskobik düzeyde çıtırdamasına neden oluyordu.
Çalışmanın ortak yazarı Allen Husker, perşembe günü yayımlanan raporda bu mekanizmayı şu sözlerle özetledi:
"Her ay sabahı güneş ışınları iniş aracına çarptığında, araç adeta esneyip genleşerek titreşmeye başlıyor. Beş ila altı dakikada bir tekrarlanan bu sarsıntılar, Dünya saatiyle beş ila yedi saat boyunca sürüyordu. İnanılmaz derecede düzenli ve ritmik bir tabloydu."
Ay üsleri i̇çin kritik veri: Yeraltı suyu ve buz taraması
Elde edilen sonuçlar, gelecekte kalıcı
Ay üssü kurmayı ve astronotları yeniden uyduya göndermeyi hedefleyen
NASA görevleri için hayati önem taşıyor. Yüzeydeki donanımların maruz kaldığı aşırı termal gerilimlerin yeni nesil uzay araçlarının tasarımında mutlaka hesaba katılması gerekiyor.
Öte yandan sismik dalgaların maddelerin yoğunluğuna göre hız değiştirmesi, Ay'ın derinliklerine dair bilinmeyenlerin çözülmesinde anahtar rol oynuyor. Husker, ekibin bir sonraki hedefini şu sözlerle aktardı:
"Ay'ın Güney Kutbu'ndaki kraterlerde hiç güneş ışığı görmeyen kalıcı gölge alanlar bulunuyor. O bölgelere kurulacak yeni sismometrelerle, yer altında hapsolmuş olası su buzu rezervlerini tespit edebiliriz; çünkü sismik dalgalar sudan geçerken belirgin biçimde yavaşlar."