https://anlatilaninotesi.com.tr/20260902/eytyi-eksik-primle-kaciranlari-ilgilendiren-yargitay-karari-sadece-sgk-kayitlarina-bakilmayacak-1108428302.html
EYT’yi eksik primle kaçıranları ilgilendiren Yargıtay kararı: Sadece SGK kayıtlarına bakılmayacak
EYT’yi eksik primle kaçıranları ilgilendiren Yargıtay kararı: Sadece SGK kayıtlarına bakılmayacak
Sputnik Türkiye
Eksik prim günleri nedeniyle EYT düzenlemesinden yararlanamayanların açtığı hizmet tespit davaları sürerken Yargıtay’dan dikkat çeken bir karar geldi. Yargıtay... 02.09.2026, Sputnik Türkiye
2026-09-02T12:23+0300
2026-09-02T12:23+0300
2026-09-02T12:23+0300
türki̇ye
yargıtay
eyt
sgk
emeklilikte yaşa takılanlar
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e8/0a/04/1088811279_0:0:865:486_1920x0_80_0_0_19fc044fb56e29694debe533bc076332.jpg
Eksik prim günleri nedeniyle Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesinden yararlanamayanların açtığı hizmet tespit davaları sürerken Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, çalışma süresinin belirlenmesine ilişkin karar verdi. Daire, işçinin hizmet süresinin yalnızca Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarına göre belirlenemeyeceğini ortaya koyarken, akrabalık ilişkisinin de tek başına tanık beyanının dikkate alınmaması için yeterli olmadığına hükmetti.Sabah'ta yer alan habere göre kararda, çalışma süresinin belirlenmesinde SGK kayıtlarının yanı sıra işveren ve işyeri kayıtları, işyerine giriş ve çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları ile işyerinde ve komşu işyerlerinde çalışanların tanıklıklarının dikkate alınabileceği belirtildi.1994’te işe başladı, 2017’de sigortasının yatırılmadığını öğrendiDavaya konu olayda bir üretim tesisinde 1994 yılında işbaşı yapan M.D., 2017 yılının Temmuz ayında hastaneye gittiğinde sigortasının yatırılmadığını öğrendi. Bunun üzerine iş sözleşmesini feshederek işten ayrılan M.D., İş Mahkemesi'ne başvurdu.M.D., ücret bordrolarının asgari ücretten düzenlendiğini ve ödenmeyen ücret alacaklarının bulunduğunu belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma ücreti, ücret ve yıllık ücretli izin alacaklarının tahsilini talep etti.İşveren davanın reddini istediDavalı işletmeci ise davacının sigorta işe giriş beyannameleri ile işten çıkış beyannameleri arasındaki dönemlerde, bordrolarda gösterilen ve sigortaya bildirilen asgari ücretle çalıştığını savundu.İşveren ayrıca M.D.'nin 2017'de istifa ettiğini ve işlerin az olması nedeniyle uzun yıllardır sezonluk olarak çalıştığını belirterek davanın reddini istedi.İş Mahkemesi 23 yıl 2 aylık çalışmayı kabul ettiİş Mahkemesi, davacının davalı işyerinde 1995-2017 tarihleri arasında kesintisiz olarak 23 yıl 2 ay çalıştığına karar verdi.Mahkeme, iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı sebeple feshedilmesi nedeniyle kıdem tazminatına hak kazandığı, ayrıca ücret ve yıllık ücretli izin talebinin de yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne hükmetti.Bölge Adliye Mahkemesi SGK kayıtlarını esas aldıKararı davalı işveren avukatı istinafa taşıdı. Bölge Adliye Mahkemesi, hizmet süresini ispat yükünün davacıda bulunduğuna ve yazılı delil bulunmadığında tanık beyanlarına göre sonuca gidilmesi gerektiğine dikkat çekti.Mahkeme, davacı tanıklarının yakın akraba olması ve fesih dönemine kadar davacıyla birlikte çalışmalarının bulunmaması nedeniyle SGK kayıtlarını dikkate aldı. Bu kayıtlara göre davacının kesintili olarak 13 yıl 2 ay 25 gün çalıştığı kabul edildi.Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurusunu kabul ederek İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırdı ve yeniden esas hakkında hüküm kurarak davanın kısmen kabulüne karar verdi.Davacı işçinin kararı temyiz etmesi üzerine dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'ne taşındı.Bilirkişi raporunda iki farklı süre hesaplandıBilirkişi raporunda, tanık anlatımları ve dosya kapsamına göre ilk seçenekte davacının 23 yıl 2 ay, ikinci seçenekte ise SGK kayıtları doğrultusunda 13 yıl 2 ay 25 günlük çalışma süresi üzerinden hesaplama yapıldı.İş Mahkemesi, tanık beyanlarına göre kesintisiz 23 yıl 2 aylık çalışma süresini kabul eden ilk seçeneği esas aldı.Bölge Adliye Mahkemesi ise davacı tanıklarının davacının kardeşi olması ve fesih dönemine kadar birlikte çalışmalarının bulunmaması gerekçesiyle SGK kayıtlarına göre hesaplanan 13 yıl 2 ay 25 günlük süreyi dikkate aldı.Yargıtay’dan akraba tanıklığına ilişkin kararYargıtay 9. Hukuk Dairesi, dosyadaki mevcut ispat durumunu ve davacının kardeşi olan tanığın aynı işyerindeki hizmet süresini değerlendirdi.Yargıtay kararında şu ifadelere yer verildi:"Dosya kapsamında davacının kardeşi olduğunu beyan eden davacı tanıklarından İ.D, davalı işyerinde 1989 yılı sonlarında çırak olarak çalışmaya başladığını, 1993 yılından Şubat 2006 tarihine kadar üretim bölümünde kesici olarak çalıştığını beyan etmiştir. Davacının davalı işyerinde kendisi aracılığıyla Nisan-Mayıs 1994 aylarında çalışmaya başladığını ifade etmiş; davacının ilk işe giriş tarihi ve davalı işyerinde kesintisiz çalışma olgusunu doğrular mahiyette beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı İ.D'nin davacıyla akrabalık ilişkisi tek başına tanık olarak beyanına itibar edilmemesini gerektiren bir husus olmadığından ve tanığın davalı işyerindeki hizmet süresi nazara alındığında dosyadaki mevcut ispat durumuna göre; davacının davalı işyerinde 01.05.1994 tarihinden 31.01.2006 tarihine kadar kesintisiz şekilde çalıştığı kabul edilmeli ve sonraki çalışma dönemleri için SGK kayıtlarına itibarla sonuca gidilmelidir. Kararın bozulmasına Bölge Adliye Mahkemesi'ne dosyanın gönderilmesine oy birliği ile karar verilmiştir."1 Mayıs 1994 ile 31 Ocak 2006 arasındaki çalışma kesintisiz kabul edilecekYargıtay, dosyadaki mevcut ispat durumuna göre M.D.'nin 1 Mayıs 1994 ile 31 Ocak 2006 tarihleri arasında kesintisiz şekilde çalıştığının kabul edilmesi gerektiğine hükmetti.Daire, sonraki çalışma dönemleri için ise SGK kayıtlarına göre sonuca gidilmesine karar verdi. Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararı oy birliğiyle bozularak dosya yeniden ilgili mahkemeye gönderildi.Çalışma süresinin tespitinde hangi delillere bakılacak?Yargıtay kararında, çalışma süresinin belirlenmesinde dikkate alınabilecek kayıt ve deliller de belirtildi:"SGK kayıtları, işveren ve işyeri kayıtları, işyerine giriş ve çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, işyerinde çalışan kişilerin tanıklıkları, komşu işyerlerinde çalışanların tanıklıkları ve dosya kapsamındaki diğer deliller."
https://anlatilaninotesi.com.tr/20260902/bag-kurlulara-5-yil-erken-emeklilik-gundemde-sgk-uzmani-kulis-bilgisini-paylasti-1108422988.html
türki̇ye
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
2026
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
SON HABERLER
tr_TR
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e8/0a/04/1088811279_108:0:756:486_1920x0_80_0_0_ec59695d08177d9f874104c65199041f.jpgSputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
yargıtay, eyt, sgk, emeklilikte yaşa takılanlar
yargıtay, eyt, sgk, emeklilikte yaşa takılanlar
EYT’yi eksik primle kaçıranları ilgilendiren Yargıtay kararı: Sadece SGK kayıtlarına bakılmayacak
Eksik prim günleri nedeniyle EYT düzenlemesinden yararlanamayanların açtığı hizmet tespit davaları sürerken Yargıtay’dan dikkat çeken bir karar geldi. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, çalışma süresinin belirlenmesinde yalnızca SGK kayıtlarına bakılamayacağına, akrabalığın da tek başına tanık beyanını geçersiz kılmayacağına karar verdi.
Eksik prim günleri nedeniyle Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesinden yararlanamayanların açtığı hizmet tespit davaları sürerken Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, çalışma süresinin belirlenmesine ilişkin karar verdi. Daire, işçinin hizmet süresinin yalnızca Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) kayıtlarına göre belirlenemeyeceğini ortaya koyarken, akrabalık ilişkisinin de tek başına tanık beyanının dikkate alınmaması için yeterli olmadığına hükmetti.
Sabah'ta yer alan habere göre kararda, çalışma süresinin belirlenmesinde SGK kayıtlarının yanı sıra işveren ve işyeri kayıtları, işyerine giriş ve çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları ile işyerinde ve komşu işyerlerinde çalışanların tanıklıklarının dikkate alınabileceği belirtildi.
1994’te işe başladı, 2017’de sigortasının yatırılmadığını öğrendi
Davaya konu olayda bir üretim tesisinde 1994 yılında işbaşı yapan M.D., 2017 yılının Temmuz ayında hastaneye gittiğinde sigortasının yatırılmadığını öğrendi. Bunun üzerine iş sözleşmesini feshederek işten ayrılan M.D., İş Mahkemesi'ne başvurdu.
M.D., ücret bordrolarının asgari ücretten düzenlendiğini ve ödenmeyen ücret alacaklarının bulunduğunu belirterek kıdem ve ihbar tazminatları ile fazla çalışma ücreti, ücret ve yıllık ücretli izin alacaklarının tahsilini talep etti.
İşveren davanın reddini istedi
Davalı işletmeci ise davacının sigorta işe giriş beyannameleri ile işten çıkış beyannameleri arasındaki dönemlerde, bordrolarda gösterilen ve sigortaya bildirilen asgari ücretle çalıştığını savundu.
İşveren ayrıca M.D.'nin 2017'de istifa ettiğini ve işlerin az olması nedeniyle uzun yıllardır sezonluk olarak çalıştığını belirterek davanın reddini istedi.
İş Mahkemesi 23 yıl 2 aylık çalışmayı kabul etti
İş Mahkemesi, davacının davalı işyerinde 1995-2017 tarihleri arasında kesintisiz olarak 23 yıl 2 ay çalıştığına karar verdi.
Mahkeme, iş sözleşmesinin davacı tarafından haklı sebeple feshedilmesi nedeniyle kıdem tazminatına hak kazandığı, ayrıca ücret ve yıllık ücretli izin talebinin de yerinde olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne hükmetti.
Bölge Adliye Mahkemesi SGK kayıtlarını esas aldı
Kararı davalı işveren avukatı istinafa taşıdı. Bölge Adliye Mahkemesi, hizmet süresini ispat yükünün davacıda bulunduğuna ve yazılı delil bulunmadığında tanık beyanlarına göre sonuca gidilmesi gerektiğine dikkat çekti.
Mahkeme, davacı tanıklarının yakın akraba olması ve fesih dönemine kadar davacıyla birlikte çalışmalarının bulunmaması nedeniyle SGK kayıtlarını dikkate aldı. Bu kayıtlara göre davacının kesintili olarak 13 yıl 2 ay 25 gün çalıştığı kabul edildi.
Bölge Adliye Mahkemesi, istinaf başvurusunu kabul ederek İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırdı ve yeniden esas hakkında hüküm kurarak davanın kısmen kabulüne karar verdi.
Davacı işçinin kararı temyiz etmesi üzerine dosya Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'ne taşındı.
Bilirkişi raporunda iki farklı süre hesaplandı
Bilirkişi raporunda, tanık anlatımları ve dosya kapsamına göre ilk seçenekte davacının 23 yıl 2 ay, ikinci seçenekte ise SGK kayıtları doğrultusunda 13 yıl 2 ay 25 günlük çalışma süresi üzerinden hesaplama yapıldı.
İş Mahkemesi, tanık beyanlarına göre kesintisiz 23 yıl 2 aylık çalışma süresini kabul eden ilk seçeneği esas aldı.
Bölge Adliye Mahkemesi ise davacı tanıklarının davacının kardeşi olması ve fesih dönemine kadar birlikte çalışmalarının bulunmaması gerekçesiyle SGK kayıtlarına göre hesaplanan 13 yıl 2 ay 25 günlük süreyi dikkate aldı.
Yargıtay’dan akraba tanıklığına ilişkin karar
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, dosyadaki mevcut ispat durumunu ve davacının kardeşi olan tanığın aynı işyerindeki hizmet süresini değerlendirdi.
Yargıtay kararında şu ifadelere yer verildi:
"Dosya kapsamında davacının kardeşi olduğunu beyan eden davacı tanıklarından İ.D, davalı işyerinde 1989 yılı sonlarında çırak olarak çalışmaya başladığını, 1993 yılından Şubat 2006 tarihine kadar üretim bölümünde kesici olarak çalıştığını beyan etmiştir. Davacının davalı işyerinde kendisi aracılığıyla Nisan-Mayıs 1994 aylarında çalışmaya başladığını ifade etmiş; davacının ilk işe giriş tarihi ve davalı işyerinde kesintisiz çalışma olgusunu doğrular mahiyette beyanda bulunmuştur. Davacı tanığı İ.D'nin davacıyla akrabalık ilişkisi tek başına tanık olarak beyanına itibar edilmemesini gerektiren bir husus olmadığından ve tanığın davalı işyerindeki hizmet süresi nazara alındığında dosyadaki mevcut ispat durumuna göre; davacının davalı işyerinde 01.05.1994 tarihinden 31.01.2006 tarihine kadar kesintisiz şekilde çalıştığı kabul edilmeli ve sonraki çalışma dönemleri için SGK kayıtlarına itibarla sonuca gidilmelidir. Kararın bozulmasına Bölge Adliye Mahkemesi'ne dosyanın gönderilmesine oy birliği ile karar verilmiştir."
1 Mayıs 1994 ile 31 Ocak 2006 arasındaki çalışma kesintisiz kabul edilecek
Yargıtay, dosyadaki mevcut ispat durumuna göre M.D.'nin 1 Mayıs 1994 ile 31 Ocak 2006 tarihleri arasında kesintisiz şekilde çalıştığının kabul edilmesi gerektiğine hükmetti.
Daire, sonraki çalışma dönemleri için ise SGK kayıtlarına göre sonuca gidilmesine karar verdi. Bölge Adliye Mahkemesi'nin kararı oy birliğiyle bozularak dosya yeniden ilgili mahkemeye gönderildi.
Çalışma süresinin tespitinde hangi delillere bakılacak?
Yargıtay kararında, çalışma süresinin belirlenmesinde dikkate alınabilecek kayıt ve deliller de belirtildi:
"SGK kayıtları, işveren ve işyeri kayıtları, işyerine giriş ve çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, işyerinde çalışan kişilerin tanıklıkları, komşu işyerlerinde çalışanların tanıklıkları ve dosya kapsamındaki diğer deliller."