3 trilyonluk sektörün görünmeyen yüzü: Motokuryenin eline 32-50 bin lira kalıyor

‘Kuryeler 3 trilyon liralık sektörün yükünü taşıyor’
“Türkiye, motosiklet sayısında birinciliğe yükseldi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun son rakamlarına göre trafiğe kayıtlı motosiklet sayısı 7,3 milyona ulaştı. Bunların 1 milyon ila 1 milyon 200 bin kadarının motorlu kurye hizmetinde kullanıldığı tahmin ediliyor. Ancak Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığına resmî olarak kayıtlı ve kuryelik belgesine sahip yalnızca 72 bin kişi bulunuyor. Dolayısıyla motorlu kuryelik, kayıt dışılığın ve emek sömürüsünün oldukça yoğun olduğu bir alan.
Kurye Hakları Derneğinin, üniversitelerin ve bilim insanlarının yaptığı çeşitli araştırmalar var. Bu araştırmalara göre motorlu kuryelerin hizmet verdiği sektörlerdeki paket siparişlerinin ekonomik hacmi, 2025 yılı sonu itibarıyla 3 trilyon liraya ulaştı. Bunun yüzde 60’ı motorlu kuryeler aracılığıyla tüketicilere ulaştırılıyor. Bu da 1 trilyon 800 milyar liraya karşılık geliyor. Yani motorlu kuryeler, bu ekonomik büyüklüğün neferleri diyebiliriz.
Buna karşın çok sayıda kurye trafik kazalarında hayatını kaybetti. Son 5 yılda yaşamını yitiren kurye sayısı 265. Bu yılın ilk 6 ayında da 22 motorlu kurye trafik kazalarında hayatını kaybetti. Bunlar 20’li yaşlarında, gencecik insanlarımız. Genç işsizliğinin böylesine yoğun olduğu bir ekonomik ortamda pek çok genç, özellikle de üniversite mezunları, çaresizlik içinde bu çalışma koşullarını kabul etmek zorunda kalıyor. Günde 12 ila 15 saate varan, haftada ise 50 saati aşan sürelerle çalışıyorlar.
Kurye Hakları Derneğinin tespitlerine göre kuryelerin aylık brüt kazancı ortalama 100 bin ila 150 bin lira civarında. Ancak esnaf kuryelik sisteminde Bağ-Kur primi, vergi ve diğer masraflar düşüldüğünde bir kuryenin eline aylık 32 bin ila 50 bin lira arasında bir tutar geçiyor. Kuryeler bu gelir karşılığında her gün trafiğin keşmekeşi içinde insanlara siparişlerini, yiyeceklerini ve diğer ürünleri ulaştırmaya çalışıyor.
3 trilyon liralık ekonomik hacmin büyük bölümünü sırtlayan kuryelerin sorunları acil çözüm bekliyor. Türkiye ekonomisinin geldiği nokta, genç işsizliğinin ulaştığı boyut ve artık 18 yaşından küçük çocukların da motorlu kurye olarak çalışmaya başlaması dikkate alındığında, bu alanda kapsamlı bir düzenlemenin yapılması gerekiyor.”
Sanayiciye 250 milyar liralık destek
“Hükümet, imalat sanayine ve sanayi üretimine yönelik 250 milyar liralık bir destek paketi açıkladı. Bu paket kapsamında küçük ve orta boy işletmeler ile büyük sanayi kuruluşları, iki ayrı kategoride 150 milyon liraya ve 250 milyon liraya kadar kredi kullanabilecek.
Kredilerde iki farklı faiz seçeneği sunulacak. Sanayiciler ve KOBİ’ler sabit maliyetli krediyi tercih ederse Merkez Bankası politika faizi düzeyinde, yani yüzde 37 faiz ödeyecek. Diğer seçenekte ise faiz, Borsa İstanbul tarafından her gün belirlenen TLREF oranına bir puan eklenerek hesaplanacak. Şu anda bu oran yüzde 37,8 düzeyinde. Krediler 36 ay vadeli olacak ve ilk 6 ay geri ödeme yapılmayacak.
Ancak krediden yararlanabilmek için küçük ve orta boy işletmeler ile büyük sanayi kuruluşlarının istihdam güvencesi vermesi gerekiyor. İşletmeler, istihdamı koruyacaklarını ve en az 6 ay boyunca işçi çıkarmayacaklarını taahhüt edecek. Bu koşulu yerine getiren işletmelere, 30 günlük Sosyal Güvenlik Kurumu primi kapsamında işçi başına aylık 3 bin 500 lira istihdam koruma desteği sağlanacak. Paketten özellikle son dönemde ağır hasar gören tekstil, giyim, deri ürünleri ve mobilya sektörleri yararlanabilecek.
Tabii Türkiye ekonomisinin, özellikle de sanayinin içinde bulunduğu durum dikkate alındığında, “250 milyar lira kimin derdine derman olacak?” diyebilirsiniz. Çünkü sanayi ve ticaret odası başkanları günlerdir, haftalardır uyarılarda bulunuyor. “Artık nefes alacak takatimiz kalmadı” diyorlar. İhracatçılar da benzer şekilde yakınıyor. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu da bankalara faizleri düşürme çağrısı yaptı. Merkez Bankası’nın son kararıyla gecelik faizi yüzde 37’ye indirmesinin ardından ortaya çıkan 3 puanlık farkın, kredi faizlerine derhal yansıtılmasını istedi. Türkiye ekonomisi, sanayiciler, imalatçılar ve özellikle küçük ve orta boy işletmeler büyük bir sıkışmışlık içerisinde. İşletmeler açısından tablo oldukça karanlık.”

