- Sputnik Türkiye, 1920
EKSEN
Ceyda Karan’ın hazırladığı Eksen’de her gün dünyanın farklı bölgelerine dair gelişmeler masaya yatırılıyor.

“Çin karşısında kırılgan olan ABD, ekonomik yaptırımlardan sonuç elde edemeyecek”

© SputnikCeyda Karan'la Eksen
Ceyda Karan'la Eksen - Sputnik Türkiye, 1920, 28.08.2026
Abone ol
Gökhun Göçmen’e göre mühimmatlarını tüketen ve Çin karşısındaki kırılganlığını ifşa eden ABD, ekonomik yaptırımlarından da stratejik bir kazanç elde edemeyecek. Göçmen, İranlıların Trump’a seçime kadar ‘çıkış yolu’ göstermeyeceği görüşünde.
ABD yönetimi, nükleer anlaşmadan çekilerek İran’a karşı başlattığı ve Trump'ın stratejik amaçlarına ulaşmayı hedeflediği ekonomik yaptırımlarda sert bir dirençle karşılaşıyor; askeri müdahalede stratejik mühimmatını tüketen ve ordusunun kırılganlıklarını açığa çıkaran Washington, bölgesel abluka ve yaptırım baskısını artırsa da Tehran yönetiminin Çin desteği, gölge bankacılık, komşu ülkelerle yürüttüğü kara ticareti ve nükleer zenginleştirme kapasitesini artırarak geliştirdiği direniş ekonomisini kıramıyor.
Pekin’in yaptırımlara karşı kendi şirketlerini koruyacağını açıklaması, savunma bütçesini aşan devasa faiz yüküyle boğuşan ABD'nin Çin ile yeni bir kriz yaratmama arayışına girmesine neden olurken Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim ve müttefiklerin enerji bağımlılığı sebebiyle süreç, Trump yönetiminin stratejik bir zafer elde edemediği yıpratıcı bir dayanma savaşına dönüşüyor.
Trump’ın İran savaşındaki Çin düğümünü gazeteci Gökhun Göçmen ile konuştuk.

“İran’a dönük ekonomik yaptırımlar da sonuç vermeyecek”

ABD’nin İran’a yönelik ekonomik yaptırımlarının da sonuçsuz kalacağını ve stratejik bir zafer elde edemeyeceğini belirterek sözlerine başlayan Göçmen, bu yaptırımları ‘Soğuk Savaş mantığı’ olarak nitelendiriyor. Göçmen’e göre Çin’in dahil olmadığı bir ticaret mekanizmasının geçerli olma ihtimali yok:
“Rasyonel devletler ihtilaf içerisinde bulunduğu devletlerle önce diplomasi yolunu seçer. Bu olmazsa ekonomik baskı uygular. Sonuç alınmazsa doğrudan askeri müdahalede bulunulur. Trump gömleğinin düğmelerini ters iliklemeye alışmış biri ve bunu tersten yaptı. Önce savaş açtı sonra ekonomik baskıya döndü. Amerika bu ekonomik savaştan netice alabileceğini bilseydi İran’a savaş açar mıydı, stratejik mühimmatını tüketir miydi, ABD ordusunun kırılganlıklarını dünyaya ifşa eder miydi? Ekonomik savaş madem etkiliydi Trump neden bunu daha önce seçmedi? Ekonomik yaptırımlar da sonuç vermeyecek. İran ekonomik anlamda darbe alacak ancak ABD buradan stratejik bir zafer elde edemeyecek. İran bugün Rusya’nın ardından dünyada en çok yaptırım uygulanan ikinci devlet. Şu anda üç binden fazla yaptırım açıklanmış durumda İran’a karşı. Bugün direniş ekonomisinden bahsedilebiliyorsa bu İran sayesinde. 1979’da ABD Büyükelçiliği ilk yaptırımı uyguladı sonra devamı geldi. 2006’de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararıyla bir yaptırım oldu. 2012’de yine yaptırım uygulandı ve İran petrol ihracatının yarısını kaybetti. Trump bu yaptırımları yeniden başlatacağını söylüyor. 2015’te İran ve beş ülke ABD ile birlikte bir anlaşma imzalamıştı. 2018’de Trump ‘Ben iki stratejik amacı ekonomik savaşla yerine getireceğim. İran’da Devrim Muhafızları’nı törpüleyeceğim ve İran’ın burnu öyle bir sürtecek ki İran bir daha nükleer silahın yanından bile geçemeyecek’ demişti. Günün sonunda Devrim Muhafızları’na yakın kanat güçlendi ve İran’ın nükleer çalışmaları hız kazandı. 2015’te İranlılar anlaşma uyarınca uranyum zenginleştirmesinin yüzde 3’te kalacağına dair vermişlerdi ancak Trump’ın anlaşmadan ayrılıp ekonomik baskı yapmasıyla İran’ın ranyum zenginliği yüzde 20’nin üzerine çıktı. İran ekonomik yaptırımlara şu an Rusların da yaptığı gibi yanıt verdi. Her ekonomik hamle bu tür yönetimleri daha da çelikleştiriyor. Trump, Bessent aracılığıyla ‘Bütün dünya bana katılmak zorunda’ diyor. Bu bir Soğuk Savaş mantığı aslında. ABD, Dünya İran ile ticaret yapmasın istiyor. Riyal aralık ayından bu yana yüzde 40 değer kaybetti. İran’da yine aralık ayında esnaf ayaklanmıştı. ABD, Hürmüz’den petrol çıkartmayacağını, ablukaya devam edeceğini ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkeler de İran’ın gölge bankacılık faaliyetlerine son vereceğini söylüyor. İran Birleşik Arap Emirlikleri’ni dövüyor ancak bir taraftan da 27 milyar dolarlık ticari ilişkileri var. ABD yaptırımlarından dolayı orada farklı bir yol izleniyor. İranlılar önce petrolü gemilere yükleyip Malezya’ya yüklüyor ve başka gemilere aktarım yapılıyor. Bunu katmazsak Birleşik Arap Emirlikleri İran’ın birinci ortağı sayılabilir. Bir taraftan ablukalarla bir taraftan Birleşik Arap Emirlikleri aracılığıyla operasyonla İran’ı boğacaklarını söylüyorlar. Çin meselesi de burada devreye giriyor. Çin’in dahil olmadığı bir ticaret mekanizmasının dünyada geçerli olma ihtimali yok. Ayrıca birçok Çinli büyük firma İran’dan petrol almıyor. Bunların uluslararası bankacılıkta yeri olduğu için bunu kaybetmek istemiyorlar. Ancak Çinli küçük firmalar bunu yapıyor. Çin, ‘Çin ile ticaret yapan firmaları koruyup gerekli önlemleri alacağız’ dedi. Kalibaf hemen ardından ‘Çin’in açıklamasını memnuniyetle karşılıyoruz, karşılıklı kazan kazan anlayışına bağlıyız. Üçüncü ülkeler karar veremez’ diye konuştu. ABD’nin buna karar verecek bir pozisyonu yok.”

“ABD, yeni bir ihtilaf başlığı istemeyecek”

ABD’nin Çin karşısındaki kırılganlığını ifşa ettiğini belirten Göçmen, İran’ın da Washington’a bir ‘çıkış yolu’ sunmadığını ifade etti. Göçmen’e göre Trump, kendisi için en kolay yolu seçip ekonomik savaş ilan etti ancak bundan da stratejik bir kazanç elde edemeyecek:
“ABD mühimmatlarını tüketti ve Çin karşısındaki kırılganlığını ifşa etti. Önümüzdeki ay Şi Cinping Washington’ı ziyaret edecek ve ABD yeni bir ihtilaf başlığı yaratmak istemeyecek. Birçok Çinli firmayı da yaptırım listesine almaktan kaçınacaklar. Pekin’i kızdırmak istemiyorlar. Bu buluşmadan önce bu ay sonunda Şangay İşbirliği Örgütü’nün zirvesi de var. Şangay İşbirliği Örgütü güvenlik eksenli olarak biliniyor ancak ekonomik ayakları da var. İran bir kara devleti. İran; Afganistan ile Pakistan ile Türkiye ile ve Hazar üzerinden Rusya ile komşu. Bu ülkeler yaptırımlara aşina. Başka ülkelerden vatandaşlık alıp bu yaptırımları her türlü deliyorlar. İran’ın dayanma kapasitesi ABD’li müttefiklerden çok daha fazla. Muhsin Rızai, bölgeden petrol çıkmayacağını söyledi. Suudilerin kasasındaki paranın yarısı petrolden. Birleşik Arap Emirlikleri’nin de öyle. Seçim öncesi ABD buna ne kadar dayanabilecek? Bu iş bir dayanma savaşı haline geldi. ABD bir yola girdi ve buradan çıkamıyor. İranlılar da bir çıkış kapısı göstermiyor. İranlılar ara seçimlere kadar Trump’a çıkış yolu bırakmayacak. Trump’ın tek bir çıkışı var o da bütün şartları kabul etmek. Şartları kabul etmeyip savaşa döndü. İslamabad Mutabakatı’ndan sonra da istediğini yapamadı. Amerikan donanması Bahreyn’e dahi İran vurur diye giremedi. Askerler isyan ediyor kara görmedikleri için. Stratejik silahlarının yarısı gitti. Birkaç yıl bunları yerine de koyamayacaklar. Stratejik petrol rezervleri de düştü. Trump için en kolay şey ekonomik savaş ilan etmek. Savaşmak istemediği diplomatlarına dahi dönün demesinden de belli.”

“Çin, Trump ile rekabetin savaşa dönüşmesini istemiyor”

Çin’in Trump ile rekabeti bir savaş haline dönüştürmek istemediğini vurgulayan Göçmen, Çinli şirketlere yaptırım uygulanması halinde ‘işin başka yöne gideceği’ görüşünde:
“Hürmüz’den madem mayınları temizlediler gemilerini göndersinler. Hürmüz’den gemiler geçemiyor. Yalanlar da başka boyutlara geldi. Venezuela örneği olacak sandı ancak sert kayaya çarptı. ABD’nin borcu 40 trilyon doları aştı. Borçlarının faizi ordusuna ayırdığı 1,5 trilyondan daha fazla ki ABD’nin savunma bütçesi kendisinden sonra gelen dokuz ülkenin toplamından daha büyük. Tarihte ilk kez kendi savunma bütçesinden daha fazla borcunun faizini ödemek zorunda kalan bir ABD ile karşı karşıyayız. Bu sırada bütün dünyayı tehdit etmeye devam ediyor. BRICS’te de ŞİÖ’de de süreç olgunlaşmaya başladı. Yaptırım meselesi ABD’nin bir sopası haline geldi. İki egemen devletin yaptığı ticaret ABD’yi neden ilgilendirsin? Ödeme sistemleri elinde olduğu için ülkeleri bu bölgelerden çıkartabileceğini söylüyor ancak bu iş kendi müttefiklerini de vurmaya başladı. Japonya ve Güney Kore Çin’den daha fazla İran petrolüne bağımlı. Çin, İran’dan petrol almasa da çok büyük sorun yaşamaz. ABD ve Japonya’nın stratejik petrol rezervinin toplamından daha fazla petrolü var Çin’in. Ki Çin savaş döneminde petrol ithalatını yarı yarıya indirdi. ‘Çin İran’ı desteklemese böyle olmazdı’ deniyor ama Çin sorumlu bir tutum almasa Asya’da felaket yaşanırdı. Çinliler de dünyaya mal satmak zorunda yani denge tutturmaları gerekiyor. Çinliler birçok yumurtayı birçok sepette taşımaya çalışıyor Trump ile rekabetin savaşa dönüşmemesini istiyorlar. Diğer yandan İran ile birçok vizyonda ortaklar. Çin’in Orta Doğu’daki en büyük ticaret ortağı Körfez ve burada arabuluculuk yapmak istiyorlar. Ancak bu ticaret savaşı meselesinde sert çıktılar. Trump, büyük şirketleri değil 12 tane küçük şirketi hedef aldı. Çin sert çıkıp ‘Haklarımızı koruyacağız’ dedi. Çinliler Şi Cinping’in Trump görüşmesini son ana kadar bekliyor. Putin’in ziyaretini iki hafta önceden geçerler ancak Çinlilerin ağzını şu an bıçak açmıyor. Çinli büyük şirketlere yaptırımlar uygularsa iş başka yöne gider. Çin ve İran ticareti sadece petrol ticaretinden ibaret değil. ABD, Rusya’da olduğu gibi ‘İranlılara da çifte kullanımlı mallar satıyorsunuz size yaptırım uyguluyorum’ derse iş başka yöne gider. Trump’ın bunu göze alabileceğini düşünmüyorum. Trump’ın Çin karşısında deliliğinin sınırları var.”
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала