İstanbul - Boğaz - Martı - tekne - köprü - Sputnik Türkiye, 1920
TÜRKİYE
Türkiye'de yaşanan önemli gelişmeler, son dakika haberleri ve güncel tartışmalar

Çatalhöyük’te dikkat çeken keşif: 'Ölüler evi'nin yanında 8 bebek iskeleti bulundu

© AAÇatalhöyük’te dikkat çeken keşif: 'Ölüler evi'nin yanında 8 bebek iskeleti bulundu
Çatalhöyük’te dikkat çeken keşif: 'Ölüler evi'nin yanında 8 bebek iskeleti bulundu - Sputnik Türkiye, 1920, 28.08.2026
Abone ol
Konya’daki Çatalhöyük’te devam eden kazılarda, 18 insan gömüsü nedeniyle “ölüler evi” olarak adlandırılan yapının hemen bitişiğinde 8 bebek iskeleti bulundu. En büyüğünün yaklaşık 6 aylık olduğu belirlenen bebek gömüleri, yerleşimin son evrelerinde yaşananları anlamak amacıyla arkeolog ve antropologlar tarafından inceleniyor.
Çatalhöyük’te yürütülen arkeolojik kazılarda yeni bulgular gün yüzüne çıkarıldı. Doğu Çatalhöyük Doğu Alanı’nda, 18 insan gömüsünün bulunduğu ve araştırmacılar tarafından “ölüler evi” olarak isimlendirilen yapının hemen bitişiğinde, en büyüğü yaklaşık 6 aylık 8 bebek iskeleti tespit edildi.
Antropologlar ve arkeologlar, bebek gömülerini ve bulundukları arkeolojik bağlamı inceleyerek Çatalhöyük’ün son yerleşim evrelerinde neler yaşandığını anlamaya çalışıyor.

'Ölüler evi'nde 18 insan gömüsü bulundu

İnsanlığın ilk yerleşim yerlerinden biri olarak kabul edilen Neolitik Doğu Çatalhöyük’ün Doğu Alan olarak adlandırılan kesiminde çalışmalar devam ediyor.
Kazılarda, açık alan çevresine yerleştirilmiş yapılardan birinde 18 insan gömüsü tespit edildi. Günlük amaçlarla kullanılmadığı değerlendirilen bu yapı, içerdiği gömüler nedeniyle araştırmacılar tarafından “ölüler evi” olarak adlandırıldı.
Polonya’daki Adam Mickiewicz Üniversitesi Arkeoloji Fakültesi Öğretim Üyesi ve Doğu Çatalhöyük Doğu Alan Sorumlusu Prof. Arkadiusz Marciniak ile antropologlar, yerleşimin son evrelerini aydınlatmak için yapılar ve gömüler üzerinde çalışmalarını sürdürüyor.

'Ölüler evi'nin bitişiğinde 8 bebek iskeleti

Çatalhöyük Kazı Başkanı Prof. Dr. Ali Ozan, geçen yıl kazı alanında günlük olarak kullanılmadığı anlaşılan bir yapı kompleksiyle karşılaştıklarını belirtti.
Ozan, yapı ve çevresindeki bulguları şöyle anlattı:
"Burada gördüğümüz, içindeki buluntulardan ve gömülerden anladığımız kadarıyla günlük olarak kullanılmayan bir yapı kompleksi karşımıza çıkıyor. Ortada bir avlu etrafına yerleştirilmiş olan, içindeki hücrelerde 18 gömüden dolayı 'ölüler evi' olarak isimlendirdiğimiz bir yapı. Bu yapının çevresinde yer aldığı açık alanın hemen karşısında ise platformlar, duvar bezemeleri, boynuz yerleştirmeleri ile kilden yapılmış duvar kabartmalarından anladığımız kadarıyla belki bir 'ritüel yapısı' var. Aynı yapının hemen bitişiğinde en büyüğü 6 aylık olan 8 bebek iskeleti bulundu. Antropologlarımız ve arkeologlarımız, yerleşimin son evrelerinde neler yaşandığını anlamak amacıyla bu bebek gömüleri ve arkeolojik bağlam üzerinde çalışmaktadır."
Antropoloji uzmanlarının incelemeleri sonucunda iskeletlerin bebeklere ait olduğu belirlenirken, yaşlarına ilişkin de yaklaşık tespitler yapıldı.

'Ritüel yapısı' olabileceği değerlendiriliyor

Kazılarda “ölüler evi” olarak isimlendirilen yapının karşısında da dikkat çekici arkeolojik bulgular tespit edildi.
Buradaki platformlar, duvar bezemeleri, boynuz yerleştirmeleri ve kilden yapılmış duvar kabartmaları, alanın bir “ritüel yapısı” olabileceği ihtimalini gündeme getirdi. Ancak Ozan’ın açıklamasında da belirtildiği üzere yapının işlevine ilişkin değerlendirme kesinlik taşımıyor.

MÖ 6 bin yılına geçiş dönemi araştırılıyor

Kazı Başkanı Ozan, çalışmaların MÖ 6 bin yılına geçiş çizgisinin her iki tarafındaki birkaç yüzyıllık döneme yoğunlaştığını söyledi.
Doğu Çatalhöyük’ün 1000 yıldan uzun süre iskan edildiğini belirten Ozan, yerleşimin son dönemlerinde mimari ve yerleşim dokusu açısından erken ve orta evrelerden kısmen farklı uygulama ve geleneklerin ortaya çıktığını aktardı.
Ozan, yürütülen çalışmalarla ilgili şu ifadeleri kullandı:
"Bu kapsamda Doğu Höyük'ün Doğu Alanı'nda birkaç yıl önce başlayan çalışmalarımız halen devam etmektedir. Bir diğer çalışmamızı ise Batı Höyük'ün kuzeydoğu kesiminde yürütmekteyiz."

Doğu Höyük daha sonra tamamen terk edildi

Araştırmalara göre söz konusu alan MÖ yaklaşık 6250’li yıllarda yerleşime açıldı. Yerleşimdeki yaşamın bir dönem karşı taraftaki Batı Höyük ile kesiştiğini belirten Ozan, sonraki süreci şöyle anlattı:
"MÖ yaklaşık 6250 yıllarında başlayan bu yerleşimdeki yaşam, bir süre sonra karşı tarafta yer alan Batı Höyük ile kısa bir dönem kesişmiştir. Daha sonra Doğu Höyük tamamen terk edilmiş ve yerleşim yalnızca Batı Höyük'te devam etmiştir."
yaşlı - Sputnik Türkiye, 1920, 28.08.2026
SAĞLIK
Bilim insanları araştırdı: 100 yaşını aşan ebeveynlerin çocukları daha mı uzun yaşıyor?
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала