https://anlatilaninotesi.com.tr/20260827/kahverengi-yarasa-turu-kanser-ile-mucadelede-anahtar-olabilir-mi-bilim-insanlari-sasirtan-gercegi-1108294146.html
Kanserle mücadelede sürpriz kahraman: Kahverengi yarasa türü anahtar olabilir mi?
Kanserle mücadelede sürpriz kahraman: Kahverengi yarasa türü anahtar olabilir mi?
Sputnik Türkiye
Soyu tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan küçük kahverengi yarasalar üzerinde yapılan yeni bir araştırma, insanlık için kanser tedavisinde çığır açabilecek benzersiz bir genetik savunma mekanizmasını ortaya koydu.
2026-08-27T14:24+0300
2026-08-27T14:24+0300
2026-08-27T14:29+0300
sağlik
yarasa
kanser
dna
haberler
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07ea/08/1b/1108293620_0:0:1600:900_1920x0_80_0_0_755ad61d43213b0674e17fd9da8eab25.jpg
Bilim insanları, Kuzey Amerika'nın en uzun ömürlü canlılarından biri olan ve soyu tehlikedeki küçük kahverengi yarasaların (Myotis lucifugus) kansere neden olan hücre hasarlarına karşı geliştirdiği benzersiz uyum mekanizmasını doğruladı. Penn State ve California Üniversitesi (Berkeley) bünyesindeki araştırmacılar, yarasaların doku örneklerini ölümcül kimyasallara maruz bıraktıklarında şaşırtıcı bir hücresel tepkiyle karşılaştı. Canlıların hücresel mekanizması, DNA'yı tamir etmeye çalışmak yerine kanserleşme potansiyeli taşıyan hasarlı hücreleri doğrudan kendi kendine yok etmeye yönlendiriyordu.'Hücreler tepkileri beklediğimizin tam tersi'Çalışmanın eş liderlerinden Penn State Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Juan Manuel 'Manny' Vazquez, "Ölümcül kimyasala maruz kalan yarasaların hücresel tepkisini incelediğimizde beklediğimizin tam tersi bir durumla karşılaştık. Hücreyi tamir edemeyeceğini anlayan yarasa, gemiyi kurtaramayacağını fark edip derhal hasarlı hücreyi yok etmeye odaklanıyor" ifadelerini kullandı. Bilim insanları, kansere dirençli ve uzun ömürlü bir diğer tür olan fillerin de tam olarak aynı stratejiyi uyguladığını vurguluyor.Bağışıklık genindeki kalkan: PRKVermont Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen DNA analizleri, yarasaların uzun yaşamının ve güçlü bağışıklığının arkasındaki bir diğer sırrı açığa çıkardı. Tüm memelilerde genelde tek kopya halinde bulunan ve ‘Protein Kinaz R’ (PRK) olarak bilinen bağışıklık geninin, bu yarasalarda birden fazla kopyasının yer aldığı tespit edildi. Gen kopyalarının fazlalığı, canlıya hücresel strese ve kanserleşmeye karşı devasa bir koruyucu kalkan sağlıyor.Araştırmanın bir diğer ortak lideri evrimsel biyolog Yrd. Doç. Dr. Elise Lauterbur, "Patojen adaptasyonu, uzun ömürlülük ve kanser direnci temelden birbirine bağlıdır" dedi.Uzmanlar, insan bağışıklık sisteminin yaşlanmasını engellemek ve tümörlerle mücadelede hücresel yorgunluğu önlemek adına yarasaların sunduğu bu genetik haritanın gelecekte insan tedavilerinde çığır açabileceğini belirtiyor.
https://anlatilaninotesi.com.tr/20260827/sgkda-18-yillik-donem-sona-erdi-devlet-katkisi-kaldirildi-1108279921.html
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
2026
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
SON HABERLER
tr_TR
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07ea/08/1b/1108293620_200:0:1400:900_1920x0_80_0_0_158e6429935cbceb575b333461423b3e.jpgSputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
yarasa, kanser, dna, haberler
yarasa, kanser, dna, haberler
Kanserle mücadelede sürpriz kahraman: Kahverengi yarasa türü anahtar olabilir mi?
14:24 27.08.2026 (güncellendi: 14:29 27.08.2026) Soyu tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan küçük kahverengi yarasalar üzerinde yapılan yeni bir araştırma, insanlık için kanser tedavisinde çığır açabilecek benzersiz bir genetik savunma mekanizmasını ortaya koydu.
Bilim insanları, Kuzey Amerika'nın en uzun ömürlü canlılarından biri olan ve soyu tehlikedeki küçük kahverengi yarasaların (Myotis lucifugus) kansere neden olan hücre hasarlarına karşı geliştirdiği benzersiz uyum mekanizmasını doğruladı.
Penn State ve California Üniversitesi (Berkeley) bünyesindeki araştırmacılar, yarasaların doku örneklerini ölümcül kimyasallara maruz bıraktıklarında şaşırtıcı bir hücresel tepkiyle karşılaştı. Canlıların hücresel mekanizması, DNA'yı tamir etmeye çalışmak yerine kanserleşme potansiyeli taşıyan hasarlı hücreleri doğrudan kendi kendine yok etmeye yönlendiriyordu.
'Hücreler tepkileri beklediğimizin tam tersi'
Çalışmanın eş liderlerinden Penn State Üniversitesi Yrd. Doç. Dr. Juan Manuel 'Manny' Vazquez, "Ölümcül kimyasala maruz kalan yarasaların hücresel tepkisini incelediğimizde beklediğimizin tam tersi bir durumla karşılaştık. Hücreyi tamir edemeyeceğini anlayan yarasa, gemiyi kurtaramayacağını fark edip derhal hasarlı hücreyi yok etmeye odaklanıyor" ifadelerini kullandı. Bilim insanları, kansere dirençli ve uzun ömürlü bir diğer tür olan fillerin de tam olarak aynı stratejiyi uyguladığını vurguluyor.
Bağışıklık genindeki kalkan: PRK
Vermont Üniversitesi tarafından gerçekleştirilen DNA analizleri, yarasaların uzun yaşamının ve güçlü bağışıklığının arkasındaki bir diğer sırrı açığa çıkardı. Tüm memelilerde genelde tek kopya halinde bulunan ve ‘Protein Kinaz R’ (PRK) olarak bilinen bağışıklık geninin, bu yarasalarda birden fazla kopyasının yer aldığı tespit edildi. Gen kopyalarının fazlalığı, canlıya hücresel strese ve kanserleşmeye karşı devasa bir koruyucu kalkan sağlıyor.
Araştırmanın bir diğer ortak lideri evrimsel biyolog Yrd. Doç. Dr. Elise Lauterbur, "Patojen adaptasyonu, uzun ömürlülük ve kanser direnci temelden birbirine bağlıdır" dedi.
Uzmanlar, insan bağışıklık sisteminin yaşlanmasını engellemek ve tümörlerle mücadelede hücresel yorgunluğu önlemek adına yarasaların sunduğu bu genetik haritanın gelecekte insan tedavilerinde çığır açabileceğini belirtiyor.