Borsa İstanbul’da güven alarmı: Türk yatırımcı yabancı borsalara yöneldi

‘Borsa İstanbul’un güvenilirliği tartışılıyor’
“Daha önce küresel endeks sağlayıcıları Morgan Stanley (MSCI) ve S&P’nin Borsa İstanbul’a ilişkin bazı konularda Sermaye Piyasası Kurulunu uyardığını ve Türkiye piyasasını yakın izlemeye aldığını aktarmıştım.
MSCI, daha önce 1 Eylül’den itibaren 6 Türk şirketini endekslerine dahil edeceğini açıklamıştı. Ancak son duyuruyla bu şirketlerden üçüne ilişkin kararını iptal etti. Bu kararın arkasında, özellikle halka arz edilen şirketlerin halka açıklık oranlarının belirlenmesinde yaşanan sorunlar ile fiili dolaşımdaki pay miktarına ilişkin belirsizlikler bulunuyor. SPK’ya daha önce iletilen uyarıların yeterince karşılanmadığı yönündeki değerlendirmelerin de kararda etkili olduğu görülüyor. Bu gelişme, Borsa İstanbul’da işlem gören şirketler açısından önem taşıyor. Endeks sağlayıcılarının endeksteki hareketlilikler, hisselerdeki sert iniş-çıkışlar konusunda aylardır dile getirdiği uyarıların ardından Türk şirketleriyle ilgili kararlarını geri çekmesi; Borsa İstanbul’un güvenilirliği ve SPK’nin piyasayı denetleme konusundaki tutumu açısından olumlu bir tablo ortaya koymuyor.
Bir diğer küresel endeks sağlayıcısı Financial Times Stock Exchange de 24 Türk şirketini endekslerinden çıkaracağını duyurdu. Karar, 18 Eylül’de seansın kapanmasının ardından uygulanacak. FTSE Russell, farklı ülkelerde işlem gören şirketleri büyüklük, halka açıklık ve yatırım yapılabilirlik gibi ölçütlere göre çeşitli endekslerde sınıflandırıyor. Küresel fonlar da yatırım kararlarında bu endekslerden yararlanıyor.
MSCI’ın 6 Türk şirketinden üçüne ilişkin kararını iptal etmesi ve FTSE Russell’ın 24 Türk şirketini endekslerinden çıkarması, Türkiye’nin sermaye piyasaları açısından olumlu gelişmeler değil. Yakın izleme sürecine ilişkin nihai değerlendirmelerin kasım ayında açıklanması bekleniyor. Ortaya çıkacak tablo, Borsa İstanbul’da yatırım yapmak isteyen küresel yatırımcıların kararları açısından kritik önem taşıyacak.”
‘Türk yatırımcılar tasarruflarını yabancı borsalara yöneltiyor’
“Bu gelişmelerin yansımalarından biri de yerli yatırımcıların yabancı borsalara artan ilgisi. Son dönemde peş peşe onaylanan ve toplam büyüklükleri 40-50 milyar liraya ulaşan halka arzların ardından bazı hisselerde yaşanan sert dalgalanmalar, yatırımcıları yurt dışındaki piyasalara yöneltti.
Son verilere göre Türkiye’de yerleşik yatırımcıların, ağırlıklı olarak ABD ve Londra borsalarında gerçekleştirdiği hisse senedi alımları yılın ikinci çeyreğinde 5 milyar dolara yaklaştı. İlk 2 çeyreğin toplamında ise bu tutar yaklaşık 9 milyar dolara ulaştı. Başka bir ifadeyle Türk yatırımcılar, milyarlarca dolarlık tasarruflarını yabancı şirketlerin hisselerine yönlendiriyor.
Bu eğilimde birkaç unsur etkili. Bunların başında, özellikle yapay zekâ alanında faaliyet gösteren teknoloji şirketlerinin hisselerine yönelik yoğun talep geliyor. Türk yatırımcılar bu hisselere ulaşabilmek için başta New York olmak üzere uluslararası borsalara yöneliyor.
Döviz kurlarının 2023’ten bu yana baskı altında tutulması da yerli yatırımcıların dövizden getiri beklentisini düşürmüş durumda. Bu nedenle yatırımcıların daha yüksek kazanç sağlamak ve döviz cinsinden gelir elde etmek amacıyla birikimlerini yabancı borsalarda değerlendirmeyi tercih ettikleri söylenebilir.”
‘Ekonomide olumsuz sinyaller güçleniyor’
“Türkiye İstatistik Kurumu’nun açıkladığı son verilere göre hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörlerinin güven endekslerinde düşüş yaşandı. Hizmet sektörü güven endeksi bir önceki aya göre yüzde 0,1 azalarak 111,7 puana, perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 0,8 gerileyerek 110 puana indi. İnşaat sektörü güven endeksi ise yüzde 0,4 düşüşle 83,1 puan oldu.
Her üç sektörde de güvenin azalması, işletmelerin önümüzdeki döneme daha karamsar baktığını gösteriyor. Özellikle günlük ekonominin ana unsurlarından biri olan perakende ticaret sektöründeki güven kaybı dikkat çekici. Satış ve siparişlerdeki gerileme; tüketim talebinin ve piyasa hareketliliğinin önümüzdeki aylarda daha da zayıflayabileceğine işaret ediyor. Alım gücündeki kaybın sürmesi, ekonomik durgunluğu daha ileri bir boyuta taşıyabilir.
İnşaat sektöründe alınan siparişlerde yüzde 3,8’lik gerileme yaşanması da önemli. İnşaat; cam, seramik, demir-çelik, çimento, kireç ve boya gibi çok sayıda yan sektörü besleyen, aynı zamanda yüksek istihdam sağlayan lokomotif sektörlerden biri. Güven endeksinin eşik değer olan 100’ün altında kalarak 83,1 puana gerilemesi ve siparişlerin azalması, sektörde olumsuz sinyallerin güçlendiğini gösteriyor.
Bu nedenle TÜİK’in açıkladığı sektörel güven endekslerindeki gelişmeler, Türkiye ekonomisinin önümüzdeki dönemine ilişkin önemli işaretler veriyor.”

