İstanbul - Boğaz - Martı - tekne - köprü - Sputnik Türkiye, 1920
TÜRKİYE
Türkiye'de yaşanan önemli gelişmeler, son dakika haberleri ve güncel tartışmalar

İstanbul’da deprem hareketliliği: Kandilli Rasathanesi'nden ilk açıklama

© Sputnik / Bu fotoğraf yapay zeka ile oluşturulmuşturMarmara Denizi deprem
Marmara Denizi deprem - Sputnik Türkiye, 1920, 20.08.2026
Abone ol
Kandilli Rasathanesi, İstanbul Adalar’ın güneyinde 18 Ağustos saat 06.00 ile 20 Ağustos saat 13.00 arasında yaklaşık 20 kilometre yarıçaplı alanda 0,7 ile 3,1 büyüklüğünde 117 deprem çözümlendiğini açıkladı. Kandilli, mevcut aktivitenin zamansal ve mekânsal olarak kümelenmiş bir mikrodeprem dizisi niteliğinde olduğunu bildirdi.
Kandilli Rasathanesi, İstanbul’un Adalar ilçesinin güneyinde yaşanan deprem hareketliliğine ilişkin açıklama yaptı. Bölgede 18 Ağustos 2026 saat 06.00 ile 20 Ağustos 2026 saat 13.00 arasında büyüklükleri 0,7 ile 3,1 arasında değişen toplam 117 deprem çözümlendi.
Depremlerin, Adalar’ın güneyindeki yaklaşık 20 kilometre yarıçaplı bir alan içerisinde meydana geldiği belirtildi. Kandilli, mevcut hareketliliği “zamansal ve mekânsal olarak kümelenmiş bir mikrodeprem dizisi” olarak tanımladı.

Adalar’ın güneyinde 117 deprem çözümlendi

Kandilli Rasathanesi'nden yapılan açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"18 Ağustos 2026 saat 06.00 ile 20 Ağustos 2026 saat 13.00 arasında İstanbul, Adalar güneyinde yaklaşık 20 km yarıçaplı bir alan içerisinde büyüklükleri 0.7 ile 3.1 arasında değişen toplam 117 deprem çözümlenmiştir."
Buna göre yaklaşık 55 saatlik süreçte bölgede 117 deprem kaydedildi.

Kaynak mekanizmalarının birbirleriyle uyumlu olduğu belirtildi

Kandilli, 19 ve 20 Ağustos'ta meydana gelen ve moment tensör çözümü yapılabilen depremlere ilişkin teknik değerlendirmesini de paylaştı.
Açıklamada, "19 ve 20 Ağustos’ta meydana gelen ve moment tensör çözümü yapılabilen depremler, normal bileşenli oblik doğrultu atımlı odak mekanizmasına sahiptir. Kaynak mekanizmalarının birbirleriyle oldukça uyumlu olması, olayların benzer bir faylanma geometrisi içerisinde geliştiğini göstermektedir" ifadeleri kullanıldı.

Kandilli: Mikrodeprem dizisi niteliğinde

Kandilli Rasathanesi, bölgedeki sismik hareketliliğin niteliğine ilişkin de değerlendirmede bulundu.
Açıklamada, "Mevcut aktivite, zamansal ve mekânsal olarak kümelenmiş bir mikrodeprem dizisi niteliğindedir. Bu tür küçük deprem kümeleri aktif tektonik bölgelerde zaman zaman gözlenebilmektedir" denildi.

AFAD Bilim Kurulu’ndan 'öncü deprem' açıklaması

AFAD bünyesindeki hassas gözlem istasyonları sayesinde saat 15.00 itibarıyla bölgede 170’i aşkın sarsıntı kaydedildi. AFAD Deprem Bilim Kurulu üyeleri, mevcut verilerin büyük bir depremi tetikleyecek örüntü ortaya koymadığını ifade etti.

Marmara 304 deprem gözlem istasyonuyla izleniyor

AFAD, Marmara Bölgesi genelindeki sismik hareketliliği 304 deprem gözlem istasyonuyla takip ediyor. Bölgede ayrıca derinliği 300 metreye ulaşan 10 derin kuyu gözlem istasyonu bulunuyor.
Büyüklüğü 1’in altındaki mikro depremleri dahi ölçebilen istasyonlar sayesinde bölgede saat 15.00 itibarıyla 170’i aşkın deprem kaydedildi.

Prof. Dr. Sözbilir: Güvenilir bir yöntem yok

AFAD Deprem Bilim Kurulu üyesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezi Müdürü Prof. Dr. Hasan Sözbilir, salı gününden bu yana büyüklüğü 3,2’ye ulaşan 170’in üzerinde mikro deprem meydana geldiğini belirtti.
Sözbilir, depremlerin önemli bölümünün Adalar Fayı’na yakın noktada gerçekleştiğini söyledi. AFAD çözümlerine göre sarsıntıların 5 ila 13 kilometre derinlikte ve farklı odak mekanizmalarıyla meydana geldiğini aktaran Sözbilir, şunları söyledi:
"Bugün elimizde, bir mikro deprem kümesinin büyük depremin habercisi olduğunu önceden ayırt edebilecek güvenilir bir yöntem yoktur. Bir depremin 'öncü şok' olduğu ancak arkasından büyük deprem geldiğinde geriye dönük olarak anlaşılabilir."
Sözbilir, bölgedeki mikro deprem aktivitesinin 1999 Kocaeli-Düzce depremlerinden bu yana belirli aralıklarla devam ettiğini belirterek, "Bölgedeki mikro deprem aktivitesi 1999 Kocaeli-Düzce depremlerinden beri, belirli aralıklarla devam ediyor, tabii ki belirli ölçeklerde gerilimi ve stresi azalttığını söyleyebiliriz." dedi.

Prof. Dr. Ersoy: Paniğe kapılmayı gerektirecek bir durum yok

Prof. Dr. Şükrü Ersoy, son günlerdeki sarsıntıların Adalar Fayı üzerinde yoğunlaştığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Faylar dönemsel olarak bu tür küçük depremler ve sarsıntı kümeleri üretebilir. AFAD gelişmeleri titizlikle takip etmektedir. Vatandaşlarımızın paniğe kapılmasını gerektirecek bir durum bulunmamaktadır."
Sosyal medyada mikro depremlerin büyük bir depremin habercisi olduğuna ilişkin paylaşımlara da değinen Ersoy, şunları söyledi:
"Bu tür söylemler etkileşim amacıyla maalesef sıkça kullanılmakta. Küçük bir hareketliliğin ardından hemen büyük bir deprem geleceğini öne sürmek spekülatiftir. Depremin kesin zamanını önceden bilmek bilimsel olarak mümkün değildir."
Ersoy, tartışılması gereken konunun fayların ne zaman kırılacağı değil, yapı stokunun olası bir depreme ne kadar hazır olduğu olduğunu vurguladı.

Prof. Dr. Aktuğ: Büyük depremi tetikleyecek bir örüntü sunmuyor

AFAD Deprem Bilim Kurulu üyesi Prof. Dr. Bahadır Aktuğ, mevcut küçük ölçekli depremlerin fayın tamamı hakkında kesin bir sonuca ulaşmak için tek başına yeterli veri sağlamadığını belirtti.
Aktuğ, Adalar Fayı’nın yaklaşık 44 kilometrelik bir hat olduğunu, mevcut aktivitenin ise bunun yalnızca 7 kilometrelik sınırlı bir bölümünde gerçekleştiğini söyledi.
Depremlerin fay boyunca ilerlemediğini ifade eden Aktuğ, şu değerlendirmede bulundu:
"Depremlerin fay doğrultusu boyunca dağılımını incelediğimizde zamana bağlı bir korelasyon görmüyoruz, yani depremsellik fay boyunca ilerlemiyor. Adalar fayı yaklaşık 44 kilometrelik bir hat ve aktivite bunun yalnızca 7 kilometrelik çok sınırlı, lokal bir kesiminde yaşanıyor. Kademeli bir tetiklenmeye işaret eden herhangi bir derinlik veya doğrultu göçü gözlemlemiyoruz. Dolayısıyla bu veriler, bir sonraki büyük depremi tetikleyecek bir örüntü sunmuyor."
Aktuğ, vatandaşların AFAD ve yetkili resmi kurumların açıklamalarını dikkate alması gerektiğini de vurguladı.

Prof. Dr. Barış: Büyük deprem olması gerekir diye bir koşul yoktur

Prof. Dr. Şerif Barış ise Adalar Fayı üzerindeki hareketliliğin küçük parçaların kırılması sonucu meydana geldiğini belirtti.
Türkiye’nin farklı bölgelerinde benzer deprem etkinliklerinin daha önce de yaşandığını söyleyen Barış, şu ifadeleri kullandı:
"Defalarca bu tür deprem etkinlikleri oldu ve arkasından ne orta büyüklükte ne de büyük bir deprem oldu. 60 ya da 70 depremden sonra büyük deprem olması gerekir diye bir koşul yoktur."
Barış, Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğunu hatırlatarak spekülasyonlar yerine yetkili kurumların verilerine itibar edilmesini istedi. Can ve ekonomik kayıpların azaltılması için risk yönetimine ağırlık verilmesi gerektiğini belirten Barış, sivil toplum kuruluşları, iş yerleri ve ailelere acil durum afet planlarını hazırlama çağrısında bulundu.
Marmara Denizi deprem - Sputnik Türkiye, 1920, 20.08.2026
SON DEPREMLER
İstanbul'da bir deprem daha: Adalar fayı sallanıyor
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала