https://anlatilaninotesi.com.tr/20260806/tarlada-hasat-var-ama-fiyatlar-neden-dusmuyor---gida-enflasyonunda-sorun-maliyet-degil-piyasadaki-1107816522.html
Tarlada hasat var ama fiyatlar neden düşmüyor? : ‘Gıda enflasyonunda sorun maliyet değil, piyasadaki yapısal bozukluk’
Tarlada hasat var ama fiyatlar neden düşmüyor? : ‘Gıda enflasyonunda sorun maliyet değil, piyasadaki yapısal bozukluk’
Sputnik Türkiye
Türkiye'de gıda enflasyonu yaz aylarında hasadın yoğunlaşmasına rağmen yüksek seyrini sürdürüyor. Prof. Dr. Cengiz Çakır, fiyat artışlarının temel nedeninin... 06.08.2026, Sputnik Türkiye
2026-08-06T13:18+0300
2026-08-06T13:18+0300
2026-08-06T13:18+0300
görüş
türkiye
cengiz çakır
sputnik türkiye
tarım
gıda enflasyonu
tarla
çiftçi
tüi̇k
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07ea/02/14/1103664526_0:0:865:486_1920x0_80_0_0_75fe2c23a0fe07cb2a72c74a7306c7ab.jpg
Türkiye'de enflasyonda yavaşlama görülürken, gıda enflasyonu tüketicinin cebini zorlamaya devam ediyor. TÜİK'in Temmuz 2026 verilerine göre yıllık gıda enflasyonu yüzde 37,53'e yükselirken, TEPAV verileri de fiyat artış eğiliminin sürdüğünü ortaya koydu. Üretimin ve hasadın en yoğun olduğu yaz döneminde soğan, domates ve biber gibi temel tarım ürünlerindeki fiyat artışları dikkat çekerken, gözler yeniden tarım politikalarına çevrildi. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Cengiz Çakır, Sputnik Türkiye'ye yaptığı değerlendirmede, fiyat artışlarının yalnızca üretim maliyetleriyle açıklanamayacağını belirterek, gıda enflasyonu, üretim planlaması, piyasa yapısı ve kamu politikalarına ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.'Tarımsal ürün fiyatlarını kısa vadede maliyetler belirlemez'Prof. Dr. Cengiz Çakır’a göre kamuoyunda sıkça dile getirilen "artan maliyetler fiyatları yükseltiyor" yaklaşımı, tarım ekonomisinin işleyişini tam olarak yansıtmıyor. Tarımsal üretimde maliyetlerin ancak üretim tamamlandıktan sonra netleştiğini belirten Çakır, çiftçinin üretim kararını gelecek döneme ilişkin beklenen maliyet ve gelir hesabına göre verdiğini söyledi:‘Bazen zarar da etseniz üretimi sürdürmek akılcı olabilir’Çiftçinin üretimden kolay kolay vazgeçemeyeceğini söyleyen Çakır, tarımsal üretimin yüksek "eylemsizlik momentine" sahip olduğunu vurgulayarak, zarar edilse bile üretimin sürdürülmesinin çoğu zaman ekonomik bir zorunluluk olduğunun altını çizdi:'Kış aylarında arz sorunu değil, spekülasyon riski öne çıkıyor'Sonbahar ve kış dönemine ilişkin beklentilerini de paylaşan Çakır, mevsimsel olarak üretimin tamamen durmayacağını söyledi. Kışlık sebzelerin ekim dönemine girildiğini hatırlatan Çakır, lahana, karnabahar, marul, turp ve şalgam gibi ürünlerde verimli bir sezon beklendiğini ifade etti. Patates, soğan ve elma gibi depolanabilen ürünlerin de talebe göre piyasaya sunulacağını belirten Çakır, esas riskin üretimden ziyade piyasa manipülasyonları olduğunu söyledi:‘Kredi musluklarının kısılması tarımda ve sanayide üretimi daraltmakta, tüketicilerin alım gücünü azaltmakta’Gıda enflasyonunun artık yalnızca mevsimsel dalgalanmalarla açıklanamayacağını belirten Prof. Dr. Cengiz Çakır, mevcut ekonomik politikaların da fiyatlar üzerinde etkili olduğunu söyledi. Sıkı para politikalarının ücretleri baskıladığını ve krediye erişimi zorlaştırdığını ifade eden Çakır, tarım ve sanayide üretimin daralmasının enflasyonla mücadeleyi zorlaştırdığını dile getirdi:'Antalya'dan İstanbul'a taşınan ürünün maliyeti doğal olarak artıyor'Türkiye'deki lojistik yapısının da gıda enflasyonu üzerinde önemli etkisi bulunduğunu söyleyen Çakır, İstanbul gibi büyük şehirlerin yaş meyve ve sebze ihtiyacının yüzlerce kilometre uzaklıktan karşılanmasının maliyetleri yükselttiğini belirtti:'2025'teki zirai don kalıcı hasar bırakmadı'Geçen yıl yaşanan zirai don olayının etkilerine de değinen Prof. Dr. Cengiz Çakır, 2025 yılında yaşanan don, dolu, kuraklık ve aşırı sıcaklıkların üretimi olumsuz etkilediğini ancak bunun uzun vadeli bir üretim kaybına dönüşmediğini söyledi:'Türkiye'de tarım tek başına planlanamaz'Türkiye'nin üretim planlamasında yaşadığı sıkıntının yalnızca Tarım ve Orman Bakanlığı ile çözülemeyeceğini söyleyen Çakır, tarımın enerji, ulaştırma, finans, eğitim ve sanayi politikalarıyla birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı:Gıda enflasyonunun kalıcı biçimde düşürülebilmesi için ne yapılmalı?Prof. Dr. Cengiz Çakır'ın değerlendirmelerine göre gıda enflasyonunun kalıcı biçimde düşürülebilmesi için üç temel adım öne çıkıyor:
https://anlatilaninotesi.com.tr/20260730/turk-is-temmuz-ayi-verilerini-acikladi-aclik-ve-yoksulluk-siniri-belli-oldu-1107665331.html
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
2026
Başak Koçak
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e8/09/17/1088340050_0:173:750:923_100x100_80_0_0_4c72c9a794f2d0a6c919a7374cf331b6.jpg
Başak Koçak
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e8/09/17/1088340050_0:173:750:923_100x100_80_0_0_4c72c9a794f2d0a6c919a7374cf331b6.jpg
SON HABERLER
tr_TR
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07ea/02/14/1103664526_108:0:756:486_1920x0_80_0_0_646502ac89902cff5eac5e7abafe068c.jpgSputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
Başak Koçak
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e8/09/17/1088340050_0:173:750:923_100x100_80_0_0_4c72c9a794f2d0a6c919a7374cf331b6.jpg
türkiye, cengiz çakır, sputnik türkiye, tarım, gıda enflasyonu, tarla, çiftçi, tüi̇k
türkiye, cengiz çakır, sputnik türkiye, tarım, gıda enflasyonu, tarla, çiftçi, tüi̇k
Tarlada hasat var ama fiyatlar neden düşmüyor? : ‘Gıda enflasyonunda sorun maliyet değil, piyasadaki yapısal bozukluk’
Özel
Türkiye'de gıda enflasyonu yaz aylarında hasadın yoğunlaşmasına rağmen yüksek seyrini sürdürüyor. Prof. Dr. Cengiz Çakır, fiyat artışlarının temel nedeninin üretim maliyetleri değil, tarım piyasalarındaki yapısal sorunlar, piyasa düzeni ve planlama eksikliği olduğunu söyledi.
Türkiye'de enflasyonda yavaşlama görülürken, gıda enflasyonu tüketicinin cebini zorlamaya devam ediyor. TÜİK'in Temmuz 2026 verilerine göre yıllık gıda enflasyonu yüzde 37,53'e yükselirken, TEPAV verileri de fiyat artış eğiliminin sürdüğünü ortaya koydu. Üretimin ve hasadın en yoğun olduğu yaz döneminde soğan, domates ve biber gibi temel tarım ürünlerindeki fiyat artışları dikkat çekerken, gözler yeniden tarım politikalarına çevrildi. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Ekonomisi Bölümü Emekli öğretim üyesi Prof. Dr. Cengiz Çakır, Sputnik Türkiye'ye yaptığı değerlendirmede, fiyat artışlarının yalnızca üretim maliyetleriyle açıklanamayacağını belirterek, gıda enflasyonu, üretim planlaması, piyasa yapısı ve kamu politikalarına ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
'Tarımsal ürün fiyatlarını kısa vadede maliyetler belirlemez'
Prof. Dr. Cengiz Çakır’a göre kamuoyunda sıkça dile getirilen "artan maliyetler fiyatları yükseltiyor" yaklaşımı, tarım ekonomisinin işleyişini tam olarak yansıtmıyor. Tarımsal üretimde maliyetlerin ancak üretim tamamlandıktan sonra netleştiğini belirten Çakır, çiftçinin üretim kararını gelecek döneme ilişkin beklenen maliyet ve gelir hesabına göre verdiğini söyledi:
“Kısa erimde maliyetlerle tarımsal ürün fiyatları arasında bir ilişki yoktur. Ayrıca kesin maliyet ancak her şey tamamlandıktan sonra hesaplanabilir. O hesabın geçmişte kalmış üretime etkisi olamaz. Bir sonraki yılda üretilecek ürünlerin tahmini maliyeti ve tahmini geliri üzerinden ne yetiştirileceği kararlaştırılır. Ancak tarımsal girdi ve ürün piyasaları oligopol piyasalarıdır. Alıcılar örtülü veya açık olarak örgütlü iken satıcı durumundaki çiftçiler çok sayıda ve dağınıktır. AVM yöneticileri kendi aralarında rekabet değil işbirliği yapmaktadır. Sözleşmeli tarımda egemen taraf ürünü işleyendir.”
‘Bazen zarar da etseniz üretimi sürdürmek akılcı olabilir’
Çiftçinin üretimden kolay kolay vazgeçemeyeceğini söyleyen Çakır, tarımsal üretimin yüksek "eylemsizlik momentine" sahip olduğunu vurgulayarak, zarar edilse bile üretimin sürdürülmesinin çoğu zaman ekonomik bir zorunluluk olduğunun altını çizdi:
“Tarımsal üretimin eylemsizlik momenti yüksektir. Denizdeki devasa bir geminin aniden durmasının mümkün olmadığı gibi tarımsal faaliyeti de birden sonlandıramazsınız. Bazen zarar da etseniz üretimi sürdürmek akılcı olabilir. Üretim yapmasanız da sabit masrafları karşılamak, borçlarınızı ödemek, ailenizi geçindirmek, saygınlığınızı korumak için üretmek gerekir. Çiftçilerde gelecek yılın daha iyi olacağı umudu hep vardır.”
'Kış aylarında arz sorunu değil, spekülasyon riski öne çıkıyor'
Sonbahar ve kış dönemine ilişkin beklentilerini de paylaşan Çakır, mevsimsel olarak üretimin tamamen durmayacağını söyledi. Kışlık sebzelerin ekim dönemine girildiğini hatırlatan Çakır, lahana, karnabahar, marul, turp ve şalgam gibi ürünlerde verimli bir sezon beklendiğini ifade etti. Patates, soğan ve elma gibi depolanabilen ürünlerin de talebe göre piyasaya sunulacağını belirten Çakır, esas riskin üretimden ziyade piyasa manipülasyonları olduğunu söyledi:
“Kışlık sebzelerin ekim dikimi başlamaktadır. Sonbahar genellikle bolluk olur. Yaz döneminde kurutma, konserve ve salça yapma gibi yollarla kışlık erzakın bir kısmı hazırlanır. Bir sezonda üç dönem ıspanak yetiştirmek mümkündür. Kışlık sebzelerin su ihtiyacı olmaz. Soğuk dönemde böcekler faal değildir. Lahana, karnabahar, turp, şalgam, marul gibi verimli sebzeler öne çıkar. Patates, soğan, elma gibi depolanabilen ürünler talebe uygun olarak piyasaya sürülür. Haksız rekabeti ve spekülasyonu önlemek şarttır.”
‘Kredi musluklarının kısılması tarımda ve sanayide üretimi daraltmakta, tüketicilerin alım gücünü azaltmakta’
Gıda enflasyonunun artık yalnızca mevsimsel dalgalanmalarla açıklanamayacağını belirten Prof. Dr. Cengiz Çakır, mevcut ekonomik politikaların da fiyatlar üzerinde etkili olduğunu söyledi. Sıkı para politikalarının ücretleri baskıladığını ve krediye erişimi zorlaştırdığını ifade eden Çakır, tarım ve sanayide üretimin daralmasının enflasyonla mücadeleyi zorlaştırdığını dile getirdi:
“Türkiye önceleri bugünkünden çok daha yüksek enflasyon oranları ile karşılaşmış bir ülkedir. İşçi ücretleri ve memur maaşları yeterince artırılırsa sorun hafifler. Esas sorun şimdi uygulanan sıkı para politikası sonucunda ücretlerin baskılanmasından kaynaklanır. Kredi musluklarının kısılması tarımda ve sanayide üretimi daraltmakta, tüketicilerin alım gücünü azaltmaktadır.”
'Antalya'dan İstanbul'a taşınan ürünün maliyeti doğal olarak artıyor'
Türkiye'deki lojistik yapısının da gıda enflasyonu üzerinde önemli etkisi bulunduğunu söyleyen Çakır, İstanbul gibi büyük şehirlerin yaş meyve ve sebze ihtiyacının yüzlerce kilometre uzaklıktan karşılanmasının maliyetleri yükselttiğini belirtti:
“İstanbul gibi bir mega kentin yaş meyve sebze ihtiyacının 850 kilometre uzaktaki Antalya'dan karşılanması lojistik maliyetlerini artırmaktadır. Taşımacılık ithal malı petrolle yürüyen kamyonlarla yapılmaktadır. Otoyollardan ve Deli Dumrul köprülerinden geçilmesi gerekmektedir. Binlerce kamyonun taşıdığı yükü bir tek gemi ile taşımak mümkündür. Her gün değişen akaryakıt fiyatı çıkarcılara zam yapmak için bir fırsat yaratmaktadır. Dönemler itibariyle akaryakıt fiyatlarını sabitlemekte yarar var.”
'2025'teki zirai don kalıcı hasar bırakmadı'
Geçen yıl yaşanan zirai don olayının etkilerine de değinen Prof. Dr. Cengiz Çakır, 2025 yılında yaşanan don, dolu, kuraklık ve aşırı sıcaklıkların üretimi olumsuz etkilediğini ancak bunun uzun vadeli bir üretim kaybına dönüşmediğini söyledi:
“Tarım işletmesi üstü açık bir fabrikaya benzetilir. Yağmur yağar, dolu yağar, don olur, kuraklık olur, su baskını olur. Aşırı iklim koşullarının yoğunlaştığı bir dönemde yaşıyoruz. 2025 yılında şiddetli bir don vakası çok geniş alanları etkiledi. Genellikle dolu yağışı yerel olur. Ama dolu yağışı da geniş alanlarda etkili oldu. Arkasından yaz sıcakları ve kuraklık bastırdı. İklim koşulları açısından en olumsuz gelişmeler peşpeşe yaşandı. Don olayı ağaçları kökünden kurutacak şiddette değildi. 2025 yılının üretiminde azalma oldu ama sonraki yıllar için pek kalıcı olumsuz etki yaratmadı. Bir yılın haziran ve temmuz ayları çok sıcak geçerse kiraz ve kayısı gibi ağaçların ertesi yıl ürün verecek gözleri iyi gelişmediği için izleyen yılda ürün miktar ve kalitesi düşebilir.”
'Türkiye'de tarım tek başına planlanamaz'
Türkiye'nin üretim planlamasında yaşadığı sıkıntının yalnızca Tarım ve Orman Bakanlığı ile çözülemeyeceğini söyleyen Çakır, tarımın enerji, ulaştırma, finans, eğitim ve sanayi politikalarıyla birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı:
“Tarım tek başına kendi içinde planlanamaz. Örneğin sulama verimini artırmak için basınçlı sulama sistemine geçme kararı aldınız diyelim. Suyu kuyusunun başına elektrik gelmedikçe dalgıç pompa çalışmaz ve bu sistemi kuramazsınız. Elektrik işleri Enerji bakanlığının denetiminde. Teknik elemanın eğitimi Milli Eğitim Bakanlığında, para ve kredi kaynakları Maliye Bakanlığı denetiminde, ulaşım işlerini Ulaştırma Bakanlığı, tarımsal sanayi fabrikaları Sanayi Bakanlığı denetiminde. Kağıt üzerinde mükemmel planlar yapılsa da uygulamayı denetleme ve destekleme mümkün değil. Hepsinin kolektif olarak birlikte çalışması gerekir.”
Gıda enflasyonunun kalıcı biçimde düşürülebilmesi için ne yapılmalı?
Prof. Dr. Cengiz Çakır'ın değerlendirmelerine göre gıda enflasyonunun kalıcı biçimde düşürülebilmesi için üç temel adım öne çıkıyor:
Üretimi destekleyecek finansman ve kredi imkanlarının güçlendirilmesi
Tarım piyasasında spekülasyonu önleyecek etkin kamu düzenlemelerinin yeniden oluşturulması
Tarım politikalarının enerji, lojistik, finans ve sanayi politikalarıyla eşgüdüm içinde yeniden planlanması