- Sputnik Türkiye, 1920
ANKARA'DAN HABER VER
Deneyimli gazeteci Zülfikar Doğan, ‘Ankara’dan Haber Ver’ programında ekonomiye yön veren kararları, etkilerini ve bilinmeyen yönlerini Radyo Sputnik dinleyicileri için her pazartesi ve çarşamba masaya yatırıyor.

Türkiye’de borç alarmı: 44 milyon kişi bankalara borçlu

Ankara'dan Haber Var
Ankara'dan Haber Var - Sputnik Türkiye, 1920, 05.08.2026
Abone ol
Gazeteci Zülfikar Doğan, Türkiye’de 44 milyon kişinin bankalara borçlu olduğunu, karşılıksız çek ve protestolu senetlerde sert artışlar yaşandığını söyledi. İcra, haciz, konkordato ve iflasların hızlanabileceğini belirten Doğan, ayrıca kamuya ait köprü ve otoyolların 25 yıllık işletme hakkının devrinin de gündemde olduğunu aktardı.
Gazeteci Zülfikar Doğan, Radyo Sputnik'te hazırlayıp sunduğu Ankara'dan Haber Var programında Türkiye ekonomisindeki güncel gelişmeleri ve artan borçluluğun ekonomik tabloya yansımalarını değerlendirdi.

‘Türkiye’nin yarısından fazlası bankalara borçlu’

Doğan, yüksek faiz ve finansmana erişimdeki sıkıntıların ödeme sistemlerine yansıdığını belirterek karşılıksız çek ve protestolu senetlerde sert artış yaşandığını söyledi. Bankalara borçlu kişi sayısının 44 milyona ulaştığına dikkat çeken Doğan, icra, haciz, konkordato ve iflasların hızlanabileceği uyarısında bulundu:

“Karşılıksız çeklerde ve protestolu senetlerde olağanüstü artışlar var. Çarklar neredeyse durma noktasına gelmiş durumda. Yüksek faiz nedeniyle bankalardan finansman sağlamak hemen hemen imkânsız hale geldiği için insanlar çek ve senet kullanarak ödeme sistemlerini sürdürmeye çalışıyor. Ancak buradaki tablo da oldukça vahim.

Bankalararası Risk Merkezi’nin Ocak-Haziran dönemi verilerine baktığımızda, altı aylık sürede bankalara ibraz edilen çek sayısında yüzde 19’luk artış olduğunu görüyoruz. Toplam 7,2 milyon çek ibraz edilmiş ve bu çeklerin parasal tutarı 5,4 trilyon liraya ulaşmış. Karşılıksız çeklerdeki yıllık artış ise yüzde 54’e çıkmış durumda. 157 bin adet, toplam 162 milyar liralık çek karşılıksız çıkmış. Bu çekler 23 bin kişi tarafından keşide edilmiş. Yani 162 milyar liralık çekin alıcısı parasını tahsil edememiş.

Protestolu senetlerde de benzer bir tablo söz konusu. Yıllık artış yüzde 51 düzeyine ulaşmış durumda. Sadece haziran ayında, bir önceki aya kıyasla protestolu senetlerdeki artış yüzde 73’e ulaşmış vaziyette. Bu tablo, senetlerin tahsil edilemediğini, satıcının parasını alamadığını ve borçlunun da senedini ödeyemediğini gösteriyor. Protestolar ve bankalar tarafından arkası yazılan çeklerle birlikte icra ve haciz süreçlerinin, beraberinde de konkordato ve iflas kararlarının giderek artacağını ve hızlanacağını gösteren bir tabloyla karşı karşıyayız.

Borçlarda da olağanüstü bir artış söz konusu. Bu durum hem bireysel borçlarda hem de şirket borçlarında görülüyor. Haziran sonu itibarıyla yine Bankalar Birliği Risk Merkezi verilerine baktığımızda, bankalara borçlu kişi sayısının 44 milyona ulaştığını görüyoruz. Türkiye nüfusunun yüzde 52’si bankalara borçlu. Kredi kartı, kredi, bireysel ihtiyaç kredisi, çek, senet; aklınıza gelen tüm ödeme sistemleri üzerinden 44 milyon vatandaşımız bankalara borçlu durumda. Bu da oldukça ciddi bir tablonun göstergesi. Bunu da vurgulamak gerekiyor.”

‘Köprü ve otoyolların işletme hakkının satışı yeniden gündemde’

Devlet tarafından işletilen köprü ve otoyolların 25 yıllık işletme hakkının devrinin yeniden gündeme geldiğini bildiren Doğan, altyapı varlıklarının stratejik önemine dikkat çekti. Doğan, yabancı şirketlerin işletmeci olması durumunda enflasyonla mücadelede yeni maliyetlerin ortaya çıkabileceği görüşünde:

“Hayat pahalılığı kalıcı bir şekilde devam edecekmiş gibi görünüyor. Hükümet buna bağlı olarak kaynak arayışlarını sürdürüyor. Maliyetler bir türlü aşağı çekilemediği için, bütçe açıkları, yüksek faizler devam ettiği için son bir adım atılmak üzere kamuya ait köprü ve otoyolların satılması gündeme geldi. Bu, daha önce de 2012 yılında gündeme gelmişti. Şimdi yeniden İstanbul’da Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından işletilen Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve 15 Temmuz Şehitler Köprüsü’nün satışı; bunun yanı sıra TEM Otoyolu ve diğer devlet tarafından işletilen otoyollarının 25 yıl süre ile işletme hakkının satılması gündemde. Bununla ilgili hazırlıklar yapılıyor. Özellikle Fransızlar, Danimarkalılar, Malezyalılar bu 25 yıllık hizmet ihalesine girmek üzere yerli ortaklar arıyorlar.

2012’de 5,7 milyar dolar teklif edilmişti ve o dönemde Başbakan olan Sayın Cumhurbaşkanı bu teklifi az bularak ‘En az 7-7,5 milyar dolar olmalı’ demişti. Bunlar elde kalan son varlıklar. Kamu-özel iş birliği projesi ile yapılan köprülerin, otoyolların nasıl bir maliyet getirdiğini hepimiz biliyoruz. Bütçe açıkları, enflasyon üzerinde, arz bolluğuna rağmen fiyatların bir türlü aşağı düşmemesinde işte bu kamu-özel iş birliği çerçevesinde gerçekleştirilen ve 25 yıla varan döviz bazında garantilerle, geçiş garantileriyle inşa ettirilen köprülerin, otoyolların yarattığı fiyat artışları önemli etkenlerden bir tanesi. Hazine Karayollarının işlettiği köprülerin ve otoyolların fiyatlarının nerdeyse 2-3 katı düzeyde bu işletmelere garanti ücret ödüyor. Bunların ciddi yansımaları var. Eldeki bu son varlıkları çıkarmadan önce ben bir kez daha çok dikkatli olmamız gerektiğini söylüyorum. Bir ülkenin altyapısının stratejik önemi çok büyük. Eğer bunların yabancı şirketler tarafından işletilmesi söz konusu olursa enflasyon ile mücadelede yeni ek maliyetler ile karşı karşıya kalabiliriz.”

Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала