https://anlatilaninotesi.com.tr/20260730/egd-genel-sekreteri-ercin-ekonomi-kim-kime-ne-tutturursa-duzenine-donustu-1107666390.html
EGD Genel Sekreteri Erçin: Ekonomi ‘kim kime ne tutturursa’ düzenine dönüştü
EGD Genel Sekreteri Erçin: Ekonomi ‘kim kime ne tutturursa’ düzenine dönüştü
Sputnik Türkiye
Recep Erçin, keyfi fiyatlamaların ekonomiyi ‘kim kime ne tutturursa’ düzenine dönüştürdüğünü belirterek devletin kritik sektörlerde piyasaya yön vermesi... 30.07.2026, Sputnik Türkiye
2026-07-30T17:50+0300
2026-07-30T17:50+0300
2026-07-30T17:50+0300
ankara farki
radyo
ekonomi
türkiye ekonomi gazetecileri derneği (egd)
enflasyon
ticaret bakanlığı
sanayi
kamu
özel sektör
kredi
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e9/07/17/1098088235_0:0:3640:2048_1920x0_80_0_0_302ef8c8a16d3fb873b592beca83d6e4.jpg
Radyo Sputnik’te yayınlanan İsmet Özçelik’le Ankara Farkı programının konuğu Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) Genel Sekreteri Recep Erçin oldu. Erçin programda, Türkiye ekonomisindeki mevcut sorunları ve bu sorunların üretim, ihracat ve alım gücü üzerindeki etkilerini değerlendirdi.‘Türkiye dünyanın en yüksek enflasyonunu yaşıyor’Yüksek enflasyon nedeniyle asgari ücret ile açlık sınırı arasındaki farkın giderek büyüdüğüne dikkat çekerek ücret politikalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Erçin, şunları kaydetti:‘Yanlış jeopolitik kararlar ekonomiye zarar veriyor’Erçin, Türkiye’nin Rusya ve Çin gibi ülkelerden daha uygun fiyatlarla enerji ve ham madde temin edebileceğini belirtti. Daha pahalı kaynaklara yönelinmesinin üreticiyi zorladığını söyleyen Erçin, siyasi ve jeopolitik tercihlerin ekonomideki sorunları derinleştirdiği görüşünde:‘İmalat sanayi eriyor’İmalat sanayisinin millî gelir içindeki payının yüzde 15,8’e gerilemesinin Türkiye açısından tehlikeli olduğunu ifade eden Erçin, sanayicinin kazancının finansman giderlerine gitmesi nedeniyle yatırım, AR-GE ve inovasyona kaynak ayıramadığını söyledi. Erçin, önlem alınmazsa üretim ve ihracatın ciddi zarar göreceği uyarısında bulundu:‘Devlet kritik sektörlerde piyasaya yön vermeli’Erçin’e göre enflasyonun önemli nedenlerinden biri denetimsiz ve keyfi fiyatlandırma. Devletin kritik sektörlerde üretici ve düzenleyici olarak piyasada bulunması gerektiğini savunan Erçin, özel sektör yatırımlarının da kamu tarafından yönlendirilmesi ve uygun kredilerle desteklenmesi gerektiği görüşünde:
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
2026
İsmet Özçelik
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e7/02/0d/1066989326_0:0:192:192_100x100_80_0_0_ee8cef4f79fd9fdf6ceed2669b3bc23c.jpg
İsmet Özçelik
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e7/02/0d/1066989326_0:0:192:192_100x100_80_0_0_ee8cef4f79fd9fdf6ceed2669b3bc23c.jpg
SON HABERLER
tr_TR
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e9/07/17/1098088235_0:0:2732:2048_1920x0_80_0_0_bb816d12a237654156d872fadb2c9727.jpgSputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
İsmet Özçelik
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e7/02/0d/1066989326_0:0:192:192_100x100_80_0_0_ee8cef4f79fd9fdf6ceed2669b3bc23c.jpg
radyo, ekonomi, türkiye ekonomi gazetecileri derneği (egd), enflasyon, ticaret bakanlığı, sanayi, kamu, özel sektör, kredi
radyo, ekonomi, türkiye ekonomi gazetecileri derneği (egd), enflasyon, ticaret bakanlığı, sanayi, kamu, özel sektör, kredi
EGD Genel Sekreteri Erçin: Ekonomi ‘kim kime ne tutturursa’ düzenine dönüştü
Recep Erçin, keyfi fiyatlamaların ekonomiyi ‘kim kime ne tutturursa’ düzenine dönüştürdüğünü belirterek devletin kritik sektörlerde piyasaya yön vermesi gerektiğini söyledi. Yüksek enflasyon, kur politikası ve jeopolitik tercihlerin ihracatı zayıflattığını belirten Erçin, Türkiye’nin erken sanayisizleşme riskiyle karşı karşıya olduğunu vurguladı.
Radyo Sputnik’te yayınlanan İsmet Özçelik’le Ankara Farkı programının konuğu Ekonomi Gazetecileri Derneği (EGD) Genel Sekreteri Recep Erçin oldu. Erçin programda, Türkiye ekonomisindeki mevcut sorunları ve bu sorunların üretim, ihracat ve alım gücü üzerindeki etkilerini değerlendirdi.
‘Türkiye dünyanın en yüksek enflasyonunu yaşıyor’
Yüksek enflasyon nedeniyle asgari ücret ile açlık sınırı arasındaki farkın giderek büyüdüğüne dikkat çekerek ücret politikalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Erçin, şunları kaydetti:
“Dünyanın en yüksek enflasyonunu yaşıyoruz. Türkiye ölçeğinde olmayan, Arjantin gibi siyaseten çalkantılı ülkeleri dışarıda bırakırsak dünyanın en yüksek enflasyonu ile karşı karşıyayız. Hatta bazı aylar ABD, Almanya, Çin’in yıllık enflasyonu kadar aylık enflasyon ortaya çıkıyor. TÜRK-İŞ açıkladı; açlık sınırı barem olarak 30 bin liranın üzerinde. Asgari ücret ile açlık sınırı arasındaki makas büyüyor. Yoksulluk sınırı da 120 bin liralara vurmuş vaziyette. Burada hükümet ve yöneticiler tarafından ücret politikalarının yeniden değerlendirilmesi gerekecek gibi duruyor.
Temmuz zammı belki de olması gerekiyordu. Orada da reel sektörün durumunu dikkate alıyorlar. İçerideki maliyetler çok yüksek, döviz fiyatları da enflasyon kadar artmıyor. İhracat odaklı bir ekonomi olarak yola çıkıyorsunuz, dış satım ile sektörlerinizi büyütmeye çalışıyorsunuz. Burada haliyle rekabetçi bir kur gündeme gelmesi gerekiyor. Fakat içeride yıllık enflasyonunuz yüzde 30, kur artışınız yüzde 20. Bu hem ithalatı teşvik ediyor, içeride de ihracatçının mal satamamasına sebebiyet veriyor.”
‘Yanlış jeopolitik kararlar ekonomiye zarar veriyor’
Erçin, Türkiye’nin Rusya ve Çin gibi ülkelerden daha uygun fiyatlarla enerji ve ham madde temin edebileceğini belirtti. Daha pahalı kaynaklara yönelinmesinin üreticiyi zorladığını söyleyen Erçin, siyasi ve jeopolitik tercihlerin ekonomideki sorunları derinleştirdiği görüşünde:
“Çin ve Rusya Türkiye’nin stratejik bir partneri. En azından onlardan ucuz ham madde alarak Türk sanayisi desteklenebilir. Biz Rusya’dan 10-15 dolar düşüğe Ural petrolü alırken neden brent petrole fiyatlayıp Türkiye’ye veriyoruz. Bizim enerjide Rusya gibi bir müttefikimiz var; ham maddeyi ucuza alabileceğimiz Çin gibi bir dostumuz var. Endonezya da aynı şekilde. Neden gidip Güney Kore’den daha pahalı çelik vs. alıyoruz ve üreticimizi zor duruma sokuyoruz? ABD’den LNG alıyoruz, milyarlarca doları boşuna harcıyoruz. Bizim aldığımız bazı siyasi ve jeopolitik kararlar da aslında bugün ekonominin zorlanmasına sebebiyet veriyor.”
İmalat sanayisinin millî gelir içindeki payının yüzde 15,8’e gerilemesinin Türkiye açısından tehlikeli olduğunu ifade eden Erçin, sanayicinin kazancının finansman giderlerine gitmesi nedeniyle yatırım, AR-GE ve inovasyona kaynak ayıramadığını söyledi. Erçin, önlem alınmazsa üretim ve ihracatın ciddi zarar göreceği uyarısında bulundu:
“İstanbul Sanayi Odası’nın ihracatının, kârlılıklarının erimesine baktığımızda, kazandıkları paranın finansmana gittiğini dikkate aldığımızda böyle bir ortamda yatırım için para ayıramazsın. Yatırım için, AR-GE için, inovasyon için para ayıramazsan yarın öbür gün ‘dışarıya mal satacağım’ dediğin zaman rakiplerine karşı geri plana düşersin. İşler düzeldiği zaman yanında adam bulamazsın. Türkiye’de işsizlik yüzde 8.1 görünüyor. Güldürmeyin beni. İşgücü dışına çıkan nüfusa bakalım. Neden bizim sigortalı çalışan sayımız artmıyor? Bunlar hep imalat sanayisinin erimesinden kaynaklı. Verileri incelediğimde Türkiye’de geçen yıl itibariyle imalat sanayisinin milli gelir içindeki payının yüzde 15.8’lere kadar düştüğünü gördük. Bu çok tehlikeli bir oran; en az 19 olması gerekiyor. Türkiye erken sanayisizleşme evresine geçti. Bu fabrikaları çöpe atıyoruz demek değil. Sanayi Bakanımız her gün yeni yatırım açıklıyor. Ama ölçeğe, ekonominin genel büyümesine baktığımızda sanayinin orada yavaş kaldığını görüyoruz. Sanayinin yavaş kaldığı ortamda bir süre sonra ihracat yavaş kalacak. Siz mal ticaretinden döviz kazanmıyorsanız hizmetler ile bu işi bir yere kadar kompanse edebilirsiniz. Tamam, turizm gelirlerimiz çok önemli. Ama gelen turistin önüne tabağı, çatal-bıçağı, yemeği ithal koyarsanız bir turizm geliriniz olmaz. Bugün onları yerli tedarik ettiğimiz için hizmetler tarafında artı verebiliyoruz. Eğer bu işler böyle devam ederse Türkiye’nin bu ihracat serüveninin bir felakete doğru sürükleneceğini öngörüyorum. Bir an önce birtakım tedbirler alınması lazım.”
‘Devlet kritik sektörlerde piyasaya yön vermeli’
Erçin’e göre enflasyonun önemli nedenlerinden biri denetimsiz ve keyfi fiyatlandırma. Devletin kritik sektörlerde üretici ve düzenleyici olarak piyasada bulunması gerektiğini savunan Erçin, özel sektör yatırımlarının da kamu tarafından yönlendirilmesi ve uygun kredilerle desteklenmesi gerektiği görüşünde:
“Devlet yol gösterecek, özel sektör de özel kredilendirmelerle beraber oraya yatırım yapacak. Özel sektör olmazsa olmaz zaten. Devletin elini eteğini çektiği zaman ne hale gelindiğini görüyoruz. Bence enflasyonun en büyük nedeni keyfi fiyatlamalar. Örneğin su fiyatları; bir şişe su bir yerde 7 lira, başka bir yerde 40 lira olur mu? Burada bir gariplik var. Dünyanın hiçbir yerinde böyle bir fiyat skalası yok. Kim kime ne tutturursa ekonomisi haline gelmiş durumdayız. Ticaret Bakanlığı bunların önüne geçmek için yoğun uğraşlar içerisinde; Maliye Bakanlığı da firmaları denetliyor. Ama bir yerde ipin ucu kaçmış. Kaçtığı için şu anda tutulamıyor.
Bence devletin kritik bazı sektörlerde piyasayı regüle ettiği üretici güçlerinin olması lazım. Çünkü öyle dönemler geliyor ki siyasi birtakım ortamlar oluşabiliyor, istikrarsızlık dönemleri görülebiliyor, siyasi kargaşada bazı ekonomi politikalarında zafiyetler meydana gelebiliyor. Orada devletin devreye girip piyasaya yön göstermesi gerek.”