- Sputnik Türkiye, 1920
YAŞAM
Türkiye ve dünyadan ilgi çekici yaşam haberleri, toplumsal olaylar, güncel araştırmalar, fotoğraf ve video galerileri.

Araştırma: Komplo teorilerine inananların davranışlarını belirleyen üç unsur var

© Fotoğraf : Bu fotoğraf yapay zeka ile oluşturulmuşturKomplo teorisyeni
Komplo teorisyeni - Sputnik Türkiye, 1920, 30.07.2026
Abone ol
Yeni bir araştırma, bir komplo teorisine inanmanın tek başına insanların davranışlarını öngörmek için yeterli olmadığını ortaya koydu. Bilim insanlarına göre belirleyici olan, kişinin bu inancı ne kadar kesin kabul ettiği, hayatında ne kadar önemli gördüğü ve bu inancın kendisini harekete geçmeye teşvik edip etmediği.
Sonuçları British Journal of Social Psychology dergisinde yayımlanan araştırma, 6 binden fazla ABD'li katılımcının verilerini analiz etti. Çalışmaya Javier A. Granados Samayoa ile Dolores Albarracín liderlik etti.
Araştırmacılar, komplo teorilerine inanmanın tek başına insanların göç politikalarına destek vermesi, Kovid-19 aşısını reddetmesi ya da siyasi kampanyalara bağış yapması gibi davranışları güçlü biçimde tahmin edemediğini belirledi. Bunun yerine, söz konusu inancın kişi açısından taşıdığı anlamın belirleyici olduğu görüldü.

Davranışı belirleyen inanç değil, tutum

Araştırma ekibi üç ayrı çalışma yürüttü. İlkinde, yaklaşık 2 bin kişinin 'Büyük Yer Değiştirme' komplo teorisine inanmasının göç karşıtı tutumlarla ilişkisi incelendi. İkinci çalışmada 2 bin 572 kişinin Kovid-19 aşısına yönelik tercihleri değerlendirildi. Üçüncü çalışmada ise bin 551 katılımcının ABD Başkanı Donald Trump'a karşı "derin devlet" komplosuna yönelik inançları ile siyasi faaliyetleri üç aylık arayla takip edildi.
Araştırmanın en dikkat çekici bulgusu, komplo teorilerinin davranışları doğrudan şekillendirmemesi oldu. Bilim insanlarına göre süreç iki aşamada işliyor. Önce komplo inancı kişinin bir konuya yönelik tutumunu değiştiriyor, ardından değişen tutum davranışa dönüşüyor. Başka bir ifadeyle, bir komplo teorisine inanmak tek başına harekete geçmek anlamına gelmiyor.

Üç unsur öne çıkıyor

Araştırmaya göre bir komplo inancının davranışa dönüşme olasılığı üç temel özelliğe bağlı:
Kesinlik: Kişinin teorinin doğru olduğundan ne kadar emin olduğu.
Önem: İnancın kişinin kimliği ve yaşamındaki yeri.
Eyleme geçirilebilirlik: İnancın kişiye yapabileceği somut bir şey önerip önermediği.
Bu üç özellik güçlendikçe, komplo inancı ile gerçek hayattaki davranış arasındaki ilişki de belirgin şekilde artıyor. Özellikle kişi hem teoriden eminse hem de onu kendi yaşamı açısından önemli görüyorsa, inancın eyleme dönüşme ihtimali yükseliyor.

Nedensellik kanıtlanmadı

Araştırmacılar, elde edilen sonuçların doğrudan neden-sonuç ilişkisini kanıtlamadığını söyledi. Bununla birlikte aynı eğilimin göç, aşılar ve Donald Trump hakkındaki üç farklı komplo teorisinde de görülmesi, bulguların tesadüf olma ihtimalini zayıflatıyor.
Bilim insanlarına göre gelecekte komplo teorilerinin toplum üzerindeki etkisini anlamak için yalnızca hangi teorilerin yayıldığını izlemek yeterli olmayabilir. Asıl önemli sorunun, insanların bu teorilere ne kadar güçlü inandığı ve bu inançların onları gerçek hayatta harekete geçirip geçirmediği olduğu belirtiliyor.
Batı'da adından söz ettiren Arap kökenli ünlü kadınlar - Sputnik Türkiye, 1920, 30.07.2026
YAŞAM
George Clooney ve ailesi Fransa'daki orman yangınları nedeniyle evlerini tahliye etti
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала