https://anlatilaninotesi.com.tr/20260724/lozanin-yil-donumunde-heybeliada-ruhban-okulu-tepkisi-turkiyenin-tapusu-tartisilamaz-1107533146.html
Lozan'ın yıl dönümünde Heybeliada Ruhban Okulu tepkisi: ‘Türkiye'nin tapusu tartışılamaz’
Lozan'ın yıl dönümünde Heybeliada Ruhban Okulu tepkisi: ‘Türkiye'nin tapusu tartışılamaz’
Sputnik Türkiye
Türkiye'nin tapu senedi olarak nitelendirilen Lozan Antlaşması'nın 103. yıl dönümünde, Fener Rum Patrikhanesi'nin Heybeliada Ruhban Okulu'nu "ekümenik"... 24.07.2026, Sputnik Türkiye
2026-07-24T20:53+0300
2026-07-24T20:53+0300
2026-07-24T20:54+0300
türki̇ye
türkiye
selçuk erenerol
cihat yaycı
mustafa kemal atatürk
türkiye cumhuriyeti
heybeliada
heybeliada ruhban okulu
fener rum patrikhanesi
sputnik türkiye
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07ea/07/18/1107532992_0:192:2048:1344_1920x0_80_0_0_f68c6f2a75ac29856ff0466568059854.jpg
Sputnik Özel - Lozan Antlaşması'nın imzalanmasının 103. yıl dönümünde Heybeliada'da "Türkiye'nin Tapusu Lozan'a İhanet: Ruhban Okulu ve Ekümeniklik" başlıklı basın açıklaması düzenlendi.Basın açıklamasında, Fener Rum Patrikhanesi'nin Heybeliada Ruhban Okulu'nu "ekümenik" sıfatıyla yeniden açma girişimine tepki gösterildi.Yaycı: Lozan'da Patrikhane'ye uluslararası siyasi bir kişilik verilmemiştirBasın açıklamasında konuşan Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, Heybeliada Ruhban Okulu tartışmalarının Türkiye'nin egemenlik haklarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu savunarak şu ifadeleri kullandı:Erenerol: Türk ulusuna bu okulun bir dini mesele olmadığını hatırlatmak istiyoruz Programda konuşan Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın Sözcüsü Selçuk Erenerol, Lozan Antlaşması, Heybeliada Ruhban Okulu ve ekümeniklik tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erenerol, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
https://anlatilaninotesi.com.tr/20260717/heybeliadada-turkiyenin-tapusu-lozana-ihanet-ruhban-okulu-ve-ekumeniklik-paneli-duzenlenecek-1107338799.html
türki̇ye
türkiye cumhuriyeti
heybeliada
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
2026
Gizay Çelik
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e8/0a/1d/1089783195_0:0:1784:1785_100x100_80_0_0_6131c05b6311899a4284e9c9f3e8494c.jpg
Gizay Çelik
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e8/0a/1d/1089783195_0:0:1784:1785_100x100_80_0_0_6131c05b6311899a4284e9c9f3e8494c.jpg
SON HABERLER
tr_TR
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07ea/07/18/1107532992_0:0:2048:1536_1920x0_80_0_0_95bdfb661eefe152f868564de0e467de.jpgSputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
Gizay Çelik
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e8/0a/1d/1089783195_0:0:1784:1785_100x100_80_0_0_6131c05b6311899a4284e9c9f3e8494c.jpg
türkiye, selçuk erenerol, cihat yaycı, mustafa kemal atatürk, türkiye cumhuriyeti, heybeliada, heybeliada ruhban okulu, fener rum patrikhanesi, sputnik türkiye
türkiye, selçuk erenerol, cihat yaycı, mustafa kemal atatürk, türkiye cumhuriyeti, heybeliada, heybeliada ruhban okulu, fener rum patrikhanesi, sputnik türkiye
Lozan'ın yıl dönümünde Heybeliada Ruhban Okulu tepkisi: ‘Türkiye'nin tapusu tartışılamaz’
20:53 24.07.2026 (güncellendi: 20:54 24.07.2026) Türkiye'nin tapu senedi olarak nitelendirilen Lozan Antlaşması'nın 103. yıl dönümünde, Fener Rum Patrikhanesi'nin Heybeliada Ruhban Okulu'nu "ekümenik" sıfatıyla yeniden açma girişimi Heybeliada'da protesto edildi.
Sputnik Özel - Lozan Antlaşması'nın imzalanmasının 103. yıl dönümünde Heybeliada'da "Türkiye'nin Tapusu Lozan'a İhanet: Ruhban Okulu ve Ekümeniklik" başlıklı basın açıklaması düzenlendi.
Basın açıklamasında, Fener Rum Patrikhanesi'nin Heybeliada Ruhban Okulu'nu "ekümenik" sıfatıyla yeniden açma girişimine tepki gösterildi.
Yaycı: Lozan'da Patrikhane'ye uluslararası siyasi bir kişilik verilmemiştir
Basın açıklamasında konuşan Müstafi Tümamiral Prof. Dr. Cihat Yaycı, Heybeliada Ruhban Okulu tartışmalarının Türkiye'nin egemenlik haklarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu savunarak şu ifadeleri kullandı:
Bugün burada yalnızca bir okul meselesini konuşmuyoruz. Bugün Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenliğini, Lozan Barış Antlaşması'nı, milli devlet yapımızı ve geleceğimizi konuşuyoruz. Çünkü Heybeliada Ruhban Okulu meselesi, bazı çevrelerin göstermeye çalıştığı gibi basit bir eğitim ve din özgürlüğü meselesi asla değildir. Asıl mesele, Fener Rum Patrikhanesi'nin ekümenik olduğu iddiasının, yani Ortodoks Hristiyanların halifesi olduğu iddiasının, Türkiye Cumhuriyeti'ne fiilen kabul ettirilmek istenmesidir. İtirazımız tam da buradadır. Lozan, Türkiye Cumhuriyeti'nin tapusudur. Patrikhane meselesi Lozan görüşmelerinde ayrıntılı bir biçimde tartışılmıştır. Bizzat devletimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk, Patrikhane'yi nifak tohumu olarak tarif etmiştir. Lozan'da Patrikhane'ye uluslararası siyasi bir kişilik verilmemiştir. Lozan'da ekümeniklik diye bir hukuki statü tanınmamıştır. Zira ekümeniklik, laiklik ilkesine de aykırıdır. Anayasamıza da aykırıdır. Buna rağmen bugün Türkiye'de adım adım şu sürecin kabul ettirilmek istendiğini maalesef görüyoruz. Bir statüyle faaliyet göstermesinin, ardından Patrikhane'nin ekümenikliğinin fiilen kabul edilmesini, daha sonra da Patrikhane'nin Türkiye'de bulunan yerel bir din kurumu olmaktan çıkarılarak Vatikan türü bir uluslararası otoriteye dönüştürülmesini isteyenler, planlayanlar vardır. İşte karşı karşıya olduğumuz süreç budur. Bu bir eğitim özgürlüğü meselesi değildir. Bu doğrudan doğruya bir milli egemenlik meselesidir. Şimdi açıkça soruyorum. Bugün Türkiye'de Heybeliada Ruhban Okulu'nun yetiştireceği yüzlerce din adamına ihtiyaç duyacak kaç kişilik bir Rum Ortodoks cemaati vardır? Türkiye'de Rum Ortodoks cemaatinin zaten sayısı sınırlıdır. Buna karşılık milyonlarca Ortodoks başta Yunanistan olmak üzere dünyanın farklı ülkelerinde yaşamaktadır. O hâlde madem gerçekten din adamına ihtiyaç vardır, bu okul neden Yunanistan'da açılmamaktadır? Neden milyonlarca Ortodoks'un yaşadığı Atina'da, Selanik'te veya başka bir Yunan şehrinde değil de ısrarla İstanbul'da açılması isteniyor? Çünkü mesele sadece din adamı yetiştirmek meselesi değildir. Mesele okulun Türkiye topraklarında bulunmasından yararlanılarak Patrikhane'ye uluslararası bir merkez görüntüsü kazandırmaktır. İstanbul'u Konstantinopol yapmaktır. Mesele okulun Türkiye topraklarında bulunmasının istismar edilmesidir. Mesele Patrikhane'nin ekümeniklik iddiasına mekân, kadro ve kurumsal altyapı sağlamaktır. Mesele Türkiye'nin egemenliği içinde yeni ve istisnai bir alan oluşturmaktır. Türkiye Cumhuriyeti'nin kendi hukukuna tabi olmayan, kendi devlet denetimini kabul etmeyen ve doğrudan doğruya Patrikhane'ye bağlı özel bir dini yükseköğretim kurumunun açılması talebi, sıradan bir okullaşma talebi değildir. Bu nedenle meseleye sadece 'Şartları uyarsa açılsın.' denilerek yaklaşılamaz. Çünkü sorun yalnızca teknik şartlar değildir. Okulun hangi siyasi amaca hizmet edeceği, hangi uluslararası statü iddiasının parçası olacağıdır. Bir daha soruyorum. Heybeliada Ruhban Okulu'nun bugüne kadar yetiştirdiği kadroların Osmanlı Devleti'ne ve Türkiye Cumhuriyeti'ne hangi somut hayrı olmuştur? Bu kadar geniş ve etkili bir ruhban kadrosu yetiştiren kurumun tarihi sicili incelenmeden bugün yeniden açılması kararı verilemez. Bunların ne gibi faydaları olup olmadığının iyice muhasebesi yapılması lazımdır. Ancak o okuldan yetişen ve Osmanlı Devleti'yle Türk Milli Mücadelesi'ne karşı faaliyet gösteren etkili isimleri görmezden gelemeyiz. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşuna karşı çıkanları görmezden gelemeyiz. Türkiye'den yeni bir Rum din okulu açılması istenirken, Yunanistan mevcut Türk okullarını kapatmaktadır. Madem Heybeliada Ruhban Okulu'nun Patrikhane bünyesinde özel bir statüyle açılması talep ediliyor, o hâlde aynı haklar Batı Trakya Türklerine de tanınmalıdır.
Erenerol: Türk ulusuna bu okulun bir dini mesele olmadığını hatırlatmak istiyoruz
Programda konuşan Türk Ortodoks Patrikhanesi Basın Sözcüsü Selçuk Erenerol, Lozan Antlaşması, Heybeliada Ruhban Okulu ve ekümeniklik tartışmalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Erenerol, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:
Ne yazık ki çok zor günlerden geçiyoruz ve yüzyıl önce verdiğimiz bu mücadeleyi hâlâ bugün, o dönemin atalarının sonraki nesilleri olarak devam ettiriyoruz. Ne üzücüdür ki Mustafa Kemal Atatürk, dünyada eşi benzeri olmayan bir mirası bizlere bıraktı. Ama biz asırlardır bu Türk uygarlığının kıymetini anlayamıyoruz. O yüzden böyle güzel bir günde bir araya geliyoruz. Mutluluğumuzu paylaşmak yerine yeniden atalarımız gibi bir mücadele veriyoruz. Lozan Barış Antlaşması'nın Türkiye Cumhuriyeti'nin dünyaya varlığını kabul ettirmiş olduğunu biliyoruz. Bu anlaşmayı Türkiye Cumhuriyeti'nin tapusu olarak görmeyenlerin bizleri nasıl bir hezimete sürüklediklerinin bilincinde olarak bugün burada bulunuyoruz. Uzun yıllardır siyasi emellerle Türkiye Cumhuriyeti'nin egemenlik haklarını tehdit eden ekümeniklik iddialarının son perdesi olan Ruhban Okulu'nun açılışını protesto ederek, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucu değerlerini korumaya ant içmiş yetkililerin görevlerini hatırlatmak istiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti bir bütündür, parçalanamaz. Ekümeniklik iddialarını bir dini kisveye ve sözde inanç hürriyetine gizleyerek Türk ulusuna pazarlamaya çalışanlar, tehlikeli bir siyasi oyunla vatanımızın bütünlüğüne kastetmektedir. Türk ulusuna bu okulun bir dini mesele olmadığını, siyasi emeller güden bir hıyanet yuvasının uluslararası arenaya açılacağı bir kapı olduğunu yeniden hatırlatmak istiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'nin devlet üniversitelerinde ruhban yetiştirmek istemeyen Fener Rum Kilisesi, neden yıllardır Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği desteğiyle Ruhban Okulu'nu açmak için ısrar etmektedir? Türkiye Cumhuriyeti'nin vermek istediği yasal imkânları elinin tersiyle iten Rum Kilisesi, 1821 Mora Katliamı'ndan beri özlemini duyduğu Megali İdea için nafile hayaller kurmaya devam etmektedir. Yasa dışı bir biçimde 1949 yılında Lozan Barış Antlaşması'nı delerek, ABD Başkanı Truman'ın özel uçağıyla Türkiye'ye gönderdiği Kara Papaz'dan beri hükümetlerimiz ne yazık ki Batı'nın isteklerini yerine getirmiştir. Buna rağmen günümüzün Kara Papazı Bartholomeos, Türkiye Cumhuriyeti'ni her seferinde ABD ve AB yetkililerine şikâyet ederek zulüm gördüklerini söylemektedir. Bugün burada bir hukuk mücadelesi vermekteyiz. Bugün burada Lozan Barış Antlaşması'nı, Türkiye Cumhuriyeti'nin Anayasası'nı, Yargıtay kararlarını, Türk hariciyesinin onurunu, iç işlerimizin işleyişini, millî eğitimimizi, tam bağımsızlığımızı ve ulusal egemenliğimizi korumak için buradayız.