https://anlatilaninotesi.com.tr/20260724/dis-politika-uzmani-tuba-cebi-spor-siyasi-acmazlara-alet-ediliyor-1107518068.html
Dış Politika Uzmanı Tuba Çebi: Spor, siyasi açmazlara alet ediliyor
Dış Politika Uzmanı Tuba Çebi: Spor, siyasi açmazlara alet ediliyor
Sputnik Türkiye
Rus sporculara yönelik yaptırımlar 2022’den bu yana devam ediyor. Uluslararası Atletizm Federasyonu bu yöndeki yaptırımları hala sürdürüyor. Savaş bahanesi ile... 24.07.2026, Sputnik Türkiye
2026-07-24T12:29+0300
2026-07-24T12:29+0300
2026-07-24T12:28+0300
dünya
haberler
i̇srail
gazze
uluslararası olimpiyat komitesi (ioc)
dünya atletizm birliği
rusya
spor
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e5/04/02/1044174871_0:0:1200:675_1920x0_80_0_0_d91e35f6736e5c81dfc9720240480290.png
Rus sporcuların 2022 yılından bu yana uluslararası turnuvalardan men edildi. Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC), 7 Temmuz’da Rus sporculara yönelik kısıtlamalar konusunda uluslararası federasyonlara yaptığı tavsiyeleri kaldırdı. Uluslararası Atletizm Federasyonu bu karara uymayacağını açıkladı. ‘Sporun siyasete alet ediliyor’ Dış Politika Uzmanı Tuba Çebi sporda alınan kararların siyasi olduğunu dikkat çekerek şunlara dikkat çekti: ‘İsrail örneğindeki çifte standart’ Dış Politika Uzmanı Çebi Rusya’nın sporcularının yasaklanırken İsrail’e benzer bir uygula yapılmamasına da dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü: ‘Kültür ve sanata kadar uzanan irrasyonel yasaklar’ Batı’nın benzer uygulamaları kültür ve sanat alanında da yaptığını hatırlatan Çebi şunları belirtti:
https://anlatilaninotesi.com.tr/20260723/misirli-analist-world-athleticsin-rus-sporculari-musabakalara-kabul-etmeme-karari-siyasi-1107504827.html
i̇srail
gazze
rusya
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
2026
Osman Nuri Cerit
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e5/07/01/1044866010_225:-1:1749:1524_100x100_80_0_0_6276e290a03a778c7a06f528f5e43d09.jpg
Osman Nuri Cerit
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e5/07/01/1044866010_225:-1:1749:1524_100x100_80_0_0_6276e290a03a778c7a06f528f5e43d09.jpg
SON HABERLER
tr_TR
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e5/04/02/1044174871_150:0:1050:675_1920x0_80_0_0_acbe87832660fefb5c9116ba028abc6c.pngSputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
Osman Nuri Cerit
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e5/07/01/1044866010_225:-1:1749:1524_100x100_80_0_0_6276e290a03a778c7a06f528f5e43d09.jpg
haberler, i̇srail, gazze, uluslararası olimpiyat komitesi (ioc), dünya atletizm birliği, rusya, spor
haberler, i̇srail, gazze, uluslararası olimpiyat komitesi (ioc), dünya atletizm birliği, rusya, spor
Dış Politika Uzmanı Tuba Çebi: Spor, siyasi açmazlara alet ediliyor
Özel
Rus sporculara yönelik yaptırımlar 2022’den bu yana devam ediyor. Uluslararası Atletizm Federasyonu bu yöndeki yaptırımları hala sürdürüyor. Savaş bahanesi ile sporculara yaptırım uygulanmasını eleştiren Dış Politika Uzmanı Tuba Çebi bunun olimpiyat ruhuna aykırı olduğunu vurguladı.
Rus sporcuların 2022 yılından bu yana uluslararası turnuvalardan men edildi.
Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC), 7 Temmuz’da Rus sporculara yönelik kısıtlamalar konusunda uluslararası federasyonlara yaptığı tavsiyeleri kaldırdı. Uluslararası Atletizm Federasyonu bu karara uymayacağını açıkladı.
‘Sporun siyasete alet ediliyor’
Dış Politika Uzmanı Tuba Çebi sporda alınan kararların siyasi olduğunu dikkat çekerek şunlara dikkat çekti:
“Tarih boyunca halkları ve kültürleri ortak bir zeminde buluşturan sporun birleştirici ruhu, uluslararası federasyonların jeopolitik güç dengelerine göre aldığı kararlarla ciddi bir sınavdan geçiyor. Dünya Atletizm Birliği (World Athletics) başta olmak üzere küresel spor organlarının takındığı ikircikli tutum, "Olimpik Ruh"un ve evrensel adalet duygusunun zedelenmesine yol açıyor. Spor, insanlık tarihi boyunca yalnızca bedensel bir performans ya da şampiyonluk mücadelesi olmanın ötesinde; evrensel değerlerin, barışın ve kültürlerarası diyaloğun en güçlü simgelerinden biri sayıldı. Ancak günümüzde siyasi krizlerin, askeri çatışmaların ve çıkar hesaplarının spor alanına doğrudan sirayet etmesi, sporun varlık nedenini tehdit eden derin bir açmaz yaratıyor. Olimpiyat Şartı’nın (Olympic Charter) temel ilkeleri; sporun her türlü siyasi, dini ve ırksal ayrımcılıktan bağımsız olduğunu, bireylerin sadece sporcu kimlikleriyle adil rekabet koşullarında değerlendirilmesi gerektiğini net bir şekilde ortaya koyuyor. Buna karşın uygulamadaki kararlar, sporun jeopolitik mücadelelerde bir koz olarak kullanıldığını gösteriyor.”
‘İsrail örneğindeki çifte standart’
Dış Politika Uzmanı Çebi Rusya’nın sporcularının yasaklanırken İsrail’e benzer bir uygula yapılmamasına da dikkat çekerek sözlerini şöyle sürdürdü:
“Spor dünyasındaki en büyük çelişki ve ikircikli tutum ise İsrail örneğinde gün yüzüne çıkıyor. Uluslararası toplumun ve insan hakları örgütlerinin gözü önünde Filistin’de ve Gazze’de ağır sivil kayıplara, soykırım ve savaş suçu boyutuna varan saldırılara imza atan İsrail; uluslararası spor organizasyonlarında hiçbir yaptırımla karşılaşmıyor. İsrail, kendi bayrağı ve sporcularıyla yarışmalara katılmayı sürdürüyor. Bir yanda bazı ülkelerin sporcuları devletlerinin yürüttüğü savaşlar gerekçe gösterilerek küresel arenadan tamamen izole edilirken; diğer yanda benzer ve hatta çok daha ağır insan hakları ihlallerine imza atan bir ülkeye adeta bir "koruma şemsiyesi" açılması, uluslararası spor federasyonlarının tarafsızlığını ve meşruiyetini derinden yaralıyor. Bu tablo, kararların hukuki ve etik ilkelere göre değil, jeopolitik güç odaklarına göre alındığının açık bir kanıtı olarak değerlendiriliyor. Sporun siyasileştirilmesi ve uygulanan ikircikli cezalandırma mekanizmaları, hem bireysel hem de toplumsal düzeyde yıkıcı sonuçlar doğuruyor. Bir devletin siyasi kararlarından veya askeri eylemlerinden hayatını o branşa adamış sporcuların sorumlu tutulması, psikolojik açıdan bir "kolektif cezalandırma" etkisi yaratıyor. Yıllarca emek veren sporcuların izole edilmesi, derin bir adaletsizlik, öfke ve çaresizlik duygusuna yol açıyor. Bunun yanı sıra spor, halkların birbirini birer "öteki" olarak değil, saygı duyulacak birer rakip olarak görmesini sağlayan önemli bir psikososyal köprü işlevi görüyor. Bu köprü yıkıldığında spor organizasyonları; halkları yakınlaştıran bir araç olmaktan çıkıp, ulusların birbirine yönelik nefret duygularını beslediği birer propaganda sahasına dönüşüyor.”
‘Kültür ve sanata kadar uzanan irrasyonel yasaklar’
Batı’nın benzer uygulamaları kültür ve sanat alanında da yaptığını hatırlatan Çebi şunları belirtti:
“Uluslararası kurumların "Bizim kurallarımız herkes için geçerli değil" mesajı veren çifte standartlı uygulamaları, spor dünyasını tıpkı uluslararası siyasette olduğu gibi Doğu-Batı ya da müttefik-düşman bloklarına bölüyor. Bu araçsallaştırma yalnızca sporla da sınırlı kalmıyor; kültür, sanat ve bilim alanlarına da sıçrıyor. Yüzyıllar önce yaşamış ve insanlık mirasına yön vermiş Dostoyevski veya Tolstoy gibi klasik yazarların üniversite müfredatlarından çıkarılmaya çalışılması ya da Uluslararası Kedi Federasyonu’nun (FIFe) Rusya’da yetiştirilen kedilerin yarışmalara katılımını yasaklaması gibi örnekler, sürecin vardığı irrasyonel boyutu gözler önüne seriyor. Soğuk Savaş döneminde dahi "Masa Tenisi Diplomasisi" gibi adımlarla devletlerarası buzlar eritilebilirken, günümüzde uluslararası federasyonların sporu doğrudan bir yaptırım aracı yapması ciddi bir gerileme olarak yorumlanıyor. Dünya Atletizm Birliği (World Athletics) ve benzeri küresel organların, siyasi güç odaklarının ve çifte standartların etkisinden sıyrılması gerektiği vurgulanıyor. İsrail’e tanınan katılım hakkı ya da yaptırımlara maruz kalan sporcuların durumu, konjonktürel siyasi hesaplara göre değil; adil, şeffaf ve her ulus için eşit işleyen hukuki ilkelere dayanmak zorunda. Aksi takdirde sporu siyasi açmazlara alet etmek, insanlığın ortak mirası olan "Olimpik Ruh"un kendisine verilen en büyük zarar olmaya devam edecek.”