- Sputnik Türkiye, 1920
YAŞAM
Türkiye ve dünyadan ilgi çekici yaşam haberleri, toplumsal olaylar, güncel araştırmalar, fotoğraf ve video galerileri.

Hindistan'da keşfedilen gizemli su altı şehri tarih kitaplarını değiştirebilir: 9 bin 500 yıllık medeniyet mi bulundu?

© FotoğrafKayıp şehir
Kayıp şehir - Sputnik Türkiye, 1920, 14.07.2026
Abone ol
Hindistan'ın batı kıyısındaki Khambhat Körfezi'nde denizin 36 metre altında keşfedilen devasa yapı kompleksi, insanlık tarihini yeniden yazabilecek en tartışmalı arkeolojik keşiflerden biri olarak gösteriliyor. Yaklaşık 9 bin 500 yıllık olduğu öne sürülen kalıntılar, İndus Vadisi Uygarlığı'ndan bile eski bir şehir ihtimalini gündeme getirdi.
Hindistan'ın batısındaki Khambhat Körfezi'nde (Cambay Körfezi) denizin yaklaşık 36 metre altında, 8 kilometre uzunluğunda ve 3 kilometre genişliğinde olduğu belirtilen devasa bir su altı yerleşimi keşfedildi. İlk kez Aralık 2000'de Hindistan Ulusal Okyanus Teknolojisi Enstitüsü (NIOT) tarafından tespit edilen yapı, aradan geçen 20 yılı aşkın süreye rağmen arkeoloji dünyasının en tartışmalı keşiflerinden biri olmayı sürdürüyor.
Uzmanlara göre, iddialar doğrulanırsa bu keşif, bugüne kadar kabul edilen medeniyet tarihinin yeniden değerlendirilmesine neden olabilir.

Keşif tamamen tesadüfen yapıldı

Şehir benzeri oluşumlar, NIOT ekiplerinin bölgede yürüttüğü rutin deniz kirliliği araştırmaları sırasında tesadüfen ortaya çıktı.
Sonar taramaları sırasında deniz tabanında dikkat çekici geometrik yapılar tespit edilirken, daha sonra bölgede yapılan çalışmalarda çömlek parçaları, boncuklar, heykeller, duvar kalıntıları ile insan kemikleri ve dişleri gün yüzüne çıkarıldı.
Bazı organik örnekler üzerinde yapılan karbon tarihleme analizleri yaklaşık 9 bin 500 yıllık sonuç verdi.

İddia doğruysa İndus Vadisi'nden de eski olabilir

Dönemin Hindistan Bilim ve Teknoloji Bakanı Murli Manohar Joshi, keşfi 2001 yılında kamuoyuna duyurarak kalıntıların çok eski bir medeniyete ait olabileceğini açıkladı.
Bu görüşe göre Khambhat Körfezi'ndeki yerleşim, bugüne kadar Güney Asya'nın en eski şehir kültürü kabul edilen İndus Vadisi (Harappa) Uygarlığı'ndan bile daha eski olabilir.
Böyle bir sonucun doğrulanması halinde Mezopotamya, Antik Mısır ve İndus Vadisi uygarlıklarının kronolojisi yeniden değerlendirilmek zorunda kalabilir.

"Harappa'nın kayıp atası olabilir" iddiası

Keşfin bilimsel ekibinde yer alan baş jeolog Badrinaryan, bölgenin son Buzul Çağı'nın ardından yükselen deniz seviyeleri nedeniyle sular altında kalan gelişmiş bir ana kültüre ait olabileceğini savundu.
Badrinaryan'a göre, bugüne kadar kökeni tam olarak açıklanamayan Harappa uygarlığı, bu çok daha eski kültürün devamı olabilir.
Araştırmacı, gelişmiş şehir planlamasına sahip bir toplumun sanılandan binlerce yıl önce var olmuş olabileceğini öne sürerken, keşfin tufan anlatılarıyla ilgili tartışmaları da yeniden gündeme getirdiğini ifade etti.

Bilim dünyası ikiye bölündü

Keşif büyük heyecan yaratmasına rağmen birçok arkeolog, mevcut kanıtların kesin sonuç çıkarmak için yeterli olmadığı görüşünde.
İndus uygarlığı uzmanlarından Iravatham Mahadevan, sonar görüntülerindeki düzenli geometrik yapıların doğal yollarla oluşmasının zor göründüğünü belirterek bunların insan yapımı olabileceğini söyledi.
Mahadevan, kilometreler boyunca uzanan kare planlı yapıların ve basamak benzeri dikdörtgen oluşumların dikkat çekici olduğunu ancak bölgede bulunan taşınabilir eserlerin başka alanlardan taşınmış olabileceği ihtimalinin de göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.

En büyük tartışma 9 bin 500 yıllık ahşap parçası

Keşfin yaşını belirleyen en önemli veri, karbon tarihlemesi yaklaşık 9 bin 500 yıl veren tek bir ahşap parçası oldu.
Ancak Helsinki Üniversitesi'nden İndus uzmanı Asko Parpola, tek bir organik örneğe dayanarak tüm yerleşimin yaşını belirlemenin bilimsel açıdan yeterli olmadığını savundu.
Parpola ayrıca, Khambhat Körfezi'nin güçlü gelgitler ve sürekli yer değiştiren kum tabakaları nedeniyle son derece karmaşık bir jeolojik yapıya sahip olduğuna dikkat çekerek bazı geometrik şekillerin ve taşlardaki deliklerin doğal süreçlerle oluşmuş olabileceğini söyledi.

Graham Hancock: "Bu keşif tarihi yeniden yazabilir"

Alternatif tarih çalışmalarıyla tanınan Graham Hancock ise keşfin önemine dikkat çeken isimlerden biri oldu.
Hancock, sonar görüntülerinde büyük ölçekli insan yapımı yapı bloklarının görüldüğünü savunarak, bu ölçekte şehirlerin bugüne kadar yalnızca yaklaşık 4 bin 500 yıl öncesine tarihlendirildiğini belirtti.
Hancock'a göre bulgular doğrulanırsa, uygarlık tarihine ilişkin mevcut kronolojik model baştan sona yeniden yazılabilir.

Kesin sonuca hâlâ ulaşılamadı

Britanya Müzesi'nden arkeolog Justin Morris ise mevcut verilerin, bölgenin kesin olarak 9 bin yıllık gelişmiş bir şehir olduğunu göstermediğini belirtti.
Morris'e göre bölgenin arkeolojik geçmişi, MÖ 2500 öncesinde daha çok küçük köy yerleşimlerinden oluşuyor ve karbon tarihleme sonuçlarının da farklı yöntemlerle desteklenmesi gerekiyor.
Uzmanlar, keşfin üzerinden 23 yılı aşkın süre geçmesine rağmen güçlü akıntılar, düşük görüş mesafesi ve zorlu deniz koşulları nedeniyle kapsamlı su altı kazılarının sınırlı kaldığını belirtiyor.
Bu nedenle Khambhat Körfezi'nde gerçekten dünyanın en eski şehirlerinden birinin mi bulunduğu, yoksa doğal oluşumların yanlış yorumlanıp yorumlanmadığı sorusu hâlâ kesin olarak yanıtlanabilmiş değil.
Demansa sebep olan faktörler - Sputnik Türkiye, 1920, 14.07.2026
SAĞLIK
Dev araştırma: Yaşadığınız ülke bunama riskinizi etkileyebilir
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала