https://anlatilaninotesi.com.tr/20260710/magara-duvarlarinda-binlerce-yillik-antik-insan-dnasi-bulundu-1107161015.html
Mağara duvarlarında binlerce yıllık antik insan DNA'sı bulundu
Mağara duvarlarında binlerce yıllık antik insan DNA'sı bulundu
Sputnik Türkiye
Bilim insanları, İspanya ile Portekiz'deki tarih öncesi mağaralarda yaptıkları araştırmalarda, binlerce yıl öncesine ait insan DNA'sına ulaştı. Paleogenetik... 10.07.2026, Sputnik Türkiye
2026-07-10T12:41+0300
2026-07-10T12:41+0300
2026-07-10T12:41+0300
yaşam
i̇ber yarımadası
dna
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07ea/06/1c/1106832406_0:80:1536:944_1920x0_80_0_0_6aacfe93abcc62fd8697264624b40728.png
Uluslararası araştırma ekibi, iki ülkede bulunan 11 mağaradan topladığı örnekleri ayrıntılı şekilde analiz etti. İncelemeler, mağara duvarlarının yalnızca kaya resimlerini değil, onları ziyaret eden insanların biyolojik izlerini de binlerce yıl boyunca koruyabildiğini ortaya koydu.Araştırma kapsamında çizgisel figürlerden el izlerine kadar uzanan 24 farklı kaya sanatı paneli ile çeşitli duvar yüzeylerinden toplam 120 örnek alındı. Yapılan laboratuvar incelemelerinde bu örneklerin 5'inde insan DNA'sı tespit edildi.Uzmanlara göre söz konusu genetik kalıntılar, mağaralarda bulunan insanların doğrudan temasları sonucunda duvarlara geçti. Resimleri yapan kişilerin ellerindeki ter, boya uygularken kullandıkları kemik tüpler aracılığıyla duvarlara ulaşan tükürük damlacıkları ya da diğer biyolojik kalıntılar, zaman içinde kaya yüzeylerinde korunarak günümüze kadar ulaştı.Araştırmacılar, elde edilen DNA örneklerinden birinin kalsit tabakasıyla kaplanmasının, genetik materyalin bozulmadan korunmasında önemli rol oynadığını belirledi.İspanya'daki Covarón Mağarası'ndan alınan örnekler üzerinde yapılan analizler ise DNA'nın, Batı Avrasya avcı-toplayıcı topluluklarıyla genetik benzerlik taşıyan ve İber Yarımadası'nda yaşamış modern insanlara (Homo sapiens) ait olduğunu gösterdi. Bu sonuç, mağara duvarlarında bulunan biyolojik izlerin dönemin yerel topluluklarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor.Araştırmacılar, mevcut yöntemin mağara resimlerini tam olarak hangi kişinin yaptığını belirlemeye yetmediğini, ancak mağaraları kimlerin kullandığını ve bu alanlara kadar kimlerin ulaştığını anlamada büyük bir potansiyel taşıdığını vurguluyor.Bilim insanları bundan sonraki süreçte, DNA'nın hangi çevresel koşullarda daha uzun süre korunabildiğini araştırmayı ve örnekleme tekniklerini geliştirmeyi hedefliyor. Mikro-invaziv yöntemlerle gerçekleştirilecek yeni çalışmalar sayesinde yalnızca resimli panellerin değil, üzerinde herhangi bir figür bulunmayan mağara duvarlarının da geçmiş insan topluluklarının göçleri ve yaşam biçimleri hakkında önemli bilgiler sunabileceği değerlendiriliyor.
https://anlatilaninotesi.com.tr/20260710/dunyanin-kara-kutusu-avustralyada-kuruluyor-iklim-krizine-giden-her-adim-kayit-altina-alinacak-1107157237.html
i̇ber yarımadası
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
2026
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
SON HABERLER
tr_TR
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07ea/06/1c/1106832406_86:0:1451:1024_1920x0_80_0_0_566a1534122c9de998283fc0080deda4.pngSputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
i̇ber yarımadası, dna
Mağara duvarlarında binlerce yıllık antik insan DNA'sı bulundu
Bilim insanları, İspanya ile Portekiz'deki tarih öncesi mağaralarda yaptıkları araştırmalarda, binlerce yıl öncesine ait insan DNA'sına ulaştı. Paleogenetik alanında bir ilk olarak değerlendirilen bulgu, mağara resimlerini yapan ya da bu alanları kullanan toplulukların kimliklerine ilişkin önemli ipuçları sunuyor.
Uluslararası araştırma ekibi, iki ülkede bulunan 11 mağaradan topladığı örnekleri ayrıntılı şekilde analiz etti. İncelemeler, mağara duvarlarının yalnızca kaya resimlerini değil, onları ziyaret eden insanların biyolojik izlerini de binlerce yıl boyunca koruyabildiğini ortaya koydu.
Araştırma kapsamında çizgisel figürlerden el izlerine kadar uzanan 24 farklı kaya sanatı paneli ile çeşitli duvar yüzeylerinden toplam 120 örnek alındı. Yapılan laboratuvar incelemelerinde bu örneklerin 5'inde insan DNA'sı tespit edildi.
Uzmanlara göre söz konusu genetik kalıntılar, mağaralarda bulunan insanların doğrudan temasları sonucunda duvarlara geçti. Resimleri yapan kişilerin ellerindeki ter, boya uygularken kullandıkları kemik tüpler aracılığıyla duvarlara ulaşan tükürük damlacıkları ya da diğer biyolojik kalıntılar, zaman içinde kaya yüzeylerinde korunarak günümüze kadar ulaştı.
Araştırmacılar, elde edilen DNA örneklerinden birinin kalsit tabakasıyla kaplanmasının, genetik materyalin bozulmadan korunmasında önemli rol oynadığını belirledi.
İspanya'daki Covarón Mağarası'ndan alınan örnekler üzerinde yapılan analizler ise DNA'nın, Batı Avrasya avcı-toplayıcı topluluklarıyla genetik benzerlik taşıyan ve İber Yarımadası'nda yaşamış modern insanlara (Homo sapiens) ait olduğunu gösterdi.
Bu sonuç, mağara duvarlarında bulunan biyolojik izlerin dönemin yerel topluluklarıyla doğrudan bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor.
Araştırmacılar, mevcut yöntemin mağara resimlerini tam olarak hangi kişinin yaptığını belirlemeye yetmediğini, ancak mağaraları kimlerin kullandığını ve bu alanlara kadar kimlerin ulaştığını anlamada büyük bir potansiyel taşıdığını vurguluyor.
Bilim insanları bundan sonraki süreçte, DNA'nın hangi çevresel koşullarda daha uzun süre korunabildiğini araştırmayı ve örnekleme tekniklerini geliştirmeyi hedefliyor.
Mikro-invaziv yöntemlerle gerçekleştirilecek yeni çalışmalar sayesinde yalnızca resimli panellerin değil, üzerinde herhangi bir figür bulunmayan mağara duvarlarının da geçmiş insan topluluklarının göçleri ve yaşam biçimleri hakkında önemli bilgiler sunabileceği değerlendiriliyor.