- Sputnik Türkiye, 1920
MUSTAFA HOŞ İLE YOL ARKADAŞI
Haberler değişiyor, koşullar değişiyor, gündem değişiyor. Ekonomi, sağlık, eğitim, siyaset...Mustafa Hoş, hafta içi her gün 17.30 - 19.00 saatleri arasında gündemden haberlerle ve haftanın öne çıkan başlıklarıyla Radyo Sputnik'te dinleyicilerle buluşuyor.

Akademisyen Fatih Yaşlı NATO 3.0'ı yorumladı: Avrupa'nın militaristleşmesinin yeni bahanesi

'Murat Çalık canından endişe ediyor: Beni yalnız bırakmayın'
'Murat Çalık canından endişe ediyor: Beni yalnız bırakmayın' - Sputnik Türkiye, 1920, 08.07.2026
Abone ol
Mustafa Hoş'la Yol Arkadaşı'nın bugünkü konukları tutuklu Necati Özkan’ın eşi Pelin Özkan ve Akademisyen Fatih Yaşlı oldu.
19 Mart 2025'te polis tarafından Ekrem İmamoğlu ile birlikte yolsuzluk iddialarıyla ilgili suçlamalarla 100'den fazla kişiyle beraber tutuklanan iş insanlarından biri ve İmamoğlu’nun kampanya danışmalnarından Necati Özkan’ın yargılanmasına devam ediliyor. Özkan’ın eşi Pelin Özkan, eşini ilk gördüğünü ve yaşadıklarını canlı yayında anlattı. Akademisyen Fatih Yaşlı ise NATO toplantısının gerçeklerinin detaylarını aktardı.
Necati Özkan’ın eşi Pelin Özkan şunları söyledi:
Yani bu casusluk davasında gerçekten özellikle Pazartesi yapılan, 6 Temmuz'da yapılan duruşma bizim için çok büyük bir hayal kırıklığıydı. Çünkü geçtiğimiz celsede aslında biz hepimiz beraat bekliyorduk. Neden derseniz, yani casusluk suçlaması hani devletin güvenliğini tehdit eden en ağır suçlamalardan biri biliyorsunuz.Ve böyle bir suçlamanın da hukuksal standartlarının çok yüksek olması lazım. Ve hani hem hukukçular hem, inanıyorum ki geçtiğimiz duruşmadaki ortaya konan deliller gerçekten de bu ağırlıktaki suçlamayı karşılıyor mu, karşılamıyor mu diye baktılar. Geçen defa herhangi bir tahliye ya da beraat gelmedi.Biz bunu şeye yorduk. Hani yeni, ilk defa, ilk duruşma oldu ve hani bu kadar ağır bir suçlamada hemen birinci celsede sonuç verirlerse, karar verirlerse tepki alabilirler diye düşündük. Hemen ikinci celsede mutlaka şey olacaktır, hak yerini bulacaktır diye açıkçası.Şimdi burada hani somut delillerle desteklenmesini bekliyoruz ve tartışma da buradan başlıyor zaten. Ve bu şeyde savcının mütalasında biz delil toplamak için süre istiyoruz dedi. Dolayısıyla avukatlarımız ve biz hepimiz hani nasıl yani delil toplanmadan mı soruşturma başlatıldı ve dava açıldı? Bir kere hani burada gerçekten çok büyük bir şey var.Yani çok büyük bir haksızlık, hukuksuzluk, absürtlük, siz artık ne derseniz deyin. Yani bu kadar önemli bir suçlamada ve bu kadar ağır bir suçlamada herhangi bir delil olmadan böyle bir dava açmak zaten başlı başına bir hukuksuzluk ve bu tamamen siyasi şeyleri gösteren bir durum gibi geliyor. Ama bana göre yani bu dava bize şey gösteriyor.Hani artık bu böyle sadece Nicati Özkan ya da Merdan Yamer'da işte diğer Ekrem İmamoğlu ve Hüseyin Gün açısından bakmayacağım. Ben sadece Nicati Özkan hakkında açılmış bir dava değil. Türkiye'de hani siyaset, iletişim ve hukuk ilişkisini gösteren sembolik davalardan biri haline geldi.Ortada herhangi bir delil yok. Yani casusluk denilebilecek, yani hangi bilgiyi zaten bütün bütün sanıklar sordu. Hangi bilgiyi, hangi devlete, ne karşılığında, nasıl, kimin aracılığıyla vermiş? Casusluk zaten içeride olan bir şey değildir.Dışarıya verilen bir şeydir. Bu konuya hiç kimse yanıt veremiyor. Yani ne yargıçlar ne de savcı hiçbir şekilde yanıt veremiyor.İnanılmaz bir ilgisizlik var. Yani hani belki de sadece biz dinledik. Seyirciler ve avukatlar dinledi.Öyle bir his oluşturdular. Nicati için bir yer davadan çok daha ağır bir şey bu. Biliyorsunuz o zaten asker kökenli.Evet o tarafı da var tabii. Yani buna çok üzüldü. Gerçekten çok üzüldü.İsnahat edilen yani suçlar iddianameye de girmedi. Başka şeyler girdi. Onu görünce tabii şey dedi yani devlet bitmiş, hukuk bitmiş.Biz bunu nasıl fark edemedik dedi. Yani aslında ceza hukukken yalnızca sona verilmesi gerekirken fiilen bütün ailelere veriliyor.
Akademisyen Fatih Yaşlı, şöyle konuştu:

Şimdi baktığımız zaman NATO 3.0 tabiri kullanılmaya başlandı. NATO'nun üçüncü döneminden bahsediliyor. Aslında bu üçüncü dönemle kastedilen şey, Atlantik ekseninde özellikle Amerika Birleşik Devletleri'nin Avrupa'ya artık siz askeri ve finansal olarak NATO'nun yükünü kendiniz çekin, biz kendi kıtamıza ve özellikle bir de tabi Çin'e odaklanacağız mesajını vermesiydi.O yüzden aslında şu an NATO 3.0 ile bizim gördüğümüz, daha doğrusu göreceğimiz NATO, ekseninde Almanya'nın ve Fransa'nın bulunduğu, biraz da dışarıdan İngiltere'nin destek attığı bir NATO olacak. Ama günümüz Avrupa'sının mali olarak bu yükü çekecek potansiyeli olmakla birlikte askeri ve özellikle personel düzeyinde bu yükü çekebilecek bir kapasitesi yok. Yani yaşlı bir nüfusu var, görece müreffeh bir nüfusu var.Siz bu insanları kolay kolay gelip askere alıp Rusya'nın karşısına dikemezsiniz. Bu nedenle de Türkiye'ye bir ihtiyaç duyulması durumu ortaya çıktı. Nedir Türkiye için ihtiyaç duydukları? Erdoğan'ın da bugün söylemiş olduğu üzere NATO'nun en büyük ordusuyuz biz.Dolayısıyla hizmetinize sunabiliriz bunu isterseniz dedi. Birincisi budur, bu eski Soğuk Savaş'ta da böyleydi. Yani Türkiye'nin bir Sovyetler Birliği'ne karşı tampon devlet olarak görülmesi.Ama şimdi değişen bir şey var. O da şu, Türkiye'nin özellikle son 10 senedir yürüttüğü faaliyetlerle birlikte inşa etmiş olduğu savunma sanayi, NATO açısından son derece cazip bir durum arz ediyor. Çünkü Avrupa'da öyle kolay kolay silah tedarik zincirlerini kurabileceğiniz, düşük ve seri, düşük maliyetli ve seri üretim yapabileceğiniz bir üretim zinciri yok.Ama artık Türkiye'de var. Yani asgari ücretle çalıştırdığınız yüz binlerce işçinin emeğiyle ortaya çıkan bir yeni savunma sanayi var. Özellikle İHA, TİHA top mermisi üreten ve bunlar Avrupa açısından son derece önemli.Hem düşük maliyetli üretiyor Türkiye, hem de aynı zamanda bunu seri halde üretebiliyor. Bu nedenle de dediğim gibi yeni Soğuk Savaş konseptine bağlı olarak Avrupa'nın çıkarlarıyla Türkiye'yi yönetenlerin çıkarları, iktidarın çıkarları bir noktada kesişti. Ve o kesişmenin somutlaştığı hadise bu NATO zirvesi oldu.O yüzden bu kadar abartılı, şaşalı mesajlar veriliyor. Amerika Birleşik Devletleri'nin İran'ı, Çin'i, biraz da böyle Latin Amerika'yı hedef aldığı ama Avrupa'nın daha çok Rusya'yı gözüne kestirdiği bir konjonktürdeyiz. Yani dikkat ederseniz en temel taahhütlerden biri işte Ukrayna'ya milyarlarca dolarla... 70 milyar ve bunu sadece 2026 için diye söylemiyor.2027 için de söylüyor. Çok büyük bir kaynak. Çünkü NATO nasıl ki NATO 1.0 Sovyetler Birliği'ne karşı kurulmuştu.Aslında NATO 2.0 ve NATO 3.0'ın da temel tehdit algısı doğrudan Rusya'ya yönelik. Ve bugün şunu çok rahatlıkla söyleyebiliriz. Ukrayna NATO adına bir vekil güç olarak savaşıyor.Yani aslında bir NATO-Rusya var ama bir vekil güç var. Öte yandan NATO'cular sürekli şunu söylüyorlar. İşte 2030-2035 civarında NATO ile Rusya doğrudan karşı karşıya gelecek.Üstelik suçu Rusya'ya atacak bir şekilde Rusya NATO'ya saldıracak diyorlar. Ama aslında Avrupa Militaristleşmesinin, yeni askerileşmenin bir bahanesi bu. Amerika ve Avrupa'da kapitalizm krizlere sürüklendikçe kendisini en kolay değerleyebileceği, sermayeyi en kolay değerleyebileceği araç olarak şu an militarizmi görüyor ve çok ciddi bir askerileşme potansiyeli var doğrudan sistemin kriziyle ilgili.Bunun için de elbette düşmana ihtiyaç var. Şu an düşmanlaştırılan güç de bakı açısından Rusya ve bir kez daha biz Rusya'nın hedef alındığını görüyoruz.

Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала