Abdulkadir Selvi: Erdoğan’ın ‘Yorulan varsa dinlensin’ sözünün şifresi

© Fotoğraf : Abdulkadir Selvi
Abone ol
Cumhurbaşkanı Erdoğan, dün yaptığı konuşmada "Yorulan varsa, buyursun kenara gelsin, dinlensin. Kenara gelmeyen de meydanın hakkını versin" açıklamasını yapmıştı. Gazeteci Abdulkadir Selvi, "Erdoğan’ın ‘Yorulan varsa dinlensin’ sözünün şifresi" başlıklı yazısında bu ifadeleri değerlendirdi.
Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, Sakarya'nın Sapanca ilçesinde düzenlenen "AK Parti 33. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı"nın kapanış konuşmasında, "Yapmanız gereken davanıza dört elle sarılmak, üzerinizdeki emanetin hakkını vermek, daha çok çalışmak, daha çok gayret etmektir. Yorulan varsa, buyursun kenara gelsin, dinlensin. Kenara gelmeyen de meydanın hakkını versin. Boşa harcayacak tek bir saniyemiz bile yok" ifadelerini kullanmıştı.
Gazeteci Abdulkadir Selvi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ifadelerini bugünkü köşesine taşıdı:
AK Parti hafta sonu Sapanca’da 33’üncü kampını yaptı. AK Parti’nin kurucu lideri olarak Erdoğan ilk kampta olduğu gibi 33’üncü kampta da partisinin başındaydı. Bunun Türk siyasetinde başka bir örneği yok. Bu Türk demokrasisi adına başlı başına bir başarı öyküsü. AK Parti ile CHP’nin siyaset tarzında da fark var. AK Parti’den ayrılanlar oldu. Abdullah Gül, Cumhurbaşkanlığı’ndan sonra AK Parti’ye dönmedi. Yeni parti kuranlar oldu. Ahmet Davutoğlu ve Ali Babacan gibi. Ancak ne “Hain Abdullah” sloganlarını duyduk. Ne “Hain Davutoğlu, hain Babacan” sloganları atıldı. AK Parti yoluna devam etti.
Gelelim şimdi benim notuma. Cumhurbaşkanı Erdoğan, kampın kapanışında yaptığı konuşmada, “Yorulan varsa buyursun, kenara gelsin, dinlensin” demişti. Bu AK Parti kadrolarına verilmiş çok açık bir mesaj. Ben tersine mühendislik gibi bir çıkarımda bulundum. Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı seçimine yönelik mesaj verdi. “Ben yorgun değilim” dedi. Cumhurbaşkanı adaylığı konusundaki tartışmalara set çekmiş oldu. AK Parti kampından önce de Ömer Çelik, “2028 Cumhurbaşkanı adayımız Recep Tayyip Erdoğan’dır” demişti. Bu boşuna söylenmiş bir söz değil. Zaten Erdoğan varken aksi düşünülemez. Ne diyorum, Erdoğan’dan sonra da yine Erdoğan. Herkes hesabını buna göre yapsın.

