Kahvede yeni bir önemli yan etki ortaya çıktı: Beyin-bağırsak ekseninde

© Fotoğraf
Abone ol
Sabah kahvesi yeni sonuçlara göre sadece uyku açmakla kalmıyor, bağırsakları ve beyni de olumlu etkiliyor. İrlanda’daki Cork Üniversitesi’nden bilim insanları tarafından yapılan geniş kapsamlı bir araştırma, düzenli kahve tüketiminin bağırsak mikrobiyomunu iyileştirdiğini ve beyin-bağırsak eksenini güçlendirdiğini ortaya koydu.
Araştırmacılar, hem kafeinli hem de kafeinsiz kahve içen kişilerin bağırsaklarında önemli değişiklikler gözlemledi. Özellikle Eggerthella sp ve Cryptobacterium curtum gibi faydalı bakterilerin sayısında belirgin artış tespit edildi. Bu bakterilerin, zararlı mikroorganizmaları temizleyerek mide enfeksiyonlarına karşı koruma sağladığı düşünülüyor.
Kritik faktör: Antioksidan bileşenler
Araştırmanın dikkat çeken sonuçlarından biri de kafeinsiz kahve tüketenlerde görüldü. Bu kişilerde öğrenme ve hafıza fonksiyonlarında iyileşme kaydedildi. Uzmanlar bunu, kahvede bol miktarda bulunan polifenoller gibi antioksidan bileşenlere bağlıyor. Polifenoller, kafeinden bağımsız olarak bilişsel sağlığa katkı sağlıyor.
Kafeinli kahve içenlerde ise anksiyete (kaygı) düzeylerinde azalma, dikkat ve odaklanmada artış gözlendi. Yani kahve, hem zihinsel performansı hem de duygusal dengeyi destekleyebiliyor.
Çalışmanın başyazarı Prof. John Cryan, New York merkezli Newsweek’e verdiği demeçte şu ifadeleri kullandı:
Çoğu araştırma sadece kafein üzerine yoğunlaşıyordu. Biz kahvenin tamamının mikrobiyom, metabolizma, mod ve bilişsel fonksiyonlar üzerindeki etkisini anlamak istedik. En büyük sürpriz, kafeinsiz kahvenin de neredeyse aynı faydaları sağlaması oldu. Bu da gösteriyor ki kafein hikâyenin sadece bir parçası. Polifenoller gibi diğer bileşenler beyin-bağırsak eksenini şekillendirmede çok daha büyük rol oynuyor.
Cryan, çalışmanın sonuçlarını şöyle özetliyor:
Bulgularımız, kahvenin mikrobiyom ve nörolojik tepkiler üzerindeki etkisini ve uzun vadeli sağlıklı mikrobiyom faydalarını gösteriyor. Kahve, mikropların kolektif davranışını ve ürettikleri metabolitleri değiştirebiliyor. Sağlıklı bir diyetin parçası olarak kahve, sindirim dengesini desteklemek için kullanılabilir.
Her şey olumlu değil: Ölçülü tüketim şart
Araştırmacılar, kahvenin "biyolojik olarak çok daha karmaşık" olduğunu vurguluyor. Cryan, “Alışkanlık haline gelmiş kahve içenlerde dürtüsellik ve duygusal reaktivitede artış gözlemledik. Etkiler her zaman tamamen olumlu değil” diyor.
Uzmanlara göre kahve, birçok besinsel faktör gibi en iyi ölçülü tüketildiğinde fayda sağlıyor. Aşırı tüketimden kaçınmak gerektiğinin altını çizen Cryan, gelecekteki araştırmaların diyet ve mikrobiyom üzerinden daha kişiselleştirilmiş sağlık müdahaleleri geliştirebileceğini umuyor.

