GÖRÜŞ

NATO Zirvesi öncesi kritik değerlendirme: 'İttifak tarihinin en büyük kırılmalarından biri yaşanıyor'

© Sputnik / Bu fotoğraf yapay zeka ile oluşturulmuşturTrump'ın ABD NATO'dan ayrılabilir tehdidi
Trump'ın ABD NATO'dan ayrılabilir tehdidi - Sputnik Türkiye, 1920, 26.06.2026
Abone ol
Özel
Türkiye'nin ev sahipliğinde Ankara'da düzenlenecek NATO Zirvesi öncesinde gözler ittifakın geleceğine çevrildi. Emekli Tümamiral Ali Deniz Kutluk, zirvenin yalnızca ABD-Avrupa ilişkileri açısından değil, NATO'nun geleceğini belirleyecek tarihi kararlar bakımından da kritik öneme sahip olduğunu belirtiyor.
Türkiye'nin ev sahipliğinde Ankara'da gerçekleştirilecek NATO Zirvesi, ittifakın son yıllardaki en kritik toplantılarından biri olmaya hazırlanıyor. Zirvede, savunma harcamaları, ABD-Avrupa ayrışması ve NATO'nun geleceği masaya yatırılacak. Konuyu Sputnik’e değerlendiren Emekli Tümamiral Ali Deniz Kutluk, zirvenin olağan bir liderler buluşmasının ötesinde, NATO'nun geleceğini doğrudan etkileyecek tarihi kararların alınacağı bir döneme denk geldiğini söyledi.

‘NATO kritik bir sarsıntının içinde’

Emekli Tümamiral Ali Deniz Kutluk değerlendirmesine göre Türkiye'nin ev sahipliği sembolik olmaktan çok daha büyük anlam taşıyor. Çünkü zirve, ittifakın ciddi görüş ayrılıkları yaşadığı bir dönemde gerçekleştiriliyor. Kutluk, NATO zirvelerinde liderlerin masaya sıfırdan müzakere başlıkları getirmediğini belirterek, yaklaşık 400 komitede yürütülen çalışmaların, dışişleri ve savunma bakanları toplantılarında olgunlaştırıldığını, liderler zirvesinde ise bunların siyasi karara dönüştürüldüğünü ifade etti. Bu kapsamda 18 Haziran'da tamamlanan Savunma Bakanları Toplantısı'nın ardından zirvenin ana gündeminin büyük ölçüde şekillendiğini belirtirken, toplantının birkaç temel başlık etrafında ilerlemesinin beklendiğini söyledi:
“Valla ev sahipliğinin özel önemi yok ama kritik bir dönemde bu zirvenin yapıldığı doğru. Çünkü NATO bir sarsıntı içinde. Bu sarsıntı içinde böyle bir zirveyi nasıl sonuçlandıracak? Herkesin merak ettiği konu bu. Öncelikle NATO'nun zirvesi kendisine bağlı 400 kadar komitenin önceki çalışmalarının bir sonucu olarak takdim edilir. Yani ortada zirvede özel olarak müzakere edilmiş bir konu olmaması lazım. O zirveye gelmeden evvel komitelerde tartışılır, farklı görüşler olur. Bunlar bağdaştırılmaya çalışılır. Sonuçta bir tane bakanlar toplantısı Dışişleri Bakanlığı için yapılır, Mayıs'ta yapıldı. Bir toplantı da Savunma Bakanlığı için yapılır. O da 18 Haziran'da yapıldı. Bu ikisinden de alınan sonuçlarla zirvenin gündemi netleştirilmiş olur. Bu seneki gündem 18 Haziran’dan sonra netleşmiş olmalı henüz önümüze konulmamış, açıklanmamış da olsa birkaç başlık altında ilerleyeceği tahmin ediliyor. Her zaman için jeopolitik değerlendirme yapılır; hangi ülke ne önem verecek? NATO'yu bekleyen riskler nedir? Tehditler nedir? Ülkeler neden savunma yapmalıdır? Bu jeopolitik değerlendirmeler içinde yer alır.”

‘En kritik gündem yüzde 5 savunma harcaması’

Emekli Tümamiral Ali Deniz Kutluk’un değerlendirmesine göre zirvenin en önemli başlığı, geçen yıl kararlaştırılan GSYH'nin yüzde 5'i oranındaki savunma harcaması hedefinin nasıl uygulanacağı olacak. Daha önce yüzde 2'lik hedefin bile NATO ülkeleri tarafından yaklaşık 15 yılda karşılanabildiğini hatırlatan Kutluk, bu kez hedefin yüzde 5'e yükseltilmesinin ittifak üyeleri açısından çok daha büyük ekonomik yük anlamına geldiğini ifade etti. Savunma harcamalarının yalnızca askeri teçhizatı kapsamadığını vurgulayan uzman, yüzde 3,5'lik bölümün doğrudan savunmaya, kalan yüzde 1,5'lik kısmın ise demiryolu, liman, havaalanı ve ulaşım altyapısı gibi askeri lojistiği destekleyen yatırımlara ayrılmasının planlandığını söyledi. Emekli Tümamiral Ali Deniz Kutluk söz konusu finansal yükün büyüklüğüne dikkat çekerek bu hedefin kısa sürede hayata geçirilmesinin oldukça zor göründüğünü dile getirdi:

Bu seneki zirvede önemli olanın geçen sene alınan yüzde beş oranda savunma giderlerinin arttırılması kararı alınmıştı. Bunun hayata geçirilmesi üzerinde konsantre olunduğu anlaşılıyor. Bu seneki zirvede. alınan yüzde 2'lik karar vardı, bunun hayatı geçmesi 15 sene sürmüştü. Bu sefer yüzde 2 de değil yüzde 5'e çıkarılıyor. Bu çok büyük bir para bu bahsettiğimiz para. Yüzde 5'e çıkardığınız zaman Avrupa sadece gayri safi milli hasası düşünüldüğünde Amerika hariç, hatta Kanada hariç. Yani yüzde 1'in eş değeri 6 trilyon dolar eder savunma harcamasında. Bu çünkü harcamalar 10 yıllık bir program paketlerinde en az 25 yıl sürdürülür. Böyle düşündüğünüz zaman böyle bir para ortaya çıkar. Dolayısıyla biz burada yüzde 5 dediğimiz zaman 30.000 trilyon dolardan bahsediyoruz.”

‘ABD ile Avrupa arasındaki çatlak büyüyor, NATO'nun geleceği konusunda büyük soru işaretleri var’

Zirvede öne çıkacak ikinci başlığın ise ABD ile Avrupa arasındaki görüş ayrılıkları olacağını belirten Emekli Tümamiral Ali Deniz Kutluk, Washington yönetiminin Avrupa'nın güvenliğine eskisi kadar kaynak ayırmak istemediğine işaret etti. ABD'nin askeri kapasitesini Avrupa'dan çekerek Pasifik bölgesine yönlendirme eğiliminde olduğunu ifade eden Kutluk, NATO Genel Sekreterliği'nin ise bu süreci "transatlantik birlikteliğin devamı" söylemiyle dengelemeye çalıştığını söyleyerek bu yaklaşımın temelinde ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığını azaltmasına rağmen NATO'nun nükleer caydırıcılığını sürdürmeye devam edeceği anlayışının yer aldığını belirtti:

Önemli gündem maddesi Amerika'nın NATO'dan ayrışmasının nasıl tolere edileceğine dair. Burada bir başlık olarak transatlantik birliktelik devam edecek, bir bahane aslında bir başlık koymuşlar görünüyor. Burada Amerika'nın Avrupa'dan soğuduğu belli. Amerika'nın Avrupa'da savunma giderlerine katılmak istemediği belli. Amerika'nın Avrupa'dan askeri gücünü çekip Pasifik'te diğer hedefleri için kullanacağına dair bir yatıştırma gözüküyor. Yani NATO Genel Sekreteri bunu öyle takdim ediyor. Yani Amerika, Avrupa'dan kuvvetlerini çekerken, bu kuvvetleri Pasifik'te kullanacağı için bu makul görülürken, onun yerine Amerika'nın NATO'ya nükleer şemsiyesini sağlamaya devam edeceği anlayışının hayata geçirilmesi, benimsetilmesi, kabul edilmesi yolunda bir ikinci bir gündem var görünüyor.”

‘Trump'ın açıklamaları dengeleri değiştirdi’

Emekli Tümamiral Ali Deniz Kutluk, ittifak içerisindeki siyasi gerilimin yalnızca savunma bütçeleriyle sınırlı olmadığını da vurguladı. ABD Başkanı Donald Trump'ın Danimarka'dan toprak talep etmesi ve Kanada'ya yönelik açıklamalarının NATO içerisindeki güven ilişkisini zedelediğini belirten Kutluk, orta ölçekli Avrupa ülkeleri ile süper güç ABD'nin çıkarlarının giderek ayrıştığını ifade etti. Bunun Avrupa Birliği içerisinde de yeni bir tartışmayı beraberinde getirdiğini söyleyerek birçok Avrupa ülkesinin artık NATO'dan bağımsız bir Avrupa savunma kimliği oluşturulmasını savunduğunu dile getirdi:
“NATO kime karşı örgütlenecek ve nasıl ayakta kalacak? Bu harcamalara nasıl dayanacak? Bunlar bir koca soru işareti. Bu harcamanın altından kalkamaz. Çok büyük paralardan bahsediyoruz çünkü. Çünkü kalkınması öncelik aldığında savunması ikinci seviyeye düşer. O bakımdan öncelikle tehdit yokluğundan dolayı NATO'nun bu zirvede çok ciddi keskin bir karar almasını beklemek makul değil. Ama diğer yandan NATO'yu kuran devletlerden biri olarak Amerika’nın tutumu ilginç. Çünkü Amerika toprak bütününü koruyacağı NATO üyelerine karşı Danimarka'dan toprak istedi, bana verin dedi, çok da ısrarcı oldu. Arkadan aynı şeyi Kanada'ya yaptı. Kanada Amerika ile beraber hareket etmiyor. Avrupa ile beraber hareket edecek şekilde davranıyor. Dolayısıyla orta ölçekli ülkelerle kendisini süper güç kabul eden ülkelerin çıkarları çok örtüşmüyor. Bu örtüşmeme NATO içindeki ilkeler bakımından da gerilmiş vaziyette. Bunların hepsinin olduğu bir ortağında NATO zirvesinden ne sonuç çıkması beklenebilir? Biraz fazla ümitli olmamak lazım. Çünkü NATO ayrışma yolunda gidiyor. Toprak istekleri Amerika'nın geri alınamaz bir adım olarak kayıtlarda. Avrupa Birliği kendi içinde büyük bir tartışma yaşıyor. Biz artık NATO'dan ayrı bir Avrupa savunma kimliği oluşturalım deniyor. Bu tabii otomatikman savunma harcamalarının, trilyon dolarların Amerikalı savunma şirketlerinden, Avrupalı savunma şirketlerine transfer edilmesi sonucunda olacak.”
“Bu konuda Trump'ın iddiaları, açıklamaları, Avrupa kendi savunmasına kendi baksın, biz bakmıyoruz tarzı açıklamaları tabi otomatikman bu savunma şirketlerinin menfaatlerinin zarara uğramasına yol açıyor.”

‘Zirveden tarihi kararlar değil, kontrollü mesajlar çıkabilir’

Emekli Tümamiral Ali Deniz Kutluk, mevcut tablo dikkate alındığında Ankara'daki zirveden NATO'nun geleceğini kökten değiştirecek sert kararlar beklemenin gerçekçi olmadığını belirtti. İttifak içerisinde ABD-Avrupa ayrışması, savunma harcamaları, ve Avrupa'nın ortak savunma arayışları gibi başlıklarda derin görüş ayrılıklarının bulunduğunu vurgulayan uzman, Ankara Zirvesi'nin bu nedenle tarihe, NATO'nun en kritik kırılma dönemlerinden birinde gerçekleştirilen toplantı olarak geçebileceğini ifade etti.
Rutte-Trump görüşmesi - Sputnik Türkiye, 1920, 24.06.2026
DÜNYA
Trump: Erdoğan'a saygı duyduğum için NATO zirvesine katılacağım
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала