https://anlatilaninotesi.com.tr/20260624/bilim-insanlarindan-korkutan-bati-tarzi-beslenme-ve-depresyon-raporu-hamburger-ve-kola-beyne-zarar-1106746122.html
Bilim i̇nsanlarından korkutan 'Batı tarzı beslenme' ve depresyon raporu: Hamburger ve kola beyne zarar veriyor
Bilim i̇nsanlarından korkutan 'Batı tarzı beslenme' ve depresyon raporu: Hamburger ve kola beyne zarar veriyor
Sputnik Türkiye
Bilim insanları, hamburger ve kola gibi yüksek yağ ve şeker içeren "Batı tarzı beslenmenin" beyne ve ruh sağlığına ciddi zararlar verdiğini kanıtladı... 24.06.2026, Sputnik Türkiye
2026-06-24T15:55+0300
2026-06-24T15:55+0300
2026-06-24T15:55+0300
sağlik
rusya
çin
fransa
abd
beslenme
sağlıklı beslenme
ketojenik beslenme
akdeniz tipi beslenme
çiğ beslenme
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/102768/88/1027688875_0:149:5077:3004_1920x0_80_0_0_a6aa65c4ceee9fe2c3c14a2aea3839b9.jpg
Sağlıksız beslenme alışkanlıklarının fiziksel sağlığın yanı sıra ruh sağlığı üzerindeki yıkıcı etkileri bilimsel olarak gözler önüne serildi. Belgorod Devlet Üniversitesi liderliğindeki uluslararası bir araştırma ekibi, doymuş yağ, kolesterol ve şeker bakımından zengin olan "Batı tarzı beslenme" modelinin beyin fonksiyonlarını bozarak ciddi zihinsel rahatsızlıklara yol açtığını tespit etti. Metabolites dergisinde yayımlanan çalışmada, fast-food kültürünün temelini oluşturan yiyeceklerin beyindeki mutluluk hormonu mekanizmasını bozduğu kanıtlandı.Sistemik i̇ltihaplanma ve erken ölüm riskiBelgorod Devlet Ulusal Araştırma Üniversitesi (BelSU) Laboratuvar Başkanı Alexey Deikin, dünya çapında yaygın olan bu beslenme biçiminin vücutta sistemik iltihaplanma yarattığını belirtti. Deikin, "Batı tarzı beslenme vücudun işleyişini bozarak obezite, diyabet, kardiyovasküler hastalıklar ve ciddi endokrin sorunlarına yol açıyor, bu da erken ölüm riskini büyük oranda artırıyor" uyarısında bulundu. Ancak araştırmanın en çarpıcı yönü, bu diyetin doğrudan serotonin geri alımı süreçlerini hedef alması oldu.Hamburger ve kola mutluluk hormonunu vuruyorRusya, Çin, Hollanda, Fransa ve Almanya'dan bilim insanlarının ortak yürüttüğü çalışmada, yüksek kalorili beslenmenin beyindeki serotonin taşıyıcısı (SERT) adlı proteini bozduğu bulundu. Maastricht Üniversitesi'nden Profesör Tatyana Strekalova, depresyon, anksiyete ve obsesif-kompulsif bozukluk tedavisinde kritik rol oynayan bu proteinin, kötü beslenme ve kilo alımı sebebiyle işlevini kaybettiğini açıkladı.Üç hafta boyunca şeker ve doymuş yağ zengini bir diyetle beslenen yaşlı dişi farelerde; glikoz toleransında azalma, dürtüsellik, davranış bozuklukları ve çaresizlik gibi anormal davranışlar gözlemlendi. Farelerin yeni ortamları keşfetmekten kaçındığı, hafıza bozukluğu sergilediği ve çaresizlik testlerinde sudan kaçmaya çalışmadan hareketsiz kaldığı kaydedildi.Yaşlanan kadınlar en yüksek risk grubundaUzmanlar, araştırmanın özellikle yaşlanan dişi fareler üzerinde yürütüldüğünü, çünkü menopoz dönemindeki kadınlar için metabolik ve ruhsal bozukluk riskinin en üst seviyede olduğunu vurguladı. İnsanlardaki SLC6A4 genindeki değişimlerin de benzer bir serotonin eksikliğine yol açtığını belirten bilim insanları, temel biyokimyasal mekanizmalar ortak olduğu için bu bulguların insanlar için de birebir geçerli olduğunu ifade etti.Diyet yapmak sadece vücut şekliyle i̇lgili değilAraştırma sonuçlarını değerlendiren bilim insanları, sağlıksız beslenme alışkanlıklarını değiştirmenin hayati bir önem taşıdığını hatırlattı. Hayvansal yağlar ve basit karbonhidratlarla aşırı doymuş bir diyetin sadece kalbe veya kiloya zarar vermediğini söyleyen uzmanlar, doğru beslenmenin özellikle savunmasız gruplarda ruhsal bozuklukları önlemek için gerçek ve en etkili araç olduğunu vurguladı. Bilim ekibi, gelecekte bu bozuklukların kişiselleştirilmiş tedavisi için yeni moleküler hefler bulmayı planlıyor.
https://anlatilaninotesi.com.tr/20260624/kelime-dilimin-ucunda-ama-hatirlayamiyorum-diyenlere-japon-bilim-insanlari-kelimelerinizin-nereye-1106745952.html
rusya
çin
fransa
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
2026
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
SON HABERLER
tr_TR
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/102768/88/1027688875_436:0:4639:3152_1920x0_80_0_0_9291e8e1f5ad39d232ecb2c180d1ae7e.jpgSputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
rusya, çin, fransa, abd, beslenme, sağlıklı beslenme, ketojenik beslenme, akdeniz tipi beslenme, çiğ beslenme, dengeli beslenme, yetersiz beslenme, kola, kola, hamburger, hamburger, hamburger
rusya, çin, fransa, abd, beslenme, sağlıklı beslenme, ketojenik beslenme, akdeniz tipi beslenme, çiğ beslenme, dengeli beslenme, yetersiz beslenme, kola, kola, hamburger, hamburger, hamburger
Bilim i̇nsanlarından korkutan 'Batı tarzı beslenme' ve depresyon raporu: Hamburger ve kola beyne zarar veriyor
Bilim insanları, hamburger ve kola gibi yüksek yağ ve şeker içeren "Batı tarzı beslenmenin" beyne ve ruh sağlığına ciddi zararlar verdiğini kanıtladı. Metabolites dergisinde yayımlanan uluslararası araştırmaya göre, bu beslenme biçimi depresyon, kaygı ve hafıza kaybını tetikliyor. İşte özellikle kadınları tehdit eden tehlikenin detayları...
Sağlıksız beslenme alışkanlıklarının fiziksel sağlığın yanı sıra ruh sağlığı üzerindeki yıkıcı etkileri bilimsel olarak gözler önüne serildi. Belgorod Devlet Üniversitesi liderliğindeki uluslararası bir araştırma ekibi, doymuş yağ, kolesterol ve şeker bakımından zengin olan "Batı tarzı beslenme" modelinin beyin fonksiyonlarını bozarak ciddi zihinsel rahatsızlıklara yol açtığını tespit etti. Metabolites dergisinde yayımlanan çalışmada, fast-food kültürünün temelini oluşturan yiyeceklerin beyindeki mutluluk hormonu mekanizmasını bozduğu kanıtlandı.
Sistemik i̇ltihaplanma ve erken ölüm riski
Belgorod Devlet Ulusal Araştırma Üniversitesi (BelSU) Laboratuvar Başkanı Alexey Deikin, dünya çapında yaygın olan bu beslenme biçiminin vücutta sistemik iltihaplanma yarattığını belirtti. Deikin, "Batı tarzı beslenme vücudun işleyişini bozarak obezite, diyabet, kardiyovasküler hastalıklar ve ciddi endokrin sorunlarına yol açıyor, bu da erken ölüm riskini büyük oranda artırıyor" uyarısında bulundu. Ancak araştırmanın en çarpıcı yönü, bu diyetin doğrudan serotonin geri alımı süreçlerini hedef alması oldu.
Hamburger ve kola mutluluk hormonunu vuruyor
Rusya,
Çin,
Hollanda,
Fransa ve
Almanya'dan bilim insanlarının ortak yürüttüğü çalışmada, yüksek kalorili beslenmenin beyindeki
serotonin taşıyıcısı (SERT) adlı proteini bozduğu bulundu. Maastricht Üniversitesi'nden Profesör Tatyana Strekalova, depresyon, anksiyete ve obsesif-kompulsif bozukluk tedavisinde kritik rol oynayan bu proteinin, kötü beslenme ve kilo alımı sebebiyle işlevini kaybettiğini açıkladı.
Üç hafta boyunca şeker ve doymuş yağ zengini bir diyetle beslenen yaşlı dişi farelerde; glikoz toleransında azalma, dürtüsellik, davranış bozuklukları ve çaresizlik gibi
anormal davranışlar gözlemlendi. Farelerin yeni ortamları keşfetmekten kaçındığı, hafıza bozukluğu sergilediği ve çaresizlik testlerinde
sudan kaçmaya çalışmadan hareketsiz kaldığı kaydedildi.
Yaşlanan kadınlar en yüksek risk grubunda
Uzmanlar, araştırmanın özellikle yaşlanan dişi fareler üzerinde yürütüldüğünü, çünkü menopoz dönemindeki kadınlar için metabolik ve ruhsal bozukluk riskinin en üst seviyede olduğunu vurguladı. İnsanlardaki SLC6A4 genindeki değişimlerin de benzer bir serotonin eksikliğine yol açtığını belirten bilim insanları, temel biyokimyasal mekanizmalar ortak olduğu için bu bulguların insanlar için de birebir geçerli olduğunu ifade etti.
Diyet yapmak sadece vücut şekliyle i̇lgili değil
Araştırma sonuçlarını değerlendiren bilim insanları,
sağlıksız beslenme alışkanlıklarını değiştirmenin hayati bir önem taşıdığını hatırlattı. Hayvansal yağlar ve basit karbonhidratlarla aşırı doymuş bir diyetin sadece kalbe veya kiloya zarar vermediğini söyleyen uzmanlar, doğru beslenmenin özellikle savunmasız gruplarda
ruhsal bozuklukları önlemek için gerçek ve en etkili araç olduğunu vurguladı.
Bilim ekibi, gelecekte bu bozuklukların kişiselleştirilmiş tedavisi için yeni moleküler hefler bulmayı planlıyor.