İsviçre’de İran hamlesi: Lübnan dosyası masanın başına geçti, Katar yeni denge unsuru oluyor

© Fotoğraf
Abone ol
Lübnanlı siyasi analist Malik Ebu Hamdan, İran’ın İsviçre’deki müzakerelerde Lübnan’ı birinci sıraya yerleştirdiğini, Tahran’ın ülkedeki rolünü ‘yeni formatta’ sürdürmeye hazırlandığını ve Katar’ın ABD’nin de itiraz etmediği yeni dengeleyici aktör olarak öne çıktığını söyledi.
Lübnanlı siyasi analist Malik Ebu Hamdan, İsviçre’de yürütülen görüşmelerde İran’ın Lübnan dosyasını gündemin en üst sırasına taşıdığına dikkat çekti. Ebu Hamdan, Sputnik’e yaptığı değerlendirmede, İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf’ın ateşkesi denetleyecek bir komite kurulmasına ilişkin açıklamasının, “İsviçre’de dayatılan yeni gerçekliğin bir yansıması” olduğunu vurguladı.
İran, Lübnan’ın toprak bütünlüğü ve egemenliğine ilişkin ifadelerde ısrarcı oldu. Bunu da ileride askerlerin çekilmesi konusunu öne çıkarmak için yaptı. Aslında şartları belirleyen şey güç dengesi. Eğer yeni bir güç dengesi oluşmamış olsaydı Lübnan meselesi bu şekilde öne çıkarılmaz, İsviçre görüşmelerinin ana başlığı haline gelmezdi.
İran’ın Lübnan politikasındaki değişime değinen Ebu Hamdan, Tahran’ın Lübnan’daki direniş dosyasıyla ilgilenmeye devam edeceğini ancak bunun “yeni bir formatta” gerçekleşeceğini belirtti:
İran’ın Lübnan’daki rolü sürecek ama yeni bir biçimde. İran yönetiminde yeni bir nesil var; Lübnan’daki direniş dosyasıyla ilgilenecek yeni ekip, özellikle siyasi alanda, Katar ve Pakistanlı arabulucular üzerinden farklı bir yaklaşım uygulayacak. Lübnan için önerilen çözüm, kapsamlı bir paket niteliğinde.
Katar’ın rolünü yorumlayan Ebu Hamdan, Doha’nın pragmatik çizgisiyle bilindiğini hatırlatarak, duygusal tepkilerin Katar’ın siyasi kararlarını etkilemesine izin verilmeyeceğini söyledi:
Ortaya çıkan şey yeni bir denge. İran İslam Cumhuriyeti, Katar’ın bu rolünü istiyor ve Amerikalılar da buna itiraz etmiyor. Dolayısıyla Katar, Lübnan krizinin çözüm sürecine dahil olursa hem İran hem ABD Katar’ı destekleyecektir. Pragmatizmiyle tanınan Katar, duygusal vendettaların siyasi kararlarına yön vermesine izin vermiyor. Bu nedenle rolü her iki taraf için de kabul edilebilir, hatta gerekli görülüyor.
Ebu Hamdan, Katar’ın bölgedeki pozisyonunu ise şöyle özetledi:
Katar, bölgede dengeli bir konumda duruyor; İsrail’e karşı direniş meselesinde son derece net, sahadaki gerçeklere yaklaşımında ise dengeli bir çizgi izliyor.

