‘Nuh'un Gemisi’ Batı basınında tekrar gündem, resmi izin alındı: ‘Sonunda bulunabilir mi?’

Abone ol
Ağrı dağında yer alan gizemli bir formasyon, uzun yıllardır Nuh’un Gemisi’nin son dinlenme yeri olabileceği iddialarını gündemde tutuyor. Şimdi, bölgede devasa bir insan yapımı yapının gömülü olduğuna inanan araştırmacılar, iddialarını test etmek için resmi izin aldı.
Amerikan ‘Noah’s Ark Scans’ (Nuh’un Gemisi Taramaları) ekibi, Türkiye’deki partnerlerinin Durupınar Formasyonu’nda (Ağrı Dağı yakınları) bugüne kadar gerçekleştirilecek en kapsamlı bilimsel araştırmayı yürütebilmek için hükümetten gerekli izinleri aldığını duyurdu.
İngiliz basınında ekibin, tahribatsız sondaj, ileri seviye uzaktan algılama teknolojileri, yeni nesil görüntüleme sistemleri ve yer altında haritalama yapacak ‘Gopher’ adlı yeraltı drone’u kullanacak.
İzin haberini duyuran ekip, bu çalışmalarla dünyaya “kesin ve tartışılmaz kanıt” sunmayı hedeflediklerini belirtti.
Daha önce yer radarı (GPR) ile 6 metreden fazla derinlikte tarama yapan ekip, doğal bir jeolojik oluşumla uyuşmayan köşeli yapılar ve boşluklar tespit ettiklerini açıklamıştı.
Noah’s Ark Scans’in bağış toplama sorumlusu Lauren Witzke, şu ifadeleri kullandı:
Bu yalnızca bir bilimsel sefer değil, tarihin en çok alay edilen hikayelerinden biri olan Nuh’un Gemisi’nin ve onu ilham veren Tanrı’nın gerçek olduğunun teyididir.
Seferin bu yıl içinde başlaması planlanıyor, ön bulgular ise verilerin işlenmesinin ardından kamuoyuyla paylaşılacak.

'Nuh'un Gemisi' olduğu düşünülen formasyon daha önce 3 boyutlu da görüntülenmişti.
© AA
Formasyon nasıl ortaya çıktı?
Ağrı Dağı’nın yaklaşık 29 kilometre güneyinde bulunan Durupınar Formasyonu, modern dünyada ancak bir asırdır biliniyor. 1948 yılında meydana gelen şiddetli yağışlar ve depremler, çevresindeki çamuru sürükleyince formasyon ortaya çıktı ve bir çoban tarafından keşfedildi.
Kutsal kitaplara göre göre Nuh’un Gemisi, yeryüzünü 150 gün boyunca sular altında bırakan tufanın ardından “Ararat dağlarına” oturmuştu. Formasyonun, İncil’de tarif edilen geminin boyutlarına (yaklaşık 157 metre uzunluk, 26 metre genişlik) uyduğu iddia ediliyor.
Ekip liderlerinden Jones, daha önce Londra merkezli Daily Mail’e yaptığı açıklamada şunları söylemişti:
Doğal bir oluşumda sivri uç yukarıda olmaz. Akışkanlar dinamiğine göre sivri uç aşağıda, yuvarlak uç yukarıda olurdu.
Radar taramalarında yaklaşık 6 metre derinde “dik açılardan oluşan bir dizi” tespit edildi. Ekip bunu gemideki hayvan bölmeleri olarak yorumluyor.
Yeraltında dolu olmayan bir tünel ve büyük bir merkezi boşluk bulunduğu belirtiliyor.
Formasyon içindeki toprak, dışarıya göre daha az alkali, daha fazla organik madde ve potasyum içeriyor. Bu da çürümüş ahşap bir gemiye işaret ediyor olabilir. Ekip, bu toprak farkının rastgele olma ihtimalinin yüzde 5’ten az olduğunu, yani yüzde 95 güvenle gemiye işaret ettiğini savunuyor.
Jones, “Bu tünelin hayvanların bulunduğu odalara ana koridor görevi görmüş olabileceğini düşünüyoruz. İncil’de ‘Ararat dağları’ (çoğul) ifadesi geçiyor. Yani tek bir zirve değil, bir dağlık bölge kastediliyor. Bizim bulunduğumuz yer de bu bölge içinde” dedi.

