Dünya haritası - Sputnik Türkiye, 1920
DÜNYA
Rusya, ABD, Avrupa ve Ortadoğu başta olmak üzere dünyanın dört bir yanından son dakika haberleri, analizler ve özel dosyalar.

İranlı uzmandan 60 günlük Tahran-Washington mutabakatı yorumu: Stratejik atılım değil, zorunlu ara

© Fotoğraf : Bu fotoğraf yapay zeka ile oluşturulmuşturİran-ABD bayrakları
İran-ABD bayrakları - Sputnik Türkiye, 1920, 18.06.2026
Abone ol
İranlı uzman Mani Mehrabi, Tahran ile Washington arasında varılan 60 günlük mutabakatın “taraflar arasındaki temel anlaşmazlıkları çözen bir kırılma değil, ekonomik çıkmaz ve gerilimi kontrol etme ihtiyacının dayattığı geçici bir mola” olduğunu belirtti. Mehrabi, anlaşmanın yapısal kırılganlıklara ve bölgesel baskılara açık olduğunu vurguladı.
İranlı uluslararası ilişkiler uzmanı Mani Mehrabi, Sputnik’e yaptığı değerlendirmede, Tahran ile Washington arasında sağlanan 60 günlük anlaşmanın, iki ülke arasındaki temel çelişkileri gideren stratejik bir uzlaşma değil, karşılıklı baskının yarattığı maliyetler nedeniyle ortaya çıkan geçici bir gerilim yönetimi aracı olduğunu söyledi.
Mehrabi, söz konusu belgeyi “tarafların temel çelişkilerini çözmeye yönelik bir mekanizma değil, özellikle ABD ve müttefikleri açısından statükoyu sürdürmenin ekonomik maliyetlerinin artması nedeniyle gerilimi kontrollü biçimde yönetmeye dönük geçici bir formül” olarak nitelendirdi.

'Maksimum baskı' politikasının sınırına gelindi

Uzman, Washington’da askeri ve ekonomik alanda uygulanan “maksimum baskı” doktrininin etkinliğini yitirdiğinin görüldüğünü belirterek, bu yaklaşımın sürdürülmesinin kontrol edilemeyen bir enerji krizini tetikleme riski taşıdığını ifade etti.
Mehrabi’ye göre Tahran açısından da diplomasiye verilen bu ara fayda sağlıyor; İran, Amerikan yaptırımlarının zararını azaltmayı ve bölgesel jeopolitik avantajlarını yeniden tahkim etmeyi hedefliyor. Bu nedenle mutabakat, her iki tarafın çıkarlarının geçici olarak kesiştiği bir zemin olarak görülüyor.

Bölgedeki ülkeler riskten korunma modeline doğru ilerliyor

Mehrabi, Körfez’deki Arap ülkelerinin de bu süreçte pozisyon değiştirdiğine işaret ederek, daha önce güvenliklerinin temel dayanağı olarak gördükleri ABD’nin tek taraflı desteğine bağımlılıklarını azaltmaya çalıştıklarını, Tahran’a diplomatik ve ekonomik kanalları yeniden canlandırmaya hazır olduklarına dair pragmatik mesajlar gönderdiklerini söyledi.
Bu tabloya göre, ABD artık bölgesel krizleri yönetme tekelini kademeli olarak kaybediyor.

Mevcut mutabakat metni doğası gereği kırılgan ve istikrarsız

Mehrabi, 60 günlük süreli mutabakatın her iki tarafa da manevra alanı bıraktığını ancak anlaşmanın üç temel riskle karşı karşıya olduğunu vurguladı:
İsrail’in, mutabakatı kendi stratejik çıkarlarına tehdit olarak görmesi,
ABD Başkanı Donald Trump’ın öngörülemez ve ani çıkışlara açık siyasi tarzı,
Tahran’da ABD’ye yönelik derin güvensizlik ve gerektiğinde sert karşılık vermeye hazır olunması.
Uzman, mutabakatın diplomatik temaslara ivme kazandırsa da İran’ın nükleer programından Batı Asya’daki güvenlik mimarisine kadar uzanan temel sorunları çözmediğinin altını çizdi.
Mehrabi, “Şimdi asıl soru, bu mutabakatın ileride daha kapsamlı bir uzlaşmanın sağlam temeli haline gelip gelemeyeceği ya da taraflar arasındaki ilk ciddi görüş ayrılığında silahlı gerilimin yeniden tırmanıp tırmanmayacağıdır” değerlendirmesinde bulundu.
İran-ABD - Sputnik Türkiye, 1920, 18.06.2026
GÖRÜŞ
‘Washington-Tahran mutabakatı, İran'a karşı savaşın başarısızlığının resmen tanınması anlamına geliyor’
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала