https://anlatilaninotesi.com.tr/20260529/prof-dr-naci-gorurden-malatya-ve-istanbul-uyarisi-bu-bolgede-de-her-an-deprem-bekleyebiliriz-1106098406.html
Prof. Dr. Naci Görür'den Malatya ve İstanbul uyarısı: 'Bu bölgede de her an deprem bekleyebiliriz'
Prof. Dr. Naci Görür'den Malatya ve İstanbul uyarısı: 'Bu bölgede de her an deprem bekleyebiliriz'
Sputnik Türkiye
Malatya’da meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki depremin ardından gözler uzman değerlendirmelerine çevrildi. Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, Türkiye’nin deprem... 29.05.2026, Sputnik Türkiye
2026-05-29T10:18+0300
2026-05-29T10:18+0300
2026-05-29T10:18+0300
türki̇ye
naci görür
deprem
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e9/02/04/1093346877_0:0:960:540_1920x0_80_0_0_6a841162b6717b3aa54444cde49c7a6f.png
Türkiye’de son dönemde peş peşe yaşanan depremler vatandaşların endişesini artırırken, Malatya’da meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki deprem yeniden deprem riskini gündeme taşıdı.Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, Malatya’daki deprem ve Türkiye’nin aktif fay hatlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, bölgedeki deprem tehlikesinin devam ettiğini söyledi.Nefes gazetesine konuşan Görür, Malatya’nın çevresinde çok sayıda aktif fay bulunduğunu belirterek, deprem açısından risk taşıyan bölgeler arasında yer aldığını ifade etti.'Bu bölgede de her an deprem bekleyebiliriz'Malatya’da meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki depremin beklenmedik bir olay olmadığını belirten Görür, şu değerlendirmede bulundu:“Deprem her yerde beklenir ama ‘şu tarihte, şu büyüklükte olacak’ diyemeyiz. Malatya, etrafında fayların bulunduğu bir deprem bölgesi. Türkiye’nin genelinde olduğu gibi; bu bölgede de her an deprem bekleyebiliriz. Özetle bu beklenen bir depremdi ve oldu. Çünkü bölgede canlı faylar var.”Depremler enerji transferi yapabiliyorGörür, meydana gelen her depremin çevresindeki faylar üzerinde etkisi olabileceğine dikkat çekti.Deprem üreten fayların enerji boşalttığını ve çevredeki canlı faylara enerji aktarabildiğini belirten Görür, 5,6 büyüklüğündeki bir depremin de çevresindeki faylara enerji transfer etmiş olabileceğini söyledi.Ancak bu etkinin miktarının fayın özelliklerine göre değişebileceğini vurguladı.Doğu Anadolu Fayı için dikkat çeken değerlendirmeDoğu Anadolu Fay Hattı hakkında da açıklamalarda bulunan Görür, fayın Anadolu levhasının güneydoğu sınırını oluşturduğunu ve sürekli hareket halinde olduğunu belirtti.Anadolu’nun her yıl batıya doğru kaydığını ifade eden Görür, bu hareketin ciddi gerilim oluşturduğunu ve faylarda enerji birikimine neden olduğunu söyledi.Görür, fayın önemli bir bölümünün kırıldığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:“Bingöl Karlıova’dan İskenderun Körfezi’ne kadar enerjisini boşalttı sayılır. Ancak bu durum bölgedeki deprem riskinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Kırılmayan kesimler varsa onlar da kırılmaya muhtaç duruma geldi.”'Depremin ne zaman olacağını söylemek mümkün değil'Depremlerin büyüklüğünün fayın kırılma uzunluğuyla bağlantılı olduğunu ifade eden Görür, uzun fay segmentlerinin 7 ve üzeri büyüklükte depremler üretme potansiyeli taşıdığını belirtti.Ancak bir fayın hangi tarihte, hangi büyüklükte deprem üreteceğinin kesin olarak bilinmesinin mümkün olmadığını söyledi.Deprem dirençli kentler vurgusuToplumun deprem tarihine odaklanmak yerine hazırlık sürecine yoğunlaşması gerektiğini belirten Görür, deprem dirençli şehirlerin önemine dikkat çekti.“Depremin ne zaman olacağını değil, insanların nasıl hayatta kalacağını konuşmalıyız. Depremde insanların ölmemesi gerektiğini konuşmalıyız. Bunun için de deprem dirençli kentleri gündeme taşımamız gerekiyor.” ifadelerini kullanan Görür, Türkiye’nin geleceğinin deprem dirençli şehirler oluşturulmasına bağlı olduğunu söyledi.İstanbul Depremi için risk devam ediyorUzun yıllardır gündemde olan İstanbul depremi hakkında da değerlendirmelerde bulunan Görür, büyük deprem beklentisinin sürdüğünü belirtti.1999 Marmara Depremi sonrasında yapılan bilimsel araştırmalarda İstanbul’da 30 yıl içerisinde büyük deprem yaşanma olasılığının yüzde 60’ın üzerinde hesaplandığını hatırlatan Görür, yeni çalışmalarla bu oranın yüzde 48’e gerilediğini açıkladı.'İhtimal hâlâ yüksek'İstanbul için deprem riskinin devam ettiğini vurgulayan Görür, şu ifadeleri kullandı:“İstanbul’da deprem bekliyoruz. 1999 depreminden sonra yapılan bilimsel araştırmalar, 30 yıl içerisinde büyük bir deprem olma olasılığını yüzde 60’ın üzerinde göstermişti. Daha sonra yapılan revize çalışmalarla bu oran yüzde 48’e düşürüldü. Yani İstanbul’da önümüzdeki yıllarda büyük deprem olma ihtimali hâlâ yüksek. Ancak depremin kesin tarihini bilmek mümkün değil. Bilimsel çalışmalar bize riski gösteriyor; önemli olan da bu riske karşı hazırlıklı olmak.”
https://anlatilaninotesi.com.tr/20260529/maliye-unlu-modacilari-mercek-altina-aldi-500-milyon-liralik-kayit-disi-gelir-1106097101.html
türki̇ye
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
2026
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
SON HABERLER
tr_TR
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e9/02/04/1093346877_109:0:960:638_1920x0_80_0_0_93e0c881cda6d5cf977fd3ae6db77ff5.pngSputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
naci görür, deprem
Prof. Dr. Naci Görür'den Malatya ve İstanbul uyarısı: 'Bu bölgede de her an deprem bekleyebiliriz'
Malatya’da meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki depremin ardından gözler uzman değerlendirmelerine çevrildi. Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, Türkiye’nin deprem gerçeğine dikkat çekerek, Malatya ve çevresinde aktif faylar bulunduğunu, bu nedenle bölgede her an deprem yaşanabileceğini söyledi.
Türkiye’de son dönemde peş peşe yaşanan depremler vatandaşların endişesini artırırken, Malatya’da meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki deprem yeniden deprem riskini gündeme taşıdı.
Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, Malatya’daki deprem ve Türkiye’nin aktif fay hatlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, bölgedeki deprem tehlikesinin devam ettiğini söyledi.
Nefes gazetesine konuşan Görür, Malatya’nın çevresinde çok sayıda aktif fay bulunduğunu belirterek, deprem açısından risk taşıyan bölgeler arasında yer aldığını ifade etti.
'Bu bölgede de her an deprem bekleyebiliriz'
Malatya’da meydana gelen 5,6 büyüklüğündeki depremin beklenmedik bir olay olmadığını belirten Görür, şu değerlendirmede bulundu:
“Deprem her yerde beklenir ama ‘şu tarihte, şu büyüklükte olacak’ diyemeyiz. Malatya, etrafında fayların bulunduğu bir deprem bölgesi. Türkiye’nin genelinde olduğu gibi; bu bölgede de her an deprem bekleyebiliriz. Özetle bu beklenen bir depremdi ve oldu. Çünkü bölgede canlı faylar var.”
Depremler enerji transferi yapabiliyor
Görür, meydana gelen her depremin çevresindeki faylar üzerinde etkisi olabileceğine dikkat çekti.
Deprem üreten fayların enerji boşalttığını ve çevredeki canlı faylara enerji aktarabildiğini belirten Görür, 5,6 büyüklüğündeki bir depremin de çevresindeki faylara enerji transfer etmiş olabileceğini söyledi.
Ancak bu etkinin miktarının fayın özelliklerine göre değişebileceğini vurguladı.
Doğu Anadolu Fayı için dikkat çeken değerlendirme
Doğu Anadolu Fay Hattı hakkında da açıklamalarda bulunan Görür, fayın Anadolu levhasının güneydoğu sınırını oluşturduğunu ve sürekli hareket halinde olduğunu belirtti.
Anadolu’nun her yıl batıya doğru kaydığını ifade eden Görür, bu hareketin ciddi gerilim oluşturduğunu ve faylarda enerji birikimine neden olduğunu söyledi.
Görür, fayın önemli bir bölümünün kırıldığını belirterek şu değerlendirmeyi yaptı:
“Bingöl Karlıova’dan İskenderun Körfezi’ne kadar enerjisini boşalttı sayılır. Ancak bu durum bölgedeki deprem riskinin tamamen ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Kırılmayan kesimler varsa onlar da kırılmaya muhtaç duruma geldi.”
'Depremin ne zaman olacağını söylemek mümkün değil'
Depremlerin büyüklüğünün fayın kırılma uzunluğuyla bağlantılı olduğunu ifade eden Görür, uzun fay segmentlerinin 7 ve üzeri büyüklükte depremler üretme potansiyeli taşıdığını belirtti.
Ancak bir fayın hangi tarihte, hangi büyüklükte deprem üreteceğinin kesin olarak bilinmesinin mümkün olmadığını söyledi.
Deprem dirençli kentler vurgusu
Toplumun deprem tarihine odaklanmak yerine hazırlık sürecine yoğunlaşması gerektiğini belirten Görür, deprem dirençli şehirlerin önemine dikkat çekti.
“Depremin ne zaman olacağını değil, insanların nasıl hayatta kalacağını konuşmalıyız. Depremde insanların ölmemesi gerektiğini konuşmalıyız. Bunun için de deprem dirençli kentleri gündeme taşımamız gerekiyor.” ifadelerini kullanan Görür, Türkiye’nin geleceğinin deprem dirençli şehirler oluşturulmasına bağlı olduğunu söyledi.
İstanbul Depremi için risk devam ediyor
Uzun yıllardır gündemde olan İstanbul depremi hakkında da değerlendirmelerde bulunan Görür, büyük deprem beklentisinin sürdüğünü belirtti.
1999 Marmara Depremi sonrasında yapılan bilimsel araştırmalarda İstanbul’da 30 yıl içerisinde büyük deprem yaşanma olasılığının yüzde 60’ın üzerinde hesaplandığını hatırlatan Görür, yeni çalışmalarla bu oranın yüzde 48’e gerilediğini açıkladı.
İstanbul için deprem riskinin devam ettiğini vurgulayan Görür, şu ifadeleri kullandı:
“İstanbul’da deprem bekliyoruz. 1999 depreminden sonra yapılan bilimsel araştırmalar, 30 yıl içerisinde büyük bir deprem olma olasılığını yüzde 60’ın üzerinde göstermişti. Daha sonra yapılan revize çalışmalarla bu oran yüzde 48’e düşürüldü. Yani İstanbul’da önümüzdeki yıllarda büyük deprem olma ihtimali hâlâ yüksek. Ancak depremin kesin tarihini bilmek mümkün değil. Bilimsel çalışmalar bize riski gösteriyor; önemli olan da bu riske karşı hazırlıklı olmak.”