https://anlatilaninotesi.com.tr/20260529/and-daglarinda-yasayanlarin-super-gidasi-aciklandi-genetik-adaptasyonu-tetiklemis-olabilir-1106103608.html
And Dağları'nda yaşayanların 'süper gıdası' açıklandı: Genetik adaptasyonu tetiklemiş olabilir
And Dağları'nda yaşayanların 'süper gıdası' açıklandı: Genetik adaptasyonu tetiklemiş olabilir
Sputnik Türkiye
And Dağları'nda binlerce yıl önce başlayan patates tarımının, insanların nişastayı sindirme kapasitesini değiştirmiş olabileceği ortaya çıktı. Araştırma... 29.05.2026, Sputnik Türkiye
2026-05-29T13:49+0300
2026-05-29T13:49+0300
2026-05-29T13:49+0300
yaşam
abd
and dağları
peru
buffalo üniversitesi
nature communications
nişasta
patates
evrim
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e6/04/1a/1055859932_0:0:751:422_1920x0_80_0_0_fc03f88f82ae571e701bce3ef83cb7b4.jpg
ABD'deki Kaliforniya Üniversitesi Los Angeles (UCLA) ve Buffalo Üniversitesi araştırmacılarının yürüttüğü çalışma, patatesin yalnızca bir besin kaynağı değil, aynı zamanda insan evrimini etkileyen bir unsur olabileceğini ortaya koydu.Nature Communications dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, And Dağları'nda yaklaşık 6 ila 10 bin yıl önce başlayan patates tarımı, nişastanın parçalanmasını sağlayan AMY1 geni üzerinde doğal seçilim baskısı oluşturdu.Araştırmacılar, Peru'daki Keçuva topluluklarından alınan DNA örneklerini inceleyerek sonuçları günümüz insan popülasyonlarına ait genetik verilerle karşılaştırdı.Patates tüketimi genetik avantaj sağlamış olabilirAraştırmaya göre daha fazla AMY1 geni kopyasına sahip kişiler, tükürüklerinde nişastayı parçalamaya yardımcı olan daha fazla amilaz enzimi üretebiliyor.Bilim insanları, patatesin temel besin kaynağı haline gelmesiyle birlikte yüksek AMY1 kopya sayısına sahip bireylerin hayatta kalma ve üreme açısından avantaj elde ettiğini belirledi.Araştırmanın ortak yazarlarından Buffalo Üniversitesi Biyolojik Bilimler Profesörü Omer Gokcumen, "Biyologlar uzun zamandır insanların beslenme alışkanlıklarına bağlı genetik uyumlar geliştirdiğinden şüpheleniyordu ancak kanıtların bu kadar güçlü olduğu örnekler çok az" dedi.Araştırmaya göre günümüzde Peru’daki yerli topluluklar ortalama 10 AMY1 geni kopyası taşıyor. Bu sayı, çalışmada incelenen diğer 83 insan topluluğundan yaklaşık 2 ila 4 kopya daha fazla.Bilim insanları Avrupa öncesi döneme işaret ettiAraştırmacılar başlangıçta bu farklılığın, Avrupalıların Amerika kıtasına gelişinden sonra yaşanan nüfus kayıplarıyla ilişkili olup olmadığını da değerlendirdi.Ancak gelişmiş DNA analizleri, yüksek AMY1 kopya sayısının Avrupalıların bölgeye ulaşmasından binlerce yıl önce yaygınlaşmaya başladığını gösterdi.Araştırmanın kıdemli yazarlarından UCLA Antropoloji Bölümü Öğretim Üyesi Abigail Bigham, insan topluluklarının son 10 bin yılda değişen beslenme koşullarına genetik olarak uyum sağlayabildiğini belirtti.Çalışma, insan evriminin yalnızca uzak geçmişte değil, tarım ve beslenme alışkanlıklarındaki değişimlerle birlikte daha yakın dönemlerde de şekillenmeye devam ettiğine işaret ediyor.
https://anlatilaninotesi.com.tr/20260529/yeni-veriler-ortaya-koydu-kolon-kanseri-artik-30lu-yaslarda-da-goruluyor-1106103400.html
and dağları
peru
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
2026
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
SON HABERLER
tr_TR
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e6/04/1a/1055859932_93:0:656:422_1920x0_80_0_0_46594f81c45afb1ea95d893c39f04c54.jpgSputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
abd, and dağları, peru, buffalo üniversitesi, nature communications, nişasta, patates, evrim
abd, and dağları, peru, buffalo üniversitesi, nature communications, nişasta, patates, evrim
And Dağları'nda yaşayanların 'süper gıdası' açıklandı: Genetik adaptasyonu tetiklemiş olabilir
And Dağları'nda binlerce yıl önce başlayan patates tarımının, insanların nişastayı sindirme kapasitesini değiştirmiş olabileceği ortaya çıktı. Araştırma, Peru’daki yerli toplulukların dünyadaki en yüksek nişasta sindirim geni kopya sayısına sahip olduğunu gösterdi.
ABD'deki Kaliforniya Üniversitesi Los Angeles (UCLA) ve Buffalo Üniversitesi araştırmacılarının yürüttüğü çalışma, patatesin yalnızca bir besin kaynağı değil, aynı zamanda insan evrimini etkileyen bir unsur olabileceğini ortaya koydu.
Nature Communications dergisinde yayımlanan araştırmaya göre, And Dağları'nda yaklaşık 6 ila 10 bin yıl önce başlayan patates tarımı, nişastanın parçalanmasını sağlayan AMY1 geni üzerinde doğal seçilim baskısı oluşturdu.
Araştırmacılar, Peru'daki Keçuva topluluklarından alınan DNA örneklerini inceleyerek sonuçları günümüz insan popülasyonlarına ait genetik verilerle karşılaştırdı.
Patates tüketimi genetik avantaj sağlamış olabilir
Araştırmaya göre daha fazla AMY1 geni kopyasına sahip kişiler, tükürüklerinde nişastayı parçalamaya yardımcı olan daha fazla amilaz enzimi üretebiliyor.
Bilim insanları, patatesin temel besin kaynağı haline gelmesiyle birlikte yüksek AMY1 kopya sayısına sahip bireylerin hayatta kalma ve üreme açısından avantaj elde ettiğini belirledi.
Araştırmanın ortak yazarlarından Buffalo Üniversitesi Biyolojik Bilimler Profesörü Omer Gokcumen, "Biyologlar uzun zamandır insanların beslenme alışkanlıklarına bağlı genetik uyumlar geliştirdiğinden şüpheleniyordu ancak kanıtların bu kadar güçlü olduğu örnekler çok az" dedi.
Araştırmaya göre günümüzde Peru’daki yerli topluluklar ortalama 10 AMY1 geni kopyası taşıyor. Bu sayı, çalışmada incelenen diğer 83 insan topluluğundan yaklaşık 2 ila 4 kopya daha fazla.
Bilim insanları Avrupa öncesi döneme işaret etti
Araştırmacılar başlangıçta bu farklılığın, Avrupalıların Amerika kıtasına gelişinden sonra yaşanan nüfus kayıplarıyla ilişkili olup olmadığını da değerlendirdi.
Ancak gelişmiş DNA analizleri, yüksek AMY1 kopya sayısının Avrupalıların bölgeye ulaşmasından binlerce yıl önce yaygınlaşmaya başladığını gösterdi.
Araştırmanın kıdemli yazarlarından UCLA Antropoloji Bölümü Öğretim Üyesi Abigail Bigham, insan topluluklarının son 10 bin yılda değişen beslenme koşullarına genetik olarak uyum sağlayabildiğini belirtti.
Çalışma, insan evriminin yalnızca uzak geçmişte değil, tarım ve beslenme alışkanlıklarındaki değişimlerle birlikte daha yakın dönemlerde de şekillenmeye devam ettiğine işaret ediyor.