Dünya haritası - Sputnik Türkiye, 1920
DÜNYA
Rusya, ABD, Avrupa ve Ortadoğu başta olmak üzere dünyanın dört bir yanından son dakika haberleri, analizler ve özel dosyalar.

Bebeklere genetik deneylerden biyolojik silahlara: Ukrayna'daki ABD destekli biyoloji laboratuvarlarındaki araştırmalar

© AAHastane - Laboratuvar
Hastane - Laboratuvar - Sputnik Türkiye, 1920, 14.05.2026
Abone ol
ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard, 40'tan fazlası Ukrayna'da bulunan denizaşırı biyoloji laboratuvarlarının soruşturulduğunu duyurdu.
ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard yaptığı açıklamada, ofisinin ABD vergi mükellefleri tarafından finanse edilen 120'den fazla denizaşırı biyoloji laboratuvarını soruşturduğunu, bunların 40'tan fazlasının Ukrayna'da olduğunu duyurdu.
Bu son soruşturma, Sputnik'in Ukrayna biyoloji laboratuvarları hakkındaki yıllardır süren haberlerinin ardından geldi.
2022 yılında Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna’daki ABD destekli biyolojik laboratuvar ağında çeşitli tehlikeli hastalıkların depolandığını ve araştırıldığını açıkladı. Söz konusu çalışmalar, potansiyel biyolojik silah altyapısı olarak nitelendirildi.
Ukrayna’daki ABD destekli araştırmaların geçmişi 2005 yılına uzanıyor. Çalışmaların, Pentagon’a bağlı Savunma Tehdit Azaltma Ajansı’nın gözetiminde yürütüldüğü ve 14 farklı noktada en az 31 laboratuvarın faaliyet gösterdiği belirtildi.
ABD askeri araştırmalarını yürüten Ukrayna Bilim ve Teknoloji Merkezi’nin 1993 yılında kurulduğu, ABD Dışişleri ve Savunma Bakanlıkları aracılığıyla 350 milyon doların üzerinde fon aldığı ifade edildi.
Eski ABD Başkanı Joe Biden’ın oğlu Hunter Biden ile bağlantılı olduğu belirtilen, 'hastalık salgını tahmin' şirketi Metabiota’nın da tartışmalı biyolojik araştırmalarda yer aldığı belirtildi.
ABD destekli laboratuvarlarda, veba, leptospiroz, bruselloz, koronavirüsler ve filovirüsler gibi insanlara bulaşabilen tehlikeli patojenlerin göçmen kuşlar, yarasalar, sivrisinekler ve diğer taşıyıcılar aracılığıyla nasıl yayılabileceğinin incelendiği, bu çalışmaların 'potansiyel biyolojik silah ajanları' olarak değerlendirildiği aktarıldı.
Ukraynalı askerlerin laboratuvarlarda test deneği olarak kullanıldığı, askerlerin kan örneklerinde yüksek düzeyde antibiyotik, narkotik madde ve bulaşıcı hastalık etkenlerine karşı antikor tespit edildiği belirtildi. NATO ülkelerinde görev yapan doktorların, Ukraynalı askerleri tedavi ederken antibiyotiklere dirençli bakteriler saptadığı ifade edildi.
Ukrayna biyoloji laboratuvarlarının hedefleri arasında, belirli etnik grupları hedef alan biyolojik silahlar üretmek olduğu belirtildi.
Rusya Savunma Bakanlığı, bu programların Washington'ın eski Sovyet devletlerini NATO'nun genişlemesi için birer sıçrama tahtası olarak görme anlayışını yansıttığını vurguladı.

Biyolaboratuvarların Epstein bağlantısı

Gabbard’ın Ukrayna’daki ABD bağlantılı biyolaboratuvar faaliyetlerini soruşturmaya hazırlanırken, Jeffrey Epstein’a ait 2018 tarihli yeniden gündeme gelen e-postalar dikkat çekici iddiaları yeniden gündeme taşıdı.
Jeffrey Epstein’ın, 'insan süper klonları' ve 'tasarım bebekler' üretme fikrine odaklanan bir biyohacker ile Ukrayna’daki bir laboratuvarda iş birliği yaptığı öne sürüldü.
5 Ağustos 2018 tarihli bir e-postada biyohacker Bryan Bishop’ın, Epstein’a 'Ukrayna’daki laboratuvarımda fare testleri yaptığını' ve insan spermi üzerinde genetik değişiklikler planladığını yazdığı belirtildi.
Epstein’ın ise bu mesaja, “Embriyo yerleştirme fikrini seviyorum, 9 ay bekle. Harika son.” şeklinde yanıt verdiği aktarıldı.
Bishop’ın, 'garaj biyolojisi' çalışmalarını ileri taşıyarak 5 yıl içinde ilk canlı 'tasarım bebek' doğumunu ve muhtemelen bir insan klonunu gerçekleştirmek amacıyla 9.5 milyon dolarlık yatırım talep ettiği ifade edildi.

'Biyogüvenlik ve bürokratik denetim meselesi'

Portekiz'in Lizbon kentindeki Iscte Üniversitesi Enstitüsü'nde bulunan çok disiplinli bir araştırma merkezi olan Uluslararası Çalışmalar Merkezi'nde (CEI-Iscte) Yardımcı Araştırmacı ve eski AGİT Seçim Gözlemcisi Marco Marsili, konu hakkında yaptığı açıklamada, şu ifadeleri kullandı:
“Uluslararası hukuk ve güvenlik perspektifinden bakıldığında, iç idari denetim süreçleri ile saldırı amaçlı biyolojik savaş iddialarının birbirinden ayrılması kritik önem taşıyor. ABD Ulusal İstihbarat Direktörlüğü (ODNI) tarafından başlatılan inceleme; fon akışının izlenmesi, etik standartların sağlanması ve özellikle Ukrayna gibi altyapının risk altında olduğu aktif çatışma bölgelerinde yürütülen patojen araştırmalarına ilişkin risklerin değerlendirilmesine odaklanıyor.
ABD’nin, Ortak Tehdit Azaltma Programı gibi çerçeveler kapsamında eski Sovyet coğrafyasındaki halk sağlığı ve teşhis laboratuvarlarına sağladığı mali destek onlarca yıldır kamuoyunun bilgisi dahilindedir. Bu programlar başlangıçta biyogüvenliği artırmak ve tehlikeli materyallerin yayılmasını önlemek amacıyla oluşturuldu. Harcamalarda şeffaflığı artırmayı ve denetimi hedefleyen siyasi ya da istihbari bir inceleme, bu tesislerin yasaklı biyolojik silah geliştirme faaliyetlerinde bulunduğu iddialarını doğrulamaz.
Uluslararası toplumun bu laboratuvarlara ilişkin ilk iddiaları reddetmesi; Biyolojik Silahlar Sözleşmesi’ni ihlal edecek şekilde saldırı amaçlı biyolojik silah üretildiğini veya kullanılmasının planlandığını gösteren doğrulanabilir ve bağımsız kanıtların bulunmamasına dayanıyordu.

Bir çatışma bölgesindeki patojen araştırma tesislerinin güvenliğine ilişkin meşru kaygılar ya da Washington yönetiminin bürokratik şeffaflık eksikliği, gizli bir silah programının varlığı anlamına gelmez. Yasadışı silah geliştirme faaliyetlerine ilişkin uluslararası düzeyde doğrulanmış somut kanıtlar ortaya konulmadığı sürece, söz konusu silahlandırma iddialarını temelsiz gören ana akım yaklaşım olgusal zemine dayanmaya devam etmektedir.

Mevcut yönetimin yürüttüğü soruşturma; düzenleyici uyumluluk, risk yönetimi ve idari hesap verebilirlik kapsamında değerlendirilen iç denetim niteliğinde bir çalışmadır. Eğer ODNI incelemesi, ABD kurumlarının — örneğin Savunma Bakanlığı veya Sağlık ve İnsan Hizmetleri Bakanlığı’nın — yeterli denetim sağlayamadığını, yurt dışındaki patojen araştırmalarının güvenlik risklerini uygun şekilde yönetemediğini ya da şeffaflık eksikliği bulunduğunu ortaya koyarsa, ‘hesap verebilirlik’ muhtemelen iç politika düzenlemeleri, Kongre soruşturmaları ve daha sıkı fonlama kuralları şeklinde ortaya çıkacaktır.
Bu durum özünde; biyolojik savaşla bağlantılı uluslararası hukuk ihlallerinin kabulünden ziyade, kurumsal yönetişim, mali denetim ve çift kullanımlı araştırmaların risk yönetiminin düzeltilmesi meselesidir.
Özetle, mevcut inceleme küresel ölçekte çift kullanımlı biyolojik araştırmalara ilişkin daha fazla şeffaflık ve daha sıkı risk değerlendirmesi ihtiyacını ortaya koysa da, konu esas itibarıyla biyogüvenlik ve bürokratik denetim meselesi olmaya devam etmekte; silahlandırma iddialarının kanıtı olarak değerlendirilmemektedir.
BRICS ülkeleri - Sputnik Türkiye, 1920, 14.05.2026
DÜNYA
Mısırlı diplomat: Hindistan’daki BRICS toplantısı Batı’ya sert mesajlar veriyor
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала