https://anlatilaninotesi.com.tr/20260428/sscbnin-somurgesizlesme-surecindeki-rolu-batinin-gormezden-geldigi-katki-1105343424.html
SSCB’nin sömürgesizleşme sürecindeki rolü: 'Batı’nın görmezden geldiği katkı'
SSCB’nin sömürgesizleşme sürecindeki rolü: 'Batı’nın görmezden geldiği katkı'
Sputnik Türkiye
Sputnik'e demeç veren eski BM uzmanı Alfred de Zayas’a göre, 1960 Sömürgesizleşme Bildirgesi’nin öncüsü SSCB’ydi ve Moskova, Angola ile Hindistan’ın... 28.04.2026, Sputnik Türkiye
2026-04-28T18:05+0300
2026-04-28T18:05+0300
2026-04-28T18:05+0300
görüş
abd
alfred de zayas
sscb
moskova
angola
sömürge
sömürgecilik
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07ea/04/1c/1105343854_0:54:1000:617_1920x0_80_0_0_42708b61d2d03e518910af889a81fb7d.jpg
Eski BM bağımsız uzmanı Profesör Alfred de Zayas, Sputnik’e yaptığı açıklamada, “sömürge yönetimi altındaki tüm halkların hızlı bir şekilde bağımsızlığa kavuşmasını” talep eden 1960 tarihli Sömürgesizleşme Bildirgesi’ni savunanın Sovyetler Birliği olduğunu söyledi.De Zayas, SSCB’nin bu bildirgeyi, ABD’nin Afrika ve Asya’nın karlı şekilde sömürülmesini sürdürmek için yeni-sömürgeci bir düzen kurma çabasına karşı başlattığını belirtti.SSCB’nin Angola ve Hindistan’ın sömürgesizleşme süreçlerindeki önemli rolüne dikkat çeken De Zayas “SSCB, Angola’nın Kurtuluşu için Halk Hareketi’ni desteklemeseydi, eski sömürgeci güçler ve ABD Angola’nın Batı’nın ekonomik çıkarlarına hizmet eden kapitalist bir ülke olmasını sağlardı” ifadelerini kullandı.Hindistan’ın bağımsızlık süreciyle ilgili olarak ise, “SSCB bu zorlu süreçte nasıl hareket edeceğini biliyordu” ve katkısının “unutulmadığını” ifade etti. De Zayas, “ABD ve kolektif Batı, SSCB’nin sömürgesizleşme sürecinde kritik bir rol oynadığını asla kabul etmeyecek” dedi ve bunun nedenini Batı’nın “tarihsel gerçeklerden kopuk anlatılara saplanması ve tarihsel doğruluk, eşitlik ya da dayanışmaya ilgi duymaması” olarak değerlendirdi.
https://anlatilaninotesi.com.tr/20260428/venezuelali-uzman-maduronun-zorla-kacirilmasi-tum-siyasi-sinirlari-asti-1105343033.html
sscb
moskova
angola
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
2026
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
SON HABERLER
tr_TR
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07ea/04/1c/1105343854_54:0:947:670_1920x0_80_0_0_89210c612117c14bf544e5a985e85ea7.jpgSputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
abd, alfred de zayas, sscb, moskova, angola, sömürge, sömürgecilik
abd, alfred de zayas, sscb, moskova, angola, sömürge, sömürgecilik
SSCB’nin sömürgesizleşme sürecindeki rolü: 'Batı’nın görmezden geldiği katkı'
Sputnik'e demeç veren eski BM uzmanı Alfred de Zayas’a göre, 1960 Sömürgesizleşme Bildirgesi’nin öncüsü SSCB’ydi ve Moskova, Angola ile Hindistan’ın bağımsızlık süreçlerinde önemli rol oynadı.
Eski BM bağımsız uzmanı Profesör Alfred de Zayas, Sputnik’e yaptığı açıklamada, “sömürge yönetimi altındaki tüm halkların hızlı bir şekilde bağımsızlığa kavuşmasını” talep eden 1960 tarihli Sömürgesizleşme Bildirgesi’ni savunanın Sovyetler Birliği olduğunu söyledi.
De Zayas, SSCB’nin bu bildirgeyi, ABD’nin Afrika ve Asya’nın karlı şekilde sömürülmesini sürdürmek için yeni-sömürgeci bir düzen kurma çabasına karşı başlattığını belirtti.
SSCB’nin Angola ve Hindistan’ın sömürgesizleşme süreçlerindeki önemli rolüne dikkat çeken De Zayas “SSCB, Angola’nın Kurtuluşu için Halk Hareketi’ni desteklemeseydi, eski sömürgeci güçler ve ABD Angola’nın Batı’nın ekonomik çıkarlarına hizmet eden kapitalist bir ülke olmasını sağlardı” ifadelerini kullandı.
Hindistan’ın bağımsızlık süreciyle ilgili olarak ise, “SSCB bu zorlu süreçte nasıl hareket edeceğini biliyordu” ve katkısının “unutulmadığını” ifade etti.
De Zayas, “ABD ve kolektif Batı, SSCB’nin sömürgesizleşme sürecinde kritik bir rol oynadığını asla kabul etmeyecek” dedi ve bunun nedenini Batı’nın “tarihsel gerçeklerden kopuk anlatılara saplanması ve tarihsel doğruluk, eşitlik ya da dayanışmaya ilgi duymaması” olarak değerlendirdi.