Narışkin: Rusya ve Belarus’un Batı sınırlarındaki durum son derece gergin

© Sputnik
/ Abone ol
Rusya Dış İstihbarat Servisi (SVR) Direktörü Sergey Narışkin, Baltık ülkeleri ve Polonya’daki yoğun militarizasyona dikkat çekerek Batı sınırlarındaki tabloyu “İkinci Dünya Savaşı öncesini hatırlatan” gerginlik olarak nitelendirdi.
Rusya Dış İstihbarat Servisi (SVR) Direktörü Sergey Narışkin, Rusya ve Belarus istihbaratlarının ortak faaliyetleri, Ukrayna krizinin siyasi sonuçları ve İran etrafındaki gerilime ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
SVR ile Belarus Devlet Güvenlik Komitesi (KGB) kolejyumlarının ortak toplantısının ardından gazetecilere açıklama yapan Narışkin, Baltık ülkeleri ve Polonya’da askeri hazırlıkların hızlandığına işaret etti:
Rusya ve Belarus’un Batı sınırlarındaki durum son derece gergin. Baltık ülkelerinde, Polonya’da ekonominin hızla militarize edildiğini, yoğun bir askeri yapılanma yürütüldüğünü, Baltık devletleri ile Polonya topraklarının mobilizasyon potansiyelinin geliştirildiğini görüyoruz.
Narışkin, Polonya ve Baltık ülkelerinin kısa süre önce kara mayınlarını yasaklayan sözleşmeden çekildiklerini hatırlatarak, bu ülkelerin doğu sınırlarında yeni tahkimatların inşa edildiğini söyledi. Tarihsel bir paralellik de kuran Narışkin, şunları dile getirdi:
Olaylar İkinci Dünya Savaşı arifesinde de tam olarak böyle gelişiyordu. Ancak Polonya’ya saldırı Doğu’dan değil, tam tersine Batı’dan geldi.
Narışkin, Polonya’nın kurtuluşunda Kızıl Ordu’nun rolüne de vurgu yaparak, Polonya’yı Nazi Almanyası işgalinden kurtaranların Sovyet asker ve subayları olduğunu, ülkeye hem özgürlük hem de Nazizm’den kurtuluşu getirdiklerini belirtti.
Rusya–Belarus istihbaratı: ‘Dış güçlerin zedeleyici girişimlerini izliyoruz’
Narışkin, Rusya ve Belarus özel servislerinin, her iki ülkeye ve Birlik Devleti’ne zarar vermeyi amaçlayan dış girişimleri ortaya çıkarmak ve engellemek için ortak faaliyet yürüttüğünü açıkladı.
SVR Direktörü, iki ülke istihbaratlarının önündeki temel küresel görevin Rusya Federasyonu ve Belarus Cumhuriyeti’nin güvenliğinin sağlanması olduğunu vurguladı:
Bu temel görev çerçevesinde Belaruslu meslektaşlarımızla birlikte, dış güçlerin ülkelerimize ve Birlik Devleti’ne, siyaset, ekonomi ve sosyal alanlarda zarar vermeye yönelik niyetlerini tespit ve bertaraf etmeye dönük ortak istihbarat faaliyeti yürütüyoruz.
‘AB, Ukrayna barışına karşı çünkü savaşa çok yatırım yaptı’
Narışkin, Avrupa Birliği ülkelerinin Ukrayna’da barışçıl çözüm fikrine karşı çıkmasının nedenini, bu ülkelerin mevcut çatışmaya yaptıkları siyasal ve ekonomik yatırım olarak açıkladı.
Alaska’da üzerinde uzlaşıldığını söylediği koşullarda adil bir barışın sağlanması halinde, bunun Avrupa kamuoyunda ciddi bir kırılma yaratacağını belirten Narışkin, şöyle konuştu:
Avrupa Birliği üyesi ülkeler ve Avrupa bürokrasisi bu barışa kati surette karşı çıkıyor. Neden olduğu açık. Savaşa çok büyük ölçüde yatırım yaptılar. Eğer adil bir barış anlaşması, tekrar ediyorum, Alaska’da üzerinde uzlaşılan koşullar çerçevesinde sağlanırsa, Avrupa ülkelerinin halkları, böyle bir anlaşmanın, Avrupa başkentlerinde yapılan ‘Rusya’nın stratejik yenilgisi’ söylemlerinden kökten farklı olduğunu görecek.
‘Siyasi tsunami’ uyarısı: Avrupa’da büyük hesaplaşma olabilir
SVR Direktörü, Ukrayna konusunda olası bir barış anlaşmasının, Avrupa Birliği içinde siyasi sonuçlarının son derece ağır olabileceği uyarısında bulundu.
Narışkin, adil bir barışın sağlanması halinde, AB vatandaşlarının hem yıllardır tekrarlanan söylemler ile gerçek durum arasındaki farkı hem de kendilerine yüklenen ekonomik bedelin nedenini sorgulayacağını söyledi:
Böyle bir barış anlaşmasıyla, Avrupa’nın her yerinde halk, yapılan resmi açıklamalarla gerçek arasında uçurum olduğunu, kendilerinin ise büyük ekonomik fedakarlıklara zorlandığını anlayacak. Onlara basitçe yalan söylendiği ortaya çıkacak.
Narışkin, bunun yalnızca hükümetlere yönelik soru işaretleriyle sınırlı kalmayacağını, Avrupa siyasi sahnesinde çok daha sert sarsıntılar yaratabileceğini belirtti:
Bu, sadece Avrupa devletlerinin siyasi liderliklerine yönelik sorularla sınırlı kalmayacak. Avrupa kıtasında bir ‘siyasi tsunami’ye yol açabilir.
İran krizi: ‘ABD’nin kolonyal zihniyetinin sonucu’
İran çevresindeki gerilimi de değerlendiren Narışkin, Tahran’a yönelik baskı ve saldırganlığın temel nedeninin, başta ABD olmak üzere Batılı ülkelerin “kolonyal zihniyeti” olduğunu ifade etti.
Narışkin, bu zihniyetin dünyayı “yönetenler” ve “boyun eğmek zorunda olanlar” şeklinde iki kategoriye ayırdığını belirtti:
Bana göre, İran’a karşı saldırganlığın birkaç, hatta birçok nedeni var. Fakat en temel neden, önde gelen Batı ülkelerinin, her şeyden önce ABD’nin kolonyal zihniyetidir. Hala dünyadaki ülkeleri iki kategoriye ayırıyorlar: Birincisi uluslararası hukuku hiçe sayarak yönetmesi, yönlendirmesi gerekenler; diğerleri ise itaat etmek zorunda olanlar.
Moskova’nın İran için arabuluculuk teklifi
SVR Direktörü, Rusya’nın İran konusunda arabuluculuk ve müzakere platformu sağlama teklifinde bulunduğunu söyledi.
Rusya Federasyonu defalarca olanaklarını, arabulucu olarak ya da ikili görüşmelerin yürütüleceği bir alan olarak teklif etti.
Narışkin, İslamabad’da gerçekleştirilen ilk müzakere turunun sonuçlarına bakıldığında, İran’ın karşıtları cephesinde de durumun çıkmaza sürüklenme ihtimalinin ve gerilimin tırmanmasının kimsenin çıkarına olmadığı yönünde bir anlayış bulunduğunu söyledi:
İslamabad’da yapılan ilk tur görüşmeler, karşı tarafta da durumun çıkmaza girebileceği ve çatışmanın tırmanmasının kimse için istenen bir şey olmadığı yönünde belirli bir anlayış bulunduğunu gösteriyor.
‘Dünya değişti, İran’a yönelik dikta artık mümkün değil’
Narışkin, İran’ın izlediği sert ve kararlı çizginin, küresel güç dengesinde yaşanan değişimi ortaya koyduğunu dile getirdi.
İran’ın kararlı tutumu, iradesi, dünyanın değiştiğini kanıtladı. Dünya gerçekten değişti, giderek daha fazla çok kutuplu hale geliyor. İran’a ve diğer devletlere yönelik böyle bir dikta bugün artık mümkün değil.
SVR Direktörü, bu tablonun, Batılı ülkelerin tek taraflı baskı ve dayatma politikalarının sınırlarına gelindiğini gösterdiğini vurguladı.

