https://anlatilaninotesi.com.tr/20260413/iranli-uzman-amerikalilar-islamabada-anlasma-icin-gelmedi-1104988831.html
İranlı Uzman: Amerikalılar İslamabad'a anlaşma için gelmedi
İranlı Uzman: Amerikalılar İslamabad'a anlaşma için gelmedi
Sputnik Türkiye
İranlı uluslararası ilişkiler uzmanı Abşenas, İslamabad müzakerelerine ilişkin değerlendirmesinde ABD heyetinin asıl hedefinin diplomasi değil, askeri alanda... 13.04.2026, Sputnik Türkiye
2026-04-13T23:13+0300
2026-04-13T23:13+0300
2026-04-13T23:13+0300
görüş
emad abşenas
abd
i̇ran
i̇slamabad
sputnik
abd
i̇srail
j.d. vance
jared kushner
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07ea/02/02/1103202025_0:0:1920:1080_1920x0_80_0_0_c6d37e936c152337d8938780e75ef6d9.jpg
İranlı uluslararası ilişkiler uzmanı ve Sputnik İran köşe yazarı Dr. Emad Abşenas, İslamabad müzakerelerini Sputnik'e değerlendirdi. Abşenas, ABD heyetinin asıl hedefinin diplomasi değil, askeri alanda elde edilemeyeni masada almaya çalışmak olduğunu belirtti."Meclis Başkanı Gulibaf çok güçlü bir ekiple İslamabad müzakerelerine giderken, J.D. Vance ise eli boş geldi ve Amerikalıların savaş alanında elde edemediğini müzakere yoluyla elde edip edemeyeceğini görmeye çalıştı" diye konuşan Abşenas, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:ABD ve İsrail'in İran'a saldırısının ve Trump'ın İran medeniyetini yok etme tehditlerinin ardından İranlıların, nükleer ve füze programlarını korumanın ne denli gerekli olduğunu her zamankinden daha iyi kavradıklarını, zira karşı tarafın barışa değil, İran'ı ve İran ulusunu yok etmeyi hedeflediğini vurgulayan uzman, "Bugün birçok İranlı şu soruyu soruyor: ABD veya İsrail nükleer silah kullansaydı ve 90 milyon İranlıyı öldürüp İran medeniyetini yok etseydi, ABD ve İsrail'e neden ve ne amaçla yaptıkları sorulur muydu? İranlıların kendini korumak için füzesi, uranyumu vs. olmasaydı, İranlıların ve ülkemizin başına ne gelirdi?" diye konuştu.Amerikan taleplerinin, Muammer Kaddafi'nin tüm koşulları yerine getirmesinin ardından bile ABD ve Avrupalıların Libya'ya yönelik ortaya koyduğu taleplere benzerlik gösterdiğinin altını çizen Abşenas, "Bunun Libya'yı nasıl bir felakete sürüklediğini görüyoruz. Aslında bir yıl önce Netanyahu, Beyaz Saray Oval Ofisi'nde gazetecilere açıkça İran için ABD ve İsrail'in ‘Libya senaryosunun bir benzerini’ aradıklarını söylemişti. İki yıl önce Netanyahu ayrıca BM Genel Kurulu'nda İran'ı açıkça nükleer savaşla tehdit etmişti. Bu koşullarda İran, nükleer ve füze programlarını bölmek için nasıl anlaşabilir?" diye sözlerini sürdürdü.Abşenas, şöyle devam etti:İranlı uzman, "Gerçek şu ki Amerikalılar başarısız oldu ve er ya da geç bu gerçeği kabul etmek ve İran'la taviz vermek zorunda kalacak" vurgusunu yaptı.
https://anlatilaninotesi.com.tr/20260410/trumpin-yardimcisi-jd-vance-abd-irana-el-uzatmaya-hazir-1104925362.html
abd
i̇ran
i̇slamabad
i̇srail
hürmüz boğazı
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
2026
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
SON HABERLER
tr_TR
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07ea/02/02/1103202025_240:0:1680:1080_1920x0_80_0_0_2dfd8f83bbffe65e376469e43294d8bb.jpgSputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
emad abşenas, abd, i̇ran, i̇slamabad, sputnik, abd, i̇srail, j.d. vance, jared kushner, ortadoğu, hürmüz boğazı, muammer kaddafi
emad abşenas, abd, i̇ran, i̇slamabad, sputnik, abd, i̇srail, j.d. vance, jared kushner, ortadoğu, hürmüz boğazı, muammer kaddafi
İranlı Uzman: Amerikalılar İslamabad'a anlaşma için gelmedi
İranlı uluslararası ilişkiler uzmanı Abşenas, İslamabad müzakerelerine ilişkin değerlendirmesinde ABD heyetinin asıl hedefinin diplomasi değil, askeri alanda elde edilemeyeni masada almaya çalışmak olduğunu vurguladı.
İranlı uluslararası ilişkiler uzmanı ve Sputnik İran köşe yazarı Dr. Emad Abşenas, İslamabad müzakerelerini Sputnik'e değerlendirdi. Abşenas, ABD heyetinin asıl hedefinin diplomasi değil, askeri alanda elde edilemeyeni masada almaya çalışmak olduğunu belirtti.
"Meclis Başkanı Gulibaf çok güçlü bir ekiple İslamabad müzakerelerine giderken, J.D. Vance ise eli boş geldi ve Amerikalıların savaş alanında elde edemediğini müzakere yoluyla elde edip edemeyeceğini görmeye çalıştı" diye konuşan Abşenas, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
Bazı müzakere katılımcılarına göre, resmi görevleri bulunmayan Jared Kushner ve Steve Witkoff, Trump yönetiminde fiilen Netanyahu çevresinin bir parçası olarak kabul ediliyor ve bu müzakerelerde ABD'den çok İsrail'i, İsrail'in taleplerini yerine getirmeye daha fazla çalışıyorlardı.
ABD ve İsrail'in İran'a saldırısının ve Trump'ın İran medeniyetini yok etme tehditlerinin ardından İranlıların, nükleer ve füze programlarını korumanın ne denli gerekli olduğunu her zamankinden daha iyi kavradıklarını, zira karşı tarafın barışa değil, İran'ı ve İran ulusunu yok etmeyi hedeflediğini vurgulayan uzman, "Bugün birçok İranlı şu soruyu soruyor: ABD veya İsrail nükleer silah kullansaydı ve 90 milyon İranlıyı öldürüp İran medeniyetini yok etseydi, ABD ve İsrail'e neden ve ne amaçla yaptıkları sorulur muydu? İranlıların kendini korumak için füzesi, uranyumu vs. olmasaydı, İranlıların ve ülkemizin başına ne gelirdi?" diye konuştu.
Amerikan taleplerinin, Muammer Kaddafi'nin tüm koşulları yerine getirmesinin ardından bile ABD ve Avrupalıların Libya'ya yönelik ortaya koyduğu taleplere benzerlik gösterdiğinin altını çizen Abşenas, "Bunun Libya'yı nasıl bir felakete sürüklediğini görüyoruz. Aslında bir yıl önce Netanyahu, Beyaz Saray Oval Ofisi'nde gazetecilere açıkça İran için ABD ve İsrail'in ‘Libya senaryosunun bir benzerini’ aradıklarını söylemişti. İki yıl önce Netanyahu ayrıca BM Genel Kurulu'nda İran'ı açıkça nükleer savaşla tehdit etmişti. Bu koşullarda İran, nükleer ve füze programlarını bölmek için nasıl anlaşabilir?" diye sözlerini sürdürdü.
Abşenas, şöyle devam etti:
Görünüşe göre Hürmüz Boğazı meselesi de taraflar arasında bir başka engel oldu. Amerikalılar bu kozu İran'dan almak istiyor, İran ise sürekli tehditler altında bu nüfuz aracını kaybetmek istemiyor. Trump'ın İran'ı ablukaya alması veya Hürmüz Boğazı'nı zorla açması tehditleri, son kırk günde öne sürdüğü tüm önceki tehditleri gibi değerlendiriliyor, tüm uzmanlar bu tehditlerin boş ve anlamsız olduğu konusunda hemfikir. Genel olarak tüm dünya, Hürmüz Boğazı'ndan geçişin yalnızca İran'la diplomatik yolla ve anlaşma yoluyla mümkün olduğunu kabul ediyor. Boğazdaki askeri operasyonlar ise onu açmak yerine yalnızca gerilimi artırır ve hiçbir ticari gemi oradan geçmeye cesaret edemez, sigorta şirketleri boğazdan geçen gemileri sigortalamayı reddeder.
İranlı uzman, "Gerçek şu ki Amerikalılar başarısız oldu ve er ya da geç bu gerçeği kabul etmek ve İran'la taviz vermek zorunda kalacak" vurgusunu yaptı.