https://anlatilaninotesi.com.tr/20260327/lavrov-fransayi-stratejik-yenilgi-soylemiyle-uyumlu-bir-partner-olarak-goremeyiz-1104539359.html
Lavrov: Fransa’yı ‘stratejik yenilgi’ söylemiyle uyumlu bir partner olarak göremeyiz
Lavrov: Fransa’yı ‘stratejik yenilgi’ söylemiyle uyumlu bir partner olarak göremeyiz
Sputnik Türkiye
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, France TV’ye verdiği röportajda, Paris'in “stratejik yenilgi” söylemini eleştirerek, ABD-İsrail’in İran’a saldırılarını... 27.03.2026, Sputnik Türkiye
2026-03-27T00:01+0300
2026-03-27T00:01+0300
2026-03-27T00:38+0300
dünya
sergey lavrov
fransa
i̇ran
abd
i̇srail
donald trump
ursula von der leyen
mark rutte
rusya
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e7/0c/1c/1079134309_0:160:3072:1888_1920x0_80_0_0_b14505fbddecef10404476535697aeba.jpg
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Fransa, ABD, İran ve Ukrayna başlıklarında Batı’yı “çifte standart” ve “yıkıcı siyaset” izlemekle suçlayarak, Moskova’nın yaptırımları tanımadığını ve stratejik istikrar tartışmalarının Fransa ve İngiltere dışlanarak yürütülemeyeceğini söyledi.‘Stratejik yenilgi’ diyen ülke partner mi, rakip mi?Lavrov, “Moskova Fransa’yı rakip mi görüyor?” sorusuna, bu sorunun yanıtını gazeteciye bırakarak cevap verdi:Bizi ‘stratejik yenilgi’ ile tehdit eden kim? Bu bir partner mi, rakip mi? Bunu siz belirleyin” dedi ve son dört yılda bununla ilgili “yeterince somut veri bulunduğunu” vurguladı.Lavrov, Rusya ile Fransa’nın uzun yıllar boyunca ortaklık ve iş birliği anlaşmasına dayalı, ekonomi, kültür ve güvenlik alanlarını kapsayan “benzersiz derecede gelişmiş” bir ilişki yapısı kurduğunu hatırlattı, ancak bunun AB tarafından “bir anda kesildiğini” belirtti.Trump’ın ‘uluslararası hukuk’ açıklamalarına tepkiLavrov, ABD Başkanı Donald Trump’ın “uluslararası hukuka ihtiyaç duymadığı, sadece kendi ahlaki ilkeleri ve içgüdüleriyle hareket edeceği” yönündeki sözlerinin “onaylanamayacağını” kaydetti.İran, Orta Doğu ve ABD-İsrail saldırılarıBakan, Rusya’nın ABD’ye defalarca, Basra Körfezi ve genel olarak Orta Doğu’daki sorunların çözümü için diyalog kurulması çağrısı yaptığını söyledi.Lavrov, ABD’nin Körfez’deki üsleri istihbarat ve uydu verisi için kullandığını, ardından kendi askerlerinin büyük kısmını bu üslerden çekerek “Arap müttefiklerini ateşin içinde bıraktığını” ifade etti.İran’ın ABD üslerini hedef almasının şaşırtıcı olmadığını, bu üslerin koordinatlarının “bölgedeki herkes tarafından bilindiğini” söyleyen Lavrov, ABD’nin müzakere sürecinin ortasında ikinci kez İran’a saldırı başlatmasının da, “Amerikalı müzakerecilerin niyetleri konusunda ciddi soru işaretleri doğurduğunu” dile getirdi.Rusya’nın İran’la askeri-teknik iş birliği anlaşması kapsamında bazı askeri ürünler tedarik ettiğini kabul eden Lavrov, Tahran’a istihbarat sağladıkları suçlamalarını ise reddetti.İran’ın durumunu, ABD müdahaleleri sonucu yıkıma sürüklenen Irak, Suriye ve Libya ile benzer gördüğünü ifade eden Lavrov, her ABD müdahalesinin Ortadoğu’yu “daha da umutsuz bir hale getirdiğini” söyledi.Ukrayna, Alaska teması ve AB/NATO’nun rolüLavrov, Ukrayna meselesinde Washington-Kiev hattındaki temaslar hakkında Moskova’nın bilgilendirildiğini söyledi. Alaska’daki Rusya–ABD görüşmesinden sonra birkaç tur daha müzakere yapıldığını, son turun ise ABD-İsrail’in İran’a saldırısından hemen önce gerçekleştiğini belirtti.Lavrov, AB ve NATO liderlerinin, özellikle Ursula von der Leyen ve Mark Rutte’nin, Alaska’da Rusya ve ABD başkanları arasında varılan anlayışları “sürekli zayıflatmaya ve Washington’u bu uzlaşılardan uzaklaştırmaya çalıştığını”, Ukrayna’daki çatışmanın uzamasının başlıca nedenlerinden birinin bu “yıkıcı politika” olduğunu söyledi.Rus Bakan, aynı zamanda, ABD’nin Kiev’i Alaska’da mutabık kalınan şartları kabul etmeye ikna etmeye çalıştığını gördüklerini, Moskova’nın da bu yaklaşımı “tek doğru yol” olarak değerlendirdiğini kaydetti.İran-Ukrayna kıyası ve Batı’nın “seçici tepkisi”Lavrov, İran’ın, nükleer program dahil uluslararası yükümlülüklerini ihlal etmediğini, buna karşılık Ukrayna’nın “Batılı hamileriyle birlikte ihlal edilebilecek her şeyi ihlal ettiğini” savundu.ABD yönetimi üyelerinin, İran liderliğine yönelik “soğukkanlı suikastlardan gururla söz etmesini” “çıplak bir kinik tavır” olarak nitelendirdi.Arap Körfez ülkelerinin son dönemde bölgede “iki ayrı çatışma”dan söz ettiğini aktararak, bunlardan birinin ABD-İsrail’in İran’a karşı savaşı, diğerinin ise bu ülkelerin gözünde “sebepsiz” görülen İran saldırıları olduğunu, ancak kendisinin çatışmanın birincil nedeninin ABD-İsrail saldırganlığı olduğunu düşündüğünü vurguladı.Lavrov, Rusya’nın hem İran’ın hem de Körfez Arap ülkelerinin meşru çıkarlarının korunmasından yana olduğunu, bu ülkelerin de ABD–İsrail saldırılarının sonuçlarından zarar gördüğünü söyledi.Yaptırımlar, petrol ve tankerlerLavrov, Rusya’ya yönelik “yasadışı yaptırımları” Moskova’nın ve “dürüst ortaklarının” hukuk dışı kabul ettiğini, bu nedenle yaptırımların kaldırılması konusunun “Moskova açısından müzakere edilebilir olmadığını” vurguladı.ABD’nin İran’a saldırı sonrası fırlayan petrol fiyatlarını dengelemek için, belirli tarihlerden önce yüklenmiş Rus petrolü ve ürünlerine yaptırım muafiyeti getirmesini de değerlendiren Lavrov, “Washington’un bize lütufkar biçimde satış izni verdiğini ilan ettiğini, oysa bu tankerlerin zaten normal güzergahlarında ilerlemeye devam ettiğini” söyledi.Lavrov, Rusya’nın, başka ülkelerin başlattığı savaşlar sonucunda enerji fiyatlarının yükselmesinden “hiçbir zaman memnuniyet duymadığını”, Moskova’nın her zaman talep eden ülkelere ticaret kanallarını açık tuttuğunu vurguladı.Nükleer istikrar, Fransa–İngiltere ve Macron’la diyalogStratejik istikrar ve nükleer caydırıcılık konusundaki diyaloğun, Fransa ve İngiltere dışlanarak sürdürülmesini “çıkmaz yol” olarak niteleyen Lavrov, bu iki ülkenin de nükleer kapasiteleri ve özellikle Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un nükleer konulara artan ilgisi nedeniyle bu denklemden ayrı düşünülemeyeceğini söyledi.Lavrov, Vladimir Putin’in hiçbir zaman Macron’un telefonuna çıkmayı reddetmediğini, “tek bir örneğin bile bulunmadığını” kaydetti. Buna karşın Macron’un sık sık “Putin’i sonra arayacağını” söyleyip bunu gerçekleştirmediğini, bu tavrın “ya tehdit ya da kendini hatırlatma çabası gibi göründüğünü” belirtti.Kremlin’de Putin’in Macron’la görüşmeleri daima yalnız yaptığını, Paris’te ise bu konuşmalara kalabalık heyetlerin eşlik ettiğinin açıkça görüldüğünü hatırlatan Lavrov, bu görüşmelerden sonra yaşanan sızıntılara da dikkat çekti.SSCB logolu kazak, tarih ve kimlik tartışmasıLavrov, 2025’te Alaska’ya üzerinde “SSCB” yazılı kazakla gitmesine ilişkin soruya, “Sovyetler Birliği’nde doğdum” diyerek yanıt verdi. Bir Fransız’ın Marianne’ı ve Fransız Devrimi’ni anmasını nasıl doğal buluyorsa, Rusya’nın da kendi tarihini anmasının aynı derecede meşru olduğunu, SSCB’nin tıpkı Rus İmparatorluğu veya Fransız Devrimi gibi tarihin bir parçası olduğunu vurguladı.İran saldırıları, Körfez ve Ukrayna’nın tanker saldırısıLavrov, İran’ın Körfez’deki Arap ülkelerindeki hedeflere yönelik “kışkırtılmamış saldırılar düzenlediği” yönündeki değerlendirmeleri paylaşmakta zorlandığını, çatışmanın kökeninde ABD-İsrail saldırısının bulunduğunu söyledi.Ayrıca, Ukrayna’nın Akdeniz’de Rus “Arktik Metagaz” gaz tankerine insansız botla düzenlediği saldırının 140 bin ton hidrokarbon taşıyan gemide “potansiyel çevre felaketi” riski yarattığını, buna rağmen Avrupa medyasının ve hükümetlerinin bu konuda sessiz kaldığını vurguladı.Buça ve Batı medyasına çağrıLavrov, Fransız gazetecilere Buça olayıyla ilgili dosyayı “ciddiyetle inceleme” çağrısı yaparak, Batı’nın bu vakayı unutturmaya çalıştığını, daha önce titizliğiyle bilinen gazetecilerin de bu konuda “suskun” kaldığını belirtti.Zelenskiy’nin tutumu ve barış perspektifiLavrov, Vladimir Zelenskiy’nin “hiçbir şey vermeyeceğini” açıkça beyan ettiğini, sadece cephe hattı boyunca bir ateşkes ilan edilmesini önerdiğini, ayrıca Donbass ve Novorossiya’daki referandum sonuçlarını tanımama niyetini gizlemediğini hatırlattı. Bu yaklaşımın, barış sürecini tıkayan başlıca etkenlerden biri olduğunu ifade etti.
https://anlatilaninotesi.com.tr/20260324/lavrov-ortadogunun-cikarlari-guc-ve-diktatorluk-degil-birlesmekte-1104464594.html
fransa
i̇ran
abd
i̇srail
rusya
ukrayna
sscb
basra körfezi
donbass
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
2026
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
SON HABERLER
tr_TR
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e7/0c/1c/1079134309_171:0:2902:2048_1920x0_80_0_0_e2c05e6f42e7898a4da168f167e23b38.jpgSputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
sergey lavrov, fransa, i̇ran, abd, i̇srail, donald trump, ursula von der leyen, mark rutte, rusya, ukrayna, ab, sscb, vladimir zelenskiy, basra körfezi, nato, donbass
sergey lavrov, fransa, i̇ran, abd, i̇srail, donald trump, ursula von der leyen, mark rutte, rusya, ukrayna, ab, sscb, vladimir zelenskiy, basra körfezi, nato, donbass
Lavrov: Fransa’yı ‘stratejik yenilgi’ söylemiyle uyumlu bir partner olarak göremeyiz
00:01 27.03.2026 (güncellendi: 00:38 27.03.2026) Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, France TV’ye verdiği röportajda, Paris'in “stratejik yenilgi” söylemini eleştirerek, ABD-İsrail’in İran’a saldırılarını, Ukrayna krizini ve Batı’nın çifte standartlarını değerlendirdi.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Fransa, ABD, İran ve Ukrayna başlıklarında Batı’yı “çifte standart” ve “yıkıcı siyaset” izlemekle suçlayarak, Moskova’nın yaptırımları tanımadığını ve stratejik istikrar tartışmalarının Fransa ve İngiltere dışlanarak yürütülemeyeceğini söyledi.
‘Stratejik yenilgi’ diyen ülke partner mi, rakip mi?
Lavrov, “Moskova Fransa’yı rakip mi görüyor?” sorusuna, bu sorunun yanıtını gazeteciye bırakarak cevap verdi:
Bizi ‘stratejik yenilgi’ ile tehdit eden kim? Bu bir partner mi, rakip mi? Bunu siz belirleyin” dedi ve son dört yılda bununla ilgili “yeterince somut veri bulunduğunu” vurguladı.
Lavrov, Rusya ile Fransa’nın uzun yıllar boyunca ortaklık ve iş birliği anlaşmasına dayalı, ekonomi, kültür ve güvenlik alanlarını kapsayan “benzersiz derecede gelişmiş” bir ilişki yapısı kurduğunu hatırlattı, ancak bunun AB tarafından “bir anda kesildiğini” belirtti.
Trump’ın ‘uluslararası hukuk’ açıklamalarına tepki
Lavrov, ABD Başkanı Donald Trump’ın “uluslararası hukuka ihtiyaç duymadığı, sadece kendi ahlaki ilkeleri ve içgüdüleriyle hareket edeceği” yönündeki sözlerinin “onaylanamayacağını” kaydetti.
İran, Orta Doğu ve ABD-İsrail saldırıları
Bakan, Rusya’nın ABD’ye defalarca, Basra Körfezi ve genel olarak Orta Doğu’daki sorunların çözümü için diyalog kurulması çağrısı yaptığını söyledi.
Lavrov, ABD’nin Körfez’deki üsleri istihbarat ve uydu verisi için kullandığını, ardından kendi askerlerinin büyük kısmını bu üslerden çekerek “Arap müttefiklerini ateşin içinde bıraktığını” ifade etti.
İran’ın ABD üslerini hedef almasının şaşırtıcı olmadığını, bu üslerin koordinatlarının “bölgedeki herkes tarafından bilindiğini” söyleyen Lavrov, ABD’nin müzakere sürecinin ortasında ikinci kez İran’a saldırı başlatmasının da, “Amerikalı müzakerecilerin niyetleri konusunda ciddi soru işaretleri doğurduğunu” dile getirdi.
Rusya’nın İran’la askeri-teknik iş birliği anlaşması kapsamında bazı askeri ürünler tedarik ettiğini kabul eden Lavrov, Tahran’a istihbarat sağladıkları suçlamalarını ise reddetti.
İran’ın durumunu, ABD müdahaleleri sonucu yıkıma sürüklenen Irak, Suriye ve Libya ile benzer gördüğünü ifade eden Lavrov, her ABD müdahalesinin Ortadoğu’yu “daha da umutsuz bir hale getirdiğini” söyledi.
Ukrayna, Alaska teması ve AB/NATO’nun rolü
Lavrov, Ukrayna meselesinde Washington-Kiev hattındaki temaslar hakkında Moskova’nın bilgilendirildiğini söyledi. Alaska’daki Rusya–ABD görüşmesinden sonra birkaç tur daha müzakere yapıldığını, son turun ise ABD-İsrail’in İran’a saldırısından hemen önce gerçekleştiğini belirtti.
Lavrov, AB ve NATO liderlerinin, özellikle Ursula von der Leyen ve Mark Rutte’nin, Alaska’da Rusya ve ABD başkanları arasında varılan anlayışları “sürekli zayıflatmaya ve Washington’u bu uzlaşılardan uzaklaştırmaya çalıştığını”, Ukrayna’daki çatışmanın uzamasının başlıca nedenlerinden birinin bu “yıkıcı politika” olduğunu söyledi.
Rus Bakan, aynı zamanda, ABD’nin Kiev’i Alaska’da mutabık kalınan şartları kabul etmeye ikna etmeye çalıştığını gördüklerini, Moskova’nın da bu yaklaşımı “tek doğru yol” olarak değerlendirdiğini kaydetti.
İran-Ukrayna kıyası ve Batı’nın “seçici tepkisi”
Lavrov, İran’ın, nükleer program dahil uluslararası yükümlülüklerini ihlal etmediğini, buna karşılık Ukrayna’nın “Batılı hamileriyle birlikte ihlal edilebilecek her şeyi ihlal ettiğini” savundu.
ABD yönetimi üyelerinin, İran liderliğine yönelik “soğukkanlı suikastlardan gururla söz etmesini” “çıplak bir kinik tavır” olarak nitelendirdi.
Arap Körfez ülkelerinin son dönemde bölgede “iki ayrı çatışma”dan söz ettiğini aktararak, bunlardan birinin ABD-İsrail’in İran’a karşı savaşı, diğerinin ise bu ülkelerin gözünde “sebepsiz” görülen İran saldırıları olduğunu, ancak kendisinin çatışmanın birincil nedeninin ABD-İsrail saldırganlığı olduğunu düşündüğünü vurguladı.
Lavrov, Rusya’nın hem İran’ın hem de Körfez Arap ülkelerinin meşru çıkarlarının korunmasından yana olduğunu, bu ülkelerin de ABD–İsrail saldırılarının sonuçlarından zarar gördüğünü söyledi.
Yaptırımlar, petrol ve tankerler
Lavrov, Rusya’ya yönelik “yasadışı yaptırımları” Moskova’nın ve “dürüst ortaklarının” hukuk dışı kabul ettiğini, bu nedenle yaptırımların kaldırılması konusunun “Moskova açısından müzakere edilebilir olmadığını” vurguladı.
ABD’nin İran’a saldırı sonrası fırlayan petrol fiyatlarını dengelemek için, belirli tarihlerden önce yüklenmiş Rus petrolü ve ürünlerine yaptırım muafiyeti getirmesini de değerlendiren Lavrov, “Washington’un bize lütufkar biçimde satış izni verdiğini ilan ettiğini, oysa bu tankerlerin zaten normal güzergahlarında ilerlemeye devam ettiğini” söyledi.
Lavrov, Rusya’nın, başka ülkelerin başlattığı savaşlar sonucunda enerji fiyatlarının yükselmesinden “hiçbir zaman memnuniyet duymadığını”, Moskova’nın her zaman talep eden ülkelere ticaret kanallarını açık tuttuğunu vurguladı.
Nükleer istikrar, Fransa–İngiltere ve Macron’la diyalog
Stratejik istikrar ve nükleer caydırıcılık konusundaki diyaloğun, Fransa ve İngiltere dışlanarak sürdürülmesini “çıkmaz yol” olarak niteleyen Lavrov, bu iki ülkenin de nükleer kapasiteleri ve özellikle Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un nükleer konulara artan ilgisi nedeniyle bu denklemden ayrı düşünülemeyeceğini söyledi.
Lavrov, Vladimir Putin’in hiçbir zaman Macron’un telefonuna çıkmayı reddetmediğini, “tek bir örneğin bile bulunmadığını” kaydetti. Buna karşın Macron’un sık sık “Putin’i sonra arayacağını” söyleyip bunu gerçekleştirmediğini, bu tavrın “ya tehdit ya da kendini hatırlatma çabası gibi göründüğünü” belirtti.
Kremlin’de Putin’in Macron’la görüşmeleri daima yalnız yaptığını, Paris’te ise bu konuşmalara kalabalık heyetlerin eşlik ettiğinin açıkça görüldüğünü hatırlatan Lavrov, bu görüşmelerden sonra yaşanan sızıntılara da dikkat çekti.
SSCB logolu kazak, tarih ve kimlik tartışması
Lavrov, 2025’te Alaska’ya üzerinde “SSCB” yazılı kazakla gitmesine ilişkin soruya, “Sovyetler Birliği’nde doğdum” diyerek yanıt verdi. Bir Fransız’ın Marianne’ı ve Fransız Devrimi’ni anmasını nasıl doğal buluyorsa, Rusya’nın da kendi tarihini anmasının aynı derecede meşru olduğunu, SSCB’nin tıpkı Rus İmparatorluğu veya Fransız Devrimi gibi tarihin bir parçası olduğunu vurguladı.
İran saldırıları, Körfez ve Ukrayna’nın tanker saldırısı
Lavrov, İran’ın Körfez’deki Arap ülkelerindeki hedeflere yönelik “kışkırtılmamış saldırılar düzenlediği” yönündeki değerlendirmeleri paylaşmakta zorlandığını, çatışmanın kökeninde ABD-İsrail saldırısının bulunduğunu söyledi.
Ayrıca, Ukrayna’nın Akdeniz’de Rus “Arktik Metagaz” gaz tankerine insansız botla düzenlediği saldırının 140 bin ton hidrokarbon taşıyan gemide “potansiyel çevre felaketi” riski yarattığını, buna rağmen Avrupa medyasının ve hükümetlerinin bu konuda sessiz kaldığını vurguladı.
Buça ve Batı medyasına çağrı
Lavrov, Fransız gazetecilere Buça olayıyla ilgili dosyayı “ciddiyetle inceleme” çağrısı yaparak, Batı’nın bu vakayı unutturmaya çalıştığını, daha önce titizliğiyle bilinen gazetecilerin de bu konuda “suskun” kaldığını belirtti.
Zelenskiy’nin tutumu ve barış perspektifi
Lavrov, Vladimir Zelenskiy’nin “hiçbir şey vermeyeceğini” açıkça beyan ettiğini, sadece cephe hattı boyunca bir ateşkes ilan edilmesini önerdiğini, ayrıca Donbass ve Novorossiya’daki referandum sonuçlarını tanımama niyetini gizlemediğini hatırlattı. Bu yaklaşımın, barış sürecini tıkayan başlıca etkenlerden biri olduğunu ifade etti.