- Sputnik Türkiye, 1920, 30.01.2026
ANLAT BAKALIM
Anlat Bakalım podcastlerinde sporculardan akademisyenlere kadar geniş bir yelpazede, merak edilen konular uzmanları ile konuşuluyor.

Devlet tiyatroları sanatçısı Şevki Çepa sahnede olmayı anlattı: Kaza da oluyor, ezber de unutuluyor, heyecanı burada

© Fotoğraf : Devlet TiyatrolarıDevlet tiyatroları sanatçısı Şevki Çepa
Devlet tiyatroları sanatçısı Şevki Çepa  - Sputnik Türkiye, 1920, 27.03.2026
Abone ol
Özel
27 Mart Dünya Tiyatro Günü sebebiyle Anlat Bakalım programına konuk olan tiyatrocu Şevki Çepa tiyatrocu olmaya nasıl karar verdiğini anlattı ve "Hayat dergisi vardı. Orada gördüğüm Zuhal Olcay fotoğrafıyla başlayan, 'ben bu mesleği yapacağım' diye karar verdiğim bir andı" ifadelerini kullandı. Çepa sahnede yaşadığı en unutulmaz anı da anlattı.
Devlet Tiyatroları sanatçısı Şevki Çepa, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü'nde Anlat Bakalım programına konuk oldu. Tiyatronun dinamik yapısı sayesinde her daim heyecanını sürdürdüğünü ifade eden Çepa, tiyatrocu olmaya nasıl karar verdiğini ve sahne heyecanını anlattı.

'Hayat' dergisinde Zuhal Olcay fotoğrafını görmemle mesleğime karar verdim'

Şöyle kesişti, gerçekten tam bir çocukluk hevesiydi benimki. Ben ortaokulda zaten ne olacağıma karar vermiştim. Sadece çevreden yapamazsın, edemezsin. Genel bir belki dünya, belki ülke kuralı gibi 'yapamazsın, edemezsin'lerle devam eden bir hikayeydi. Benim zamanımda bir Hayat dergisi vardı. Orada gördüğüm Zuhal Olcay fotoğrafıyla başlayan, 'ben bu mesleği yapacağım' diye karar verdiğim bir andı. Sonra lisede bu devam etti. Lisede iyice karar vermişim artık. Nettim, biliyordum. Yani kafamda ya şarkıcı olacaktım ya tiyatrocu olacaktım. Öyle düşünüyordum. Şimdi ikisini de bir şekilde yapmaya çalışıyorum.

'Çok şanslıyım, hayalimi yaşıyorum'

Ben hani hayal kısmında kalmayıp ne yapılıyor da gidiliyor kısmını kurcalayanlardanım. Ben de normalde tiyatronun merkezinde ya da tiyatronun çok sevildiği bir yerde doğup büyümedim. Ama hani merkezin işte Ankara, İstanbul gibi büyük şehirler olduğunu bildiğim için böyle yavaş yavaş sınavlara gire gire en sonunda kendimi hem de hayal ettiğim kurumdan. Kimilerinin yerdiği bir kurumdur ama devlet tiyatrosunda bir oyuncu olmak, oyun oynayabilmek benim hayalimdi. O yüzden şu anda çok şanslıyım ki bu ülkede hayalini yaşayan bir birey olarak devam ediyorum hayatıma.

'Tiyatro dediğimiz şey canlı bir şey'

Tiyatronun ilk ortaya çıktığı günden itibaren neden bu kadar çekici olduğunu tiyatrocu Çepa şu sözlerle anlattı:
Tiyatro dediğim gibi insanın var olduğu dönemden itibaren, oyun oynama isteği ortaya çıktığı için hani her zaman var olacağını düşündüğüm bir şey. Ne oluyor? Bu diğer meslekler ya da diğer koşullar, hayatlar için geçerli olan o ülkenin durumu, o dünyanın durumu, o an yaşanan politik hikayeler, o an yaşanan ekonomik hikayeler hepsi tiyatronun kaynağını oluşturuyor. Yani tiyatro dediğimiz şey canlı bir şey. Yani kutsallaştırmak değil, çok hayati ve çok insan hayatında bir şey olduğu için hep var olan ve canlı olduğu için. Çünkü seyirci o anda o şeye şahit oluyor. İstediği kadar sabit olsun, istediği kadar yerinde olsun herhangi bir şeye canlı şahit oluyor. İçinde orada bulunduğu için bile olsa, ortak olduğundan dolayı bence her zaman ilgi çeken bir şey. Sahnede olabilecek aksilik bile onun görebileceği bir şey, herhangi planlanmamış bir şey bile. Kaza olabiliyor, ezber unutabiliyor ama seyirci bilse de bilmese de çekiciliği buradan geliyor.

Sahnede en unutulmaz ne yaşadı?: 'Korkunç ama zevkli bir sahneydi'

Sahnede aksaklıklar oluyor evet unutuyoruz. Ama çerçeveyi bildiğimiz için onu toparlıyoruz. Zaten bunlar olmazsa da heyecan olmaz. Bu herhalde ben Allah geçinden versin diyeyim. Ölünceye kadar anlatılacak bir hikaye gibi geliyor yani. Deli Dumrul oynuyoruz ve ben elinde halıyla bekliyorum. Benden büyük bir halıyla. Normalde birinci zilde değil, ikinci zilde çıkacaktım. Ben ve benle birlikte 20 kişi daha çıkacak sahneye. Ben ikinci zil sanıp elimde halıyla saçma sapan hiç olmaması gereken bir sahnede çıktım. Arkadan halıyla geçen adam olmak zorunda kaldım. Ve ben çıktığımda bütün seyirci bu adam nereden çıktı diye bakıyor duygusuyla o kadar küçüldüm ki bayağı küçüldüm. Daha mesleğimin ilk yıllarıydı zaten. O korkunç bir sahneydi ama dünyanın en zevkli sahnesiydi. Ben ondan sonra oyun nasıl devam ettim bilmiyorum. Ağlaya ağlaya bunu nasıl yaparım diye düşündüm
Behzat Uygur sosyal medya - Sputnik Türkiye, 1920, 31.10.2025
YAŞAM
Usta tiyatrocu Nejat Uygur'un hayatı film mi olacak? Oğlu Behzat Uygur yanıt verdi
Haber akışı
0
Tartışmaya katılmak için
giriş yapın ya da kayıt olun
loader
Sohbetler
Заголовок открываемого материала