Uzmanlar, Gazze ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasını değerlendirdi: ‘İsrail anlaşmayı bozmaya çalışıyor’

© AA / Abed Rahim Khatib
Abone ol
Gazze Şeridi’nde ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasının uygulanmasını değerlendiren Filistinli uzmanlar, İsrail’i planı uygulamayı reddetmekle suçladı.
Filistinli siyaset uzmanı Prof. Dr. Ayman Rakab, Sputnik’e açıklamasında, İsrail’in Gazze Şeridi'ndeki ateşkes anlaşmasının ikinci aşamasını uygulamayı reddettiğini söyledi.
Rakab, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun, siyasi süreci sekteye uğratmak için zaman zaman engeller ve bariyerler oluşturduğunu kaydederek sözlerini şöyle sürdürdü:
Netanyahu gerçekçi olmayan şartlar öne sürüyor, tamamen yıkılmış bölgede olduğunu bildiği halde son askerin cenazesinin teslim edilmesini ve Hamas hareketinin silahları teslim etmesini talep ediyor. Bu silahın İsrail’e teslim edilmesi mümkün değil. Bu silah gelecekte Filistin halkının güvenliğini garanti altına alacak ve uluslararası topluma karşı hesap verecek bir ulusal yönetime ve Filistin polisine devredilebilir.
İsrail’in, özellikle aktif bölgesel ülkeler Mısır, Katar, BAE ve Türkiye'nin de yer aldığı İcra Kurulu’nun oluşturulmasının ardından, ikinci aşamaya geçişi engellemek için her türlü çabayı gösterdiğini dile getiren Rakab, Tel Aviv’in, Ankara ve Doha temsilcilerinin varlığını protesto etmeye başladığını, Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik siyasi suçlamalarda bulunduğunu ve Katar'ı hareketin sponsoru olmakla suçladığını belirterek şunu dedi:
Bu adımlar temelde ateşkes konusunda gerçek bir taahhütten kaçınmayı amaçlıyor.
Halihazırda en büyük sorunun, planın girişimcisi ve İsrail üzerinde gerçek baskı uygulayabilecek tek taraf olan ABD’nin konumunda yattığını söyleyen uzman şunu ekledi:
İsrail, Amerikan desteği olmadan hayatın her alanında uzun süre faaliyet gösteremez. Oysa Netanyahu ateşkes istemiyor ve Filistin halkını öldürme operasyonlarına devam etmek için mümkün olduğunca uzun süre iktidarda kalmayı hedefliyor.
‘Netanyahu’nun savaşı durdurma niyeti yok’
Filistinli siyaset uzmanı Numan Taufik, Sputnik’e açıklamasında, Benjamin Netanyahu hükümetinin en başından beri Gazze Şeridi'ndeki Filistin halkına yönelik saldırıları durdurma veya savaşı sona erdirme gibi bir niyeti olmadığını kaydetti.
Netanyahu'nun asıl amacının, yeniden işgal planlarını uygulamak, Yahudi yerleşimlerini yeniden inşa etmek, sürgün ve etnik temizlik fikirlerini uygulamak ve böylece Filistin sorununu tamamen ortadan kaldırmak olduğunu vurgulayan Taufik, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu:
Ateşkes ve işgalin sona ermesine yol açacak herhangi bir plan, Netanyahu ve hükümetinin doğrudan muhalefetiyle karşı karşıya kalıyor. Çünkü bu, aşırılıkçı hükümetin benimsediği hedeflere, fikirlere ve doktrinlere temelden aykırı. Tel Aviv'in birinci aşamanın şartlarına uymaması şaşırtıcı değil. Oysa bu esirlerin ve cenazelerin iadesi açısından İsrail için en kolay ve en önemli aşamaydı. Ancak bu aşamada öngörülen yükümlülükleri gerektiği gibi yerine getirmedi.
İkinci aşamanın İsrail için daha da büyük sorunlar arz ettiğini söyleyen uzman, bu aşamanın, Netanyahu'nun yaklaşımına tamamen aykırı taahhütler içerdiğine dikkat çekti. En önemli sorunun, İsrail hükümetinin kesinlikle reddettiği, Gazze Şeridi'ndeki askerleri ‘sarı hat’tan ‘kırmızı hat’a çekmek olduğunu belirten Taufik şunu dedi:
İsrail, Filistin halkının kendi topraklarındaki varlığını güvence altına almayı amaçlayan her türlü planı engellemeye çalışıyor. Sponsorların konferanslarında önerilecek yeniden yapılanma ve rehabilitasyon planlarına karşı çıkıyor. Filistin teknokrat komitesinin çalışmalarını ve sektörün yönetimini denetleyebilecek yürütme ve arabuluculuk konseyleri aracılığıyla önerilen uluslararası müdahaleyi reddediyor. Netanyahu, kim olursa olsun, herhangi bir Filistin temsilcilerinin Gazze Şeridi'ni yönetmesini kesinlikle reddediyor. Hamas muhalefetinin ve Ulusal Yönetim’in geri dönmesine ilişkin iddiaları, aslında Filistinlilerin kendi kendini yönetme ilkesine aykırı, çünkü Filistin meselesi üzerinde tek başına kontrol sahibi olmak ve mevcut İsrail hükümetinin planlarını ve doktrinlerini uygulamak için ABD yönetimini kullanmak istiyor.
ABD Başkanı Donald Trump'ın ekibinden bazı kişilerin, bu fikirlere katılıyor olabileceği endişesini dile getiren Taufik, önerilen Barış Kurulu’nun uluslararası kuruluşlara alternatif haline gelerek Filistin davasına zarar verebileceği veya Washington'ın kendi vizyonunu dayatmak için gerçek uygulamaya geçmeden bir medya şovu yaratmakla yetinebileceği konusunda uyarıda bulunuldu. Bunun nihayetinde statükonun kalmasına, Gazze Şeridi'nin bölünmesine ve Filistin halkına yönelik abluka ve baskının devam etmesine yol açabileceğini söyleyen uzman şunu ekledi:
Filistinlilerin, Arap arabulucuların ve garantörlerin korktuğu senaryo tam olarak bu. Şimdi her şey, arabulucuların yanı sıra, Arap ve Müslüman garantörlerin Amerikan yönetimiyle konuşacakları çıkarlar dilinin gücüne bağlı. Ayrıca Rusya ve Çin gibi etki sahibi ülkelerin rolü de çok önemli. Bu ülkeler, ABD yönetiminin Ortadoğu dosyasını veya dünyadaki nüfuz alanlarını tamamen tekeline almasına izin vermeyecek.

