https://anlatilaninotesi.com.tr/20260112/kahvenin-diyabete-etkisi-kahvedeki-bilesikler-ilaclari-geride-birakti-1102651966.html
Kahvenin diyabete etkisi: Kahvedeki bileşikler ilaçları geride bıraktı
Kahvenin diyabete etkisi: Kahvedeki bileşikler ilaçları geride bıraktı
Sputnik Türkiye
Kavrulmuş kahvede keşfedilen üç yeni bileşiğin, karbonhidrat sindiriminde rol oynayan kritik bir enzimi güçlü biçimde baskıladığı belirlendi. Laboratuvar... 12.01.2026, Sputnik Türkiye
2026-01-12T13:21+0300
2026-01-12T13:21+0300
2026-01-12T13:21+0300
sağlik
kahve
diyabet
tip 2 diyabet
molekül
i̇laç
araştırma
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e7/07/17/1073867867_0:0:865:486_1920x0_80_0_0_38992fa7cf24f8fe4a6bf49c68c90931.jpg
Bilim insanları, kahvede bulunan üç yeni bileşiğin, sindirim sırasında karbonhidratları parçalayan a-glukozidaz enzimini güçlü biçimde baskıladığını tespit etti. Bu enzimin, şekerin kana karışma hızını doğrudan etkilediği aktarıldı.Araştırmacılar, bu bulgunun tip 2 diyabetin yönetimine yönelik yeni fonksiyonel gıda bileşenleri için umut verici olduğunu bildirdi.Kahvenin gizli biyolojik etkisiÇalışmaya liderlik eden Minghua Qiu ve ekibi, kavrulmuş arabika kahve çekirdeklerinde daha önce bilinmeyen biyolojik etkinlikler saptadı. Bulguların Beverage Plant Research dergisinde yayımlandığı aktarıldı.Araştırmada, kavrulmuş kahvenin kimyasal olarak çok karmaşık bir yapıya sahip olduğu, bu nedenle gelişmiş analiz yöntemlerinin kullanıldığı ifade edildi. Üç yeni bileşiğe caffaldehid A, B ve C adı verildi.Diyabet ilacından daha güçlüAraştırmacılar, bu üç bileşiğin tamamının a-glukozidaz enzimini baskılamada ilaç olarak kullanılan akarbozdan daha güçlü etki gösterdiğini bildirdi. Laboratuvar ölçümlerinde elde edilen değerlerin, bu etkinliği açık biçimde ortaya koyduğu aktarıldı.Ayrıca, ileri analizlerle üç yeni iz bileşiğin daha tespit edildiği ve bunların da daha önce bilimsel kayıtlarda yer almadığı belirtildi.
https://anlatilaninotesi.com.tr/20260111/astronomlardan-sasirtan-kesif-yildizsiz-bir-hayalet-galaksi-bulundu-1102650365.html
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
2026
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
SON HABERLER
tr_TR
Sputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
https://cdn.img.anlatilaninotesi.com.tr/img/07e7/07/17/1073867867_108:0:756:486_1920x0_80_0_0_d3105c305ee2e85890911970ba60043f.jpgSputnik Türkiye
feedback.tr@sputniknews.com
+74956456601
MIA „Rossiya Segodnya“
kahve, diyabet, tip 2 diyabet, molekül, i̇laç, araştırma
kahve, diyabet, tip 2 diyabet, molekül, i̇laç, araştırma
Kahvenin diyabete etkisi: Kahvedeki bileşikler ilaçları geride bıraktı
Kavrulmuş kahvede keşfedilen üç yeni bileşiğin, karbonhidrat sindiriminde rol oynayan kritik bir enzimi güçlü biçimde baskıladığı belirlendi. Laboratuvar sonuçları, bu etkinin yaygın bir diyabet ilacından daha güçlü olduğunu gösterdi.
Bilim insanları, kahvede bulunan üç yeni bileşiğin, sindirim sırasında karbonhidratları parçalayan a-glukozidaz enzimini güçlü biçimde baskıladığını tespit etti. Bu enzimin, şekerin kana karışma hızını doğrudan etkilediği aktarıldı.
Araştırmacılar, bu bulgunun tip 2 diyabetin yönetimine yönelik yeni fonksiyonel gıda bileşenleri için umut verici olduğunu bildirdi.
Kahvenin gizli biyolojik etkisi
Çalışmaya liderlik eden Minghua Qiu ve ekibi, kavrulmuş arabika kahve çekirdeklerinde daha önce bilinmeyen biyolojik etkinlikler saptadı. Bulguların Beverage Plant Research dergisinde yayımlandığı aktarıldı.
Araştırmada, kavrulmuş kahvenin kimyasal olarak çok karmaşık bir yapıya sahip olduğu, bu nedenle gelişmiş analiz yöntemlerinin kullanıldığı ifade edildi. Üç yeni bileşiğe caffaldehid A, B ve C adı verildi.
Diyabet ilacından daha güçlü
Araştırmacılar, bu üç bileşiğin tamamının a-glukozidaz enzimini baskılamada ilaç olarak kullanılan akarbozdan daha güçlü etki gösterdiğini bildirdi. Laboratuvar ölçümlerinde elde edilen değerlerin, bu etkinliği açık biçimde ortaya koyduğu aktarıldı.
Ayrıca, ileri analizlerle üç yeni iz bileşiğin daha tespit edildiği ve bunların da daha önce bilimsel kayıtlarda yer almadığı belirtildi.