VİBORNOVİ: TERÖRİZME KARŞI MÜCADELEDE İLİŞKİLER GÜÇLENDİRİLMELİ
Rus milletvekilleri TBMM'ye ilk defa geldiklerini ifade ederek, iki ülkenin çok hassas bir bölgede yer aldığını, özellikle güvenlik konularında sıkı bir işbirliği yapılması gerektiğini ifade etti. Vibornovi, terörizmle mücadeleye vurgu yaparak, terörizmin sadece bir şehrin, bölgenin ya da devletin değil, bütün dünyanın düşmanı olduğunu ve dünyaya tehdit olduğunu söyledi. Uluslararası terörizme karşı mücadelede Türkiye ile ilişkilerin daha da güçlendirilmesi gerektiğini dile getiren Vibornovi, Astana sürecini 'tarihi süreç' olarak nitelendirip ''Halklarımız ve bizler, 'halklar ve insanlar ölmesin' dedik, savaşa son vermek için çabaladık'' diye konuştu.
'YAPTIRIMLAR SAYESİNDE ÜRETKENLİĞİMİZİ BİR KEZ DAHA GÖSTERMİŞ OLDUK'
Batı ülkelerinin ve ABD'nin Rusya'ya uyguladığı yaptırımların ülkeleri için iyi sonuçlar doğurduğunu kaydeden Vibornovi, şunları söyledi: "Bu sayede kendi iç seferberliğimizi ve üretkenliğimizi bir kez daha göstermiş olduk. Savunma sanayimizi ve ağır sanayimizi bunun sayesinde farklı bir seviyeye getirdik, tarımımızı kalkındırdık. 2011 yılında Dünya Bankası gelişmiş ülkeler reytingine göre 120'nci sıradaydık, şimdi ise 35'inci sırada yer alıyoruz. Aynı şekilde bu dinamiği korursak 1-2 yıl içinde en iyi yatırım ortamına sahip 20 ülke arasında yer alabileceğiz." Vibornovi, Erdoğan ve Putin'in koyduğu iki ülke arasındaki ticaret hacimin 100 milyar dolara çıkarma hedefinin de birlikte çaba gösterilmesi halinde
yakalanabileceğini kaydetti.
Umakhanov da Türkiye ile Rusya'nın çok sıkı bağları olan ülkeler olduğunu, iki ülke liderlerinin tekrar görüşmeye başlamasıyla ilişkilerin kaldığı yerden devam ettiğini belirtti. "Kolektif Güvenlik Sözleşmesi"ni anlatan Umakhanov, bu metnin Türkiye ve Rusya tarafından imzalanabileceğini, ilgili uzmanların bu metin üzerinden çalışmaları başlatabileceğini ve böyle bir adımın ilişkilere ivme kazandıracağını düşündüğünü söyledi. Umakhanov, bunun parlamentolar düzeyinde yapılacak bir iş olduğunu ve iki ülke liderleri bir araya geldiğinde görüşecekleri konuların da haliyle azalmış olacağını vurguladı. Umakhanov, "Hassas bölgede yerleşik olmamız, uzmanlarımız özellikle güvenlik konularında sıkı bir işbirliği yapmasını gerekli kılıyor" diye konuştu.
TİCARET HACİM HEDEFİ İÇİN TÜM ENGELLER KALDIRILMALI
Türk milletvekilleri, iki ülkenin ekonomileri ve halklarıyla birbirini tamamladığına vurgu yaptı. İki ülke arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilere ilişkin verileri paylaşan Türk milletvekilleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in ortaya koyduğu 100 milyar dolar ticaret hacmi hedefine ulaşılması için başta iş adamlarının önündeki olmak üzere tüm engellerin kaldırılması gerektiğini belirtti.
AK Partili Altunyaldız, terörle mücadele ve güvenlik iş birliğinin arttırılarak devam etmesi gerekliliğini belirtip ''Küresel terörün tek bir çaresi var; o da küresel iş birliğidir'' dedi. Türkiye'nin, Suriye ve Irak'taki durumun sonucu olarak karşı karşıya kaldığı DEAŞ, El Kaide ve diğer terör örgütlerine karşı mücadeleyi kararlılıkla sürdürdüğünü söyleyen Altunyaldız, PKK'nın uluslararası camia tarafından destek gören Suriye'deki uzantısı PYD/YPG aracılığıyla Suriye'deki karmaşadan faydalanmak istediğini dile getirdi. PYD ve YPG'nin PKK ile organik bağının açık olduğuna ve ikisinin de bir örgütün ana omurgası ile kolları olduğuna dikkat çeken Altunyaldız, şöyle devam etti:
'YPG'YE VERİLEN SİLAHLAR PKK'DE ELE GEÇİRİLİYOR'
''Şunu ifade etmeliyim ki Ankara'da eylem yapan PKK'nın intihar bombacıları, Suriye'deki YPG kamplarında eğitilmiştir. DEAŞ'a karşı savaştığı bahanesiyle YPG'ye verilen silah ve mühimmat, güvenlik güçlerimiz tarafından PKK'da ele geçirilmektedir. PYD/YPG'yi PKK'dan ayrı değerlendirerek, bu örgütlerle hiçbir gerekçeyle iş birliğine gidilmesi kabul edilemez bir durumdur. PKK terör örgütünün propaganda yapmasına ve mensup kazanmasına, finansman sağlanmasına izin verilmemesini ve bunlara göz yumulmamasını dostumuz Rusya'dan bekliyoruz.''
'ROJAVA TEMSİLCİLİĞİNE İZİN VERİLMESİN'
''Ayrıca Moskova'daki 'Rojava temsilciliğinin' faaliyetlerine 'kültürel faaliyetler' başlığı altında dahi izin verilmemesini istirham ediyoruz. Zira, terörizmin ve terör örgütlerinin kültürel faaliyeti ancak teröre hizmet edecektir.'' FETÖ ile mücadele konusunda Rusya'nın destek ve iş birliğinden memnuniyet duyduklarını aktaran Altunyaldız, ''Rusya'dan örgütün MİRNAS yoluyla Rusya'daki varlığını canlandırma teşebbüsüne karşı ihtiyatlı olunmasını istirham ediyoruz'' dedi.
AK Partili Kavaklıoğlu ise, 15 Temmuz darbe girişiminin sorumlusu FETÖ için ''Bu işi yapan bir terör örgütü. Her ne kadar terör örgütleri yerli aktörler kullansalar da çıkış noktası yabancı kaynaklar. Maalesef bazı ülkeler terör örgütlerini kullanıyor. Bu nedenle uluslararası alanda teröre karşı net bir tavrın konulması, üzerinde uzlaşma sağlanması son derece önemli" diye konuştu.
'ASTANA SÜRECİ ŞİDDETİN AZALMASINA KATKI SAĞLADI'
AK Partili Baybatur da, her iki ülke devlet başkanları arasında oluşan olumlu atmosferin parlamentolar arası ilişkilerde de yansımasını arzu ettiklerini ifade etti. Baybatur, iki ülkenin enerji işbirliğinin farklı alanlarda da artmasını temenni ederek, ''Kültürel alandaki münasebetleri de ileri seviyelere taşımak için 2014 yılında Rusya Bilim ve Kültür Merkezinin ülkemizde açılmasını memnuniyetle karşılamıştık. Biz de Yunus Emre Kültür Merkezini en kısa sürede Moskova'da açarak faaliyete geçirmek istiyoruz'' dedi. Suriye konusunda Astana sürecinin önemine vurgu yapan Baybatur ''Dış politikada ülkelerimiz arasında yakın temas ve işbirliği ve çabalarımız sayesinde Astana'daki görüşmelerde kayda değer ilerleme sağlanarak Suriye'de yaşanan şiddetin azaltılmasına önemli ölçüde katkı sağlamıştır'' dedi.