‘Bir insanın ilk bilmesi gereken dil tatlı dildir’
‘Broca ve Wernicke bölgeleri sürekli çalıştırılmalı’
‘Dil yetenek değil, beceridir’
‘Türkiye’de her şeyin çok pratik olmasını istiyoruz’
''Türkçede de yabancı dilde de kitap mutlaka elde tutulup okunmalı. Dijital ortamdan değil, kağıttan okunmalı. Çünkü tabletten okunduğunda mavi ekran ve mavi ışık beynin algısını olumsuz etkiliyor. Kağıttan okumak çok önemli. Bir çocuk kitabı bile olabilir. Günlük 10 dakika sesli okumak beynin yeni nöral yollar açmasını sağlıyor. Beynin kıvrımlarında yeni bağlantılar oluşuyor. Dil; dinleme, konuşma, okuma ve yazmadan oluşan bir bütün. İnsanlar sadece konuşmak istiyor ama bu mümkün değil. “Hemen konuşayım, okumaya gerek yok, yazmaya gerek yok” deniliyor. Ama böyle bir hap yok. Dil edinimi zaman isteyen bir süreç. Türkiye’de her şeyin çok pratik olmasını istiyoruz. “Üç günde İngilizce”, “hap İngilizce” gibi şeylere inanıyoruz. Oysa ana dilimizi bile üç yılda ancak edinmeye başlıyoruz.’’
‘Hata yapma korkusu bizi geri tutuyor’
''Toplum olarak hata yapmaktan korkuyoruz. Eleştirilmekten çekiniyoruz. Bu durum genetik kodlarla aktarılmış bir korku gibi ilerliyor. Bu konuda 1200 kişi üzerinde araştırma yaptırdım. Sonuçlardan biri antropolojik, diğeri sosyolojik çıktı. Göçebe toplum olduğumuz için geçmişte farklı diller konuşan insanlarla karşılaşıp kendimizi ifade edemediğimiz durumlar yaşadık. Bu da genetik kodlarımızda “ifade edememe korkusu” oluşturdu. Misafirliğe gittiğimizde bile “Şimdi tuvalete gitmeyeyim, yanlış anlaşılmayayım” gibi çekingenliklerimiz oluyor. Bunların hepsi ifade biçimiyle ilgili.''
‘Çocuklar için en önemli şey dinlemek’
''0-3 yaş arasında çocukların odasında sürekli yabancı dil konuşulan bir radyo açık olmasını öneriyorum. Ekransız, eski tip radyolar. Çocuk o dili sürekli duymalı. Çünkü ekran olduğunda çocuk görsele odaklanıyor ve beynin başka bölgeleri çalışıyor. Ama sadece dinlediğinde Broca ve Wernicke bölgeleri aktif hale geliyor. 3 yaşından sonra çocuklar dili anlamla edinmeye başlıyor. Bu nedenle parkta oynarken, güvenli alan hissederken küçük yabancı kelimeler kullanılmalı. Çocuk oyun oynarken, ailesiyle vakit geçirirken yabancı dile maruz kalmalı. Ama bu süreç baskıyla değil, doğal şekilde ilerlemeli. Çocuk önce kendi ana dilinde okuma yazmayı çok iyi öğrenmeli. Sonrasında yabancı dilde yüksek sesle kitap okuması gerekiyor.''