SEYİR HALİ

Seda Yekeler: “Bir insanın ilk bilmesi gereken dil tatlı dildir”

Seda Yekeler Eğitim Vakfı Kurucusu, Dil Bilimci, Seda Yekeler, Radyo Sputnik’te yayınlanan Seyir Hali programında Ali Çağatay’ın konuğu oldu.
Sitede oku
Seda Yekeler, Radyo Sputnik’te yayınlanan ‘Ali Çağatay’la Seyir Hali programında’ , yabancı dil ediniminde ana dil gelişiminin, dinleme pratiğinin ve doğal öğrenme süreçlerinin önemini değerlendi.

‘Bir insanın ilk bilmesi gereken dil tatlı dildir’

Seda Yekeler, sürekli ekran kullanımının beyindeki dil edinim süreçlerini olumsuz etkilediğini belirterek şunları söyledi:
‘’Her zaman söylediğim bir şey var: Bir insanın ilk bilmesi gereken dil tatlı dildir. Kendi ana dilinizde önce bunu öğrenin. Çünkü tatlı dil olmadığı sürece 10 tane dil bilmiş olmanızın bir anlamı yok. Sonrasında kendi ana dilinizi çok iyi edinmeniz gerekiyor. Bunun için de okumak şart. Teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, kitap okumanın beyne verdiği katkıyı hiçbir şey veremez. Ana dilimizi böyle geliştiriyoruz. Ben bu soruya birkaç boyutta cevap vermek istiyorum. Biz Türk insanı olarak neden dil edinmiyoruz? Uzun yıllardır teknoloji çok geliştiği ve dijital cihazlar hayatımıza girdiği için artık kendi ana dilimizi bile geliştiremiyoruz. Sürekli ekran kaydırmaları nedeniyle beyindeki dil edinim noktaları gelişmemeye başlıyor. Ana dilde gelişim olmadığı için edinmek istediğiniz diğer dili de geliştiremiyorsunuz. Bu herkese özgü bir durum. Beyindeki dil edinim noktaları yeterince çalışmıyor.’’

‘Broca ve Wernicke bölgeleri sürekli çalıştırılmalı’

Yekeler, yabancı dil ediniminde beynin konuşma ve dinleme mekanizmalarının aktif şekilde çalıştırılması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:
‘’Doğduğunuz andan itibaren duyduğunuz tüm sesleri algılayan bir depo gibi düşünün. Broca bölgemiz var ve duyduğunuz sesleri anlamlandırıp konuşabilmeniz için konuşma kaslarınızı çalıştırıyor. İyi bir potaya şut atmak istiyorsanız el kasınızı ve ayak kasınızı geliştirmeniz gerekir. Dil ediniminde de aynı şey geçerli. Biz Türkiye’de yıllardır gramer ve test kitaplarıyla sadece “el kasımızı” geliştirdik. Oysa konuşma kaslarını geliştirmemiz gerekiyordu. Cezayirliler, Çinliler ve Hindistan’daki insanların nasıl dil reformu yaptığını araştırdım. Hepsi konuşma kaslarını geliştiriyor. Biz ise hâlâ test kitaplarıyla ilerliyoruz. Broca bölgesinin çalışması için sürekli konuşmak ve dinlemek gerekiyor. Bunun için pahalı sistemlere ya da karmaşık metotlara ihtiyaç yok. Dili doğal yollarla edinmek gerekiyor.’’

‘Dil yetenek değil, beceridir’

Yekeler, yabancı dil öğreniminde “yetenek” ve “beceri” kavramlarının sıkça karıştırıldığını belirtti:
‘’İnsanlar hep “Türkler neden yabancı dil öğrenemiyor?” diye soruyor. Ama burada çok önemli bir ayrım var. Yetenek başka, beceri başka bir şeydir. Yetenek doğuştan gelir. Herkes piyano çalamaz mesela. Ama dil edinilen bir beceridir. Beyindeki doğru noktaları çalıştırırsanız herkes istediği dili edinebilir. Ben bilimsel çalışmalarımda binlerce insan üzerinde bunu test ettim ve kendi metodumu geliştirdim. Dil dört aşamadan oluşuyor: Dinleme, konuşma, okuma ve yazma. Önce dinlemek gerekiyor. Beyin çapraz çalışır ve sağ kulağın avantajı vardır. Dil edinirken milisaniyelerle yarışıyoruz. Bu nedenle özellikle sağ kulağınızla sürekli dinleme yapmanız gerekiyor. İnsanlar “Ben sadece konuşayım, dinlemeye gerek yok” diyor ama böyle bir şey mümkün değil. Dinledikten sonra Broca bölgesi doluyor ve duyduklarını anlamlandırıyor. Shadowing tekniğiyle karşı tarafı dinleyip sürekli tekrar ediyorsunuz. Beyne sinyal gönderiyorsunuz.’’

‘Türkiye’de her şeyin çok pratik olmasını istiyoruz’

Yekeler, toplumda yaygın olan “kısa sürede dil öğrenme” anlayışının yanlış olduğuna dikkat çekerek şöyle konuştu:

''Türkçede de yabancı dilde de kitap mutlaka elde tutulup okunmalı. Dijital ortamdan değil, kağıttan okunmalı. Çünkü tabletten okunduğunda mavi ekran ve mavi ışık beynin algısını olumsuz etkiliyor. Kağıttan okumak çok önemli. Bir çocuk kitabı bile olabilir. Günlük 10 dakika sesli okumak beynin yeni nöral yollar açmasını sağlıyor. Beynin kıvrımlarında yeni bağlantılar oluşuyor. Dil; dinleme, konuşma, okuma ve yazmadan oluşan bir bütün. İnsanlar sadece konuşmak istiyor ama bu mümkün değil. “Hemen konuşayım, okumaya gerek yok, yazmaya gerek yok” deniliyor. Ama böyle bir hap yok. Dil edinimi zaman isteyen bir süreç. Türkiye’de her şeyin çok pratik olmasını istiyoruz. “Üç günde İngilizce”, “hap İngilizce” gibi şeylere inanıyoruz. Oysa ana dilimizi bile üç yılda ancak edinmeye başlıyoruz.’’

‘Hata yapma korkusu bizi geri tutuyor’

Yekeler, yabancı dil öğrenme sürecinde toplumdaki hata yapma korkusunun önemli bir engel olduğuna dikkat çekti:

''Toplum olarak hata yapmaktan korkuyoruz. Eleştirilmekten çekiniyoruz. Bu durum genetik kodlarla aktarılmış bir korku gibi ilerliyor. Bu konuda 1200 kişi üzerinde araştırma yaptırdım. Sonuçlardan biri antropolojik, diğeri sosyolojik çıktı. Göçebe toplum olduğumuz için geçmişte farklı diller konuşan insanlarla karşılaşıp kendimizi ifade edemediğimiz durumlar yaşadık. Bu da genetik kodlarımızda “ifade edememe korkusu” oluşturdu. Misafirliğe gittiğimizde bile “Şimdi tuvalete gitmeyeyim, yanlış anlaşılmayayım” gibi çekingenliklerimiz oluyor. Bunların hepsi ifade biçimiyle ilgili.''

‘Çocuklar için en önemli şey dinlemek’

Yekeler, çocukların yabancı dil ediniminde en önemli unsurun sürekli dinleme olduğunu vurguladı:

''0-3 yaş arasında çocukların odasında sürekli yabancı dil konuşulan bir radyo açık olmasını öneriyorum. Ekransız, eski tip radyolar. Çocuk o dili sürekli duymalı. Çünkü ekran olduğunda çocuk görsele odaklanıyor ve beynin başka bölgeleri çalışıyor. Ama sadece dinlediğinde Broca ve Wernicke bölgeleri aktif hale geliyor. 3 yaşından sonra çocuklar dili anlamla edinmeye başlıyor. Bu nedenle parkta oynarken, güvenli alan hissederken küçük yabancı kelimeler kullanılmalı. Çocuk oyun oynarken, ailesiyle vakit geçirirken yabancı dile maruz kalmalı. Ama bu süreç baskıyla değil, doğal şekilde ilerlemeli. Çocuk önce kendi ana dilinde okuma yazmayı çok iyi öğrenmeli. Sonrasında yabancı dilde yüksek sesle kitap okuması gerekiyor.''
Yorum yaz