POLİTİKA

Hande Fırat: PKK’nın kendisini 'Apocu hareket' gibi yeni tanımlarla öne çıkarması yalnızca sembolik değil

Gazeteci Hande Fırat bugünkü köşe yazısında MHP lideri Devlet Bahçeli'nin açıklamalarını değerlendirdi. PKK'nın isim değişikliğine değinen Fırat "PKK’nın kendisini “Apocu hareket” gibi yeni tanımlarla öne çıkarması yalnızca sembolik değil. Bu aslında üç katmanlı bir dönüşüm operasyonu olabilir" değerlendirmesini yaptı.
Sitede oku
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 5 Mayıs'taki "Abdullah Öcalan'ın statü meselesinin konuşulması önemli" açıklamaları gündem olmaya devam ediyor. Gazeteci Hande Fırat bugünkü yazısında PKK'nın isim değişikliğini ve Bahçeli'nin sözlerini değerlendirdi.
Fırat yazısında şunları kaydetti:

"PKK’nın kendisini “Apocu hareket” gibi yeni tanımlarla öne çıkarması yalnızca sembolik değil. Bu aslında üç katmanlı bir dönüşüm operasyonu olabilir.

1- “Terör örgütü” kimliğinden çıkma arayışı: PKK adı Türkiye, ABD, Avrupa Birliği tarafından resmen terör örgütü olarak kabul ediliyor. Bu nedenle de hareket, barış süreci, demokratik siyaset gibi kavramlar öne çıkarılıyor. Amaç silahlı örgüt görüntüsünden siyasi harekete geçiş zemini oluşturmak gibi görünüyor. Bu model dünyada daha önce görüldü. Örneğin IRA siyasete evrildi, FARC partiye dönüştü, ETA silahsızlandıktan sonra dağıldı."

"2- Kandil içi güç savaşı: “Apocu hareket” vurgusu aynı zamanda örgüt içindeki mücadeleyle ilgili. Çünkü bugün PKK yekpare değil. Bir tarafta Kandil’deki klasik kadro, diğer tarafta YPG üzerinden Suriye hattı, başka bir tarafta Avrupa yapılanması ve ayrıca DEM Parti siyaseti var. Öcalan’ın yeniden merkeze taşınması, örgütü tek merkezde toplama girişimi olabilir. Çünkü devlet açısından dağınık yapı risklidir. Kontrol edilebilir tek muhatap ise daha yönetilebilir görülür."

"Terör örgütü PKK’nın kendisini “Apocu Hareket Yönetimi” olarak tanımlamaya başlaması sıradan bir isim değişikliği değil. Bu kararın zamanlaması, kullanılan kavramlar ve aynı günlerde Devlet Bahçeli’nin yaptığı açıklamalar birlikte okunduğunda ortaya çok daha büyük bir tablo çıkıyor. Çünkü mesele artık yalnızca “silah bırakma” tartışması değil. Mesele; örgütün kendisini yeni döneme nasıl adapte edeceği, devletin hangi stratejik zeminde hareket ettiği ve Türkiye’nin önümüzdeki yıllarda nasıl bir güvenlik-siyaset dengesi kuracağıdır."

POLİTİKA
MHP lideri Bahçeli: Abdullah Öcalan'ın statü meselesinin konuşulması önemli
Yorum yaz