Türkiye-Cezayir ilişkilerinin lokomotifini, ortak tarihimizden kaynaklanan karşılıklı saygı ve sevgi teşkil ediyor. Bu dayanışma ruhunu bugün sadece ikili münasebetlerimizde değil birçok uluslararası meselede benimsediğimiz ortak tavırda da görüyoruz. Afrika kıtasındaki en büyük ticaret ortaklarımızdan Cezayir ile iş birliğimizi enerji, madencilik, ulaştırma ve tarım başta olmak üzere birçok stratejik alanda geliştirmekte kararlıyız. 2023'te belirlediğimiz 10 milyar dolar ticaret hedefimiz doğrultusunda çabalarımızı artırmış durumdayız. Cezayir'de 1600'ü aşkın firmamız, 8 milyar dolarlık yatırımlarıyla sanayi, madencilik, tarım, inşaat, ilaç sanayi ve altyapı alanlarında önemli proje ve yatırımlara imza atıyor. Bugün Ankara'da düzenlenen iş forumunda özel sektör temsilcilerimiz bir araya geldiler. Yeni iş birliği fırsatlarını görüştüler. İnşallah önümüzdeki dönemde beraberce çalışarak karşılıklı yatırımlara ve özel sektör iş birliklerine yenilerini ekleyeceğiz.
Madencilik sektöründeki iş birliği potansiyelini de müşterek yatırımlar ve karşılıklı tecrübe paylaşımı yoluyla hayata geçirmeyi amaçlıyoruz. Günümüzün en kritik konularından biri haline gelen tarım ve gıda güvenliği alanında Cezayir'in tarımsal refahına katkı sağlamaya hazırız. Savunma sanayisi alanında hem ülkelerimizin hem de bölgemizin güvenliğine katkı sağlayacağına inanıyoruz. Aramızdaki kardeşlik bağlarını perçinleyecek kültür merkezlerinin karşılıklı olarak faaliyete geçmesine de büyük önem veriyoruz.
Cezayir'le Afrika'yı ve bölgemizi ilgilendiren temel meselelerde benzer yaklaşımlara sahip olduğumuzu görmekten memnuniyet duydum. Filistin'de iki devletli çözümün en güçlü savunucuları arasındayız. 15 Kasım 1988'de Filistin devleti kuruluşu, biliyorsunuz, Cezayir'de ilan edildi. Cezayir'in geçtiğimiz 2 yılda Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi üyeliği sırasında Filistin davasına verdiği desteği takdirle karşıladık. Gazze, Batı Şeria ve Lübnan'daki İsrail saldırganlığı, bölgemiz için asıl güvenlik sorununun mevcut hükümetin yayılmacı hukuk ve kural tanımaz politikaları olduğunu bir kez daha göstermiştir.
Bölgesel sahiplenme anlayışımız gereğince Suriye'nin güvenlik ve istikrarının güçlendirilmesine büyük önem atfediyoruz. Suriye'nin yeniden inşasına katkılarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz. Türkiye ve Cezayir olarak bölgemizin barış ve güvenliğini çok ciddi şekilde tehdit eden şiddet sarmalının sona erdirilmesinde ortak tutuma sahibiz. Cezayir ile kazan-kazan anlayışı içinde dostluk ve iş birliğimizi her alanda ilerletmeye devam edeceğiz. Bu düşüncelerle istişarelerimizin ve imzaladığımız belgelerin ülkelerimiz için hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum.