YAŞAM

Galaksimizin sınırı netleşti: Merkezden 40 bin ışık yılı

Yeni araştırmaya göre galaksimizin diski, merkezden yaklaşık 40 bin ışık yılına kadar uzanıyor. Bu noktanın ötesinde yıldız oluşumu neredeyse duruyor.
Sitede oku
Galaksimizin sınırına dair yıllardır süren belirsizlik, yeni verilerle önemli ölçüde aydınlatıldı. Samanyolu’nun en dış yıldız oluşum bölgelerini inceleyen bilim insanları, galaktik diskin merkezden yaklaşık 40 bin ışık yılı uzaklığa kadar uzandığını ortaya koydu.
Malta Üniversitesi’nden araştırmacılar, farklı gözlem projelerinden elde edilen 100 binden fazla dev yıldız verisini analiz etti. Sonuçlar, galaksinin merkezine yakın yıldızların en yaşlılar arasında yer aldığını, merkezden uzaklaştıkça yıldızların gençleştiğini, ancak daha dış bölgelerde yeniden yaşlı yıldızların baskın hale geldiğini gösterdi.
Hubble ve James Webb uzay teleskopları gözlemleri de bu tabloyu destekliyor. Bu teleskoplar, galaksinin parlaklığının merkezden uzaklaştıkça her zaman düzenli biçimde azalmadığını, bazı bölgelerde ‘kırılmalar’ olduğunu ortaya koydu.
Astronomy & Astrophysics dergisinde yayımlanan çalışma, bu kırılmaların birkaç farklı mekanizmayla ilişkili olabileceğini ortaya koyuyor. Bunlar arasında yıldız oluşum eşikleri, galaksinin merkezindeki çubuk yapı ve yıldızların zaman içinde yer değiştirmesi yer alıyor.

Güneş de göç etmiş olabilir

Araştırmaya göre Samanyolu’nda yıldız yaşları merkezden dışa doğru önce azalıyor, ardından tekrar artıyor. Bu durum, literatürde ‘U-şekilli yaş profili’ olarak tanımlanıyor. Dış diskte bulunan birçok yıldızın aslında galaksinin iç bölgelerinde oluşup zamanla dışa taşındığı düşünülüyor.
Veriler ayrıca Güneş’in bile geçmişte daha iç bölgelerden dışa göç etmiş olabileceğine işaret ediyor. Galaksinin erken dönemlerinde merkezde yoğun gaz ve toz bulunması hızlı yıldız oluşumuna yol açarken, dış bölgelerde daha seyrek madde nedeniyle bu süreç daha yavaş ilerledi.
Araştırmacılar, 40 bin ışık yılı sınırının ötesinde bulunan gazın çok soğuk, düşük enerjili ve dağınık olduğunu, bu nedenle yeni yıldız oluşumunu desteklemediğini belirtiyor. Bu durum, galaksinin ışık profilindeki kırılmaların temel nedenlerinden biri olarak değerlendiriliyor.
YAŞAM
Dünya’da G2 seviyesinde manyetik fırtına alarmı: Kutup ışıkları geceyi aydınlattı
Yorum yaz