Günlük beslenmede sıkça yer alan ultra işlenmiş gıdalar, yalnızca kilo ve kalp sağlığını değil, beyin fonksiyonlarını da tehdit ediyor.
Avustralya’daki Monash Üniversitesi tarafından yürütülen yeni bir araştırma, bu tür gıdaların tüketimindeki artışın dikkat süresinde düşüş ve daha yüksek demans riskiyle ilişkili olabileceğini ortaya koydu.
Çalışmanın baş yazarı Barbara Cardoso, ultra işlenmiş gıda tüketiminin özellikle orta yaş ve üzerindeki bireylerde bilişsel performansı olumsuz etkilediğini belirtti. Araştırmaya göre, günlük tüketimdeki her yüzde 10’luk artış, dikkat ve bilgi işleme hızında ölçülebilir bir gerilemeyle bağlantılı.
Araştırma doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi kurmasa da, bulgular dikkat çekici. Cardoso’ya göre, bu risk yalnızca sağlıksız beslenmeyle açıklanmıyor; hatta Akdeniz diyeti gibi sağlıklı diyetlere uyum sağlansa bile, ultra işlenmiş gıdaların etkisi ortadan kalkmıyor.
Hemen bırakılırsa birkaç yılda risk düşüyor
Öte yandan umut verici bir sonuç da var: Uzmanlara göre, bu gıdaların yerine daha az işlenmiş ve doğal besinlerin tercih edilmesi, birkaç yıl içinde bilişsel gerileme riskini azaltabiliyor.
Peki, ultra işlenmiş gıdalar tam olarak nedir?
Bu gıdalar, genellikle doğal formundan uzaklaştırılmış, endüstriyel işlemlerden geçirilmiş ürünlerdir. İçeriklerinde yapay tatlandırıcılar, renklendiriciler, koruyucular ve emülgatörler bulunur. Cips, paketli kurabiyeler, hazır pizzalar, şekerli içecekler ve işlenmiş atıştırmalıklar bu gruba girer.
Uzmanlara göre bu ürünler genellikle yüksek miktarda şeker, tuz ve sağlıksız yağ içerirken; lif, vitamin ve mineral açısından fakir kalır. Bu da hem vücut hem de beyin için gerekli besin dengesini bozabilir.
Etki sadece beyinle sınırlı değil
Araştırmalar, ultra işlenmiş gıdaların etkisinin yalnızca beyinle sınırlı olmadığını da gösteriyor. Bu gıdaların fazla tüketimi; obezite riskini yüzde 55, tip 2 diyabet riskini yüzde 40, uyku bozukluklarını yüzde 41 ve depresyon riskini yüzde 20 oranında artırabiliyor. Ayrıca kalp hastalıklarına bağlı ölüm riskinde de ciddi artışla ilişkilendiriliyor.