İngiltere Kralı III. Charles’ın ABD ziyareti, diplomatik nezaketin ötesine geçerek tarihi bir söz düellosuna dönüştü. İngiltere Kralı III. Charles ve Kraliçe Camilla’nın ABD ziyareti, iki ülke arasındaki stratejik ortaklığı pekiştirme amacı taşısa da, perde arkasında yaşanan gerilimler gündeme damga vurdu. Beyaz Saray tarafından paylaşılan "İki Kral" mesajı, Donald Trump’ın otokratik eğilimlerine karşı düzenlenen 'Krala Hayır' protestoları nedeniyle büyük tepki topladı. Ziyaretin en çok konuşulan anı ise, Kral Charles'ın Londra ve Washington arasındaki güç dengesini hatırlatan o çarpıcı çıkışı oldu.
Trump: Biz olmasak Almanca konuşuyor olurdunuz, Charles: Asıl biz olmasak Fransızca konuşuyor olurdunuz
Kral Charles
© AP Photo
Ziyaretin en ikonik anı, ABD Başkanı Donald Trump’ın meşhur "Amerikan koruması olmasa Avrupa Almanca konuşurdu" tezine Kral Charles’ın verdiği yanıt oldu. Kral, Trump’ın gözlerinin içine bakarak, "Sayın Başkan, eğer biz o dönemde isyancı kolonilerimize biraz daha müsamaha göstermeseydik, siz de bugün muhtemelen Fransızca konuşuyor olurdunuz" dedi. Bu "dil" göndermesi, Kongre salonunda hem şaşkınlık hem de kahkahalarla karşılandı. Transatlantik ittifakı ve askeri iş birliğine vurgu yapan Kral, bu iğneleyici sözlerle iki ülke arasındaki tarihi bağların tek taraflı olmadığını hatırlattı.
Protokol krizi: Trump 'Kralın' önüne geçti
Kral Charles ve Trump
© AP Photo / Kirsty Wigglesworth
Ziyaretin ilk anlarından itibaren protokol kurallarının ihlal edilmesi dikkatlerden kaçmadı. Karşılama töreni sırasında Donald Trump, diplomatik teamüllere aykırı bir şekilde Kral Charles’ın önüne geçerek kabine üyeleriyle el sıkışmaya başladı. Sosyal medyada "diplomatik utanç" olarak nitelendirilen bu anlar, Beyaz Saray ile Buckingham Sarayı arasındaki gizli gerilimin dışavurumu olarak yorumlandı.
Oscar Wilde alıntısıyla i̇nce diplomasi
Kral, konuşmasında mizahı bir silah olarak kullanmayı da ihmal etmedi. Oscar Wilde’dan alıntı yaparak, “Amerika ile her şeyimiz ortak, tabii dil hariç” demesi salonda kahkahalara yol açtı. Ancak bu esprinin ardında, Birleşik Krallık ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki derin görüş ayrılıklarının yattığı uzmanlarca vurgulandı. Kral Charles ayrıca ABD’nin 250 yıllık geçmişine, “Birleşik Krallık’ta dediğimiz gibi; daha geçen gün” diyerek ülkesinin köklü tarihini öne çıkaran ve ABD'yi 'çocuk' olarak nitelendiren bir göndermede bulundu.
Trump, yağmurlu havayla 'Güzel bir İngiliz günü' diyerek dalga geçti
Trump, Charles
© AP Photo / Alex Brandon
Ziyaret boyunca hava muhalefeti de liderlerin söylemlerine yansıdı. Trump, yağmurlu havayı "Güzel bir İngiliz günü" olarak tanımlayarak dalga geçti. Buna karşılık İngiltere Kralı Charles, ABD’nin kurucu babalarını 'yaratıcı isyancılar' olarak nitelendirerek, ABD'nin bağımsızlık mücadelesini 'ti'ye aldı.
Gemi çanı hediye etti: 'Bize ihtiyacınız olursa çalarsınız'
Ayrıca Charles, Trump'a 1944'te bir İngiliz tersanesinde denize indirilen ve HMS Trump olarak adlandırılan bir İngiliz denizaltısının orijinal çanını verdi.
"Bu akşam, Sayın Başkan, size şahsen bir hediye olarak, cesur adaşınızın komuta kulesinde asılı olan orijinal çanı sunmaktan mutluluk duyuyorum. Ulusumuzun ortak tarihine ve parlak geleceğine bir tanıklık olarak kalsın. Ve eğer bir gün bize ihtiyacınız olursa, çanı çalmanız yeterli" diye şaka yaptı.
Kral Charles’tan Trump’a 'işgal' şakası: 'Biz zaten bir kez Beyaz Saray'ı yenilemiştik!'
Kral Charles, Donald Trump’ın Beyaz Saray’ın Doğu Kanadı’nı yıkarak yerine 90.000 metrekarelik devasa bir balo salonu inşa etme planını öğrenince, cevabı yapıştırmakta gecikmedi. Trump’ın mimari ihtirasına karşı İngiliz tarihinin en "yakıcı" olaylarından birini hatırlatan Kral, diplomasi tarihine geçecek bir nükteye imza attı.
Kral Charles, Trump’ın yıkım ve inşa planlarına atıfta bulunarak, “Sayın Başkan, biz İngilizler, 1814 yılında Beyaz Saray’ı 'yeniden inşa etme' konusunda kendi küçük girişimimizi yapmıştık,” diyerek 1812 Savaşı’na gönderme yaptı. Bilindiği üzere İngiliz birlikleri 1814 yılında Washington’ı işgal etmiş ve Beyaz Saray’ı ateşe vermişti.
Beyaz Saray'dan 'İki Kral' paylaşımı
Kral Charles ve ABD Başkanı Donald Trump
© AP Photo
Beyaz Saray’ın görüşmeyi sosyal medyadan "İki Kral" başlığıyla duyurması, ülkede devam eden politik tartışmaları alevlendirdi. Muhalifler bu ifadeyi Trump’ın yönetim tarzına bir eleştiri olarak kullanırken, İngiliz basını "Gerçek Kral hangisi?" manşetleriyle ziyareti tiye aldı. Ziyaretin sonunda her iki lider de güler yüzlü pozlar verse de, uzmanlar bu neşeli atmosferin altında derin bir transatlantik güç mücadelesinin yattığını belirtiyor.
Daha önce de İngiltere'de benzer şeyler yaşanmıştı
Kral Charles ve Trump
© Jordan Pettitt
2019 yılındaki resmi ziyarette, o dönemin Prensi Charles, Trump’ı iklim değişikliği konusunda ikna etmek için tam 90 dakikalık bir görüşme planlamıştı. Trump ise bu görüşme sonrası verdiği röportajda, "Aslında 15 dakika sürecekti ama 1,5 saat sürdü. Çoğu zaman o konuştu. Ben sadece dinledim," diyerek Charles'ın hevesini kursağında bırakmıştı. Trump, Charles’ın dünya mirasını koruma çabasına karşılık, "Dünyadaki en temiz iklimlerden birine sahibiz," diyerek Charles'a adeta "boşa konuşuyorsun" mesajı vermişti.
Trump’ın Londra ziyaretinde, Charles ile selamlaşırken eliyle tuhaf bir hareket yapması (yarım bir yumruk tokuşturma ile el sıkışma arası bir hamle) İngiliz basınında haftalarca konuşulmuştu. Kraliyet protokolü konusunda her zaman "kendi kurallarını" uygulayan Trump’ın, Charles’ın elini hafifçe sarsıp bırakması, Charles’ın yüzünde o meşhur "Acaba ne yaşıyoruz?" ifadesinin oluşmasına neden olmuştu.
Clarence House’daki meşhur çay saatinde ise kameralar karşısında Charles’ın sürekli manşetlerini ve yüzüğünü düzeltmesi, Trump’ın ise koltuğuna yayılıp etrafı incelemesi arasındaki kontrast, 'İngiliz asaletine karşı Amerikan rahatlığı' olarak yorumlanmıştı. Charles, nezaket gereği konuyu sürekli tarihe getirmeye çalışırken, Trump’ın lafı dönüp dolaştırıp kendi yatırımlarına ve golf sahalarına getirdiği iddia edilmişti.
Sadece Charles ile değil, daha önce Kraliçe II. Elizabeth ile olan törenlerde de Charles ile Trump arasında ilginç anlar yaşanmıştı. Trump, Kraliçe’nin önünde yürürken Charles’ın arkadan "Yavaşla" dercesine attığı bakışlar, İngiliz soyluları arasında küçük çaplı bir şok yaratmıştı. Charles’ın bu durumlarda Trump’ın ceketini veya duruşunu düzeltme çabaları, bir nevi "ev sahibi titizliği" olarak kayıtlara geçti.
İngiliz sosyal medyasında o dönem en çok dönen olaylardan biri de, Trump’ın meşhur sarı saçları ile Charles’ın ikonik kulaklarıydı. Bir resepsiyonda yan yana geldiklerinde, bir karikatüristin "Görsel bir denge: Biri rüzgarı saçıyla, diğeri kulağıyla ölçüyor" yorumu, saray koridorlarında bile gizli gizli gülüşmelere neden olmuştu.